1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Kandıra’dan manda yoğurdu
Kandıra’dan manda yoğurdu

Kandıra’dan manda yoğurdu

Geçen hafta benim açımdan yine çok hareketli geçti.

A+A-

Gazetede çeşitli heyetleri, misafirleri ağırladım. Ülke ve kentle ilgili konularda önemli insanlarla görüşme imkânım oldu. Geçen hafta içinde yazdığım yazılarla ilgili de çeşitli geri dönüşler gerçekleşti. Özellikle Kandıra’nın Köyleri’nde pek çok insanı ilgilendiren kamulaştırma olaylarını gündeme getirmiştim.

İlimizin Kandıra ilçesi çok özel bir bölgedir. Bu bölgenin insanları da çok farklı, çok özeldir. Kandıra insanları, özellikle köylüleri “Manav” olarak tanımlanırlar. Kolay kolay hiçbir şeye itiraz etmeyen, kavgaya hiç gelmeyen, genellikle kaderlerine rıza gösteren insanlardır.

Ama insanı bu yapıdaki Kandıra özellikle son yıllarda ciddi kayıplar yaşıyor. Kandıra’ya, Kandıra insanına verilen sözlerin hiç biri tutulmuyor. Ne turizm bölgesi olabildi Kandıra.. Ne  Gıda OSB kurulabildi. Ne bu bölgenin verimli topraklarından yetişen ürünler değerlendirilebildi.

Bu arada yıllardır Kandıra’nın farklı bölgelerinde çok sayıda köyü yok edecek barajların yapımından söz ediliyor. İnsanlara, “Burada baraj yapılacak. Bu köyler sular altında kalacak. Sizin topraklarınızı kamulaştıracağız” deniliyor. İstanbul’a su temini için İSKİ tarafından yapılması gündemde olan bu barajların alanı içinde kalan köylerde evi, arsası olan insanlar, bir çivi bile çakamıyorlar. Bu bölgelerde yapılaşma yasak. Tamam, al arazimi, ver paramı, yap barajını. Ama bunu da yapmıyorlar. Düşünün, Kandıra’nın köylüsüsünüz. Babadan, atadan kalma bir eviniz, bir tarlanız var. Ev eskimiş onaramıyorsunuz. Toprak size bakıyor, “yarın gelip kamulaştırırlarsa” diye ekemiyorsunuz.

Kamulaştırma yapılsa, devlet Kandıra Köylüsü’ne 50-100 bin TL para verecek, “Git başının çaresine bak. Ne halin varsa gör” diyecek. Ne yapacak bu insanlar? Üstelik bu insanların sesini duyuracak, hakkını arayacak kimseler de yok.

………….

İşte bunları yazdım geçen hafta. Kandıra’dan yüzlerce telefon aldım. Hepsi yaralıymış, teşekkür ettiler. İzmit’te kurulu, İzmit’e yerleşen Kandıralıların kurduğu İzmit Kandıra Eğitim Kültür Derneği (İZKANDER) Başkanı Hüseyin Öz ile, yönetim kurulu üyeleri Yakup Kaya,  Kadir Cansever, Cemalettin Burgucu gazeteye geldiler. Kandıra Köylüsü’nün bu konuda yaşadığı sıkıntıları onlardan da dinledim. Dertleştik. Bana Kandıra’nın ünlü Manda Yoğurdu’ndan getirmişler. Ev yapımı. Parayla bulamazsınız.

Kandıra’dan gelen bu hediye öyle hoşuma gitti ki, anlatamam.

Son yıllarda gazetecilik çok dejenere oldu. Başkaları, yazdıkları veya yazmadıkları yazılar hakkında avanta paraları, şantaj paralarını ceplerine indirirler. Ben Kandıra Köylüsü’nün gönlünü kazanmışım, bir bakraç Manda yoğurdu gelmiş. En zengin, en mutlu yazar ben değil miyim?

İzkander Başkanı Hüseyin Öz’e çok teşekkür ettim. Manda yoğurdunu bilirim. Başkan Öz’e, “Bununla güzel rakı içilir. Hakkını veririm” dedim.

Gerçekten bu kentteki ilgili, yetkili herkesin Kandıra ile Kandıra Köyleri ile yakından ilgilenmesi lazım. İstanbul’un gelecekteki suyu garantiye alınacak diye, o bölgedeki yüzlerce aile tedirgin. Hepsi manav terbiyesi almış. Sessiz, boynu bükük insanlar. Kendi haklarını savunamıyor, öyle başkaları gibi eylem düzenleyip, bağırıp çağırmıyorlar. Ama hiç kimse de onların haklarını savunmuyor.

Kandıra’nın denizi var. Yoğurdu, hindisi, taşı, keten bezi var.  Kandıra’da yaşayan herkese yetecek, oradaki herkesi rahat yaşatacak ekonomik değerler var. Sadece şu Manda yoğurdu ile Kandıra ihya olur. Ama hiçbir özelliği, güzelliği değerlendirilmiyor. İnsanlar gelecek kaygısı içinde. Toprağım kamulaştırılır da elime üç kuruş para verilirse, ailemle birlikte nereye göz ederim diye düşünüyorlar.

Ben Kandıra ile ilgilenmeye devam edeceğim. En azından İzkander’in hediye olarak getirdiği Manda yoğurdunun bir hatırı var. Artık bu rüşveti de aldım, beni kimse tutamaz. Ama hepsinden önemlisi, dertlerini, sıkıntılarını dile getirdiğim için Kandıra Köylüleri’nden gelen duaların değeridir.

Siyasetçilere, belediye başkanlarına, milletvekillerine sesleniyorum. Lütfen şu Kandıra Köyleri’ndeki kamulaştırma konusuna biraz eğilin. Oradaki insanları gidin dinleyin. Çekilen sıkıntıyı, o insanların gelecekleri konusundaki kaygılarını en azından öğrenin.

izkander-ismet-cigite-ziyaret.jpg-

İZKANDER Başkanı Hüseyin Öz ve dernek yönetim kurulu üyeleri, Kandıra Köylüleri’nin sıkıntıları ile ilgili yazılarıma teşekkür ettiler, bir bakraç Kandıra’ya özgü Manda yoğurdu hediye ettiler.

KARDEŞİMİN SAĞLIK DURUMU

Değerli okurlar. Bir yandan her gün yazıp çiziyor, bir yandan da kardeşim Nahit’in sağlık durumunu kaygıyla takip ediyorum. Nahit Çiğit yılbaşı gecesi evinde rahatsızlanmıştı. Öyle aklınıza “Yılbaşında kafayı çekip de hastalandı” gibi bir şey gelmesin. Beynindeki damarlar pıhtı ile tıkanmış. Yeni yılın ilk gününden beri Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi görüyor.

Nahit, benden daha fazla tanınan, dışarıya daha açık, çok daha fazla dostu, ahbabı olan bir adam. Belki binlerce kişi aradı, sağlık dileklerini iletti. Hepsine teşekkür ediyorum. Geçen hafta beynindeki problem dışında başka bazı organlarda da sorun olduğu tespit edildi, yoğun bakıma alındı. Prof.Dr. Faik Budak başta olmak üzere, KOÜ Tıp Fakültesi’ndeki bütün iyi insanlar, bütün başarılı hekimler, Sayın Rektör Prof.Dr. Sadettin Hülagü yakından takip ediyorlar.

İyileşmesini, yeniden ayağa kalkmasını, yeniden dost masalarındaki yerini almasını bekliyor, bunun için dua ediyoruz. Ama şu an itibariyle pek iyi değil. Kardeşimin sağlığı ile ilgilenen herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Gerektiğinde, zaman zaman sizlere de bu konuda bilgi aktarmaya devam edeceğim. Ama şu sıralar ziyaret için de uygun değil. Bunu belirtmek istedim.

Bütün okurlarıma sağlıklı, bereketli, başarılı günler dilerim.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum