1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Kadir’in Yeri o yolun rengiydi
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Kadir’in Yeri o yolun rengiydi

A+A-
D-130 karayolunun ilimiz sınırları içinden geçen bölümü çok hareketlidir. Ama bu yol üzerinde Karadeniz Pidesi, Çayeli Fasulyesi yapan tesisleri bir kenara bırakırsak, lokanta yoktur. Bir tane Karamürsel çıkışında Coşkun Balık, bir de Ulaşlı ile Ereğli arasındaki Kadir’in Yeri… 
Çok uzun yıllardan beri hizmet veren Kadir’in Yeri Et Mangal, geçenlerde yandı. Gerçekten üzüldüm. Kadir’in Yeri’nde hem etler nefis, hem özellikle güneş batarken manzara mükemmeldi. Üstelik müşterilerine kazık atmayan, mütevazi bir tesisti. Geçtiğimiz yıllarda Büyükşehir Belediyesi, Ulaşlı ile Ereğli arasında sahil yolu yaparken, Kadir’in Yerini yıkmak istedi. Hep birlikte karşı çıkıp, bu tesisin yerinde kalmasını sağlamıştık. 
Umuyor ve diliyorum ki, tesisin sahibi Kadir Başay, aynı yerde yanan dükkanın yerine önümüzdeki yaz sezonuna kadar yeni tesisi yapıp, hizmete açar. Kadir’in Yeri’nin çok müdavimi vardı. D-130 karayolundaki sembol tesislerden biriydi. Yokluğu, büyük bir eksiklik olacaktır.

*Bağırganlı sahili ne zaman biter
Büyükşehir Belediyesi’nin ilimizdeki sahil düzenlemesi, Mavi Bayraklı Plaj düzenlemesi çalışmalarını çok takdir ediyorum. Gerçekten güzel işler yapıldı. Ama her seferinde zamanlama hatası ile karşılaşıyoruz. 
Büyükşehir Belediyesi Park Bahçeler Dairesi Başkanlığı, Kandıra’nın Bağırganlı sahilinde plaj alanı için yeni bir proje hazırlamış. 3.300 metrekarelik alan betonla kaplanacak, spor aletleri, gölgelikler, çeşme konulacak.  Bağırganlı sahili, bu proje bitince aha cazip hale gelecek. Bağırganlı sahilinde yapılacak proje için ihale tarihi 5 Şubat olarak açıklandı.  5 Şubat’ta ihale yapılacak. En iyimser tahminle, mart ayı başında ihale sonuçların kazanan müteahhide yer teslimi yapılır. Projenin tamamlanma süresi 150 gün. Yani iş, ihale şartnamesine göre zamanında biterse, 5 ayda bitecek. Bu da önümüzdeki yaz sezonunun sonu demek. 
Yaz gelecek, havalar ısınacak, insanlar Bağırganlı’ya gidecek. Ama plajda inşaat devam ediyor olacak. Madem Bağırganlı’da böyle bir iş yapılacaktı, bunun ihalesine daha erken çıkılamaz mıydı?.. Geçen eylül ayında sezon kapandığında ihale yapılsa, iş başlasa, şimdiye Bağırganlı plajı bitmiş olurdu. 
Bizim şehrimizde neden her işte böyle zamanlama hatası yapıldığını bir türlü anlayamıyorum.
*Bu zam, yüzde 8’den fazla  
Yılbaşında elektrik fiyatlarına yüzde 8  civarında zam yapıldığı açıklandı. Ancak işyeri olsun, konut olsun bütün elektrik aboneleri 2016 yılının ilk ihbarnamelerini aldıklarında “Yandım anam” diye bağırdılar. 
Sedaş, yeni yılın ilk ayında ilimizdeki elektrik sayaçlarını 30 günlük periyodda değil, 40 günlük periyodda okudu. Sayaç okuma süresi uzatıldı,  1 Ocak itibariyle gelen zam,  bir kısmı geçen aralık ayında kullanılan zamsız elektrik için de uygulandı.  Hemen her aboneye, bir önceki ayın faturasına göre, 2-3 misli fazla elektrik parası geldi. 
Bu işte bir tuhaflık olsa gerek. Belki de bu zam, yüzde 8’den çok daha fazlaydı. Enerji Bakanı, şimdi doğalgaz fiyatında indirim yapılacağını söylüyor. İyi de bu elektrik  faturaları ne olacak?.. Pekçok aile, elektrik faturalarını ödeyemiyor. İşyerleri hiç beklenmediği kadar yüksek elektrik faturaları karşısında eziliyor. O kadar HES yaptık. Sözde çöpten bile elektrik üretiyoruz. Ama benzin-mazot gibi, elektriğin de en pahalı olduğu ülkelerin başında geliyoruz. Sedaş önümüzdeki ay, 20-25 günlük sürelerde sayaçları okuyup fatura çıkartacak. Herhalde bu aykine oranla önemli miktarda düşük fatura gelecektir.  Ama bu elektrik fiyatlarıyla aile ve şirket bütçelerine gelen yüklü zammı mutlaka gözden geçirmek gerekiyor.

*Yeni otobüsler sorunu çözecek mi?
İlimizin en belirgin, en çok hissedilen ve kesinlikle 1 nci sıradaki sorunu Toplu Taşıma sorunudur. Büyükşehir Belediyesi, bu sorunu çözmek, en azından hafifletmek adına arayışlar içinde. Bugünden itibaren 250 civarında yeni, lüks ve büyük otobüs şehir içine giriyor. 
Yeni belediye otobüslerinin il genelinde bütün ilçelerde  halkın hizmetine sunulmasıyla kentimizdeki toplu taşıma sorunu biter mi?.. Hiç sanmıyorum. Ama sistem iyi işletilirse, sorunun giderek daha fazla büyümesi önlenebilir.
……….
2004 yılıydı. Yerel iktidarda CHP dönemi bitmiş, İbrahim Karaosmanoğlu  İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı olmuş.. 2002 yılı sonunda Türkiye’de iktidara gelen AK Parti, büyük bir özelleştirme hamlesi başlatmış. Her şey satılıyor, her şey özelleştiriliyor. O sıralar Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu ile daha sık görüşüyoruz. Başkan da çok zor bir göreve yeni başlamış. Her fikre önem veriyor, danışıyor,  anlatılanları dikkatle dinleyip, kendisine yarayacak tarafları çekip alıyor. 
Kentin toplu taşıma sorunu yeni değil. O dönemlerde de vardı. Bir gün Karaosmanoğlu ile konuşurken bana, “Belediye otobüs işletmesini tamamen özelleştireceğim. Artık kamu adına toplu taşımayı gereksiz buluyorum. Özel sektör daha iyi yapar” dedi. Ben de özelleştirmenin her türüne karşıyım. Zaten o sıralar Belediye’nin öyle çok sayıda temiz, yeni otobüsten oluşan bir filosu falan da yok. Ama şehir içi toplu taşımadaki kamu payı, bugünkünden yüksekti. “Aman Başkan” dedim. “Bu şehirde toplu taşımayı tamamen özelleştirirseniz, belediyeyi tamamen bu işin dışına çıkartırsanız,  Şehre büyük kötülük yaparsınız. Bir daha geri dönüşü olmaz. Minibüsçülerin her istediğini kabul etmek zorunda kalırsınız.”
Bu konuşmadan iki gün sonra Başkan aramış, “dediklerini düşündüm, hak verdim. Otobüs işletmesini özelleştirmekten vazgeçtim” dedi.
Otobüs işletmesi o zaman tamamen kapatılsa, Büyükşehir’in bugün böyle bir hamle yapma imkanı da kalmayacaktı. Zor iş toplu taşıma. Hele Kocaeli gibi bir kentte çok daha zor iş. Toplu taşımada rahatlık sağlamanın yolu, şehir içindeki araç sayısını arttırmak, araçları büyütmek değil. Sistemi iyi kurmak, iyi işletmek lazım. Yolcu, hangi hatta gidecekse, minibüs durağına geldiği zaman, o hatta kendisini götürecek aracın kaç dakika içinde geleceğini bilmelidir. Büyükşehir, bugünden itibaren şehre sadece yeni büyük otobüsler sokmuyor. Ulaşım konusunda yeni bir yapılanmaya da gidiliyor. Sistemi iyi oturturlarsa, sorun hafifler.
Bu arada Büyükşehir’in 250 otobüsü sefere almasına minibüsçüler isyan ediyorlar. Bunu da anlamış değilim. Minibüsçülerin de kendilerine çeki-düzen vermesi lazım. Kim daha iyi hizmet verirse, vatandaş onu tercih eder. Minibüsçüler bu kentte AK Parti’ye, bu yönetime çok destek verdiler. Ne denildiyse yaptılar. Parti mitinglerine, araçlarını servisten çekip, seyirci taşıdılar. Şimdi neden bağırıyorlar. 
Bakın,  en geç bir ay içinde bu şehirde toplu taşıma ücretlerine zam da gelecektir. İstanbul’da yapıldı. Bizim şehrimizde minibüsçüler ile Belediye çekişir, sanki kavga ediyormuş gibi gözükürler.. İlişkiler hep karşılıklı tavizlerle yürütüldü, sulandı. Şimdi, minibüsçüler çok kızdı diye, ilk fırsatta bizim ilimizde toplu taşıma ücretlerine zam gelecektir. 
Yeni otobüsler hayırlı olsun.. Umalım ki, düzenli işletilsin, çok büyük sıkıntı olan toplu taşımada rahatlık sağlansın. Ama bir kentin nüfusu, her yıl 70 bin kişi artıyorsa ve bu nüfus artışıyla gelenler bebek değil de yetişkin insanlarsa, Yeni büyük otobüs alarak, küçük minibüsleri büyüterek çözemezsiniz. Benim inşaatı devam eden tramvay sisteminden de pek umudum yok. İyi olsun dileyelim. Hepimizin bu şehirde daha konforlu yaşamaya ihtiyacı var. 

*Çarşı çok fazla ağlıyor
Gazete binası şehir merkezinde, Karabaş Mahallesi’ndeyken, her gün öğlen çarşıya doğru yürür, haftanın belli günlerinde esnaf arkadaşlarımın dükkanlarını ziyaret ederek sohbet ederdim. Artık uzağa gittik. Çarşıya çok ender geliyorum. 
Geçen gün öğlen saatlerinde indim. Kapanönü’ne gittim. Hangi esnaf arkadaşımla konuşsam, ağlıyordu. Mutsuzdu, umutsuzdu. 
Üst üste seçimler geçirdik. “Hadi şu seçim de bitsin, piyasa açılır” diye kendi kendimize gaz verdik. Seçimler bitti. Hep dendi ki, “Hele şu seçimden istikrar çıksın. Görün bakın Türkiye nasıl uçuşa geçecek. Piyasalar nasıl hareketlenecek.”
Ama şimdiki durum tam tersi. Hem terör aldı başını gidiyor, hem piyasalar alabildiğine kesat. Şehir merkezinde dükkanlar kapanıyor. Esnaflar kirayı, elektrik-gaz parasını veremiyor. Çalışanlarının ücretlerini ödeyemiyor. İcra dairelerinde dosyala koridorları dolduruyor.
Tabii İzmit’in farklı bir konumu da var. Çarşıya hiç bakım yapılmıyor. Bunca zaman bir Kapanönü çarşısı elden geçmez mi?.. Bi yandan şehrin yakın çevresinde AVM’ler açılıyor, markalar geliyor.. Diğer yandan şehir merkezi giderek köhneleşiyor.
Kar, kış, kıyamet oldu. Okullar tatile girdi. Giden AVM’ler dolu. Ama şehir merkezinde sokakta insan yok. Eskiden Yürüyüş Yolu bölgesinde araba koyacak yer bulamazdınız. Şimdi rahatça park yeri bile bulunuyor. 
İzmit’te ticaret ölüyor.  İzmit’in köftecisi var, dönercisi var. İzmit’in markaları var. Ama İzmit, İzmit olmaktan çıkmış. İnsanlar Köfteci Yusuf’ta kuyruğa giriyor. AVM’deki dönerciye gidiyor. Çarşıda konuşulanlara bakılırsa, daha çok dükkan kapanacak diyorlar. Bir dönem işyeri kiraları çok hızlı yükselmişti. Artık yükselmiyor. Çünkü işyerlerine talep yok. Mal sahibi de yüksek kira isteyip, parasını alamamaktansa,  düşük kira karşılığı sağlam kiracı bulmaya çalışıyor. 
Çarşıya indim, inanın moralim bozuldu. Çok kötü İzmit esnafının hali. Herkes ağlıyor. Bu sorunun çözümü için topyekün bir şeyler düşünmek, bir şeyler yapmak gerekiyor. 
*Bu kadar karanlık çok ayıp
Geçenlerde de yazdım.. İzmit’in Yürüyüş Yolu güzergahında uzun süredir aydınlatma lambaları yanmıyor. Yürüyüş Yolu, hava kararında zifiri karanlık oluyor..
Eskiden, yerel yöneticiler biraz bizim yazdıklarımıza kulak verirlerdi. 1 Kasım seçimlerinde ortaya çıkan sonuçlar hepsi öyle havalandı ki, artık yazılanlara çizilenlere, uyarılara da aldırmıyorlar. “Biz bu şehirde yüzde 56 oy aldık. Vatandaş bizden memnun. Ne yapsak gider” havasına girdiler.. 
İzmit zaten yeterince aydınlatılmayan bir şehir. Yürüyüş Yolu, bu şehrin en önemli yeri. Yürüyüş Yolunun aydınlatmasından belediye sorumlu.  Gece hava kararınca artık çocuklar, kadınlar Yürüyüş Yoluna çıkmaya korkar oldular. İzmit’in burası bile aydınlatılmayacaksa, neresi aydınlatılacak?.
Benim tanıdığım, bildiğim Nevzat Doğan bu işlere önem verir, hassasiyet gösterirdi. Yürüyüş Yolu’nun bunca zamandır bu kadar karanlık olmasından, en çok Nevzat Doğan’ın utanç duyuyor olması gerekir.. 
Ne olur, sizden çok fazla şey istemiyoruz. Ama hiç değişe şu Yürüyüş Yolu üzerindeki sokak lambalarının yanmasını sağlayın.  İzmit bu kadar ilgisizliği ve sorumsuzluğu hak etmiyor. Çok ayıp, çok.

*5 tane olsun, sağlam olsun 
Kocaeli’nin nüfusu hızla arttıkça,  en fazla 3 seçim arayla ilimizden çıkan milletvekili sayısı da yükseliyor. Son seçimlerde Kocaeli’den 11 milletvekili seçildi. Bu kentin sokaklarındaki kaç insan 11 milletvekilinin adını  takılmadan sayabilir.. 
İlimiz nüfusunun bu hızla artışı hiç hoş değil. TÜİK istatistiklerinde, Kocaeli’de yaşam kalitesinin çok gerilediği, bu kentte yaşamanın giderek zorlaştığı açıkça görülüyor.  Bir sonraki genel seçimlerde ilimizde 12 milletvekili seçilecek. Yani, siyasette milletvekili olma hayalleri kuranların sayısı biraz daha artacak. Hesaplar yeniden yapılır olacak. 
TÜİK istatistiklerine bakın. Nüfusu artmayan, hatta azalan illerde insanlar daha konforlu, daha mutlu yaşıyorlar. Burada nüfus arttıkça sorunlar artıyor, “Madem nüfusunuz arttı, alın size bir milletvekili daha diyorlar.” 
Yeter, ben artık bu kentin nüfusunun da, milletvekili sayısının da artmasını istemiyorum. 12 tane değil de, keşke 5-6 tane milletvekili çıkartan bir kent olabilseydik. 5 tane adam gibi, gerçekten aldığı oyu helal ettirmek için çalışan milletvekilimiz olsa, bütün kent onları tek tak tanıyabilse, emin olun bu şehre çok daha fazla yatırım alırdık. 
Milletvekili sayısının artıyor olması, bu şehir için bir lütuf değil, tam tersine külfettir.
Bu yazı toplam 981 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum