1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Kaybedilen İşgünü Kaybedilen İşçiden Daha Önemliyse
Kaybedilen İşgünü Kaybedilen İşçiden Daha Önemliyse

Kaybedilen İşgünü Kaybedilen İşçiden Daha Önemliyse

“İş kazaları Türkiye’ye 4 milyar lira kaybettirdi.” Başlık Zaman gazetesinden… Sözler ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’e ait… Hükümetimizin hikmetinden sual olunmaz kapita

A+A-

“İş kazaları Türkiye’ye 4 milyar lira kaybettirdi.” Başlık Zaman gazetesinden…  Sözler ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’e ait… Hükümetimizin hikmetinden sual olunmaz kapitalizme gönülden bağlılığını nasıl da gözler önüne seriyor bu sözler…

Bakan Dinçer, 2009’da meydana gelen iş kazalarında 1171 işçinin hayatını kaybettiğini 1885 işçinin de sürekli iş görmez hale geldiğini (yaralandı demek istiyor) söyledikten sonra onu asıl üzen meseleye geliyor: “2009 yılında tüm bu kaza ölüm ve meslek hastalıklarını birlikte değerlendirdiğimizde bir milyon 589 bin 116 iş günü kaybına uğradık. Daha da önemlisi bu iş kazalarında ulusal düzeyde 4 milyar Türk Lirası kaybımız oldu.”

Bakan, iş kazalarında meydana gelen ölüm ve yaralanmalara ilişkin “istatistikleri” verdikten sonra “daha da önemlisi iş kazalarında 4 milyar Türk lirası kaybımız oldu” diyor… Bu sözler Bakan’ın zihniyetini de dımdızlak ortaya çıkartıyor. Avrupa’da ölümlü iş kazalarında açık ara lider, dünyada da üçüncü sırada yer alan Türkiye’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ölen işçilere değil de, kaybedilen çalışma zamanı ve buna bağlı olarak kaybedilen paralara yanıyor…

İhtiyaçları karşılamak için değil pazar için (kâr için) üretim yapılan kapitalist sistemde çalışmak kaçınılmaz bir zorunluluk olarak sunulur. Önemli olan insanların refahı, mutluluğu, bilinçli, sağlıklı bir yaşam sürmeleri değil de üretimin artmasıdır. Bu yüzden, kapitalizm insan odaklı değil de meta odaklıdır.

Üretimi artırmaya çalışırken insanlar insanlık çıkıyormuş, bu uğurda bilinçlerini, hayatlarını kaybediyorlarmış ne gam! Varsa yoksa kaybedilen iş zamanı, varsa yoksa kaybedilen farazi paralar…

Geçenlerde Dilovası’nda rutin iş kazalarından biri daha yaşandı… Ancak bu kaza, biraz önce sözünü ettiğimiz zihniyeti ve Türkiye’de sağlığa verilen değeri gözler önüne sermesi bakımından tam bir ibret vesikası niteliği taşıyordu.

Dilovası’nda bir fabrikada çalışan Kazım Korkmaz sağ elini profil kesme makinesine kaptırıyor. Arkadaşları tarafından derhal civardaki özel bir hastaneye kaldırılıyor ancak daha donanımlı bir hastaneye gitmesi gerektiği söylendiği için apar topar Tuzla Anadolu Hastanesi’ne götürülüyor. Burada da kendisinden 4 bin lira para isteniyor. Bir işçide bu kadar para ne arasın? Yeterli parası olmadığı ve para dediğimiz şey kapitalizmde insan sağlığından daha önemli olduğu için buradan da Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülüyor. Fakat SGK’lı Kazım Korkmaz’ın parmağı bu hastanede de dikelemiyor. Çünkü hastaneye tam yatırdıkları sırada bir fark ediyorlar ki, ameliyat için gerekli olan cihaz o sırada başka bir ameliyatta kullanılıyor. Neylersin kaderimiz böyleymiş, diyerek yine yollara vuruyorlar kendilerini. Kazım Korkmaz, son bir umutla Kartal Özel Umut Hastanesi’ne götürülüyor. Fakat olay anından bu yana tam sekiz saat geçtiği için son bir umutla geldiği bu hastanede sağ elinin baş parmağı ameliyat ile kesiliyor.

İşte size kaybolan bir iş günü daha… Çalışamadığı için kaybolan paralar da cabası…

Bu haber toplam 2342 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.