• BIST 89.113
  • Altın 146,730
  • Dolar 3,6439
  • Euro 3,9308
  • Kocaeli 18 °C

Kasıt yok ama ciddi bir hata, açık bir zaaf söz konusu

Hayrettin ALBAYRAK
1.Küme Play-Off’ta artık sona gelindi. Biraz geç olsa da, çok tartışılan şu maç takvime konusunda düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Sanıyorum ikinci maçların ardından Gebze’deki kulüplerden tertip kuruluna tepkiler oldu. Kirazpınar ile Denizliköyü yöneticileri fikstürden dert yanarken, “İlk maçı içerde oynadıktan sonra üç maç üst üste deplasmana gidiyoruz. Böyle fikstür olur mu? Tertip Kurulu Gebze takımlarının resmen önüne kesiyor” şeklinde açıklama yaptılar. Okuduğumda şaşırdım, bu işte bir yanlışlık vardır, 3 maç üst üste deplasman olmaz, olamaz dedim. Sonra fikstürü dikkatle inceledim. Baktım söylendiği gibi. Şaşkınlığım büsbütün arttı. Malum fikstürler belli anahtarlar üzerinden hazırlanıyor. 4 takımlı grubun anahtarına baktığımda gerçekten de kimi takımlar bir maçı içerde oynadıktan sonra 3 maçı deplasmanda yapıyor. Aynı şekilde kimileri de 1 maç deplasmana gidip üç maç üst üste içerde oynuyor.  İl Tertip Kurulu anahtara bakarak fikstürü tanzim etmişti. Yani bir yanlış yok gibi gözüküyordu.

UEFA’NIN UYGULAMALARI ORTADA
 Ancak işin aslı bana göre öyle değildi. UEFA’nın uygulamalarına bakın. Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi’nde 4’lü gruplarda maçlar oynanıyor. Siz bugüne kadar gördünüz mü bir takım 3 maç üst üste evinde oynasın veya tam tersi 3 hafta üst üste deplasmana çıksın. Böyle bir uygulama yok. UEFA çözüm yolu bulmuş. Adaletsiz, haksız bir fikstür yapıp kimi takımları mağdur etmeyelim, kimilerine de avantaj sağlamayalım diye oturmuş bir yol bulmuş. Ne yapıyorlar?  İlk yarının son ve ikinci yarının ilk maçlarını aynı takımlara oynatıyorlar. Bu sayede takımların üç maç üst üste içerde veya dışarıda oynamasının önüne geçiliyor. Takımlar en fazla iki maç içeride veya dışarıda oynuyor ki, bu çok doğaldır. Bizim İl tertip Kurulu da aynısını yapacak, böylece adaletsizlik ortadan kalkacaktı. Diyeceksiniz ki, takımlar neden fikstür çekildiğinde itiraz etmedi diye. Haklısınız ama ben illa da itiraz olmalıydı diye bakmıyorum. 

CİDDİ BİR HATA YAPILMIŞTIR 
Sonuçta il tertip kurulu o göreve kulüpler tarafından seçiliyor. Onların görevi en adil, en sağlıklı şekilde kararlar almak, fikstürleri tanzim etmek. Kendilerinin fikstür önlerine geldiğinde bu durumdan rahatsız olması, üst mercilere ne yapabiliriz diye sormaları gerekirdi. Yapmadılar. İl Temsilcisi sevgili Mithat Ağa ile konuştum, ben anahtara göre fikstürü yaptım, yanlışım yok, vicdanen rahatım dedi. Bu kadar basit değil elbette.  3 maç üst üste içerde oynamakla, 3 maç üst üste deplasmanda oynamak arasında ciddi bir fark vardır ve birisine avantaj, diğerine dezavantaj yaratır. Bunun aksini kimse iddia edemez. Ayrıca 30 yılı aşkın bu meslekteyim, hiçbir ligde üst üste 3 maç içerde veya dışarda oynatılan takım görmedim. Varsa örneği göstersinler.  İşin patronu UEFA’nın yıllardır uygulandığı doğru örnek varken, bunu görmezden gelmek ve adaletsiz, sağlıksız olduğu çok net gözüken fikstürle 1.Küme Play-Off’u oynatmak ciddi bir hatadır.
 
AÇIK BİR ZAAF SÖZ KONUSU
Yanlış anlaşılmasın, başarılı olan takımlara bir şey diyemem. Onların başarılarını bölgeleyecek bir yorum yapamam. Sonuçta bu işin sorumluları fikstürü tanzim etmiş ve maçlar oynanmış sıralama ortaya çıkmış. Terfi edenleri kutlamak, başarılarına saygı göstermek gerekir. Ancak Play-Off’un eşit koşullarda oynanmadığı gerçektir ve bunun sorumluları da il tertip kuruludur. Kasıt yok elbette ancak o görevlerde bulunmanın belli sorumlulukları var. Sorumluluk noktasında açık bir zaaf söz konusudur.  Kuşkusuz şu anda yapabilecek bir şey yok. Baştan itiraz edilmediği için bu lig tescil edilecek. Diyeceksiniz ki, iş işten geçti, sen ne diye bunları yazıyorsun. Bu yılla ilgili iş işten geçti ama bunun gelecek yılları var. Bir kere kulüpler uyanık olsun, en başında itirazlarını yapsın. Tabi tertip kurulu da öncelikli görevi olan kulüplerin adil, eşit şartlarda yarışması için daha sorumlu hareket etmeli. Dilerim mesaj alınmıştır.   

Saraçoğlu’na sıcak bakılıyor, ikinci seçenek Timsah Arena
Geçen gün köşemde Play-Off maçını Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda oynama önerisini ortaya atarak okurlarıma, Kocaelisporlulara fikirlerini sormuştum. Beklediğim gibi önerime önemli bir destek geldi. En uygun yerlerden biri Şükrü Saraçoğlu görüşünde birleşiyor taraftarın önemli bir kesimi. 
Ancak zemine zarar verileceği düşüncesiyle Fenerbahçe Kulübü’nün istemeyeceği ve de bu gibi durumlarda devlete ait sahaların tercih edilmesinden dolayı Şükrü Saraçoğlu ihtimalinin düşük olduğu vurgusu yapılıyor. Şükrü Saraçoğlu’ndan sonra ikinci tercih Bursa’nın yeni açılan stadı, Timsah Arena. Orası da yakın, tribün kapasitesi de yüksek. Kocaelispor için her ikisinin de uygun olduğu ortada. 
Bu arada sevgili Can Vatansever kardeşim, “İçime doğdu, sanki Maltepe Hasan Doğan Stadı’na verecekler maçı. Kapasite 5 binden 7500’e çıkartılmıştı” diye bir mesaj yazmış. Kocaelispor’un oynayacağı bir Play-Off maçının 7500 kişi kapasitesi bir sahaya verilmesi bence düşünülemez. Başkan Bahri Yavuz 20-25 bin taraftardan söz ediyor. Hadi en kötü 10-15 bin kişi diyelim. 
TFF, mutlaka taraftar potansiyelini dikkate alarak stadyum tercihi yapacaktır. Yani, Play-Off maçının oynayacağı sahanın kapasitesi 20 binin üzerinde olmalı. Sevgili Can kardeşim içime doğdu diyor ama gerçekler ortada. Maltepe olmaz, olamaz. 
Semih Koçana ’sız 22 yıl geçti
Kent spor basınının öncülerinden, özellikle benim üzerimde büyük emeği olan Semih Koçana’yı 10 Mart 1994 tarihinde ebediyete uğurlamıştık. Dile kolay tam 22 yıl geçti üzerinden. Oysa sanki dün gibiydi, birlikteliğimiz. 
1984’ten itibaren spor servisine dışarıdan yardımcı oluyor, fahri muhabirlik yapıyordum. 1990 yılının ortalarında spor müdürü olarak beni kadroyu olarak işe alan oydu. Ne yazık ki, birlikte fazla çalışamadık. Çünkü 1993 yılında amansız hastalığa yakalandı ve bir yıl içinde de hayata gözlerini yumdu. Henüz 36 yaşındaydı vefat ettiğinde. Genç yaştaki ölümüyle hepimizi büyük üzüntüyü boğmuştu. Yıllardır bu meslekten ekmek yiyorsam, bu noktalara kadar gelebilmişsem Semih Ağabeyin bunda büyük payı vardır. Yaşadığım sürece onu hep minnetle anacağım. 
Vefatının 22’nci yıldönümünde onu rahmet ve özlemle anıyoruz. Nurlar içinde yatsın, mekanı cennet olsun. Semih Koçana’yı hiç unutmayacağız. 
Bu yazı toplam 422 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37