1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Kardeşi uğurlamak
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Kardeşi uğurlamak

A+A-

Aslında bugün, bu köşede bu yazı olmayacaktı. Ben tatile çıkmıştım. Bir hafta dinlenecek, yazı falan yazmayacaktım. Ama İzmit’ten de ayrılmayacaktım. Çünkü kardeşim Nahit hastaydı ve yoğun bakımdaydı. Durumu kritikti. Her gün öğlen saat 13.00’de Seka Devlet Hastanesi’nin 4 ncü katındaki yoğun bakıma gidiyor, kendisini görüyor, doktorlardan bilgi alıyordum. 
Pazar günü saat 13.00’de yine Yoğun Bakıma girdim. İlk kez Nahit dışarıyla temasını kesmişti. makinalara bağlıydı. Portatif bir diyaliz makinası bile başucuna gelmişti. Bilgi veren Yoğun Bakım uzmanı, “Durumu çok kötü. Toparlayamıyoruz. Bu geceyi çıkartması çok çok” dedi. 
Akşam saat 20.30 sıralarında hastaneden aradılar. Bekliyorduk, acı haberi verdiler.
…………….
Ben, Aralık 1958 doğumluyum. Nahit, Mart 1967 doğumluydu. Huylarımızın büyük bölümü birbirine hiç benzemezdi. O benden daha akıllıydı. Ben ticaretten, paradan hiç anlamam. O anlardı.  İkimizin en ortak noktası, yaşantımıza dikkat etmemek, bedenlerimizi hor kullanmaktı.
Ben  çok güzel bir evlilik yaptığım, geçen aralık ayında Prof.Dr.Haluk Akbaş’ın bıçağının altına yattığım için hala hayattayım. 
Nahit, tek başına yaşıyordu. Tam kendi zevkine göre bir ev döşemişti. Çok sağlam arkadaşları ve hiç yanından ayrılmayan iki yeğeni (benim oğullarım) vardı. Benim oğullarım bile, amcalarına benden daha yakındı. 
31 Aralık 2016 yılbaşı gecesi, iki yeğeni telefon aramalarına yanıt alamayınca Nahit’in evine gitmişler. Kapıyı çalmışlar, açılmamış. Onlarda da evin anahtarı vardı. İçeri girmişler, yerde bulmuşlar. Yılbaşı gecesi ambulansla Kocaeli Devlet Hastanesi’ne getirildi. Çok şiddetli bir beyin kanaması geçiriyordu. Evde tek başına, saatlerce yerde kalmıştı. 
Yaklaşık 20 aydır tedavi görüyordu Nahit Çiğit. Annemin evinde adeta kendisine bir yoğun bakım odası yapmıştık. Bilinci hep açıktı. Ama hiç hareket edemiyor, en kötüsü konuşamıyordu. Aylarca hortumla beslendi. Makinayla nefes aldı. Toparladı gibi oldu. Ama çok uzun süre yattığı için bütün organlarının fonksiyonları bozulmuştu. Boğazındaki deliğin kapatılması halinde konuşma imkanı vardı. Bir ay önce Seka Devlet Hastanesi’ne yatırdık. Orda Nahit’in çok eski arkadaşı, aile dostumuz Dr.Mehmet Korkmaz görev yapıyordu. Nahit’le her aşamada yakından ilgilendi.
Nahit kötüydü. Ama ne zaman yanına gitsek, baş hareketleri ile “Beni buradan çıkartın veya öldürün” diyordu. Bir hafta önce durumu iyice kötüye gitmeye başladı. Yoğun Bakıma alındı. Son güne kadar yoğun bakımda da aklı başındaydı. Hala “Çıkartın beni” demeye çalışıyor, kendisini makinalara bağlı halde zor tutuyorduk.
…………..
Seka Devlet Hastanesi yoğun bakımı mükemmel. Çalışanlar çok nazik. Her gün saat 13.00’de yoğun bakımdaki hastaların yanına, iki yakınını alıyorlar. Pazar günü öğlen ben gittim. Beni görmedi, tanımadı. Her yanından kordonlar vücuduna giriyordu. Gözleri kapalıydı, zor nefes alıyordu. Doktor yanıma geldi, “Durumu çok ağır. Artık tedaviye cevap vermiyor. Bu geceyi çıkartamaz” dedi. Doktora, “Başkasının işine yarayacak organı var mı? Organ bağışlayalım” dedim.
Ama Nahit’in işe yarar organı kalmamıştı. Zaten ölüm nedeni de “Çoklu organ yetmezliği “ olarak açıklandı. 
…………….
Çok anılar var Nahit’le. Çok sıkı dostlukları var. Nahit, bulunduğu her ortamda o ortamı yöneten, liderlik yapan adamdı. ÖZGÜR KOCAELİ’nin kuruluşundaki en etkili adamdır. Uzun yıllar “Körfez İzlenimleri” başlıklı köşesi ile günlük yazılar yazdı. Kentte gündem oluşturdu. 
Kimseden sözünü sakınmazdı. Gazetenin Haldız Gruba satılmasının ardından, hemen kendisini emekliye ayırma kararı aldı.  Ama gazetenin yenilenen bu halinin de dizaynını hazırladı. Sayfa sayfa gazeteyi yeniden düzenledi, sonra “Benden bu kadar” deyip, ayrıldı. 
Erken öleceğini biliyordu. Özellikle çocukken geçirdiği “Kalp romatizması” nedeniyle hayat boyu sıkıntı çekti. Kendisine özen göstermesi gerekirken, adeta ölümün üstüne gitti. 
Ama şunu söyleyebilirim. Nahit güzel yaşadı. Kafasına göre, keyfine göre yaşadı. Hayattan zevk alan bir adamdı. Kendi sağlığına dikkat etmemeyi de marifet sayıyordu. 
Laf dinlemedi, üstüne gitti. Ama şu bir gerçek, son 20 aydaki gibi yaşamayı da hak etmemişti. 
…………
Pazar gecesi Seka Devlet Hastanesinden aldık. Büyükşehir Belediyesi’nin Üçtepeler’deki morguna koyduk. Dün sabah erkenden morga gittik. Yeğeni Can Çiğit, gasilhanede yıkamasına girdi. “Vücudu sağlamdı” dedi. 
Dün öğle namazının ardından Nahit’i Bağçeşme’de babamın yanındaki boşluğa defnettik. Oraya ilk ben giderim diye düşünüyordum. Nahit gitti. Zormuş kardeşi kaybetmek. Böyle bir sona ne kadar hazır olursanız olun zor. 
Haberin duyulduğu ilk andan itibaren yanımızda olan, acımızı paylaşan herkese çok teşekkür ediyorum.

İSMET ÇİĞİT

Bu yazı toplam 4554 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
18 Yorum