1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. KAYNANA, GELİN NE İÇİN YARIŞIYOR?
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

KAYNANA, GELİN NE İÇİN YARIŞIYOR?

A+A-

Uzun bir süredir sağlık nedeniyle evde oturma zorunluluğum doğduğunu biliyorsunuz..

Bu arada bende zaman zaman kitap okuyorum, zaman zamansa vakit geçirmek adına televizyon izliyorum. En çok dikkatimi çeken ne oldu biliyor musunuz? Mutlaka sizler de izlemişsinizdir, çünkü çok revaçta.. Yemek Yarışmaları..

Hani şu adının başında “yemek” geçmesine karşın ana fikri maalesef ki kavga olan.. Öğlenden sonra belli bir kaç kanalda müthiş bir kavga, hakaret, cehalet, rencide etme gırla gidiyor. Buna ister kurgu diyelim, ister programın formatı..

Ne olursa olsun hiç iç açıcı değil.. Aklı başındaki hiç kimsenin onayladığını da sanmıyorum.. Haaa olamaz mıydı? Tabi ki olurdu.. Hem de mükemmel.. Eğer bu programları adam gibi, eğitici ve öğretici bir formatta yapsalardı, ne iyi olurdu.. Mutlaka faydalı bir şeyler öğrenirdi insanlar.. Ama ne gezer.. Hem de program sunucularının güya sık sık uyarısına rağmen.. Gelgelelim bizim toplum bu tür programları sever biliyorum! Anlayacağınız nabza göre, şerbet.. Toplumun sosyal yapısı kimin umurunda?

Malumunuz, geçtiğimiz senelerde iğrenç evlenme programlarıyla psikolojimiz bozulmuştu.. O stüdyolarda yaşananlar, toplumsal yaşamı kökünden sarsmaya başlamıştı.. Neyse binlerce şikayet ve protestolardan sonra RTÜK olumlu bir girişimle bu programları yasaklattı. Bizlerinde derin bir oh çekmesini sağladı.

İyi güzelde şu anda kadınların gün toplantılarına konu olmayı başaran yemek programlarının “Kaynana, Gelin” versiyonu toplumu nasıl etkileyecek acaba?

Doğrusu gördüklerim sonucu merakımdan izlemeye başladım.

Çok şükür ki ben de bir kayınvalideyim. Ancak inanın “Kaynana” diye hitap ettikleri o cadaloz kadınlara ben bile çok hırslandım. Onları ayıpladım.

Tamam bu programlar bir yarışma.. Ancak gelinlerle kayınvalidelerinin arasına iyice bir duvar örecek kanısındayım. Çünkü seyreden gelinler bu olayı kendi açısından sübjektif değerlendirebilirler. Zaten var olan tarihi yargıya daha kesin ve ön yargılar ekleyebilirler. Daha net şekliyle eşlerinin annelerinden soğuyabilirler.

Bir toplulukta kulaklarımla duydum. Bu yarışmanın değerlendirmesini yapan genç kadınlar konuşurken beni ürküten ve endişelerimi haklı bulmama neden olan bir sohbetti bu.. Çünkü genç kadınların hepsi aynı fikirdeydi besbelli.. “Kaynana değil mi? Hepsinin köküne kibrit suyu” deyimi eşliğinde attıkları kahkahalarla sonlandırdılar bu konuya ait düşüncelerini.. On bin TL alacaklar ya.. Gelin kız, dünyanın en lezzetli yemeğini yapsa beğenmiyorlar. Üstelik birde küçültücü, gurur kırıcı sözlerle, bakışlarla utandırıyorlar. Mutfaklar teftiş ediliyor. Kapı, cam pervazlarına kadar büyüteçle kontrol ediliyor. Eh kazara gelin hanım yetiştiremedi veya temizliğini tam yapamadıysa en ağır hakaretlere maruz kalıyor. Girip mutfakta gizli gizli ağlıyor. Çünkü ağladığı görülürse bu defa da duygu sömürücülüğüyle suçlanıyor. Yemek yarışması kavgalar, ağlamalar, bağırışımalar, kaynanaların acayip tartışmalarıyla sürüp gidiyor.

Dahası, gelinler diğer kaynanalara kızmakla kalsalar hadi.. Çok ciddi, ciddi kendi kayınvalideleriyle de kavga ediyorlar. Birbirleriyle ters düşüyor, darılıyorlar.

Bana bu konuda çok dert yanan arkadaşım oldu ve köşemde yazmamı istedi.. Zaten alt üst olmuş aile yapılarımızın iyice törpüleneceğinden korkuyorlardı.. Doğruyu söylemem gerekirse, bizim halkımızın bu tür televizyon oyunlarını gerçeğe yansıtma gibi bir huyları olduğunu hepimiz biliyoruz. Etkisinde kalmamalarının mümkün olmayacağını da.. Keşke diğer “YEMEKTEYİZ” programı için söylediğim gibi daha eğitici, öğretici, anne, kız olduklarının mesajını vererek sevgi, saygı yansıtacağı bir yayınla karşımıza çıkarak bizleri şaşırtsalardı. Belki o zaman “Kaynanayı ne yapmalı, kaynar kazana atmalı, yandım gelin dedikçe altına odun atmalı” manileri yerine “Kayınvalidem önderim, sever seni gelinin” sözleriyle mutlu ailelerin çoğalarak yüzlerin gülmesine vesile olsalardı. Sadece küçücük bir empati.. Bu küçücük dediğim empati kurma becerisinin iki tarafı da inanılmaz hoş görüye ve anlayışa götürerek her kapıyı açacağına eminim. Bunu bilinçsizce yazdığımı sanmayın. Oğlum Tolga bize iki yıl önce çok kıymetli bir armağan sundu. Kazandığım o armağan bugün benim hem kızım, hem arkadaşım, hem de iyi bir dostum. Ve onunla bu kaynana gelin yemek yarışma program saçmalığı hakkında aynı şeyleri düşündüğümüzden adım gibi eminim.

Bu yazı toplam 882 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum