1. HABERLER

  2. Kabare İzmit
Kabare İzmit

Kabare İzmit

Fikri’nin Fikri, Gereksiz Bilimadamları, Akşamcılar, Paldır Küldür, Net Ahmet, Hava Devriyesi, Asuman ile Kemal adlı konularla, Yıldıray Özliyen ve Koray Timur’un hazırladığı Kabare İzmit köşesi...

A+A-

Yıldıray Özliyen: Sayın Başkan 5 çocuk istemiş, duydunuz mu Koray Bey?

Koray Timur: Bence 5 az, 6 olsun. 3’e 3 maç yaparlar, Sayın Özliyen!

FİKRİ' NİN FİKRİ

Bakkaldan bozma bir marketin, güzel kasiyeri Aysel. Sakızını saat yönüne doğru çeviriyor. Ara sıra patlatıyor ve günün boşlukta sallanan saatinde abuk sabuk hayalleniyordu. Aysel’ e göre, birgün beyaz atlı prens, marketin otomatik kapısından girecek, sarayın bazı ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra, ödemeyi de yapıp, Aysel’ i atına alıp götürecekti. Başka bir şeyin olması mümkün değildi, çünkü Aysel anasından prenses olarak doğmuştu. Bir markette kasiyer olması, tamamen halktan kopmamak amacıylaydı. Aysel, halkından kopuk yaşayamazdı ki, o halkı için vardı.

Aysel’in halkı için prensesliğinden fedakarlık ettiği o dakikalarda,marketin otomatik kapısından,atsız,kılıçsız,dümdüz bir adam girdi.Aysel,gözlerini boşluğa zımbalamış.Beyaz atın nal seslerine odaklanmıştı.O sırada marketi sırtlayıp götürseler,Aysel’in de çok umrundaydı…

İçeri giren Fikri’ydi.Fikri,yazıldığı gibi okunan bir adam.Aysel’e yanık.Ve yanık kokusuna paralel bir sevdanın peşinde koşmaktan yorgun.Yüzü argın.Aylardır bu marketin müşterisi,bir şey lazım olduğundan değil.Aldıkları Aysel’i görmek için bahane.

Misal,canı Aysel’i görmek çekiyor.Yüzünde hiç sakal,’pat’ gidiyor onlu traş bıçağı alıyor.Hiç tuvalete gidesi yok,’cart’ onikili tuvalet kağıdı alıyor.Çiğnemediği halde sakız,içmemesine karşın çamaşır suyu…Alıyor da alıyor…

Fikri bir deli,deliliğin sonu yok .Hem aşık,aşka bir son bulunamamış.

 Prenses Aysel’in önünden,günde kimbilir kaç kilometre kasabandı akıyor?

Fikri’nin düşüne giriyor,Aysel.Çok uzun bir kasabandının,bir ucunda oturuyor kız.Fikri’de para bok.Bütün reyonları sokuyor telden market arabasına,verediyor aldıklarını,dönüyor bant.Tuvalet kağıdı…Ekmek…Sabun.Hesaplıyor,torbalıyor Aysel.Traş bıçağı…Traş köpüğü…Plastik bardak…Süt…Don…Hemen ardından,tektaş bir yüzük geliyor Aysel’in önüne.Tektaşın arkasından Fikri geliyor bantın üstünde,ağzında bir gül ve yatay vaziyette.Mutluluktan deliye dönüyor kız.Hiç oralı olmuyor Fikri.Aldıklarını ödeyip çıkıyor marketten ve her şeyi düşünde unutup uyanıyor birden.

Kendini kasabandının önünde buluyor.’Pat’diye patlıyor Aysel’in sakızı ,Fikri’nin yüzünde.Salakça gülüyor Fikri:

-Seni seviyorum Aysel.Diyor.

Kız sakızını,ağzının diğer yanına alıp:

-Nakit mi ödeyeceksiniz,kredi kartıyla mı?Şeklinde,Fikri’nin dünyasını,kim bilir kaçıncı kez,Fikri’nin üstüne yıkıyor.Fikri,enkazda kalıyor.Toparlanıyor:

-Atsa,atı da alırım ulan.Biçiminde saçmalamasını sürdürüyor Fikri.

Aysel,her müşteriye yaptığı gibi gülerekten,inci dişlerini göstererekten,fişini kesip,Fikri’yi başından savıyor.

Bu gülüşle ,kızı ikna ettiği sonucuna varan Fikri,marketin otomatik kapısından hızla çıkarak,parasını ödediği şeyleri,rüyasındaki gibi markete bırakarak,mahallenin kuyumcusuna koşuyor.Kuyumcudan,iki adet gümüş söz yüzüğü alıyor.’Artık gelecek aya da nişanlanırız.’ Düşünceleriyle,koşaradım markete geliyor.

Otomatik kapının önünde duruyor,kapı açılıyor.Ve Aysel’in,biraz önce kendisine güldüğü gibi,bir başka müşteriye de gülücükler saçtığını görüyor..Dışarı çıkıp,etrafta beyaz bir at olup olamadığına bakıyor.At mat göremiyor.

Doğruca içeri girip,kasadaki adamın yanına gidiyor:

-At nerde lan?

-Ne atı?

-Bilmemezden gelme.Alacağın olsun Aysel,prens diye bula bula bu herifi mi buldun?

-Saçmalamayın Fikri Bey.Diyor Aysel.

Fikri,adamı dışarı atıyor.Aysel’in bir başkasına gülmesini yediremiyor.Tekrar giriyor markete,kızın şaşkınlığı içinden geçip,bir bidon gaz alıyor.Parasını peşin ödüyor.

Aysel,bir daha başkasına gülmesin diye,Fikri o gece marketi yakıyor.Alevler,marketten,tüm mahalleye yayılıyor.Fikri mahallenin karşısına geçip,alevleri izliyor.Fikri,artık Neron Fikri olarak çağrılıyor.

Aysel,aşağı mahalleden bir faytoncuyla evleniyor.

Atın rengi,beyaz.

Fikri,bembeyaz.

Yıldıray Özliyen

AKŞAMCILAR

Geçen teknelerde içiyoruz. Gene ateş açtılar. Sahil güvenlik! Tekne battı. Allah’ tan alışkınız da can yeleklerimiz var.

Terzi Bayırı’ nda içiyoruz. Toki geldi. Üzerimize temel attı. Gitti!

Az önce meyhanede içiyoruz. Televizyona başbakan çıktı. Dekoru değiştirip kütüphaneye çevirdik. Ulan az kalsın ikinci dubleyi de içiyordum.

HAVA DEVRİYESİ

- Kule bugün hiç olmayacak bi' yerdeyim.

- Nepal’ deyim kule.

- Meditasyon meraklılarını taşıyorum kule.

- Zenginlerin yeni icadı kule.

- Hiçbi' şey içmeden kafayı bulma yolu.

- Ben parama bakarım kule, önemli değil.

- Kule burası ne biçim biryer.

- İnecek düzlük bulamıyorum.

- Dur biraz alçalayım da sorayım şunlara.

- Selamın- aleyküm amca. Uçağı nereye indireyim?

- Lan cevap versene soru sorduk.

- Allahın selamını verdik, onu al bari terbiyesiz!

- Şuna bak kule, bacak bacak üstüne atmış, kapamış gözleri, cevap bile vermiyor bana.

- Ben kendimi dinletmesini bilirim onlara kule.

- Yanımda getirdiğim seccadeleri atıyorum kule.

- Doğru yolu bulmaları lazım. Bu böyle gitmez kule.

- Tepki vermiyorlar, nasıl kendilerinden geçmişlerse.

- Tesbih yağmuru başladı kule.

- Evet uyandılar en sonunda.

- Aa kule şunlara bak, yerden yükseliyorlar. Tövbe Yarabbi!

- Büyücü bunlar kule, büyücü!

- Benim yolcuları fırlattım aşağı, ben kaçar kule.

- Burada çok garip olaylar oluyor.

- Cin girmiş bunların içine.

- Memlekete geleyim de birkaç hoca alıp tekrar basayım ben burayı.

ASUMAN İLE KEMAL

-Kemal !

-Efendim Asuman !

-Sen bana niçin hiç kızıp, bağırmıyorsun?

-Efendim efendim !!!

-Sen diyorum, niçin benim yaptığım her şeyi kabulleniyorsun?

-Hıııımmmm... Artık seni umursamıyor olabilir miyim yavrucum?

-Olmaz, böyle ilişki olmaz... Öyle şey olmaz! Sen kim beni umursamamak kim?

-Sen kendini niçin bu kadar önemli bi'şey sanıyorsun ki Asuman... Ayrıca 100 yaşındasın, sana kızsam n'olur,kızmasam saat kaç?

-Sen bana karışamazsın Kemal!

-Buyrun daha tasarım aşamasında sinirleniyorsun... Eyleme döksem kim bilir n'olcak?

-Bi'şey olacağı yok,ben gidiyorum!

-Nereye ?

-Sana ne adam... Sana nee!!!  Avukatıma gidiyorum, boşayacağım seni !

-Yapma yav !!! Bi saniye...

-N'oldu korktun mu?

-Yok ! Üstüme bi'şey alayım ben de geliyorum.

-Hiiii yavuz hırsız Kemal!

GEREKSİZ BİLİM ADAMLARI

- Atların performansları üzerinde yaptığımız çalışmanın, altılı ganyan sevgimizle

hiçbir alakası yoktur. Bu tarz saçmalıklara itibar etmeyiniz lütfen.

- Tübitak’ tan aldığımız hibeyi yediğimiz, çok terbiyesizce atılmış bir iftiradır.

Tamam sağa sola borcumuzu kapattık, doğrudur. Ancak malzemeyi ucuza alarak, paranın kalan kısmını yettireceğiz.

- Deney faremiz Muhittin, yatırması için verdiğimiz su faturası parasını, altılı ganyanda kaybetmiştir. Hükümsüzsün Muhittin…

Hazırlayan: Yıldıray Özliyen, Koray Timur

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.