• BIST 75.929
  • Altın 129,650
  • Dolar 3,4399
  • Euro 3,6520
  • Kocaeli 6 °C

Kasım ve Her Mevsim, Her Ay

Kasım ve Her Mevsim, Her Ay
Aslında her mevsimi severim ayrı ayrı. Sıcağın da, soğuğun da, ayazın da, karın da kendine göre bir güzelliği var bana göre.

Özellikle bir mevsime veya bir aya takılı kalmak ve sürekli onun gelmesini beklemek nasıl diyeyim, beni biraz sınırlandırılmış hissettiriyor. O yüzden geleni olduğu gibi kabul edip, gidene de aynı şekilde elveda dilemek beni daha mutlu ediyor. Kasım da geldi, onu da severim aynı şekilde. İnternette görüyorum  Kasım’ı kollarını açarak kucaklayan da var, yaza üzülerek veda eden de..  Aslında insanlar da mevsimler veya aylar gibi. Kimisi soğuk, kimisi sıcak, kimisi içten, kimisi değil.. Ne fark eder ki? Hepsi insan değil mi? Senin eksik olduğun bir özellik  bir başkasının artısıdır, bilemezsin.. Tıpkı senin önde olduğun bir konuda bir başkasının bir adım geride olduğu gibi.. Ama kabullenmek gerekir işte herkesi, her şeyi.. Sorgulamak yerine, belli bir kalıba sokmak yerine, senin düşündüğünün tek doğru olduğuna inandırmak çabası yerine kabullenince karşıdakini daha kolay olacak İnan. Dedim ya mevsimler gibi aylar gibi günler gibi insanlar da.. Sana yarayan tarafını değil, karşı tarafı bir bütün olarak, genel olarak görmek önemli aslında. Onun senin zıttın olduğunu sanmana rağmen yine de  , sevebilmek gibi.. Bir de bunun başka türlüsü var elbet.. Nasıl ki kış olduğunda daha bir koruyorsak kendimizi, yaz olduğunda her şey daha berrak ve sıcak olduğunda daha bir salıveriyorsak kendimizi, dedim ya insanlar da tıpkı aylar, mevsimler gibi, biz de çoğu zaman farklı yansıtabiliriz içimizdeki gerçeği. Önemli olan elbette kabullenmek , çok da sorgulamamak fakat bazen kafası karışabilir insanın.. Hem ne demiş Mevlana “Ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün.” Gerek yok ki seni kapatan bir maskeye, gerek yok ki sözlerinin de gözlerinin de önüne set çekmeye, gerek yok ki bahaneye, yalana, ikili oynamaya.. Dedim ya aslında mevsimler, aylar gibi insanlar da.. Soğuk bir ayın içinde bir pastırma yazı veya sıcak bir ayın içinde sellerin gizlenmesi gibi tıpkı..  Dedim ya çok da sorgulamamalı..

Adına filmlerin çekilip romanlar yazıldığı Kasım.. Güzel ay, güzel mevsim.. Bakın şu repliklere.. Kasımda Aşk Başkadır’dan..

“ - Seni seviyorum inan bana!

+ Beni sevdiğine dair kanıt göster?

- Kanıt inancı öldürür. Eğer kanıt gösterirsem seni sevdiğimi bilirsin. Ben “seni sevdiğimi bilmeni” değil, seni sevdiğime “inanmanı” istiyorum.

+ Neden?

- Çünkü bilmek beyinle, inanmak kalple yapılan bir iştir.

Ve ben, kalbini beynine tercih ederim..

Kasımda Aşk Başkadır filminden  (2001)”

Dört Mevsim

Bir zamanlar 4 oğlu olan bir adam varmış. Çocuklarının çok erken karar vermemeleri ve peşin hükümlü önyargılı olmamaları için onları bu hususta eğitmek istemiş.

Bu sebeple her birini uzak bir yerde bulunan bir ağacın yanına gidip, ona bakmalarını istemiş.

İlk oğlan kışın gitmiş.

İkincisi ilkbaharda.

Üçüncüsü yazın.

Sonuncusu da sonbaharda.

Geri döndüklerinde hepsini çağırmış ve bir araya toplayıp ne gördüklerini sormuş.

İlk oğlan, ağacın çok çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söylemiş.

İkinci oğlan "hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı" diye itaraz etmiş.

Üçüncü oğlan başka fikirdeymiş ve düşüncelerini şöyle dile getirmiş: "Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki, daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim" demiş.

Sonuncu oğlan, hepsinin söylediklerinin noksan olduğunu. ağacın meyvelerle yüklü, canlı ve hayat dolu olduğunu belirtmiş.

Sıra yaşlı adamın oğullarına vereceği derse gelmiş. Oturduğu yerden şöyle bir doğrulup geriye yaslanmış ve ağır-ağır, tane-tane ifadelerle söze başlamış.

Öncelikle hepsinin haklı olduğunu; çünkü farklı mevsimlerde ağacı görmeye gittiklerini hatırlatmış. Sonra da onlara; Bir ağacı veya bir insanı, kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra hemen yargılayamayacaklarını ya da neye sahip olup olmadıklarını tam olarak bilemeyeceklerini anlatmaya çalışmış.

Bu haber toplam 1274 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Her şey kuralına uygun yürütülüyor03 Aralık 2016 Cumartesi 00:05
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz03 Aralık 2016 Cumartesi 00:03
  • Köylü Pazarı’nı beğenmedik, Sosyete Pazarı’na koşarız02 Aralık 2016 Cuma 00:00
  • Tramvay mağdurlarına yerel promosyon01 Aralık 2016 Perşembe 00:05
  • Çok karanlık, çok sıkıntılı30 Kasım 2016 Çarşamba 00:01
  • Rüzgar ve güneş enerjisini desteklememiz gerekiyor29 Kasım 2016 Salı 00:00
  • Okurunuz varsa yazarsınız 28 Kasım 2016 Pazartesi 09:54
  • Olacaksa “dar bölgeli” olmalı28 Kasım 2016 Pazartesi 00:03
  • KEV’deki muhalefetin dayanağı27 Kasım 2016 Pazar 00:32
  • İyi güzel de biz bu “b.k”u neden yedik?26 Kasım 2016 Cumartesi 09:00
  • ÖNE ÇIKANLAR
    • Lütfen bu şehri koruyun
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37