1. HABERLER

  2. İNSAN HİKAYELERİ

  3. 'Kader' deyip boyun eğmediler! Otizmi emek ve sevgiyle aştılar
'Kader' deyip boyun eğmediler! Otizmi emek ve sevgiyle aştılar

'Kader' deyip boyun eğmediler! Otizmi emek ve sevgiyle aştılar

Osman Mert 23 yaşında otizmli genç. Ailesinin desteğiyle bugün bağımsız yaşama noktasında büyük gelişme kaydetti. 11 yaşında başladığı piyano eğitiminde bugün Türk müziği ve batı klasiklerini çalacak noktaya geldi. Mert’in hedefi ise konservatuara gitmek.

A+A-

UMUT VEREN BİR HİKAYE

Osman Mert Çıtır, otizmli bir genç. Annesi ve babası otizm teşhisi konulduktan sonra tüm zamanlarını Mert’e ayırıyor. 23 yıllık yaşam serüveninde Mert, şimdi Türk müziği ve batı müziği eserlerini piyano ile çalan, kendi ihtiyaçlarını ve öz bakımını yapabilen bir birey haline geldi. Bugün sadece Mert’in hikayesi değil annesinin ve babasının otizm ile mücadelesinin hikayesini de anlatacağım…

KADER DEMEDİLER

Mert’in annesi Hande Çıtır ve babası Metin Çıtır’la, Osman Mert’e otizm teşhisi konulduktan sonra neler yaptıklarını konuştuk. Onlar otizm karşısında kader deyip ellerini kollarını bağlamayan bir aile… Çıtır ailesinin 23 yıllık mücadelesi, otizmli çocukların eğitim ve sevgi ile kendi hayatlarını sürdürecek noktaya gelebileceklerinin en canlı örneği. Otizmli çocukların da bu hayatta kendi başına yaşayabileceğini, yetenekleri keşfedildiğinde muazzam işler çıkaracaklarına inandılar ve başardılar. Şimdi Osman Mert’in hedefi konservatuara gitmek…

ARKADAŞLARINA İLHAM OLUYOR

Mart ayından bu yana Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi’nde grup çalışmalarına katılan ve burada mutlu olan Mert’i ilk olarak merkezde ziyaret ettik. Mert, müzik atölyesinde arkadaşlarıyla Müzik Öğretmeni Selma Kırdudu’nun gözetiminde ritim çalışması yapıyordu. Aynı zamanda merkezin Suare Ritim ve Halkoyunları grubunda olan Osman Mert, burada arkadaşlarına da ilham oluyor. Zaman zaman orgunu yanında getirip arkadaşlarına küçük konserler de veriyor. Nota, müzik bilgisi olan Osman Mert, arkadaşları içinde müzik eğitiminde ortalamanın üzerinde bir genç…

MÜZİĞİ SEVİYORUM

Merkez’den ayrıldıktan sonra annesi ve babası ile buluşmak üzere evine gittik. Bize Merkez’in Çocuk Geliş Uzmanı Ayşe Kılıç eşlik etti. Yolculuk sırasında Osman Mert ile sohbet ettik. Müzik ile ilgilendiğinde ne hissettiğini sorduğumda, “Müziği seviyorum. Piyano çaldığımda mutlu oluyorum” cevabını verdi. Mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Osman Mert için müzik hayatın en keyifli yanı.

TERS GİDEN BİR ŞEYLER VARDI

Oğlunun otizmli olduğunu nasıl fark ettiğini anlatan anne Hande Çıtır, “Osman Mert 2 yaşına geldiğinde ters giden şeyler vardı. Ağlamaları arttı, gece huzursuzlukları başladı, konuşmasında gerileme oldu. Çocuğuma bir şeyler oluyor deyip doktorumuza gittik. Doktorumuz ilk olarak teşhisi koyamadı. Ama ben ters giden bir şeyler olduğuna emindim. Bu nedenle tekrar doktora gittik ve çocuğumda ters giden bir şeyler olduğunda ısrar ettim. Bunun üzerine bizi çocuk psikiyatristine sevk etti.

EMEKLİLİĞİMİ İSTEDİM

Kocaeli Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ayşen Coşkun’a gittik. O bize o dönem asistanı olan ve şimdi profesör olan Işık Doyurgan hocaya teslim etti. Işık hoca 6 ay oyun odasında Osman Mert’i takip etti ve 6 ay sonra otizm teşhisini koydu. O zaman özel eğitim merkezleri ve rehabilitasyon merkezleri Kocaeli’nde yok. Ankara’da bulduk ve oraya gittik. Aynı zamanda eşimle birlikte araştırma yapmaya başladık. Ne yapabiliriz diye. Ankara’ya gitmeden SEKA Genel Müdürlüğü’ndeki uzmanlık görevimi sonlandırdım ve erken emeklilik istedim” dedi.

18 AY ANKARA’YA GİDİP GELDİLER

Çocuğunun bakımını yapmak ve onun iyi olması için her şeyi yapmaya hazır olan Hande ve Metin Çıtır, teşhis konulduktan sonra durumu kabullendiklerini ve çocuklarının iyi olması için harekete geçtiklerini söyledi. Kabullenmenin çocuğun gelişimi için en önemli adım olduğunu söyleyen Hande Çıtır, “Ankara’daki Özel Eğitim Merkezi ile birlikte Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde Otizm ile ilgili bölümüne gitmeye başladık. Her ayın ilk haftası üniversitenin rehabilitasyon ve uyum merkezine gittik bu tam 18 ay sürdü. Bu süreçte çok büyük yol kat ettik” dedi.

İNANILMAZ BİR ÇABA

Sürekli Ankara’ya gidip gelen Çıtır ailesine Ankara’da Özel Eğitim Merkezi olduğu için buraya taşınmaları önerildi. Ancak Metin Çıtır’ın SEKA Başmüfettişi olması nedeniyle bu taşınma gerçekleşmedi. Bu kez İstanbul’da arayışlara giriştiler ve sonuç aldılar. Hem özel eğitim merkezi hem de İsrail asıllı Lika isimli öğretmenle eğitimlerini sürdüren aile, bu arada otizm ile ilgili çalışma yapan Türkiye’deki tüm ünlü isimlerle görüşüp, bilgi alışverişinde bulunuyor. Otizmlilerin beslenmesinden, nasıl davranılması gerektiğine kadar her şeyi uzmanlarına danışıyorlar.

2 YIL TABUREDE OTURDU

Tıpta otizmin neden olduğu ile ilgili net bir bulgu olmaması nedeniyle tedavisi noktasında da sadece spesifik çalışmalar yapılıyor. Birçok uzman farklı görüşler ve etkenler ortaya koyuyor. Ama Çıtır ailesi en kayda değer yöntemin eğitim ve fizyolojisinin doğru takip edilmesi olduğunu bu süreçte anladı ve bu yöntem üzerinden çalışmaya devam etti. Osman Mert 7 yaşına geldiğinde artık normal ilkokula gidebilecek düzeydeydi. Anne Hande Çıtır, “Osman Mert’i normal okula kaydettik. Her gün onu okula götürüp sınıfın kapısında tabure üzerinde oturup içerde öğretmenin sorun olması halinde hemen beni bulması için bekledim. 2 yıl bu böyle devam etti. 3’üncü sınıfta diğer çocuklarla uyum sağlayamadığı için yeniden özel eğitim merkezine gittik.

KLASİKLERİ ÇALIYOR

Özel eğitim merkezlerinde, iş eğitim okullarında liseyi bitirdik. Biz Osman Mert’in 11-12 yaşlarında müziğe yatkınlığı olduğunu fark ettik. Bunun üzerine rehabilitasyon merkezlerinde müzik eğitimi almaya başladık. Müzik göz, kulak, el koordinasyonunu sağlaması ve beynin iki bölümü birden çalışmasını sağladığı için otizmli çocuklar için çok önemli aslında. Biz aynı zamanda müziğin onun için terapi olması için piyanoya başladık. Özel öğretmenlerle çalıştık. Tabi müzik eğitimi için çocuğun okuma yazma bilmesi çok önemli. Çünkü notayı ancak böyle öğrenebilir. Şimdi Osman Mert, Türk Müziği ile başladığı piyanoyu klasik batı müziği ile devam ettiriyor.

sabah-kahvalti-hazirladigi-da-oluyor.jpg

SABAH KAHVALTI HAZIRLADIĞI DA OLUYOR

Osman Mert’in yüzde 90 raporu olmasına rağmen ailesi onun kendi yaşamını sürdürecek noktaya gelmesi için yıllarca büyük çaba gösterdi. Osman Mert, sabah annesi ve babasından önce uyandığında kendisi için kahvaltı hazırladığı da oluyor. Baba Metin Çıtır, “Mert’in sabah kalkıp bize kahvaltı hazırladığı zamanlar da oluyor” diyor.

benim-icin-caldi.jpg

BENİM İÇİN ÇALDI

Osman Mert ile Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi’nde buluştuktan sonra evine gittik. Yolda “piyano da benim için ne çalacaksın” diye sordum; “Fikrimin İnce Gülü” parçasını çalacağını söyledi. Eve gittiğimizde benim için piyanonun başına geçip Fikrimin İnce Gülü’nü çaldı.

Ailelere destek oldular

Osman Mert ile otizm serüvenlerini sürdüren Hande ve Metin Çıtır çifti aynı zamanda otizmli olan çocuklara büyük destek verdiler. Türkiye Otizm Platformunun kuruluşunda yer alan Metin Çıtır, Kocaeli’de ise otizmli çocukları olan gençlerin öncülüğünde Kocaeli Otizmli Çocuklar Derneği’nin (KOÇDER) kurulmasına öncülük etti. Metin ve Hande Çıtır, SEKA lojmanlarında oturdukları dönemde otizmli çocuğu olan ailelere tuvalet eğitiminden, çocukların kendi başına iş yapma becerisi noktasında büyük destek verdiklerini söyledi.

 

Kabullenin ve sabır gösterin

23 yaşında olan oğlu Osman Mert ile 20 yıldır çok yakından ilgilenen Hande Çıtır, otizmli çocuğu olan ailelere önemli mesajlarda verdi. çocuğunun otizmli olduğunu öğrenen ailenin şok durumundan hızlıca çıkıp durumu kabullenmesi gerektiğini söyleyen Çıtır, “Çocuğunun kendi başına yaşayabilecek duruma getirmek için başaracağınıza inanmanız gerekiyor. Çocuğa büyük sevgi ve sabır göstermeniz gerekiyor. Aile müşterek hareket ettiği zaman çocuğun gelişimi daha güzel oluyor. Ne yazık ki tıbbi tedavi bu süreçte büyük bir ilerleme sağlamıyor. Bu nedenle çocuğunuzu sevin ve ona sabırla yardım edin” dedi.

en-buyuk-destekciler.jpg

EN BÜYÜK DESTEKÇİLERİ

Osman Mert’in en büyük şansı ailesi… Her zaman Osman Mert’in yanında duran annesi Handan ve Babası Metin Çıtır, oğullarına büyük sevgi ile bağlılar. Onlar Osman Mert’in bağımsız yaşamayı öğrenmesi ve kendi ayakları üzerinde durması içim mücadelelerini sürdürüyor.

Cemil Meriç iyi bir örnek

Rehabilitasyon merkezlerinin otizmli çocuklar için yeterli olmadığını söyleyen Metin Çıtır, Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi’nin hem fiziki yapısı hem de programı ve personeli ile örnek alınması gerektiğini belirtti

Çocuğunun bakımında eşi Hande Çıtır’a büyük destek olan Metin Çıtır, Türkiye’de rehabilitasyon merkezlerinin yetersizliğine de dikkat çekiyor. Özellikle ders programlarının eksik olduğunu ve çocukları sosyalleştirecek, hayata hazırlayacak programların olmadığını söyleyen Çıtır, “Rehabilitasyon merkezlerinde 8 saat bireysel 4 saat grup eğitimi veriliyor. Bu eğitimler çocukların günlük hayatlarını direk etkileyen, onlara katkı veren dersler değil. Elbette faydası oluyor ama sosyalleşmeleri açısından hiçbir şey yok. Biz Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi ile tanıştıktan sonra fikrimiz değişti. Tüm personeli ve etkinlik programı bambaşka. Devlet burayı örnek alarak rehabilitasyon merkezlerini düzenlemeli” dedi.

grup-egitimi-onlar-icin-onemli.jpg

GRUP EĞİTİMİ ONLAR İÇİN ÖNEMLİ

Cemil Meriç Engelsiz Yaşam Merkezi’nde müzik atölyesinde özel bireylerle birlikte müzik eğitimini sürdüren Osman Mert Çıtır, burada ritim ve folklor eğitimi alıyor. Osman Mert’e arkadaşları ile birlikte müzik yapmaktan mutluluk duyup duymadığını sorduğumuzda , “Ben burada mutluyum” yanıtını aldık.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum