1. YAZARLAR

  2. Adem TURGUT

  3. Kaos bizim genlerimizde var
Adem TURGUT

Adem TURGUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Kaos bizim genlerimizde var

A+A-

Ünlü bir anchormani televizyonda dinlemiştim. Yabancı gazetecilerle sohbet ederken onların nasıl hayıflandığını anlatmıştı:

-Adamlar bizim ülkenin gündemine şaşkınlık ve mesleki hayranlıkla bakıyorlar. Onlarda onlarca yılda olabilecek gelişmeleri biz birkaç ayda yaşıyoruz. “Yarın ne haber yapacağız” derdimiz asla yok. Gündem kendi kendine doluyor.

Gerçekten de öyle…

Sabahları gündem toplantıları yapıyoruz. 7 günün 5- 6’sında sabahtan manşet olacak haberi biliyoruz. Maşallah gündem hiç bitmiyor. Öyle böyle değil ciddi ciddi haberler…

***

New York, Paris ve Barcelona gibi dünyanın önemli metropollerinde yaşadıktan sonra İstanbul’a yerleşen ve gitmemeye karar veren İsveçli bir arkadaşıma sormuştum, “Neden Türkiye ve İstanbul’da karar kıldın?” diye... Gülerek şöyle cevap vermişti:

-Kaos. Türkiye’de bir bilinmezlik var. Trafik kaos, gündem kaos. Oysa Batı böyle değil. 6 ay sonra ne yapacağınızı planlarsınız. Oralar çok sıkıcı. Türkiye yaşamak için bir cennet. Günün öğleden sonrasını bile bilmiyorsunuz. Trafikte bir kalıyorsunuz planlar alt üst…

***

Sadun Abi ile her Perşembe gecesi TV 41’de 7 Artı programını yapıyoruz. Saat 20.00’de başlıyoruz, 22.00’de bitiyor. 120 dakika… Az buz değil. Programın içeriği haftanın değerlendirilmesi… Yerel bir gündem ile ilgili ne konuşacaksınız değil mi? Ama biz programdan iki saat önce oturup gündemi konuşmaya başlıyoruz. Program iki saat sürüyor, ondan sonra da iki saat konuşuyoruz.

Bitmiyor…

***

Bu hafta da öyle oldu…

İzmit Belediye Meclisi’ndeki alkollü mekanlar krizi ile başladık. Sadun Çetin de ben de AK Parti ve CHP Meclis gruplarının ortaklaşarak bu meseleyi çözmeleri gerektiğini söyledik.

Tıpkı araç alımında olduğu gibi… Nasıl 199 araçtan 63 araca inip kredi onayı verildiyse mekanlarda da bir formül bulunabilir. Ama bu kentin başkanı, meclis üyeleri ve medyası  Jolly Joker’e ruhsat vereceğine Hayal Kahvesini de sıkıntıya soktu. Bundan şiddetli kaos olur mu? Timur’a filleri vermeye gidip iki fil daha alan Nasreddin Hoca ve köylülerine döndük.

İkinci çeyrekte Kartepe Zirvesi ile ilgili AREDA’nın yaptığı kamuoyu araştırmasının sonuçlarını konuştuk. Alıcısı ve takipçisi akademisyenler, siyasetçiler ve bürokratlar olan zirveden Kocaelililerin yüzde 61’inin haberdar olması çok sevindirici bir gelişme. Kocaeli’nde mutluluk oranının Türkiye ortalamasının yüzde 5 üzerinde olması da çok iyi. Ancak gidilecek yolun uzun olduğu ve teoriden projeye geçişin 7/24 kütüphane ve saat 22.00’den sonra kadınların durak harici inebilmesi uygulamalarında olduğu gibi çoğaltılması gerektiğini de vurguladık.

Programın üçüncü yarım saati ankette çıktığı gibi Kocaeli’nin en önemli meselesi ulaşıma dairdi. Önce tramvayı konuştuk. 14 bin için planlanan hattı 54 bin kişi kullanıyor. 2025’e kadar 100 bine çıkması planlanıyor. Nasıl? Kuruçeşme güzergahı ve Şehir Hastanesi güzergahı ile bu sayı yakalanacak. Ancak TV 41’deki gençlerden biri bizim olumlu cümlelerimiz sonrası çeyrek sonunda yanımıza geldi:

-Abi iyi güzel diyorsunuz, konforlu diyorsunuz da tramvaya ilgi arttıktan sonra itiş kakış yolculuk yapmaya başladık. İnanılmaz kalabalık oluyor.

Ben söze girerek “Peki ne istiyorsun?” diye sordum:

-Abi, ya vagon sayısı artmalı ya da sefer sayısı, dedi.

Benim bildiğim vagon sayısı artamaz. Dönüşler için sıkıntı olabilir. Ayrıca istasyonlar ek vagonlara yetmez. Peki sefer sayısı artabilir mi? Şehir içi trafiği ile tramvayın kesiştiği noktalar bu yoğunluktan nasıl etkilenir?

Örneğin ben araçla Yenişehir üzerinden Kandıra Yolu’na dönüyorum. Eğer tramvaylara denk gelirsem ışıklarda çok uzun süre bekliyorum. Bazen trafik Arap saçına dönüyor. Çözülene kadar slalom yapıp Arastapark güzergahına gitmek zorunda kaldığım bile oldu. Ama ben aktarmış olayım. Şimdiden tramvayın kapasitesi ile ilgili sıkıntı var. Gündeme alınmalı ve çözüm bulunmalı. Yeni bir şehir kaosuna ihtiyaç yok.

Üçüncü çeyrekte Minibüsçüler kooperatifleri ile UlaşımPark arasında kurulması planlanan ortak havuzu da konuştuk. İyi bir iş olacak. Oradaki kriz ise 65 yaş üstü. Kimse mağdur olmadan şu 65 yaş üstünün ücretsiz binişleri düzenlenmeli. Herkes memnun olmalı. Bu kaos ortamı bitmeli. Canlı yayında da söyledim:

-Minibüsçülerin haklı olduğu yönler var. Bu konuda mağdur oluyorlar ancak devletin verdiği haktan yararlanan emekliye yaşlıya kötü davranma hakları kesinlikle yok. Herkes haddini bilmeli.

***

Son çeyrekte ise CHP İl Danışma Kurulu’nda yaşananları, kaos ortamını konuştuk. Sadun abi “eskiye göre daha iyiydi” fikrinde ben ise bu tip toplantıların basına kapalı yapılması gerektiğinin altını çizdim.

Ve süre bitti…

Memleketin meselesi o kadar çok ki bize yine süre yetmedi.

Çıktın Şahin abinin odasına… Sadun Çetin, Şahin Turgun, Ahmet Sezgin ve ben iki saatte orada konuştuk. Yine yetmedi.

Neyse gece yarısı kalktık, Bağçeşme üzerinden gideceğim. Ancak neredeyse yolun ortasına park etmiş araçlar var. O saatte bile trafikte kaos var.

Direksiyonda İsveçli arkadaşımın sözleri aklıma geldi:

-Bu memleket kaosuyla güzel!..

“Haklı galiba” dedim, acı acı gülümseyerek “Kaos bizim genlerimizde var…”

Bu yazı toplam 1423 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum