1. YAZARLAR

  2. Adem TURGUT

  3. Kadınların arkasına bakmadan rahatça yürümeleri için…
Adem TURGUT

Adem TURGUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadınların arkasına bakmadan rahatça yürümeleri için…

A+A-

Atatürk bir devrimciydi.

En önemsediğim devrimlerden biri henüz Avrupa’nın birçok ülkesi vermemişken kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermesiydi. 5 Aralık 1934 günü Türkiye'de kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındığında dünyada kadınların bu hakka sahip olduğu 28 ülke, hakkın kullanıldığı ise 17 ülke vardı. İtalya 1945, Fransa 1944, Belçika 1960, İsviçre 1971 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımış.

Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde 1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce kadınlar için belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma, ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanındı. Ve son olarak kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934’te Anayasa ve Seçim Kanunu’nda yapılan yasa değişikliği ile yürürlüğe girdi.

***

Bu bir devrimdir.

Kadını erkeğinin yanına koyan, eşitleyen çağına göre inanılmaz bir hamle…

O gün için inanılmaz o hamleye karşı bugün Türk kadını inanılmaz kötü koşullarda yaşıyor.

Ve en önemli sorunumuz kadına şiddet…

5 Aralık, kadın sorunlarının gündeme getirilmesi, bu konuda bir farkındalık yaratılması ve çözümler bulunması yolunda da önemli bir gün.

Çağdaş, demokratik, ileri bir toplum için kadınların güçlendirilmeleri, etkinlik alanlarının genişletilmesi, eğitim, istihdam, sağlık, siyaset, hukuk gibi alanlarda eşit fırsat ve olanaklardan yararlanmalarının sağlanması büyük önem taşıyor. Ama biz kadına şiddet gibi en derinden bir meselenin içinde topum olarak boğulmuş durumdayız.

***

Dün Dünya Kadın Hakları Günü’nün yıl dönümüydü. Ama biz kadına şiddeti konuştuk. Şule Çet davasında çıkan kararlara sevinemeden Ordu’da neden, nasıl olduğunu anlayamadığım korkunç bir cinayete 20 yaşındaki Ceren Özdemir’i kurban verdik. Cinayeti işlediğini itiraf eden Özgür Arduç, daha önce de bir çocuğu öldürmüş. Cezaevinden firar etmiş.

Olay gecesi Ceren’i dört kilometre takip etmiş.

Talihsiz genç kız takip edildiğini anlayıp arkasına ürkek bakışlar atarken MOBESE kameralarına takılmış.

Kadına şiddetle ilgili twitterda yapılan yorumlara baktım birinde şöyle diyordu:

“Yolda yuruyorsun arkanda biri takip ediliyor hissi ve tedirginsin. Donup direk bakip gozgoze gelmek istemezsin. Yol kenarinda ki magaza camlarinin yansimalarindan kontrol edersin hareketlerini. Turkiye de bunu yasamayan kadin var mi?  #cerenözdemir”

Gerçekten korkunç bir his…

Ve farklı zamanlarda cinayete kurban giden kadınlarla ilgili tweetlere baktım.

Okudukça, düşündükçe daha fena oldum. Bakın birkaç örnek:

“Ablam sevgilisiyle tartıştığı gece köprüden düşerek öldü. Ablamın sırt üstü düşmesine rağmen burnu ve çenesi kırık. Kamera kayıtlarında sanığın ablamı köprüde sürüklediği ve ablamın kaçtığı görüntüleri mevcut. Buna rağmen sanık hala serbest #nazandedeoğluiçinadalet”

“Eğer zamanında gereken yapılsaydı bugün Ceren Özdemir yaşıyor olacaktı. Eğer Ayşe Tuğba Arslan'ın 23 kez yaptığı suç duyurusu ciddiye alınsaydı bugün kendisi yaşıyor olacaktı. Eğer Emine Bulut'un eski eşine sadece 3 ay uzaklastirma değil de daha sağlam bir önlem alınsaydı Emine Bulut da şu an yaşıyor olacaktı. Bunlar sadece bir kaç örnek. İnsanlar göz göre göre öldürülüyor”

“Annemde Emine Bulut gibi öldürülmek istemedi 4 kurşunla ellerimde can verdi ve ben daha acımı bile yaşayamadan bi adalet mücadelesi içine girmek zorunda kaldım #6284sayılıkanun  uygulansın kadınlar yaşasın #39kadın #fatmasengulicinadalet”

Ve dikkat çeken bir başka mesaj:

“Bugün ceren özdemir için tweet atıcam dün emine bulut için atmıştım yarın benim için atacağınızın garantisi yok. Bi köşede yakılabilirim tecavüze uğrayabilirim ama bunların bi önemi yok susmaya devam ediyoruz.”
Çok acı değil mi?

***

Süriye Çatak Tek, İnsan Hikayeleri’ne şiddet mağduru kadınları da konuk ediyor. Ancak ben o köşe çok daha renkli ve pozitif de olabilir düşüncesiyle çok sık yer vermek istemiyordum.

Vazgeçtim.

Kadınların yaşadığı sorunları daha sık duyurmak gerekiyor. Bu sessiz çığlığın duyulması lazım...

Bu nedenle daha çok kadının hikayesini gazetemizde bulacaksınız.

Kadınlar gecenin bir vakti, arkasına endişeyle bakmadan yürüyebildiği bir dünya için biz de elimizden geleni yapacağız.

Yapmalıyız.

Bu yazı toplam 2200 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum