1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Kadınlar günü ve kadın adaylar
Kadınlar günü ve kadın adaylar

Kadınlar günü ve kadın adaylar

Dün, yani 8 Mart “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” idi. Her yıl bu gün için yazılan bildiriyi köşeme taşımaya çalışırdım. Bu yıl da öyle yaptım ve “Cumartesi Anneleri”nin yazdığı bildiriyi koydum

A+A-

Dün, yani 8 Mart “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” idi. Her yıl bu gün için yazılan bildiriyi köşeme taşımaya çalışırdım. Bu yıl da öyle yaptım ve “Cumartesi Anneleri”nin yazdığı bildiriyi koydum köşeme. Yılın az günü bile olsa, bizi doğuran analarımızın, bacılarımızın, eşlerimizin ya da sevgililerimizin görüşlerini sizlere iletmeye çalıştım.

KA. DER’in (Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği) bir iletisi gelmişti elime. Tam günüdür, tam zamanıdır diye düşündüm ve görüşlerinden alıntılar yapıp sizlerle paylaşayım istedim. Ne istiyorlar, ne söylüyorlar siz de görün isterseniz.

KA. DER Genel Başkanı Çiğdem Aydın imzalı bildirinin başlangıcında;

“12 Haziran 2011’de yapılacak genel seçim kuşkusuz tüm ülke için çok önemli. Ama biz kadınlar için bu seçimin iki önemli özelliği daha var: Birincisi listelerde yer alacak aday kadın sayısı, ikincisi ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) yeni seçilecek milletvekillerinin yeni bir anayasa yapacak olması.” denmiş ve devam edilmiş;

“Ülke nüfusunun yaklaşık yarısını oluşturan biz kadınlar, TBMM’de temsil edilmiyoruz. Şu an TBMM’de görev yapan 48 kadın ne kadar canla başla çalışsalar da, yüzde 92 oranında temsil edilen erkek vatandaş duvarını aşıp seslerini duyuramıyor, kadınları temsil edemiyorlar. Biz, bu ülkenin kadınları olarak TBMM’de hakkımız olan koltuklarda oturmak, kadın sorunlarına çare olacak politikalar üretmek istiyoruz. Kadınlar için yaşam hakkının ve tüm kadın haklarının korunduğu bir ülke istiyoruz. Kendimiz ve çocuklarımız için özgürlükçü ve demokratik bir Türkiye istiyoruz. Bunun yolu da TBMM’de eşit temsil edilmemizden geçiyor.”

Yalan mı yani. Ülke nüfusunun yarısını kadınlar oluşturmuyor mu? Kadın olmadan yaşam olur mu? Bizi doğuran, bizi büyüten, emek veren onlar değil mi? İster inançlı olun ister ateist, kadınların hakkını teslim etmek zorunda değil misiniz?..

Kadınlar yalnızca kadın oldukları için hak istemiyorlar. Akılları başlarında olduğu için, üretime katkıda bulunabilecekleri için, en az erkekler kadar, kimi erkeklerden çok daha akıllı ve zeki oldukları için istiyorlar istediklerini. TBMM’nin arena değil, ülke sorunlarına çözüm arama yeri olduğunu bildikleri için, kaba kuvvete gereksinim duymadıkları için istiyorlar, katılmıyor musunuz?...

“Yeni yapılacak anayasanın, başbakanın deyişiyle “halkın anayasası”nın, kadınsız bir TBMM tarafından yapılması kabul edilemez. Yeni oluşacak TBMM’deki kadın oranı bu açıdan da büyük önem taşıyor. Anayasalar temelde bir toplumdaki bireylerin nasıl yaşayacağını, devletle ilişkilerinin nasıl düzenleneceğini belirleyen metinlerdir. Kadınlar olarak biz, nasıl bir ülkede yaşamak istediğimizi de biliyoruz, devletin bizi ve haklarımızı korumakta ne kadar aciz olduğunu da. Yeni anayasayı, tüm bunları değiştirebilmenin bir yolu olduğu için çok önemsiyoruz. TBMM’de eşit temsil sağlandığında, yeni anayasa için de umutlanabileceğiz.

Bu yılki genel seçim kampanyamızı bu düşüncelerle hazırladık. Sadece dört slogan belirledik. Basit görünen bu dört cümle, bizim hayalimizdeki Türkiye’nin resmi. Biz, eşit temsil, gerçek demokrasi, yeni anayasa ve engelleri aşmak için Meclis’te 275 kadın milletvekili görmek istiyoruz” demeleri beni hiç rahatsız etmiyor. Tam tersine destekliyorum da. Ülkemin kadınları da desteklerse sorun kalmaz zaten… 

Bu haber toplam 1079 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.