1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Kafadar olmak!
Kafadar olmak!

Kafadar olmak!

Geçen Hafta Araştırma Kültür Vakfı Kocaeli Şubesi’nin Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlediği bir paneli vardı ve ben de bu panele davetliydim. Panelin konusu: “Kur’an ile Diriliş” Konuşmacı

A+A-

Geçen Hafta Araştırma Kültür Vakfı Kocaeli Şubesi’nin Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlediği bir paneli vardı ve ben de bu panele davetliydim. Panelin konusu: “Kur’an ile Diriliş” Konuşmacılardan biri de Yazar Abdullah Yıldız idi. Sayın Yıldız’ın anlattığı bir anekdot nazar-i dikkatimi celp etti.

Anekdot şöyle: “Üç tane arkadaş Ankara’da bir araya gelmişler ve sevap elde edecek bir iş yapmaya karar vermişler. İçlerinden bir tanesi, “Kur’an okuyalım” demiş. Bir tanesi, “Bol bol nafile namaz kılalım” demiş ve bir tanesi de cebimizdeki tüm paraları verip Kur’an meali alalım ve bu mealleri Ankara’nın işlek bir caddesinde gelip geçen insanlara dağıtalım” Demiş. Bu son şık, üçünün de kafasına yatmış ve üçü birden ceplerindeki tüm paraları masanın üzerine koymuşlar ve o paralarla gidip Kur’an meali satın almışlar. Aldıkları mealleri de Ankara’nın işlek bir caddesinde gelen-geçen insanlara dağıtmaya başlamışlar. Bir ara, yaşlı bir kadın oradan geçerken biri meali kendisine uzatmış. Meali alan yaşlı kadın, alelade bir yerden kitabı açıp okuyor ve küt diye bayılıp yere yığılıyor. Üç arkadaş, etraftan da yardım alarak bayılan yaşlı teyzeyi uyandırmışlar ve daha sonra kendisine sormuşlar. –Teyzeciğim, kusura bakmayın. Canınızı sıkacak bir şey mi yaptık? Neden bayılıp yere yığıldın merak ettik? Lütfen eğer mahsuru yoksa bize bir anlatır mısın? Kadıncağız iyice kendine geldikten sonra Kur’an meali dağıtan insanlara teşekkür ederek başından geçen hadiseyi ve bayılmasının nedenini anlatmaya başlamış.

“Evlatlarım, ben bunalımdaydım, intihar etmeye karar vermiştim. Başka da çarem kalmamıştı. Bu karardan sonra uyurken rüyamda, intihar etmememi ve bana uzatılan ilk eli tutmamı ve Allah’ın rahmetinden ümit kesmemem gerektiğini gördüm. Siz de bana bu Kur’an mealini uzatınca ve ben de aldığım bu mealden rast gele bir yeri açtığımda, bir gün evvel gördüğüm rüyamda bana telkin edilen “Allah’ın rahmetinden ümidini kesme” ayetini görünce, düşüp bayılmışım” Diye anlatmış. Bunun üzerine, meal dağıtıcı üç kafadar da, üstlendikleri misyonun önemini kavrayıp bu işin tesadüf değil; tevafuk olduğunu anlamışlar ve ne kadar da hayırlı bir iş yaptığının farkına varmışlar ve huzurlu bir biçimde evlerinin yolunu tutmuşlar.

Farkındasınız değerli dostlar, bedel ödenerek yapılan hayırların tadı ve lezzeti bir başka oluyor değil mi? İçselleştirerek yapılan her iş mutlaka karşılığını buluyor.

O halde, siz de alabildiğiniz kadar meal alın ve tanıdık olan-olmayan insanlara hediye edin.

Bu haber toplam 985 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.