1. HABERLER

  2. Kabare İzmit
Kabare İzmit

Kabare İzmit

Ticaret Adamları, Gereksiz Bilimadamları, Akşamcılar, Paldır Küldür, Ecel, Net Ahmet, Hava Devriyesi, Asuman ile Kemal adlı konularla, Yıldıray Özliyen ve Koray Timur’un hazırladığı Kabare İzmit köşesi...

A+A-

Yıldıray Özliyen: Duyduğuma göre sizi akil adamlara seçeceklermiş Koray Bey....

Koray Timur:  O konuda çok akilsizim, kalsın Sayın Özliyen.

AKŞAMCILAR

Dün Isparta' dan arkadaşlar geldi. Oturduk. Biz açık havada rakı koyunca sevinçten(şaşkınlıktan) bayılanlar oldu. Neyse ki belediyeden geldiler, bizi de bayılttılar da, ayrı- gayrımız kalmadı.

  Geçen gün barlar sokağında içiyoruz. Belediyeden eğlence vergisini almaya geldiler. "Eğlence vergisi ne lan? Bira köpüğüne de mi para ödeyeceğiz?" diyecektik ki, bar borçtan dolayı kapandı. İçerde kaldık.

  İmdat!

  AVM' ler içkiden de uyuşturucu! Onlar da yasaklansın diyecektik ki, büyük sermayeden geldiler. Bizi paralarıyla dövüp gittiler. Bir uyandık ki, Mango' dayız.

 İmdaaat!

ECEL

- Dayı yapma gözünü seveyim, iyiden iyiye abarttın sen bu işi.

- Sus ve öğren yeğen.

- Ne öğrenmesi dayı ameliyatta ne işimiz var bizim doktor bey anlarsa hayatımızı

kaydırırlar.

- Doktor bey ne diyorsunuz bu işe.

- Deneyerek öğreneceğiz hepimiz Fikret ağbi.

- Aaa maskenin altından Hızır ağbi çıktı. Ağbi doktor nerede ne yapıyorsunuz siz?

- Doktor şu an mışıl mışıl uyuyor, Hızır ağbine güven.

- Hızır yine eter koklatmadın değil mi?

- Yok ağbi olur mu hiç, narkoz işini öğrendim.

- Aferim Hızır. Haydi ameliyata geçelim.

- Neşter.

- Buyur ağbi.

- Of bu ne lan, her yer kan gölüne döndü.

- Ağbi damarı kestin galiba bez yetiştiremiyorum böyle kanama olmaz.

- Bu böyle durmayacak Hızır. Al şu sigarayı. Tütünleri çıkar içinden, tütün basalım.

- Tamam ağbi işe yaradı gibi.

- Tamam ikinci kesiği atıyorum. Ahsss. Yine kan fışkırdı. Belliydi ama Hızır, gürbüz

adam bu heryerinden kan fışkırır tabi.

- Ağbi kanı durdurdum, dikkatli olalım.

- Durdurdun da Hızır, bir paket sigara harcadık. Bu nasıl iş böyle.

- Ne yapacağız ağbi.

- Yapacak birşey yok kapatıp bitiriyoruz ameliyatı, moralim bozuldu.

- Dikişi kim atacak ağbi.

- Yok dikişle uğraşamayız Hızır bantlayın hastayı, doktoru uyandırır göndeririz

birazdan.

GEREKSİZ BİLİM ADAMLARI

- Galatasaray için gol makinesi yaptık. Sahada arıza yapmış. Nazar var nazar bu

takımda…

- Ev hanımlarına dizileri kaçırmasın diye zaman makinesi yapıyorduk. Meğer

internetten izliyorlarmış dizileri. Proje rafa kalktı.

- Deney faremiz Muhittin asker kaçağıymış. HER TÜRK ASKER DOĞAR Muhittin!

- Maddi sıkıntıdan dolayı bodrum katta labaratuvar kurmuş olmamız, merdiven altı

atölye olduğumuz anlamına gelmez. Bilimin manzarası olmaz!

HAVA DEVRİYESİ

- Kule.

- Heryerim ağrıyor.

- Yengen benimle kavga etti. Uçakta yattım gece.

- Kavga etti derken, gerçekten o etti kule.

- O kadar hızlı konuştu ki, araya giremedim.

- Moralim bozuk anlayacağın.

- Gidip biraz sevgili ayırmam lazım. Kafa dağıtayım.

- Havalar da ısınıyor. Bu marina, seka park falan kaynıyordur şimdi.

- Havalandım kule, of of of.

- Bu ne kule böyle.

- Millet elinden tuttuğunu getirmiş sahile.

- İskelede balık tutan çiftler mi istersin, ağaç altında serilmiş mutlu çiftler mi istersin!

- Ben bıraksam bunları, gidip evlenmeye falan kalkarlar.

- Yakarlar kendilerini kule. Sonları benim gibi olur.

- Şov başladı kule.

- Balık tutan delikanlıya saldırım başarıyla sonuçlandı.

- Oltasını taktırdım uçağın arkasına. Malı da kıymetli bırakmadı oltayı.

- Bir süre uçtu arkamda. Hereke kıyılarının orada biryerlerde düştü kule.

- Ağaç altlarındakilere ulaşamıyorum kule. İnatçı lekeler.

- Sahil devriyesinde topladığım gül satan teyzeleri bıraktım üstlerine.

- Ha ha! Nasıl kaçıyorlar kuleee. Elde var 2.

- Kule şu anda elime geçen bir bilgiye göre, yengen benim eşyaları camdan dışarı

atıyormuş.

- O kadar gencin ilişkisini bozuyorum hayatlarını kurtarıyorum. Bana reva mı kule

bu!

- Oooof, of. Eve doğru inişe geçiyorum kule.

NET AHMET

- İnanamıyorum Ahmet sana kaynak yapan adama gidip dibinden bakılır mı?

- Üsütme gelme hayatım. Benim dünyam artık karanlık…

- Saçmalama Ahmet geçici kör oldun.

- Acılarım kalıcı benim hayatım. Belki bir şok yaşarsam gözlerim tekrar görür.

- Annemleri çağırayım hayatım bu hafta bizde kalsınlar?

- I ıh, gözler gelir kalp yetmezliği başlar o zaman da.

- Kendini acındırma lütfen Ahmet, geçici birşey bu.

- Hayatım, bir bardak su verir misin?

- Al canım.

- Bir ekmek arası yapardım normalde ama GÖRMÜYORUM!

- Tamam tamam Ahmet hazırlayıp getiriyorum.

- Ay Ahmet! Ne oldu sana düştün mü sen!

- Kalkıp sana yardım etmeye geliyordum hayatım, başaramadım. Çünkü görmüyorum

ben.

- Kıyamam sana ben ya.

- Ben biraz çıkıyorum canım, sen kıpırdama yerinden, hemen dönerim.

- Tamam hayatım gelirken bana da şu parmak ucuyla okunan kitaplardan alır mısın?

- Ahmet ben geldiiiim.

- Allaaaah, toparlan toparlan toparlan.

- Ahmeeeet!! Bu ne hal!

- Ne olmuş hayatım?

- Nasıl ne olmuş sapık adam! Hani senin gözlerin görmüyordu?

- Görmüyor hayatım.

- Bu onlarca erkek dergisi nedir Ahmet!

- Erkek mi? Aa hiç haberim yok hayatım görmüyor ya benim gözlerim, öyle el

yordamıyla okumaya çalışıyordum ben.

- Hee demek el yordamıyla! Ben de diyordum neden elliyor kadınların fotoğraflarını

diye!!

- Ben körlükten ne yaptığımı biliyor muyum hayatım…

- Senin gözlerin kartal gibi görüyor Ahmet anlaşılan. Günlerdir kendine hizmet

ettiriyorsun, beni kandırıyorsun!

- Evet çarşaf, yastık da ortaya çıktı, sanırım ben yine salondayım bu gece.

- Bak Ahmet, isteyince nasıl dürbün gibi oluyor gözlerin. Sana iyi cezalar, görüş

gününde ziyaretine gelirim canım!

TİCARET ADAMLARI

- Lan Remzi. Yanlarım hala ağrıyor. Ne dayak yedik senin yüzünden.

- Ağbi adamlar sanattan anlamıyor ki, biz ne yapalım.

- Bak Remzi, bak yavrum, hala bir gram ders almamışsın. Çekip vuracaklar bizi en

sonunda senin yüzünden.

- Belki canımıza mal olacak ağbi, ama bu ülke bir gün bizim sanatımızı anlayacak…

- Neyse, bırak şimdi onu bunu. Ne oldu şu festivale gidecek kısa filmin montaj işi?

- Tamamdır ağbi o. Yolladım bile festivale.

- Demek yolladın Remzi. Yandık, vallahi yandık.

- Bak ağbi izle, izle de kısa film nasıl olurmuş gör.

- Tak Remzi, tak yavrum, tak çocuğum. Tak da nasıl bittiğimizi izleyelim…

- Bitiş olur mu ağbi. Dostluğumuzun damgası oldu bu.

- Remzi sen ne yaptın! Bunlar ne lan!!

- Uzun dostluğumuzun kısa filmi ağbi.

- Remzi bunlar bizim ev hallerimiz lan! Donla dolaşıyorum ortalıkta.

- Ağbi film bu, çıplaklık da olması şart yani.

- Oğlum çocukların filmini ne hale getirmişsin sen.

- Ağbi onlarınki dandikti, olmazdı ondan birşey. Bununla altın ayı, portakal, at, eşek

bütün ödülleri toplarlar.

- Neden biz Remzi?

- Ağbi şimdi, festivalin konusu dostluktu. Ben de fırtınalı ve sağlam ilişkimizi

yansıttım filme.

- O fırtınalar ağzında kopsun inşallah senin Remzi…

- Ağbi ne yapıyorsun?

- Kitap yazıyorum Remzi. Kendimi tutuklattırıp senden kesin kurtulmayı planlıyorum.

PALDIR - KÜLTÜR

-Kültür Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Godot' u Beklerken, adlı oyun bundan sonra Bekledim de Gelmedin! biçiminde sahneye koyulacak.

-Yeni yönetmelikle oyun Türk Halk Müziği' yle de desteklenecek, beğenmeyen seyirciler, dövülerek salondan çıkartılacak.

-Devletten çok acayip yardım alan bir grup sinemacı, hayatta mevlid oluyor, insanların yedisi, kırkı çıkıyor, sinemada niye çıkmıyor diyerek... Akide şekeri dağıttı...

Hazırlayan: Yıldıray Özliyen, Koray Timur

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.