1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kara perşembe…
Kara perşembe…

Kara perşembe…

Son gazeteci tutuklamaları, bu sözcüklerle düştü Dünya ajanslarına. CNN ve AFP, “Türkiye ödül sahibi gazeteciyi gözaltına aldı” diyerek duyurdu. Nasıl geliyor kulağa? Evet, Oda TV tutuklama

A+A-

Son gazeteci tutuklamaları, bu sözcüklerle düştü Dünya ajanslarına.

CNN ve AFP, “Türkiye ödül sahibi gazeteciyi gözaltına aldı” diyerek duyurdu.

Nasıl geliyor kulağa?

Evet, Oda TV tutuklamaları bir eşikti. Şimdi arkası gelmeye başladı.

Öyle anlaşılıyor ki, “terör suçu”, hükümeti ve cemaati eleştirmek anlamına da geliyor.

Yaygın basında ve kamuoyunda özellikle Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın da “alınmalarının” ardından bu konuda mutabakat oluşmuş durumda.

Seçimler yaklaşırken, siyasi iktidarın oylarını etkileme gücü olan herkes tutuklanıyor.

Adı geçen gazetecileri tutuklamanın başka bir izahı yok.

Askerleri tutuklarken, “darbe yapacaklardı” iddiasıyla kafaları bulandırmak bir süreliğine de olsa mümkün olabilir.

Ama gazeteciler, hele bu kimlikteki gazeteciler “terör” şüphelisi olarak alındığında, bu gerekçeye akıl, izan sahibi hiç kimse inandırılamaz.

İnandırılamadı da.

Tepkiler muhtelif…

Toplum, kusursuz köleliğe doğru koşar adım giderken, TÜSİAD açıklamasının  samimiyeti tartışılır.

Basının, konuya tepki koyan kesiminin tepkilerinin de “bir sonuç yaratma kapasitesi” itibarıyla yeterince etkili olduğu söylenemez.

Hala siyasi iktidarın seçimlerde iktidarını koruyacağı haberleri tam gaz ekranlarda, sütunlarda.

Demokrasi vicdanının gereği olarak, bu kafa ve niyette bir iktidarın, iktidarını sürdürmesine karşı, ciddiye alınabilir bir duruş yok.

Peki ya, sendikalara ve meslek örgütlerine ne demeli.

Demokrasi, bizzat siyasi iktidarın açık saldırısı altındayken, kendi yok oluşlarının tanıklığıyla yetiniyorlar

İş, sessizliği henüz siyasi iktidarı tedirgin etmeyen muhalif kalabalıkların ne yapacağında düğümleniyor.

Siyasi iktidara karşı olan bu kalabalıkların, hangi oranda aynı zamanda demokrasiden yana olduklarında, ne ölçüde demokrasi için gerçek bir mücadele hevesinde olduklarında düğümleniyor.

Siyasi iktidarın kendisi BOP’un bir oyuncusuyken, sokaklarda Arap modeli bir BOP hareketliliği hiç kimse beklemiyor kuşkusuz.

Ancak Türkiye’nin sokaklarında, yüzde 42 nin endişeleri etrafında, doğru örgütlenmiş sert bir muhalefetin de bu iktidarın façasını ciddi biçimde bozacağı açık..

Ana muhalefet partisi bu dinamizmi merkezine koyan bir stratejiyi geç olmadan yaşama taşımayı düşünür mü acaba?

Zaten bir başka seçenek de görünmüyor.

Koca ülke hepimizin gözleri önünde, akıl almaz bir hızla karanlığa gömülüyor.

Bu suskunluk sürdükçe, herhangi bir muhalif gazetecinin her an terör örgütü üyeliği suçlamasıyla evinden alınıp hapsedilmesi sürpriz olmayacak.

Bu suskunluk sürdükçe, hiçbir  muhalif gazeteci, haberlerini ya da yazılarını yazarken, bir sonrakini yazıp yazamayacağından emin olamayacak.

Bu suskunluk sürdükçe, hiçbir okur, okuduğu yazının bir sonrakini gazetesinde okuyup okuyamayacağından emin olamayacak.

Bu suskunluk sürdükçe, başka “Kara Perşembe”ler, “Kara Cuma”lar, “Kara Cumartesi”ler, “Kara Pazar”lar,”Kara Pazartesi”ler, “Kara Salı”lar, “Kara Çarşamba”lar sürpriz olmayacak.

Bu suskunluk sürdükçe, karanlık daha da koyulaşacak…

Bu haber toplam 1212 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.