1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Kapanmasın diye ağlamayın, yaşaması için elinizi uzatın
Kapanmasın diye ağlamayın, yaşaması için elinizi uzatın

Kapanmasın diye ağlamayın, yaşaması için elinizi uzatın

Geçen akşam sevgili Rafet Kırgız ve Adnan Yaman ile uzun soluklu bir sohbetimiz oldu. Gündemdeki konu Kocaelispor’un kapatılması, yeni kulüp kurulmasıydı doğal olarak. Her ikisi de şiddetle

A+A-

Geçen akşam sevgili Rafet Kırgız ve Adnan Yaman ile uzun soluklu bir sohbetimiz oldu. Gündemdeki konu Kocaelispor’un kapatılması, yeni kulüp kurulmasıydı doğal olarak. Her ikisi de şiddetle karşıydı bu düşünceye, projeye. “Kocaelispor asla kapatılamaz, buna izin vermeyeceğiz” diyorlardı. Dün eski başkan Muammer Çelik aradı. Onun düşüncesi de aynıydı. Çelik, “ Burada siyasi bir oyun var. Kent bu oyuna gelmemeli. Kocaelispor’un kapanmasına izin verilmemeli” dedi. Çelik, bir-iki gün içinde konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapacağını söyledi.  Kocaelispor’un kapanmasına eski yöneticilerin tamamına yakını karşı. Bunu iki şekilde yorumlamak gerekir. Birincisi ve ağırlıklı olan eski yöneticiler olası bir kapanma sonrasında ağır bir borç faturasıyla karşı karşıya kalacaklar. Böyle bir sıkıntı yaşamak istemediklerinden, kapanmaya şiddetle karşı çıkıyorlar. Kuşkusuz tüm eski yöneticileri bu kategoriye alamayız. Alırsak haksızlık yaparız. İçlerinde mutlaka manevi değerleri ön plana alarak Kocaelispor’un tarihine, mazisine sahip çıkma adına kapanmaya tepki verenler vardır.

Çağrılarımıza cevap vermediler

Aslına bakarsanız kimse Kocaelispor kapansın, isim değişikliğine gidilsin istemez. Keşke birileri çıkıp sahip çıksa da Kocaelispor bu şekilde devam etse. Ancak son yıllarda yaşadıklarımız ortada. Eski yöneticilere defalarca çağrı yaptık. Gelin şu eski vergi borcunun ödenmesiyle ilgili katkı verin de kulüp yaşasın dedik. Çağrımıza olumlu yanıt veren bir-iki yönetici oldu. Kocaelispor’un Kırgız başkanlığındaki yönetimi Yüksek Divan Kurulu’nu toplantıya çağırdı. Eski yöneticilerden oluşuyordu Yüksek Divan Kurulu. Oradaydım. Sadece 20 eski yönetici gelmişti. 300 dolayındaki eski yöneticiden varlıklarını hissettirenlerin sayısı 25’i bile bulmuyordu. Eksi yöneticiler bu çağrılara neden kayıtsız kaldılar diye düşündüğümde. İlk olarak aklıma, kulübün kapanabileceğine ihtimal vermiyorlar, işi ciddiye almıyorlar geldi. Nasılsa birileri çıkar kulübü yaşatır, ortaya çıkmaya gerek yok diye düşünmüşlerdir.

Eski yöneticiler kapanmayı ciddiye almadılar

Oysa kapanma tehdidi uzun süredir Kocaelispor’un yakasında. Vali Ercan Topaca ortaya çıkmasa, 6 ay önce kapısını kilit vurulacaktı kulübün. Dolayısıyla eski yöneticiler, vergi borçlarının ödenmesiyle ilgili sorumluluklarını yetire getirmediler. Bu konuda çok ilgisiz, duyarsız kaldılar. Kocaelispor bugün o eski borçlar yüzünden kapanmayla karşı karşıya. Eski yöneticiler el verse, katkı sağlasa yapılandırılan eski vergi borçlarının ödenmesiyle ilgili bir adım atılsa, bugün kimse Kocaelispor kapansın demezdi, deyemezdi. Bir anlamda eski yöneticilerin duyarsızlığı işi bu noktaya getirdi. Eski yöneticiler kimseye kısmasın, suçu kendilerinde arasın. Bugün bakıyoruz da yandık diye ayağa kalkıyorlar. İş ciddiye bindi ya, kulübün kapanması yüksek sesle konuşuldu ya, paçaları tutuştu.

Oturduğun yerden kapanmasın demekle olmaz

İbrahim Saral örneği var. Adam dönemine ait tüm borçları ödemiş. Bugün kulüp kapanırsa fatura ödemek gibi bir kaygısı yok. Herkes Saral ve ekibindekiler gibi borçlarına sadık olsaydı zaten Kocaelispor’un bugün bu kadar boru olmaz, kapanma gibi bir durumla da karşı karşıya kalınmazdı. Kent büyükleri Kocaelispor FK projesini istiyor ve destekliyor.  Bu konuda çalışmalara başlandı. Kimse bu projeyi isteyenlere, destekleyenlere kızmasın. Buna hakları yok. Kocaelispor’un kapanmasını istemeyenler ortaya çıksınlar, varlıklarını göstersinler. Onları tutan, onlara engel olan mı var. Kongrede yapsınlar bir yönetim alsınlar kulübü. Öyle oturduğun yerden, hiçbir katkı vermeden Kocaelispor kapanmasın demekle bu işler olmaz. Taşın altına elini koyacaksın ki, Kocaelispor yaşasın. Sevgi eylem gerektirir beyler. Kocaelispor’u seviyorsanız elinizi uzatın ve bu kulübü yaşatın. Yapmıyorsanız, boşu boşuna bağırıp çağırmayın. Kulüp kapanıyor diye ağlayacağınıza, yaşaması için elinizi utasın.

Hakeme saldırıya hapis cezası

Ulusal gazetelerde bir haber vardı. Dikkatimi çekti. Başlık şöyleydi: “Hakemi tehdit etti, 16 ay hapis yedi” Haberim devamı şöyle: “Yeni yasa can yakmaya başladı. İzmir'de 1. Amatör Küme maçında, kendisine kırmızı kart gösteren hakem Mert Uçar'ın üzerine yürüyüp hakaret, darp ve tehdit ettiği iddiasıyla yargılanan Pınargücü oyuncusu Emre Bağcı'ya, 16 ay 20 gün hapis cezası verildi. İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada; hakim Niyazi Erdoğan, sanığa uzlaşıp uzlaşmayacağını sordu. Sanık Emre Bağcı uzlaşmak istedi, ancak hakem Mert Uçar’ın avukatı ceza talep etti. Hakim, Emre Bağcı’yı ‘tehdit’ten 5 ay, ‘hakaret’ suçundan da 11 ay 20 gün olmak üzere toplam 16 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca sanığın suç işlemeye meyilli kişilik özelliklerini, pişmanlık duyduğuna dair herhangi bir tutum ve davranışının bulunmamasını göz önünde bulundurarak, daha önceden de sabıkasının olması nedeniyle cezayı ertelemedi, paraya da çevirmedi. Ceza kesinleşince hapse girecek olan Emre Bağcı’ya Federasyon’dan 8 maç ceza gelirken, kulübü Pınargücü de takımdan uzaklaştırdı”

Hapse girmek istemeyen hakemden uzak durur

Sporda şiddet yasağının sadece tribünlerde taşkınlık yapan taraftarları kapsadığı yönünde bir görüş vardı. Öyle olmadığı bu örnekle görüldü. Hakemin üzeriye yürüyüp darp eden futbolcu açılan dava sonucunda 16 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bugüne kadar bu tür eylemlerde suçlulara maçlardan men cezası dışında bir yaptırım uygulanamıyordu. Yeni yasayla birlikte hapis cezası geldi. Örnek ortada. Hakeme saldıran futbolcu 16 ay hapis yatacak. Yeni yasanın bu maddesinden haberi olmayanları uyarayım düşüncesiyle bu haberi köşeme taşıdım. Pınargücü takımı futbolcusunun başına gelene baksınlar, ibret alsınlar. Hapis cezası ile karşılaşmak istemeyen hakemden uzak dursun.

Gençlik ve Spor’dan yanıt bekliyorlar

Önceki gün tekvando camiasından üç ziyaretçim vardı. Önce tanıştık.  Hakan İygün ile Ömer Yıldız sporcu, Özgür Neşe ise veli olduğunu söyledi. Merakla anlatacaklarını dinledim. Aynı zamanda astsubay olan Ömer Yıldız şunları söyledi: “7 veli, 2 sporcu imzalı bundan 18 gün önce Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne Tekvando İl Temsilcisi Erdoğan Göçer ile ilgili bir şikayet dilekçesi verdik. Aradan bu kadar güç geçmesine rağmen bize bir dönüş olmadı. Dilekçemize neden cevap verilmediğini bilmek istiyoruz. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden en kısa sürede bir yanıt, açıklama bekliyoruz” dedi. Ziyaretime gelen üç tekvandocu benden seslerini duyurmam için yardım istedi. Bu zaten benim görevim. Gençlik ve Spor resmi bir kurum. Bir dilekçe varsa, mutlaka dikkate almak, yanıt vermek zorundalar. O yanıtın, açıklamanın en kısa sürede geleceğini umut ediyorum.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.