1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Kavganın içinde kaldık CHP’lilerce suçlandık
Kavganın içinde kaldık CHP’lilerce suçlandık

Kavganın içinde kaldık CHP’lilerce suçlandık

Yaptığım iş gereği, siyasetle yakından ilgilenirim. Bu bağlamda, ilimiz siyaset aktörlerinin de büyük bölümünü tanırım. Siyasette atanmışlara değil ama, halk tarafından seçilmişlere büyük

A+A-

Yaptığım iş gereği, siyasetle yakından ilgilenirim. Bu bağlamda, ilimiz siyaset aktörlerinin de büyük bölümünü tanırım. Siyasette atanmışlara değil ama, halk tarafından seçilmişlere büyük saygım vardır. İl Genel Meclisi’nin, Belediye Meclislerinin, meslek odalarındaki meclislerin  seçilmiş insanlardan oluşuyor olması nedeniyle, saygıyı fazlasıyla hak ettiğine inanırım.

Ancak, bugüne kadar hiçbir seçilmiş mecliste resmi bir toplantıya katılmamış izlememiştim. Geçen çarşamba günü, 14-19 Haziran tarihleri arasında Posco ile Kibar Holding’in davetlisi olarak gittiğimiz Güney Kore gezisi konusunda İl Genel Meclisi üyelerini bilgilendirmek için davet aldık.

Kocaeli İl Genel Meclisi’nin yeni başkanı Fahim Kılıç, son derece nazik, uygar bir insan. Bizzat geldi, daveti iletti. Posco yatırımının çok tartışıldığını, Güney Kore’ye giden gazetecilerin ağzından İl Genel Meclisi üyelerinin bilgilendirilmesinin önemli olduğuna inandığını söyledi,  “Bizim toplantılarımız 1-1. 5 saat sürer.  Gelip Meclis’e bilgi vermenizi rica ediyorum” dedi.

Güney Kore’ye yaptığımız gezi ile ilgili izlenimlerimi,  Posco yatırımı hakkındaki görüşlerimi zaten yazmıştım. Ama İl Genel Meclisi Başkanı böyle bir talepte bulunuyorsa,  bu şehrin bir insanı olarak bu daveti bir onur, icabeti de bir görev kabul ettim.

Çarşamba günü saat 10. 30’da İl Genel Meclisi’nin temmuz dönemi 3 ncü oturumuna katıldım. Benimle birlikte, Kore seyahatine katılan arkadaşlar Güngör Arslan, Metin Eroğlu, Bülent Ekinci ve Halit Yılmaz da aynı daveti almış ve Meclis’e gelmişlerdi.

Kocaeli İl Genel Meclisi Valilik binasında, halen büyük bir tadilat içinde olan Valilik makam odasının karşısında. Salonun fotoğraflarını çok görmüştüm. Ama bu kadar güzel, bu kadar zarif olduğunu bilmezdim. Salona girdik. Bizim için 6 kişilik yer ayrılmış. Salonda iktidar grubu ile muhalefet grubu için ayrılan bölümlerde koltuk sayıları hemen hemen aynı. AKP grubu kalabalık, kendilerine ayrılan bölümdeki bütün koltukları dolduruyorlar. CHP grubu sayıca az olduğu için, konuk statüsündeki biz gazetecileri, CHP grubunun sıralarında ayrılan 6 koltuğa oturttular.

Doğrusu, salonda CHP grubunun içinde oturduğum için kendimi mutlu hissetmiştim. CHP’li üyeleri daha çok tanıyordum ve AKP’li üyelerin arasında oturmaktansa, CHP’lilerin arasında oturmayı tercih ederdim. Zaten onların seçilmesinde benim de bir oyluk katkım vardı.

Salon püfür püfür klimalı. İki kişiye bir mikrofon düşüyor. Oturduğunuz yerden konuşabiliyorsunuz. Herkese sınırsız Çenesuyu servisi var. Hepsinden önemlisi, tam ilan edilen saatte,10. 30’da Meclis Başkanı Fahim Kılıç oturumu başlattı.

İl Genel Meclisi’nde oturumun başlangıcında, aynı ilkokuldaki gibi isim okunarak yoklama yapılıyor. Üyelerin hemen hemen hepsi toplantıya gelmişti. Hoşuma gitti. İlk gündem maddesi olarak Kartepe ilçesindeki İnsan Hakları Kurulunda boşalan bir üyelik için seçim vardı. AKP grubu, Kartepe üyelerinden birini aday gösterdi. CHP grubu-nasıl olsa seçim yapıldığında kaybedeceklerini bildikleri için- itiraz etmedi, başka aday da çıkartmadı. Oy birliği ile AKP’nin adayı seçildi.

Etkilendim. Ben ki, muhabirlerden gelen İl Genel Meclisi haberlerini redakte edip, gazeteye koyarken, genellikle İl Genel Meclisinin kalitesine güvenmez, eleştirisel üslup kullanırdım. Bunu yaptığım için biraz utandığımı bile hissetim.

Daha sonra İl Genel Meclisi Başkanı Fahim Kılıç, konuk olan biz gazetecilere tek tek söz verdi, Kore gezisi ve Posco izlenimlerini anlatmamızı istedi. Bu sırada mecliste ilk tartışma başladı. CHP’li Ahmet Uzun, Alikahya’dan bir grup çevreci vatandaşın geldiğini, toplantıyı izlemek istediklerini, polisin engellediğini söyledi.

İl Genel Meclisi Başkanı Fahim Kılıç çok nazik bir insan. CHP’liler bağırıp çağırıyor, sürekli bir şeylere itiraz ediyor, kuralları zorluyor. Ama Kılıç hepsine göz yumuyor ve CHP’lilerin dediklerini kabul ediyor. Başkan Kılıç, “Salonda yer yok. Misafir alamayız” diyecek oldu, CHP’liler fışkırdı, “Burası halkın meclisi Posco’yu istemeyen vatandaş gelmiş, nasıl almazsınız” diye bağırdılar.

Böyle bir özel oturuma vatandaş getirmiş ve bunları içeri almak istiyor olmak, en azından biz konuk gazetecilere hakaretti. Ama bunu yapan CHP’li Ahmet Uzun’du ve her şey beklenirdi. Başkan Kılıç, “İyi öyleyse, bir kişiyi temsilci olarak alalım. Başka yerimiz yok” dedi. CHP’liler yine bağırıp çağırdı, ajitasyona başladı. Bazıları, “Biz çıkarız, bizim koltuğumuza otururlar” dediler. Kılıç, “Alın o zaman içeri “ dedi. Alikahyalı Posco karşıtları da salona girdi.

Söz hakkı verilen biz gazeteciler, Güney Kore izlenimlerimizi, Posco tesislerinde gördüklerimizi objektif olarak anlattık. Hiç birimiz Posco’nun avukatı değildik. Ama temiz bir fabrika görmüştük, çevreye zararı olmadığı konusunda ikna olmuştuk. Bunları anlattık.

Bizim konuşmalarımız bitince, Başkan Kılıç, sorusu olanlar arkadaşlara sorsunlar dedi. AKP’li üyeler gayet sakin, saygılı ve efendice davranırken, CHP’liler adeta üstümüze saldırmaya başladılar. Alikahya’dan gelen vatandaşların konuşmak, soru sormak istediklerini söylediler. Meclis başkanı, bunun usullere uymadığını söyledi. CHP’liler kazan kaldırdı, bağırıp çağırdı.

CHP’li bir üye, “Gazeteciler neden gitti. Onlar bu işlerden ne anlar” derken, adeta bizim Posco’dan ya da Kibar’dan avanta aldığımızı, menfaat temin ettiğimizi ima etti. Çok sinirlendim. Kanın beynime sıçradığını, ellerimin titrediğini hissettim. Sonra CHP Grup Sözcüsü Ahmet Elmas çıktı, “Eğer biz İl Genel Meclisi üyeleri olarak 2 günlüğüne bir yere gitsek, bu gazeteciler hakkımızda yazmadıklarını bırakmazdı. Ama kendileri Kore’ye gidip gezdi” dedi.

Meclis Başkanından söz istedim. Ahmet Elmas’a, “Sen eğer benim paramla, devletin parasıyla, Özel İdare parasıyla gidip gezersen, ailenle birlikte tatil yaparsan, elbette yazarım. Biz devletin parasıyla gitmedik” dedim. Posco’dan avanta aldığımızı ima eden CHP’li üyeye de  “Bize Kore’de para harcatmadılar. Ama Posco’nun kendi otelinde kaldık, kendi tesislerinde yemek yedik. Uçak bileti dahil, bizim seyahatimizin kişi başına maliyeti taş patlasın 1000 Euro’dur” dedim. Ziyaret sırasında Posco’nun heyetteki 15 gazeteciye 4’er parça hediye verdiğini, bunlardan birinin Kore işi yelpaze(fiyatı 1 Dolar), birinin Posco’nun ürettiği metallerden yapılan tırnak çakısı, tırnak törpüsü, bıyık makası seti olduğunu (değeri 3 Dolar), birinin bir süslü el aynası (herhalde 2-3 Dolar), birini de Kore yapımı ahşap küçük çekmeceli bir kutu (bunun da fiyatı olsun olsun 10 Dolar) olduğunu anlattım. Kendimi tutmasam, küfür edecektim.

CHP’li üyeler, her konuşan AKP’liye saldırdı. Abuk sabuk laflar ettiler. Sanki Meclis’te sürekli bir gerginlik yaratıp, kavga çıkartmayı kendilerine misyon olarak belirlemiş gibiydiler. CHP sıralarında oturduğum için utandığımı hissettim.

O CHP’liler ki, çok net biliyorum, Posco konusunda da samimi değiller. Seçim öncesi Ahmet Elmas, CHP’nin fabrikaya karşı çıktığının gazetelerde haber olarak yazılmamasını istemişti. Ahmet Uzun ise, Posco karşıtı büyük bir eylem yapmak istemiş, ama 12 Haziran seçimleri öncesi yanlış anlaşılmaktan korkup, halkla ters düşmemek için iptal etmişti. Şimdi, hiç ağızlarına yakışmayan, kavramını da tam olarak bilmediklerine inandığım “Emperyalizm, kapitalizm” söylemleri ile kavga çıkartıyor, “Biz Kore’de Posco’da pislik görmedik” diyen gazetecilere saldırıyorlardı.

Üzüldüm. CHP adına üzüldüm. O insanları parti listesine 2009 yerel seçimleri öncesinde Sefa Sirmen koyduğu için Sirmen’e bir kez daha içimden kızdım.

CHP’li insanların verdiği oylarla seçilenler bunlar mı olmalıydı?.. CHP’liler bulundukları her mecliste böyle ezik, böyle kavgacı, böyle anlayıştan ve mantıktan uzak mı davranmak zorundaydı.

CHP İl Başkanı Sayın Yalçın Kuşkan’ın, bu il genel meclisi grubunu çekip konuşması şart. Birkaç tanesi hariç, hiç birinin bir daha bu partiden aday yapılmaması da gerekir. Bu mecliste, bu CHP’li üyeler varken, Başkan Fahim Kılıç’ın işi çok zor. Bu meclisten kent adına doğru, mantıklı, hayırlı bir iş çıkacağını da sanmıyorum.

Belli ki CHP’li üyeler avanta gezilere çok meraklı. Bu nedenle, “Neden Kore’ye biz gitmedik de gazeteciler gitti” diye bir kuyruk acıları var. Gerçekten CHP’liler adına, 2009 yerel seçimlerinde İl Genel Meclisi pusulasında CHP’nin altına bastığım mühür adına üzüldüm ve utandım.

Bir daha da herhalde hiçbir şekilde o meclise gidip, oturmam. 10. 30’da girdik, 13. 00 sıralarında ancak çıkabildik.  CHP’liler “Posco’yu yaptırmayız” diye bas bas bağırıyorlardı. Göreceğiz bakalım, onların dediği mi olacak?.. Üstelik, Posco’nun kurulacağı tarım arazisini OSB arazisi yapan siyasi irade de 2000 yılında CHP’li siyasi iradeydi.

Bu haber toplam 1487 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.