• BIST 97.533
  • Altın 145,901
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 13 °C

Karayolları bizimle alay ediyor

İsmet ÇİĞİT

İlimiz için Uzuntarla’daki Cengiz Topel Askeri Havaalanı sivil uçak trafiğine açıldı. 2011 yılı kasım ayında Cengiz Topel’den ilk sivil, tarifeli uçuş yapıldı. Sonra, verilen sözler tutulmadı. Cengiz Topel Havaalanının sivil terminali bomboş duruyor. Kafeteryası, büfesi bile yok. Günde bir uçak sabah kalkıp 

Trabzon’a gidiyor, bir uçak akşam saatlerinde Trabzon’dan geliyor. Bu seferler de haftanın belli günleri ve sık sık aksıyor.

Yani, Cengiz Topel’e giren çıkan yok. Yakın zaman içinde bu tesisin hareketleneceğine dair bir işaret de yok. Ama D-100’den Adapazarı yönüne gidecek olursanız, Cengiz Topel Havaalanı sivil terminali yakınlarında görkemli bir yaya köprüsü yapıldığını görürsünüz.

Karayolları lütfetmiş, Cengiz Topel terminali bölgesine bir yaya üstgeçidi yapmış. Bu köprüden günde 10 kişi karşı tarafa geçerse, gelin bana istediğinizi söyleyin. Tamamen gereksiz bir üst geçit.

Oysa, aylardır D-100 karayolu İzmit geçişinde Yahya Kaptan kavşağında yaya üstgeçidi bekliyoruz. Günün her saati çok karışık durumda olan İzmit Otobüs Terminali bölgesinde köprülü kavşak bekliyoruz. Karayolları bunları yapmak zorunda. Eşme’de 3 yıl önceki şiddetli yağmurda bozulan

D-100’ün onarımını hala bitiremediler. Bu kadar acil, önemli iş varken, bu kent Karayolları’ndan hizmet beklerken, onlar gidip,  Cengiz Topel önüne yaya üstgeçidi yapıyor.

Bu Karayolları’nda yani hiç kafa çalışmıyor, ya da bu Karayolları, bizim kentimizdeki insanların aklı ile alay ederek kendince eğleniyor.

cengiz-topel-ustgecit.jpg

GÜNDE 10 KİŞİ GEÇER Mİ?- Çalışmayan Cengiz Topel Havaalanı önünde, D-100 üzerinde Karayolları’nın yaptığı yaya üstgeçidi. Karayolları’nın ilimize yatırım yaptığını görmek elbette sevindirici. Ama bu köprü o kadar gereksiz ki..

Yahya Kaptan’da doğru karar

Bu hafta sonu ve gelecek hafta sonu LYS var. Yani Lisans Yerleştirme Sınavı. İlimizde 60 bin civarında genç bu sınava katılacak, gelecek yıl iyi bir üniversitede eğitime devam edebilmek için çaba gösterecek. Bu çocuklar, daha ilkokula başlamadan önceden beri, bu sınavı hedefliyorlar. Çocukluklarından, gençliklerinden fedakarlık yaptılar. Aileleri, çok ciddi masraflara katlandı. Hedef, hep LYS ‘ydi.

Şimdi, sınav günü geldi. LYS’ye girecek gençler ve aileleri  bu sınavları “Olmak veya olmamak”  meselesi olarak görüyorlar. Yahya Kaptan Mahallesi Muhtarlığı, bu çok önemli sınav nedeniyle, bu hafta sonu ve gelecek hafta sonu mahallede Ramazan Davulu çalınmasını yasaklamış.

Ramazan davulu, bir gelenek. Bize eski Ramazanları hatırlatıyor. Ama günümüzde hiç kimse, sahura Ramazan Davulu ile kalkmıyor. Sabaha karşı saat 02.00-03.00 arası evler arasında dolaşan Ramazan Davulu,  iyi ses çıkartıyor ve insanların uykusunu bölüyor. LYS’ye girecek gençlerin, sınav günleri uykuları bölünmeden, deliksiz uyumaları gerekiyor. Bu nedenle Yahya Kaptan Muhtarlığının aldığı kararı doğru buluyorum. Hatta bu karar, 18-19 ve 25-26 Haziran günleri için bütün Türkiye’ye örnek olabilir.

Düşünün, cumartesi günü sınava girecek bir genç; cuma gecesi sabaha karşı davul sesiyle uyansa, zaten heyecandan zor uyumuş, sabaha kadar bir daha gözüne uyku girmeyecek. Sonra sınavda nasıl başarılı olacak. Bu riski göze almamak gerekir.

CHP tartışmanın içinde olmalı

Türkiye’nin günümüzdeki siyasi yapısı, çok açık ve net. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ne diyorsa o oluyor. Erdoğan bu milletten ne istese, çoğunluk bu istediğini verecek.

Bu siyasi tablo, elbette çok uzun süre böyle gitmeyecek. AK Parti içinde de rahatsız insanlar var. Kendilerini, gidişatı sorguluyorlar. Muhalefette güçlü isimler, güçlü liderler arıyorlar. Belki 2019’dan sonra, 15 yıla yakındır devam eden bu siyasi tablo değişecek.

Ama şimdi, Erdoğan bu ülkede tek adam, tek lider. İstediği oluyor. Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan, kim ne derse desin, demokrasi ile yönetilen ülkeler içinde, en geniş yetkilere sahip Devlet Başkanı konumunda. Her şey Erdoğan’dan soruluyor. Spordan yargıya; aile hayatından ekonomiye kadar her alanda Erdoğan’ın dediği oluyor. Kuşkusuz bu yapı mevcut Anayasa’ya aykırı. Bu nedenle AK Parti yeni Anayasa yapmak, fiili durumu  anayasal hale getirmek istiyor.

Adına ister Türk Tipi Başkanlık deyin. İster, “Partili Cumhurbaşkanlığı” deyin. AK Parti bunu yapacak. Erdoğan istediği için yapacak. Meclis’ten Anayasa değişikliği doğrudan çıkmayacaktır. Ama referandum eşiğinde çıkacak ve referanduma gidildiğinde de bu yapı içinde halk Erdoğan’a istediğini verecek.

Her şeye rağmen, hala, AK Parti’de “Bu işi olabildiğince muhalefetle birlikte yapalım”  yaklaşımı ağır basıyor. Bu durumu CHP’nin değerlendirmesi lazım. Kılıçdaroğlu önce “Amerikan tipi Başkanlık sistemini getirin, konuşalım” dedi. Binali Yıldırım, “Tamam, gel Amerikan tipi Başkanlığı tartışalım” diye karşılık verdi. Kılıçdaroğlu hemen çark etti.

Oysa, CHP’nin topa girmesi lazım. Başkanlık sistemini, bu sistemin bütün modellerini AK Parti ile masaya oturup tartışması lazım. Amerikan tipi Başkanlık sistemi, Türkiye için çok uygun bir model olabilir. Zaten mevcut Büyükşehir yasası ile bir bakıma “Eyalet” modeli içindeyiz. Bu konu tartışılabilir. ABD Başkanı bugün, Türkiye Cumhurbaşkanı’ndan daha fazla yetkili ve güçlü değil.  Sağlam denetim mekanizmaları kurulabilir. Yargı bağımsızlığı güvence altına alınabilir.. CHP masaya oturursa, bütün bu konularda söz söyleme hakkı olabilir. Kılıçdaroğlu’nun, “Biz sonuna kadar parlamenter sistemi savunacağız. Başkanlık sistemine izin vermeyeceğiz” çıkışlarının pratikte bir anlamı bulunduğunu hiç sanmıyorum.

Oturup, konuşmak lazım. Türkiye’deki mevcut parlamenter sistemi “liderlerin atadığı milletvekilleri ile” süren çarpık demokratik modeli savunmanın bir anlamı kalmamıştır. Tamamen Erdoğan’ın istediği bir Başkanlık modeli yerine, içine CHP’nin güvenceler yerleştireceği bir Başkanlık sistemini konuşmak Türkiye için çok daha hayırlıdır. Kılıçdaroğlu, bu fırsatı kaçırarak, tarihi bir hata yapıyor diye düşünüyorum. 

Demek ki, biraz ilgi lazımmış

Atatürkçü Düşünce Derneği Kocaeli Şubesi eski Başkanı, beyefendi insan, muhasebeci Mustafa Güner’in iki hafta kadar önce “Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla tutuklanıp, F Tipi Cezaevine konulduğunu öğrenince çok üzülmüştüm.

Elbette böyle bir suçlama, böyle bir tutuklama olmamalıydı. Ama günümüz Türkiye’sinde bunlar oluyor ve bu tür olayları yaşamaya devam edeceğiz. Yine de hukuk da bir yandan işliyor. Mustafa Güner, sahipsiz bırakılmıştı. Bir düğünde Cumhurbaşkanına hakaret ettiği ihbar edilmiş, apar topar F Tipi cezaevine konulmuştu.

En azından CHP’lilerin, bu kentteki en pahalı ceza avukatları olan İl Başkanı Sarıbay ile İl Sekreteri Acurman’ın bu konuyu takip etmesi gerekirdi. Adam, günlerce F Tipi’nde yattı. Ne ajandı, ne katil, ne hırsız, ne terörist, ne “paralel”. Haber birkaç gün önce gazetemizde yer alınca kent kamuoyunun Mustafa Güner’den haberi oldu. CHP İl eski Başkanı, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin geçen dönemdeki üyesi Av.Fahri Örengül, durumdan kendine vazife çıkartmış. Yakın dostu Güner’in tutuklanması kararına bir üst mahkemeye dilekçe vererek itiraz etmiş. Mustafa Güner, salı günü akşam saatlerinde tahliye oldu, ailesine kavuştu.

Av.Fahri Örengül’ü kutlamak istiyorum. Bu olay, umarım, CHP’nin Hukukçu il yöneticilerine de ders olur. 

En başarılı devlet kurumu: Meteoroloji 

Türkiye’de son birkaç yıldır işini en düzgün, en titiz yapan devlet kurumunun Meteoroloji Genel Müdürlüğü olduğunu düşünüyorum. Hava tahmin raporları son derece isabetli. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün günler öncesinden hazırladığı raporlar, günü gününe, hatta saati saatine tutuyor.

Günümüzde hava tahminleri çok gelişmiş cihazlarla, uluslararası çok sıkı bağlantılarla yapılıyor. Ama elbette insan unsuru da önemli. Dikkatli olmak, işini severek yapmak lazım. Meteoroloji  bu konuda çok başarılı.

Son olarak günler öncesinden, geçen salı günü için “Gökgürültülü yağmur” uyarısı yapılmıştı. Salı günü gündüz hava pırıl pırıl açıkken, Meteoroloji sürekli ihbar yayınladı, “Dikkatli olun çok şiddetli yağmur yağacak” diye uyarılar yayınladı. Gerçekten de salı günü iftar vakti yaklaşırken, hava karardı ve benzeri zor görülen çok şiddetli yağmur başladı. Salı günü o yağmurdan şehrimizin zarar görmeden kurtulmuş olması, o yağmur sırasında büyük ve acı kazalar meydana gelmemesi de önemliydi. Ama işini gerçekten ciddiyetle yapan, her raporu tam isabet kaydeden Meteoroloji’yi de kutlamak gerekiyor. Bu ülkede işini doğru dürüst yapan insan sayısı giderek azalıyor. Meteoroloji’nin başarısı bu açıdan çok önemli.

Rusya ile arkadaş olmalıyız

6 ay kadar önce bir olay yaşadı. Kim haklıydı, kim haksızdı tartışmanın bir anlamı yok. Türkiye,  sınır ihlali yapan bir Rus savaş uçağını düşürdü. Rusların iki pilotu öldü. Kayıpları belki çok önemli değildi ama, Putin’in ve Rusya’nın karizması çizilmişti.

Oysa, son yıllarda Erdoğan ile Putin gerçekten iyi arkadaş olmuşlardı. İki ülke arasındaki ilişkiler, tarihteki en iyi, en uyumlu dönemini yaşıyordu. Rus turistler akın akın ülkemize geliyor, Türk ürünleri Rusya’ya ihraç ediliyor, Türk müteahhitleri Rusya’da büyük işler alıyordu. Düşünün, Moskova’ya pişmaniye bile satmaya başlamıştık. Türkiye, gazını Rusya’dan alıyordu.

Bu coğrafyada Türkiye ile Rusya birbirine muhtaç iki ülke. Erdoğan ile Putin de birbirlerinin dillerinden iyi anlayabilecek iki lider. Bir kavga oldu. Bir maraz çıktı.  Biz Rus uçağını düşürmekte haklıydık, 

Rusya’nın da tavır koyması kendileri açısından doğruydu. Artık uzatmamak lazım. Yeniden el sıkışmak, yeniden arkadaş olmak, bu coğrafyada birlikte çelik çomak oynamak lazım.

Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile, Başbakan Yıldırım’ın Rusya’ya Milli Bayram nedeniyle kutlama mesajı göndermesini çok doğru bir hamle olarak görüyorum. Peşini bırakmamak lazım. Antalya’da turizmci;  üretici kan ağlıyor. Bize, okyanus ötesindeki ABD’den çok, hemen kuzeyimizdeki Rusya’nın dostluğu çok daha fazla lazım.

 

Bu yazı toplam 2413 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37