• BIST 74.462
  • Altın 132,735
  • Dolar 3,5172
  • Euro 3,7848
  • Kocaeli -1 °C

Kazanma azmi de olmayınca 

Hayrettin ALBAYRAK

Taraftar ve Burak Süleyman’dan yoksun olmak çok önemliydi. Bu yüzden önceki günkü maça giderken çok zorlanacağımızı ancak kadro kalitemize kazanma azmimizi ekleyerek istediğimizi alacağımızı düşünüyordum. Özellikle de kent büyüklerinin attığı adımla FIFA yaptırımından kurtulmuş olmanın takıma olumlu yansıyacağına inanıyordum. Ümit Hoca tahmin ettiğimiz 11’i sahaya sürdü. Kalede genç Yusuf, Burak Süleyman’ın yerinde Hamza.  Sefa, Karacabey maçında 2 gol birden attığı forvet arkasında. Tribünde itici güç, sahada kilidi açacak isim olmayınca Kocaelispor bir türlü istenilen tempoyu bulamadı. İlk yarım saat denk güçlerin mücadelesi şeklinde geçti, heyecanlanacak veya endişelenecek bir pozisyon bile olmadı. Bayburt takımı sahaya iyi yayıldı, dirençli bir oyun ortaya koydu. Stoperleri çok sağlamdı, neredeyse hatasız oynadı.  Hani şu ana kadar İzmit’e gelen en diri takımdı diyebiliriz. 
 

İKİNCİ YARI BAŞLARKEN HAMLE BEKLEDİK 
Tipik bir beraberlik maçı görüntüsüyle devam eden maçın 34.dakikasında öne geçebilirdik. İstikbal vaat edenler arasında olduğu için bizzat MHK üyesi Bedri Dölkeleş’in izlemeye geldiği maçın orta hakemi ciddi bir hata yaptı. Gelişen atağımızda Kadir Gezer ceza alanının hemen dışında düşürüldü ama devamında top Sinan’a geldi. Hakem önce avantajı oynattı, ne zaman ki Sinan, gol durumundaki Sefa’yı gördü, hakem düdüğünü çalarak faulü verdi. Hakem olası bir golünüzü yedi. Bedri Ağabey avantaj kuralıyla ilgili bu hakemi uyaracaktır. İlk yarı biterken konuk ekibin de Derincesporlu eski futbolcu Oltan ile kaçırdığı önemli bir fırsat var. Soyunma odasına golsüz gidildi. Tabi ikinci yarı başlarken kenar yönetimden hamle bekledik. Zira Hamza sol tarafta son derece etkisiz kalmıştı. Sefa ile Hamza’nın yerlerini değiştirmek takımın hücum gücüne önemli bir artı getirebilirdi. Ancak Metin Hoca ne bunu düşündü, ne kenardakilerde hamle yapmayı.
 

MÜDAHALE İÇİN 73’NCÜ DAKİKAYI BEKLEDİ 
 Böyle olunca ilk yarıdaki gidişat değişmedi. Bu arada 55’te tartışmaya açık bir penaltı pozisyonu var. Bulunduğumuz yerde rakibin elle oynadığını düşündük. Televizyondan maçı izleyenlerle konuştuğumda, “Kesin penaltıydı” dediler. Hakem es geçti. Kenar yönetim gidişatı değiştirmek için B planını bitime 17 dakika kala devreye soktu. Neden o kadar beklediklerine anlam veremedik.  Ön liberolardan Mert kenara alınıp yerine Şenol sahaya sürüldü. Şenol sol öne monte edilirken, Hamza forvet arkasına çekildi.  Yerinde ama biraz geç yapılan bu değişiklik takımı biraz olsun hareketlendirdi. Takım sol önü Şenol ile çalışmaya başladı, Hamza da forvet arkasında etkisini gösterdi. 83.dakika maçın kader anıydı. 1 dakika içinde iki elverişli pozisyon bulduk. Önce Şenol’un ortasında Ali Keten kafayı vurdu, kaleci son anda topu kornere çeldi. Sonra, kornerden gelen ortada Murat Başak’ın kafa vuruşu yan ağlarda kaldı. İki kez gol diye havaya kalktık ama olmadı. 
 

3’NCÜ DEĞİŞİKLİK NEDEN DÜŞÜNÜLMÜYOR? 
Kenar yönetim 84’ncü dakikada ikinci hamleyi yaparak Burak Özbakır’ın yerine Mehmet’i sahaya sürdü. Mehmet o kısa süreçte takımın sağ kanadında güzel işler yaptı. 89’da şık hareketlerle getirdi, Sinan’a adeta al da at dercesine bıraktı. Sinan uygun durumda vurmak yerine arkadan gelen Hamza’ya bırakınca mutlak bir gol kaçtı. Az sonra da hakemin bitiş düdüğü geldi. Bu maçtaki puan kaybıyla ilgili teknik direktör Yıldız’ı oyuna müdahalede, oyuncu değişikliklerinde geç kaldığı için hatalı buluyorum. Yıldız’ın genellikle üçüncü oyuncu değişikliklerini yapmaması da garipsiyorum. Gole ihtiyacın varken bir müdahale hakkını neden kullanmadığına anlam veremiyorum. İkinci yarıya sol önde Şenol ile başlayıp Hamza’yı en çok verimli olduğu yere çeksek, Mehmet’i oyuna daha erken alabilsek golü bulup maçı alabilirdik diye düşünüyorum. 
 

YILDIZ VE FUTBOLCULAR KENDİLERİNİ SORGULAMALI 
Önceki maçlarda da Metin Hoca’nın oyuna zamanında doğru müdahale konusunda hataları olmuştu. Taraftar bazında Yıldız’a yönelik olumsuz eleştiriler bu son maçın ardından bir hayli arttı.  Sanıyorum ki. sevgili Hocamızın bu konuda kendini sorgulaması gerekiyor. Kuşkusuz ki, takımdaki futbolcuların genel anlamdaki isteksizliği de kötü oyunda ve kaybedilen puanda etkiliydi. Takımı ilk kez bu kadar kazanma azminden uzak gördüm dersem doğruyu söylemiş olurum. Taraftar ve Burak Süleyman’dan yoksun zorlanabileceğimizi öngördük ancak kadro kalitemize kazanma azmimizi ekleyerek istediğimizi alabileceğini düşünmüştük. Taraftar ve Burak ile birlikte o azim olmayınca,  teknik kadro da müdahalede geç kalınca böyle bir sonucun ortaya çıkması doğaldır. İnşallah futbolcularımızı bir daha böyle görmeyiz. 
 

TARAFTARIN VE BURAK SÜLEYMAN’IN ÖNEMİ
Hani derler ya değerlerin kıymeti varlıklarında değil, yokluklarında daha iyi bilinir diye. Bayburt maçında bunu gördük, yaşadık.  Ceza gelmese muhtemelen tamamen dolu ve coşkulu tribünler önünde oynayacaktık bu maçı. Futbolcular böylesine isteksiz olmayacaktı. 12’nci adamı çok aradık, çok.  Ne yazık ki, Altay maçında da o itici güçten yoktun kalacağız. Tribün olaylarına çok dikkat etmeliyiz. Sezon sonuna kadar böyle bir cezayla bir daha karşılaşmayalım. Ayrıca taraftarın yokluğunda, zorlandığımız anlarda bireysel yeteneğiyle kilidi açan Burak Süleyman olsa sonuç değişebilirdi. Burak’ı çok aradığımız bir maçtı. Ne yazık ki, Burak 4 maç daha olmayacak. Hem de zorluk derecesi en yüksek haftalarda.  Ah Burak Süleyman, ah. Bir anlık gafletle, böylesi kritik bir süreçte takımı yalnız bıraktın. Biliyorum çok üzgünsün, pişmansın. Ama pişmanlık gideni geri getirmiyor. 2 puan uçup gitti, inşallah kayıp bununla sınırlı kalır da bir daha ah Burak Süleyman ah demek zorunda kalmayız. 
 

HEDEFE GİDEN TAKIM İÇİN FAZLA LÜKS  
Evet, cumartesi günü sahaya çıkan grubun zirve adaylarının tamamının kazandığı haftada önemli puan kaybı yaptık. Liderin 5 puan gerisindeyiz, üstelik de bir maçımız fazla. İç sahada işler iyi gitmiyor diyebiliriz. Çünkü 5 maçın sadece 2’sini kazanabildik. Deplasmanda güç bela kazanıyor, evimizde bol keseden dağıtıyoruz. Tamam takım savunmasını iyi yapıyoruz, rakibe bırakın gol atma iznini, pozisyon bile vermiyoruz. Ancak iç sahada başarı kaybetmemek değil, kazanmaktır. Kendi evinde 5 maçın 3’ünde fire vermek, hedefe giden bir takım için fazla lüks. Daha cesur, daha atak oynayacağız, gol yememekten çok atmaya yönelik planlar yapacağız. Hesap çok basit. Gol yemezsen 1 puan alıyorsun ama rakipten bir fazlasını atarsan hanene 3 puan yazılıyor. Önümüzdeki bay haftasını iyi değerlendirelim. Teknik heyet ve futbolcular oynanan maçların kasetlerini izleyip, hatalardan ders çıkarsınlar. Kartal maçıyla birlikte çok zorlu bir fikstür bekliyor bizi. Her türlü hazır olmalı ve bu süreci en az kayıpla geçmeliyiz. 
 

Bu yazı toplam 1320 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    • Heyecan verici bir proje
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37