1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Kanserden daha kötüsü: Alzheimer
Kanserden daha kötüsü: Alzheimer

Kanserden daha kötüsü: Alzheimer

18-24 Mart tarihleri arasında Yaşlılar Haftası kutlandı. Büyükşehir Belediye Başkanımız İbrahim Karaosmanoğlu, ilimizde bulunan SHÇEK’e bağlı yaşlı yurtlarına otobüsler gönderdi. Yurtlarda

A+A-

18-24 Mart tarihleri arasında Yaşlılar Haftası kutlandı. Büyükşehir Belediye Başkanımız İbrahim Karaosmanoğlu,  ilimizde bulunan SHÇEK’e bağlı yaşlı yurtlarına otobüsler gönderdi.  Yurtlarda kalan yaşlılar, Seka Park’a getirildi. Birlikte yemek yenildi, hoppidi hoppidi göbek atıldı.

Ben, geçtiğimiz yıllarda bir kez daha yazmıştım. İzmit’te Büyükşehir Belediyesi’nin yaşlılar için böyle gösterişe yönelik basit etkinlikler yapmak yerine dünya standartlarında bir Bakım  ve Barınma Tesisi kurması gerekiyor.

Aslında günümüzde bütün dünyanın başı  “Alzheimer”adı verilen, eski tabirle bunama olan hastalıkla dertte. Dünya nüfusu hızla yaşlanıyor. Yaşlı nüfus arttıkça, “Alzheimer” çok daha ciddi bir sorun olarak ortaya çıkıyor.

Bugün Çin’den ABD’ye kadar bütün ülkeler, bu konuda önlem almak için kafa yoruyor, para harcıyorlar.

Yaşlılar Haftasının açılışından hemen önce Türkiye Alzheimer Derneği  İstanbul’da 1 nci Alzheimer Kongresini düzenledi. Burada ortaya konan verilere göre, halen ülkemizde 400 bin Alzheimer hastası bulunuyor. Türkiye’de ortalama yaşam süresi 1960 yılında 48 yılmış.  Şimdi, ortalama ömür 72 yıla yükseldi.  Türkiye’de yaşlı nüfus giderek artıyor. 2050 yılında Türkiye’de 2 milyon yaşlının bu hastalığın pençesine düşeceği, Türkiye’nin dünyada Alzheimer hastası sayısı açısından 4 ncü sırada bulunacağı öngörülüyor.

En ölümcül hastalık malum, kanser...  Tedavisi pahalı, sıkıntılı. Ama sonunda kanser ya iyileşiyor, ya yakaladığı hastayı öldürüyor.

Alzheimer bulaşıcı değil. Ölümcül değil. Yaşlı insanlar çok uzun yıllar Alzheimer hastası olarak yaşayabiliyorlar. Bu hastalığın tedavisi de yok. Hastanın kendisi için de çok fazla sıkıntı yok. Ama yakınları; o hastanın eşi, çocukları, torunları çok büyük sıkıntı çekiyorlar. Alzheimer hastası bir an olsun yalnız bırakılamıyor. Gece ne yapacak, gündüz evden çıkarsa ne olacak, kimse bilemiyor.

Dünyada, yaşlanmış, bunamış insanlar için çok modern bakım evleri var. Kendi emekli maaşlarının ya da çocuklarının ödediği paranın karşılığında bakılıyorlar. Sürekli uzmanlar çevrelerinde. Aileleri de rahat ediyor.

Türkiye’de de bir tane Darıca’da var.  Öyle modern bir tesis ki, burada barınan hastayı yakınları evlerinde bilgisayardan, internet üzerinden izleyebiliyorlar. Hasta huzurevinde rahat, konforlu. Yakınları huzurlu.

Ama bu hizmetten çok az sayıda, çok zengin insanlar yararlanabiliyorlar. Çünkü, devlet politikası değil. Yerel yönetimler bu konuyu hiç düşünmüyorlar. Büyükleri Alzheimer hastası olan pek çok tanıdığım var. Perişan durumdalar.  Anneleri, ya da babaları, belki dedeleri ya da nineleri Alzheimer olmuş. İlacı yok, tedavisi yok. Alzheimer hastasının yakınları için bütün  hayat değişiyor. Yaşam kaliteleri tamamen düşüyor. Hani kimse itiraf edemiyor ama, en sevdiği yakını bu hastalığa yakalanan insanlar bile, bir-iki yıl sonra, “Hayırlısıyla ölse de, hem kendi kurtulsa, hem ben kurtulsam” demeye başlıyorlar.

Çünkü çekilir kahır değil... Çok büyük bir ıstırap...

Belki, 5-10 yıl sonra bizler de bu hastalığın pençesine düşeceğiz. Allah esirgesin, belki Sayın Başkan İbrahim Karaosmanoğlu da  ileride Alzheimer olabilir..

Türkiye’ye örnek olabilecek bir tesisi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi neden kurmasın? İşte koskoca Seka alanı var. Önü park, deniz. 800 dönümlük alanın her tarafı ağaçlarla dolu. Yürüyüş yolları var. Hala ne yapılacağına karar verilmemiş eski lojman konutları var.

Türkiye’nin en modern, Kocaeli’nin ilk yaşlı huzur evi, burada kurulabilir. Sadece Alzheimer hastası olanlar buraya kabul edilir. Parası olan, emekli maaşı olan öder. Olmayanlar sosyal güvenlik şemsiyesi altında, ya da Büyükşehir Belediyesi’nin sponsorluğunda bu yurtta barındırılır.

Belediye’nin evde bakım hizmeti çok güzel.

Ama bu iş daha önemli. Alzheimer hastalığını önlemek, bu hastalığa yakalananı iyileştirmek mümkün değil. Üstelik bu hastalık yenilenden, içilenden, havadaki kirlilikten, mikroptan falan da geçmiyor. Kendinizi ne kadar korursanız koruyun, 65 yaşından sonra, herkes için risk var. Ortalama yaşam süresi 72 yıla çıktı ve giderek yükseliyor. Alzheimer hastaları, evlerde gizli, kapalı odalarda yataklarına mahkum olmuş yatıyor. Çocukları, torunları onların başında, kendi hayatlarını yaşayamıyor.

Türkiye’nin bu konuyu mutlaka önüne koyması lazım. Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin hem maddi güç, hem uygun yer açısından avantajı var.

Seka Park olmazsa, Cephanelik olabilir. Bir yaşlı evi, bir huzurevi kurulur, Alzheimer hastaları burada titizlikle bakılırken, onların yakınları da huzur içinde yaşamlarına devam edebilirler.

İzmit için hiçbir şey yapmayan, hiçbir eser bırakamayan Sayın Başkan İbrahim Karaosmanoğlu’nun bu konuyu bir daha düşünmesini rica ediyorum.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.