• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Kocaeli 14 °C

“Kafamı keserim CHP’ye oy vermem”

İsmet ÇİĞİT
Türkiye, 2000’li yılların başlarında çok kötü durumdaydı. Çok kötü yönetiliyordu. Ekonomi batmıştı. Devlet borç batağı içindeydi ve kamu bankaları üzerinden çok büyük yolsuzluklar yapılıyordu. 
Bir adam çıktı; Recep Tayyip Erdoğan.. 
“Dindar, Allah korkusu taşıdığı hissedilen, karizmatik, cesur, halkın dilinden konuşan” bir adam..
Demokrasi, özgürlük vaat etti.  “Devletin beş kuruşu israf edilmeyecek. Halk ne diyorsa, o olacak” diyordu.. Halk zaten mevcut durumdan bıkmış, mevcut liderleri, partileri silmişti. Bir kurtarıcı arıyordu. 2002 yılı sonundaki seçimde, Recep Tayyip Erdoğan’ın ipine tutundu. 
……..
Birden bire değişti Türkiye.. Duran devlet çarkları dönmeye başladı. Yollar, köprüler yapılıyor, ekonomideki düzelme bu ülkenin her vatandaşı tarafından hissediliyordu. 1.5 yıl geçmeden, 2004 yılının mart ayında yerel seçime gidildi. 
Kocaeli de artık çok uzun süren CHP iktidarından bıkmıştı. Sefa Sirmen Büyükşehir’i bırakıp gitmiş, aslında doğrudan halk oyu ile seçilmeyen, Belediye Meclisi’nde büyük kavgalar ve entrikalar sonucu Büyükşehir’e gelen Hikmet Erenkaya tahtta oturuyordu. 
Büyükşehir Belediyesi’nde yüzlerce insan hiç çalışmadan bankamatiklerden maaş alıyor. Halkın tepkisi ve şikayetleri artık umursanmıyordu. 
Erdoğan’ın en has adamlarından İbrahim Karaosmanoğlu,  Büyükşehir’e aday gösterildi. Eski Din ve Ahlak Bilgisi öğretmeniydi. Düzgün adam, namuslu, dindar adam, beş kuruş haram parada gözü olmayan, adil adamdı. Seçildi.
……..
Aynı yılın yaz aylarında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi kuruldu. Ankara’dan Münir Karaloğlu Genel Sekreter olarak gönderilmişti. Düzgün, namuslu bir Başkan, Sefa Sirmen kadar pratik üretici, cesur bir Genel Sekreter vardı.
İl genelinde artan şikayetler ortadan kalkmaya başladı. Belediye’de kemikleşmiş kadrolar değişiyor, “Bankamatik” memurlar, işçiler çıkartılıyordu. Üstelik Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin gelirleri çok artmıştı. 
Birden ve çok hızlı toparlanmaya başladı kent. Bir vatandaş, “Benim sokağım delik deşik” dediğinde, ertesi gün o sokak asfaltlanıyordu. Köylere, Kandıra’ya kadar gaz götürülmüştü. Belediye’de insanlar iyi muamele görüyor, kimse hor görülmüyordu. 
Araya Seka kavgası falan girdi ama, Kocaeli’de güzel günlerdi. Her yere yeni ağaçlar dikiliyor, mart ayı geldiğinde açan rengarenk lalelerle şehir bambaşka görünüyordu. 
……….
Bu gazete elbette ülkenin nabzını tutamaz. Ama bu kentin nabzını da bu gazete kadar hiçbir kurum tutamaz. Şikayetler kesilmişti. Yerel yönetime övgüler vardı. 
Son zamanlarda bu tablo çok değişti. Gazeteye her gün kentin çok farklı yerlerinden şikayetler, olumsuzluk haberleri yağıyor. Yerel yönetimler eski heyecanını kaybetmiş görünüyor. İnsanlar şikayet ediyor, bağırıyor. 
Geçen gün, ak sakallı, 80’li yaşlara gelmiş, elinde bastonla yürüyen çok yaşlı bir amca gazetenin yazı işleri katına çıktı. Ahmet Serimer’in önüne oturdu. Ben de tam karşısındayım. İster istemez kulak kabartıyorum. Yaşlı amca, pantolonunun, ceketinin ceplerinden sürekli kağıtlar çıkartıyor, Ahmet Serimer’e, hırsla anlatıyordu:
“- Benim arazimi gasp ettiler. Sözde şuyulandırma yaptılar, arazimi elimden aldılar. Mahkemeye gittim. Beni haklı buldu. Yürütmeyi durdurma, benim arazimi bana iade etme kararı çıktı. Ama Belediye mahkemenin kararını uygulamıyor. Beni süründürüyorlar. Alacağım elime silahı,  hepsini vuracağım. Müslüman Müslümana bu haksızlığı, bu eziyeti yapar mı?”
Çok öfkeliydi ak sakallı yaşlı amca. Kendisine büyük bir haksızlık yapıldığına inanıyordu. Öfkeyle anlatırken, ağlayacak gibiydi. Ahmet Serimer not aldı. Yaşlı amca, gitmek için ayağa kalktı.
“Kime oy verdin Amca?” diye sordum.. 
Belli, yarasına tuz basmışım. 
“-Elbette bunlara verdim. Tayyip Erdoğan’ın adamıdır diye bunlara verdim. Lanet olsun” dedi.
Bir soru daha sordum:
“-Bir sonraki seçimde kime oy vereceksin?”
Yanıtı çok netti:
“-Kafamı keserim, CHP’ye oy vermem. Kime vereceğim, yine bunlara vereceğim.”
……….
Bu Türkiye tablosudur. Belki üniversiteler düzeyinde uzman hocaların araştırması gereken bir konudur. Bu ülkedeki insanların neredeyse yüzde 70’i, “Kafamı keserim, CHP’ye oy vermem” diyen insanlardan oluşmaktadır. 
CHP bunun nedenini bulmak zorundadır.. AKP, toplumun bu yapısının getirdiği rehavetten kendisini kurtarmak zorundadır. Bu halkın büyük bölümü “Kafamı keserim, CHP’ye oy vermem” dese de, bir gün merkez sağda bir parti kurulur, başına da Süleyman Demirel gibi biri gelir, bu iktidarı da silip, süpürebilir… 
Bu yazı toplam 204 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37