• BIST 107.206
  • Altın 142,629
  • Dolar 3,5525
  • Euro 4,1323
  • Kocaeli 31 °C

Karamürsel’in değeri artarken

İsmet ÇİĞİT

Daha 1970’li yıllarda, Körfez Köprüsü fikri ortaya atılmıştı. Kabaca Gebze ile Karamürsel arasında yapılması öngörülen Körfez Köprüsü fikri gündeme gelince, Karamürsel Bölgesi’nde, köprü ayağına yakın kesimde gayrimenkul almak için harekete geçenler olduğunu hatırlıyorum. Körfez Köprüsü (Osmangazi Köprüsü) tamamlandı. Bakmayın bayram günlerindeki izdihama, tıkanmalara. Osmangazi Köprüsü’nden paralı geçişler başladıktan sonra, iş düzene girecektir.

Bu köprü, en çok Karamürsel ve Yalova’ya yaradı. Artık İstanbul’dan Karamürsel’e ulaşmak yarım saat. Gebze Bölgesi’nden Karamürsel’e geçmek ise 8-10 dakika.. Körfez Köprüsü ile birlikte, Karamürsel bölgesinde hem kiralar hem gayrimenkul fiyatları müthiş bir hızla yükselmeye başladı.

İşte tam bu ortamda, Büyükşehir Belediyesi, 2009 yılında tamamlanan ama satamadığı Gazanferkent Konutları’ndaki elinde kalmış 77 konutu satışa çıkarttı.

Gazanferkent Konutları çok cazip, çok lüks değil. Zaten inşaat süreci sıkıntılıydı. Bittikten sonra işçiliğin çok iyi olmadığı görüldü. Büyükşehir Belediyesi Kent Konut, tamamladığı projelerdeki konutların büyük bölümünü kolayca satarken, Gazanferkent Konutları’na talep gelmemişti. Büyükşehir Belediyesi, sahibi olduğu ama boş duran konutlar için bunca yıl aidat ödedi. Şimdi yarın yapılacak ihalelerle bu 77 konut satışa çıkartılıyor.

Gazanferkent Sitesi’nde (2+1), (3+1) ve (4+1) tipi konutlar var. İşçilik çok iyi, daireler çok lüks değil. Ama 101 bin TL’den başlayan fiyatlarla satılacak. Yarın 77 konutun her biri için tek tek açık arttırma yapılacak. İleriye dönük gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenler için Büyükşehir Belediyesi’nin satacağı bu 77 konutun önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. İstanbul’da, Gebze’de işi olup,  Karamürsel’de oturmayı tercih edecek pek çok kişi olacak. Zaten Karamürsel Bölgesi’nde gayrimenkul fiyatlarının birden fırlamasının nedeni de bu. Gazanferkent Konutları çok kaliteli değil belki. Ama Dereköy’deki bu konutların manzarası muhteşem. Yarınki ihaleye yoğun katılım bekliyorum. Büyükşehir Belediyesi bu satış işini, İstanbul ve Gebze Bölgesi’nde de daha iyi duyurabilirdi. 77 konutun satışı biraz sessiz sedasız yapılıyor. Buna rağmen bu işleri takip edenler, Gazanferkent Sitesi’nden konut satın almak için yarın ihaleye akacaktır.

Yol müteahhitleri artık işe başlamalı

Mevcut Büyükşehir Belediyesi yasasına göre, ilçe belediyelerinin yetkileri de, sorumlulukları da bir hayli sınırlı. İlçelerde belediyeler bulunmasına rağmen, bütün önemli ve büyük işlerin yükü, Büyükşehir Belediyesi’nin omuzlarına yükleniyor.

İlimizde geçen yaz döneminde hemen hemen hiç iş yapılmamıştı. Sert bir kış geçirdik. Bu arada İSU Genel Müdürlüğü, kentin hemen her yerinde altyapı işleri yaptı. Başta İzmit olmak üzere, ilimizin bütün ilçelerinde bozuk, kazıldıktan sonra onarılmamış caddeler, sokaklar ve köy yolları bulunuyor.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, her ilçedeki bozuk cadde ve sokakların, köy yollarının yeniden asfaltlanması, üst yapı işlerinin yapılması için Nisan-Mayıs aylarında ihaleye çıkmıştı. Her ilçede asfalt işlerini yapacak müteahhitler belli. Ramazandı, bayramdı, işler başlamadı. Ama artık yaz sezonunun ortasına gelindiğinde bu işlerin başlaması gerekiyor.

İzmit’te, Kartepe, Başiskele, Gölcük’te, diğer ilçelerde toz toprak içinde, delik deşik halde, alt yapı için kazıldıktan sonra öylece bırakılmış pek çok cadde-sokak var. Şimdi işe başlanırsa, Eylül’e kadar ancak bitecektir. Daha fazla vakit kaybedilmeden ihaleleri kazanan müteahhitleri yer teslimlerinin yapılması, il genelinde büyük bir onarım ve üst yapı işine girişilmesi gerekiyor. Bu işler Kurban Bayramı dönemine kadar mutlaka bitmeli. Bu yaz bu işler yapılmazsa, gelecek sonbahar ve kış döneminde bu şehirde pek çok cadde ve sokağa girilemeyecektir.

Anayasa ve Başkanlık yıl sonu dönemine kaldı

Son aylarda Türkiye’nin en çok konuştuğu konuların başında Anayasa Değişikliği ve Başkanlık Sistemi’ne geçiş geliyordu.

AK Partililerin söylemlerinde, “Anayasa değişikliği konusu bu yasama döneminde Meclis’e gelecek”  sözü öne çıkıyordu. Ama AK Parti’de Genel Başkan değişikliği ortaya çıktı. Ahmet Davutoğlu gitti, Binali Yıldırım geldi. Elbette önemli bir zaman kaybıydı.

Şimdi, TBMM bu ayın sonunda tatile çıkıyor. Tatile kadar Anayasa değişikliği ve Başkanlık Sistemi konusu bir kere daha buzdolabına konuluyor. 1 Eylül’de yeni yasama yılı başladıktan sonra bu konuyu Türkiye yeniden ve siyaseten sert bir üslupla tartışmaya başlayacak. Anayasa değişikliği ve Başkanlık Sistemi bu yasama döneminde Meclis’e gelse, sonbaharda bir referandum da kaçınılmaz gözüküyordu. Bu önemli konunun sonbahara kalmasının ardından, 2016 yılı içinde bir referandum da büyük ölçüde gündemden kalkmış gözüküyor.

Şimdi iktidarı ile muhalefeti ile bütün siyasetin, yaz tatili sonrası Meclis yeniden açıldıktan sonra gündemin ilk maddesi haline gelecek Anayasa değişikliği ve Başkanlık Sistemi konusu üzerinde çalışması gerekiyor. Özellikle ana muhalefet CHP’nin bu çok önemli konuda her şeye, “Hayır” demek konusunda içinde Başkanlık Sistemi veya partili cumhurbaşkanlığı sisteminin de bulunacağı Anayasa değişikliği konusunda kendi tezlerini geliştirecek, ortaya mantıklı öneriler getirecek çalışmalar içinde olmasını umut ediyorum.

O yolda asker tedbirsiz nasıl gider?

“-Terörün kökünü kazıdık, teröristleri ezdik, bitirdik” diyorlar.

“Bizden bir şehit varsa, onlardan 10 kişiyi deviriyoruz” diye övünüyorlar.

Kendi ülkemizin topraklarını, savaş uçakları ile vuruyoruz. Devletin bütün imkanları, büyük milletin bütün duaları seferber edilmiş. Ama hala şehit haberleri geliyor ve kahroluyoruz.

Türkiye şehitlerin yasını tutmaktan matem ülkesine döndü. Bütün televizyonların ana haber bültenleri şehit cenazelerinden görüntülerle, ağlayan kendisini paralayan annelerin, eşlerin, çocukların görüntüleri ile başlıyor.

Önceki akşam Şemdinli Aktütün Bölgesi’nde, 5 askerimiz daha şehit oldu. Kahpe terör örgütü, hain pusular kuruyor. Ama biz, koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devletiyiz. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin dünyadaki en donanımlı, en deneyimli ordusu olduğuna inanıyoruz. Son olarak gencecik 5 askerimizin şehit olduğu Şemdinli Bölgesi’nde bugüne kadar 100’e yakın şehit vermişiz. En son, geçen 18 Mayıs’ta aynı bölgede 5 askerimiz şehit olmuş.

Askeri birlik, Aktütün Karakolu’na gidiyor. Terör örgütü yolda önceden hazırladığı bombayı patlatıyor. O bölgede savaş halindeyiz. Askerimiz, nasıl böyle bir pusuya düşüyor?

Bayram tatilinin son gününde yine ocaklara ateş düştü. Yine gencecik insanlar şehit oldu. Elbette “Şehitlik” övünülecek bir mertebe. Ama asıl olan yaşamaktır. O insanların aileleri var. Hayattan beklentileri var. Nasıl göz göre göre şehit oluyorlar?.. Askeri ve siyasi yetkililerin kamuoyuna bu konuda hesap vermesi gerekiyor.

Terörün en azgın olduğu bölgede, pusuya düşmek, 5 şehit vermek, kimsenin aklına mantıklı gelmiyor. 

Olimpik havuz projesi ne oldu?

Türkiye’de hiçbir ilde yokken, İzmit’in Olimpik Buz Sporları Sarayı vardı. Büyükşehir Belediyesi, Buz Sarayı’nı Gençlik ve Spor Bakanlığı’na verdi. Şimdi, bu tesisin Gençlik ve Spor Bakanlığı’na tahsis süresi 25 yıla çıkartılıyor.

Buz Sarayı’nın Gençlik ve Spor Bakanlığı’na devri, İzmit için bir kayıptır. Zaten, tesis popülaritesini kaybetti. Bu arada, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın İzmit için olimpik bir yüzme havuzu projesi vardı.

Yıllar önce bu proje İzmit halkına müjdelendi. Büyükşehir Belediyesi, SEKA Park alanı ile D-100 arasında, SEKA Devlet Hastanesi otoparkının doğu tarafındaki boş araziyi Olimpik Yüzme Havuzu için tahsis etti.

Ama aradan yıllar geçti. İzmit’e yapılacağı sözü verilen Olimpik Yüzme Havuzu konusunda hiç ses çıkmadı. İzmit, yüzme sporu açısından Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri. Çok başarılı yüzücüler yetiştiren kulüpler var. Kentte yüzme sporu açısından büyük bir potansiyel de bulunuyor. Ama ülkenin pek çok kentinde olimpik yüzme havuzları varken, bizim ilimizde yıllar önce gündeme gelen proje, bir türlü hayata geçmiyor. Acaba vaz mı geçildi?.. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yetkililerinin bu konuda kamuoyunu aydınlatmasını bekliyorum. 

Işık’ın Varşova temasları

Bayram tatili günlerinde pek çok kişi tatil için kaytarırken, her gün çalışan, oradan oraya koşturan kişilerin başında Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın geldiğini, Işık’ın çalışma temposunun takdire değer olduğunu geçen gün yazmıştım.

Sayın Bakan, tatilin son gününde telefonla bayramlaşmak için aradı. Tatil günlerinde Kocaeli’nin her yerini dolaşıp, binlerce vatandaşla ve partisinin teşkilatları ile doğrudan temas kurmanın yanı sıra, Bayram’da iki gün de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Varşova’daki NATO zirvesine katılmış. Işık, Milli Savunma Bakanlığı görevine yeni yeni ısınıyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na göre, Milli Savunma Bakanlığı çok daha farklı bir iş. NATO zirvesi, 2 yılda bir yapılıyor. NATO’ya üye ülkelerin devlet ya da hükümet başkanları ile birlikte, Savunma Bakanları katılıyor.

Fikri Işık, Varşova’daki iki günlük zirve sırasında aralarında ABD Savunma Bakanı’nın da bulunduğu 8 ülkenin bakanıyla yüz yüze görüşme yapmış. Diğer NATO ülkesi bakanları ile de ayaküstü görüştüğünü, tanıştığını anlattı. Fikri Işık ODTÜ mezunu. Yabancı dili var. Bu da önemli bir avantajı.

NATO zirvesi bir daha 2018’de toplanacak. Bakan Işık, “2018’deki zirveyi düzenlemek için talip olduk. Büyük olasılıkla 2018 zirvesi ülkemizde toplanacak” dedi. Bu gerçekleşirse, 2018 yazına kadar hükümette de bir değişiklik olmazsa, Fikri Işık siyasi hayatının en önemli ev sahipliklerinden birini, 2018 yılında NATO zirvesi ile yapacak.

Euro-2016 bitti; Rio-2016 geliyor

Fransa’da düzenlenen Euro-2016 Futbol Turnuvası, bir ay devam etti. Doğrusu, Avrupa’nın terör tehdidi altında bulunduğu döneme rastlayan bu büyük organizasyonda terör saldırıları konusunda kaygılıydım.

Turnuvanın başlarında, Rus ve İngiliz taraftarlar arasında çıkan olaylar dışında hiçbir tatsızlık yaşanmadı. Elbette Avrupalılara pek çok konuda kızıyoruz. Bize karşı muamelelerini içimize sindiremiyoruz. Ama ben Avrupa kültürünü çok takdir ediyorum. Avrupa insanının kültüründe, medeniyet var. İnsanların karşılıklı birbirlerine saygıları var. Gerçek milliyetçilik, gerçek bir bayrak sevgisi var. Tam anlamıyla profesyonellik var. Avrupalı futbolcular prim için değil, bayrakları, ulusları için oynuyorlar ve yüreklerini sahaya koyuyorlar.

Euro-2016’da sürpriz bir şampiyon çıktı. Bence Portekiz, bu şampiyonluğu hak etmişti. Ev sahibi Fransızlar finalde kupayı kaybetti. Hiçbir tatsız olay yaşanmadı. Final maçı öncesi kapanış töreni kısa ama muhteşemdi.

Euro-2016’nın güzel anılarla tamamlandığını ve futbolseverlere çok güzel bir ay yaşattığını düşünüyorum.

Şimdi, 5 Ağustos’ta Rio-2016 Olimpiyatları başlayacak.  Erkek basketbol takımımız Rio bileti alamadı. Ama kadın basketbolcularımız katılacak. Güreş, boks, halter, atletizm, atıcılık , judo, okçuluk gibi branşlarda Türk sporcularından madalya bekleyeceğiz..

Rio-2016,  Euro-2016 Futbol Şampiyonası’ndan çok daha görkemli, çok daha heyecanlı geçecek. Sadece sporsever olarak değil, bu çağda yaşayan bir insan olarak Rio’daki yarışmaları izlemenizi tavsiye ederim. Fransa’daki futbol şampiyonasının saatleri bize uygundu. Rio’daki olimpiyatları izlemek için uykusuz kalacağız. Ama emin olun, pek çok yarışmayı izlemek için buna değecektir. 

 

Bu yazı toplam 1838 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37