1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Kavgadan değil, uzlaşmadan yanayız
Kavgadan değil, uzlaşmadan yanayız

Kavgadan değil, uzlaşmadan yanayız

Geçen Çarşamba günü. Malum, hafta tatili.. Ama içim sıkıntılı. Cepte para yok.. Hava kapalı, yağmurlu. Bir yere gitmeyi canım istemedi. 

A+A-

Erkenden eve gittim. Televizyon karşısındaki koltuğun önüne, ayaklarımı da uzatacağım bir  puf yerleştirdim.. Digitürk’ün film kanalında bir film izleyeceğim… O saatte yeni başlayan - bir yabancı filme takılmak istedim… 
Tesadüf, pek iyi geçinemeyen ama birlikte gazetede makale yazıp, televizyonda program hazırlayan karı-kocanın hikayesi.. Karı-koca, birbirleri ile gazetecilik açısından rekabet ediyorlar. Filmin bir sahnesinde adam şöyle dedi: 
“-Gazete yapmak, her gün yeni bir mucize yaratmaktır.” 
……………………………

Bu söz adeta beynime kazındı. Filmin kalan bölümünü kaçırdım, “Gazete yapmak, her gün yeni bir mucize yaratmaktır” sözü kafamın içinde çınlıyor. 
40 küsur yıl, bu kentte gazetecilik yaptım. Rahmetli babamın misafirlerine çay-kahve taşıyarak başladım. Amatör maçlarda muhabirlik, sonra spor servisi müdürlüğü, ardından gazetenin genel yayın müdürlüğü… 
Çok uzun yıllar, muhabirlerden gelen bütün haberleri yeniden yazdım, redakte ettim. Başlık attım, manşet attım. Fotoğraf seçtim.. Hangi haber hangi sayfaya girecek kendim karar verdim. Bu ülkede günde 500 adet satılan yerel gazete yokken, bizim yaptığımız gazete bu kentte günde 11 bin küsur sattı… Hiçbir zaman da “Ben gazeteciyim” diye hava atmadım. 
Bugün gelinen noktada gazete ile ilgili hiçbir şeye karışmıyorum.. Kendi yazılarımı yazıyor, gelen misafirlerle görüşüyorum… Gazeteyi Metin Karan, Ali Gündoğdu, Ahmet Serimer, Cemalettin Öztürk, Serdal Erdal, Murat Yoldaş yapıyorlar… 
Farkındayım, biliyorum. Gazete olarak çok eleştiriliyoruz. Kent kamuoyunun beklediği, istediği, bildiği ÖZGÜR KOCAELİ’yi onlara tam olarak sunamıyoruz. Ama bütün okurların emin olmasını isterim. Bu gazetede hala ben ve yukarıda saydığım ekip olmasa, ÖZGÜR KOCAELİ bugün bir Sabah, bir Türkiye Gazetesi olmuştu. 
Bütün zorluklara, sıkıntılara telkin ve taleplere rağmen, bu kentte onurumuzu korumaya çalışıyor, emin olun ki, her gün yeni bir ”mucize” yaratıyoruz. 
İyi bir gazete, neşeli ortamda, kardeşlik ortamında yapılır. Gün içinde haber yarışında yeri gelir insanlar birbirine bağırıp, çağırır. Yeri gelir gazetenin yazı işleri katında, yani mutfağında insanlar birbirleri ile şakalaşır, gülüşür, birlikte şarkı söyleyip eğlenirler. 
Gazetenin mutfağında sevgi varsa, kardeşlik varsa, hepsinden önemlisi deneyimli gazetecilerin yaptığı işe müdahale edilmiyor, onlara tam bir güvenle yetki veriliyorsa okurun istediği gazete ortaya çıkar. Her gün “mucize” böyle oluşur. 
Hala sabır ve umutla ÖZGÜR KOCAELİ içinde yeniden bu havanın yaratılabileceği günleri umuyoruz..
…………………………..

Değerli okurlar; ilimizde 31 Mart seçimleriyle birlikte yeni bir dönem başladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin başında, AK Partili Tahir Büyükakın, şehrimizin merkezi İzmit Belediyesi’nin başında CHP’li Fatma Kaplan Hürriyet var. 
İkisi de yaşça benden küçükler.. İkisine de saygı duyuyor, seviyor ve güveniyorum. Önlerinde siyaseten de çok daha parlak günler olacağını düşünüyorum. 

Bu yeni dönemde basit gazetecilik mantığı, AK Partili Tahir Hoca ile CHP’li Fatma Hanım arasına nifak sokmak, onların birbirleri ile didişmesinden haber çıkartmak olabilir. 
Hani çok bilinen bir laf vardır: “Köpek adamı ısırmışsa haber değil, adam köpeği ısırmışsa haberdir” derler. 
Biz,  rahat ve özgür gazetecilik yapma imkanı sağlanır ve müdahalelerin dışında kalabilirsek, böyle yapmayacağız. Çünkü bu kenti seviyoruz. Kocaeli’yi, İzmit’i seviyoruz. 
Mümkün olduğu kadar kavgadan değil, huzurdan, uzlaşmadan, el ele hizmetten yana taraf olup, bu yönde haberler yapmaya çalışacağız. 
Tanıdığım kadarıyla Tahir Büyükakın ve Fatma Kaplan Hürriyet’in de öncelikli tavrı ve tarzı bu yönde olacaktır. 
Geride kalan dönemde Büyükşehir Belediyesi ile İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan arasında çok büyük fırtınalar yaşandı. Aynı siyasi partiden olmalarına rağmen, özellikle son iki yılda Büyükşehir ile İzmit Belediyesi yönetimleri birbirlerine öfke kustu. 
Biz mümkün olduğu kadar bu çatışmaların da dışında kalmaya çalıştık. Çünkü, Kocaeli kaybediyor, İzmit kaybediyordu. 
Mecazen yazıyorum; şahsen ben ve eminim benim ekibim, gazetenin manşetinde Tahir Bey ile Fatma Hanım’ın birbirleri aleyhine söylediği lafları, birbirlerine yumruk sıkmış, diş bilemiş fotoğraflarını koymak yerine, örneğin bir Cumhuriyet Balosu’nda Tahir Bey ile Fatma Hanım’ın birlikte vals yaparken fotoğraflarını kullanmak isteriz. 
Israrla ve inatla, bu gazetede bu koltukta oturduğum son güne kadar gazetecilik anlayışımı bu yönde, bu mantıkla sürdürmek için direnebildiğim kadar direneceğim. İnternet gazeteciliği, sosyal medya gazeteciliği tarzı, dedikodu haberciliğinden, mikser gazeteciliği tarzından uzak duracağız. Baba ocağı kentimde, baba mesleği işimin bekası için bunu yapmaya çalışacağım.
…………………..

Gazete her gün yaratılan yeni bir mucizedir değerli okurlar. Gün boyu en iyi, en sıcak ve en doğru haber için koşuşturursunuz. Son sayfa teknik servisten baskı tesislerine ulaştığında üzerinizden bir yük kalkmış olur. Ama ertesi gün, o basılan gazeteyi elinize aldığınızda önce kendinizin yaptığınız gazeteyi beğenmiş, gurur duymuş olmanız gerekir. 
Bu duyguları çok sık, her gün yaşadığımızı yazarsam, kendi kendime yalan söylemiş olurum.
Ama bu gazetede hala çok sağlam bir ekip var. Kavgadan önce barışın, uzlaşmanın haberini yapmayı tercih eden, amacı bu şehre hizmet etmek olan bir ekip.. Her şeye rağmen desteği hak eden bir ekip.. Lütfen bu desteğinizi esirgemeyin… 
Sağlıklı, mutlu, barış dolu günler dilerim. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.