1. YAZARLAR

  2. Hayrettin ALBAYRAK

  3. Kendi içimizde hesaplaşmak, yanlışlarımızla yüzleşmek
Hayrettin ALBAYRAK

Hayrettin ALBAYRAK

Yazarın Tüm Yazıları >

Kendi içimizde hesaplaşmak, yanlışlarımızla yüzleşmek

A+A-
Öncelikle belinden ciddi bir rahatsız geçiren Başkan Bahri Yavuz’a geçmiş olsun, Allah şifa versin dileğinde bulunalım. Çengelköy maçında protokol tribünündeki yerini doğru giderken gördüm Başkan’ı, ayakta durmakla güçlük çekiyordu. Böylesi bir durumda bile kalkıp maça gelmesi her türlü takdiri hak ediyor. Dün öğlen saatlerinde hem sağlık durumunu, hem de bu hafta için bir basın toplantısı düzenleyip düzenlemeyeceğini sormak için aradım. Geceyi uykusuz geçirdiğini, ağrılarının devam ettiğini söyledi. Rahatsızlığıyla ilgili ilk anda felç geçirdiğini düşünmüş. Yapılan kontrolde kas spazmı olduğu anlaşılmış. Bir kez daha geçmiş olsun dileğinde bulundum kendisine. Başkan Yavuz, “Kendimi iyi hissedersem bu hafta içinde sezonun değerlendirmesi için bir basın toplantısı yapacağım” dedi. Başkan Yavuz, geniş çaplı bir toplantı düzenlemek istediğini ve Kocaelispor’u takip eden tüm spor yazarlarını orada görmeyi arzu ettiğini söyledi. 
OLAĞANÜSTÜ KONGRE OLUR MU?  
Böyle bir toplantıya ihtiyaç var. Sezonu uzun uzun konuşmak, tartışmak zorundayız. Nerede yanlış yaptığımızı sorgulamak durumundayız. Bu sezona dair sağlıklı teşhisi koyamazsak, tedaviyi yanlış yapar ve seneye yine hüsrana uğrarız. Bu yönetim 3 yıllığına geldi. Henüz 1 yıl geride kaldı. Buna rağmen kimi kesimlerde Başkan Yavuz’un güvenoyu almak, hem de yönetimde bazı değişiklikler için olağanüstü kongreye gidebileceği yönünde söylentiler var. Son yıllarda sıklıkla kongre yaptık ve bunun hiçbir faydasını görmedik. Yönetimde istikrar başarının en önemli faktörlerinden biridir. Kişisel görüşüm olağanüstü kongreye gerek olmadığı yönündedir. Çünkü dışardaki gözlemimiz yönetimin uyum içinde çalıştığına yenilik.  Ancak Başkan Bahri Yavuz’un içerde neler yaşadığını belemiyoruz. Sıkıntı yaşadığı yöneticiler veya dışardan önemli katkı verecek isimler varsa, Başkan Yavuz, kongre kararı alabilir. Bu tamamen kendi tasarrufundadır. Kongre kararı alsa da, almasa da, her iki kararına saygı duyarız. 
UMUT SERDAR YALÇIN’A PARAGRAF  
Yönetim konusuna girmişken futbol şube sorumlusu sevgili Umut Serdar Yalçın’a bir paragraf açmalıyız.  Hani bu sezondan hepimiz ders almalıyız, kendimizi sorgulamalıyız diyoruz ya, bence yönetimde bu işi öncelikle yapması gereken isim sevgili Yalçın. Kocaelispor’u çok sevdiğinden ve başarısı için yapamayacağı fedekarlık olmayacağından eminiz. İşin bu tarafı tartışma götürmez. Yönetimin en faal isimlerinden biri olduğu ve önemli maddi kaynak yarattığı noktasında da hemfikiriz. Ancak bu güzellikleri dışında kulübe zarar veren davranışları olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz. Kimileri bana kızacak, futbol şube sorumlusunu eleştirdiğim için kulübe zarar verdiğimi düşünecek.  Ancak hiç önemli değil. Bugün ben bunları söylemez, yapılan hataları görmezden gelirsem asıl o zaman kulübe kötülük ederim. Başkan’ın dediği gibi kendi içimizde hesaplaşmalıyız, kendi hatalarımızla yüzleşmeliyiz. Bu doğrultuda Umut Serdar Yalçın’ın kulübe zarar veren davranışlarıyla ilgili kendisini uyarmayı görev biliyorum. Kendisinin de bu eleştirilerime anlayış gösterip kulübün menfaati adına gereğini yapacağına inanıyorum. 
KESKİN SİRKE KÖPÜNE ZARAR 
İzmit’teki Velimeşe maçında uzatma dakikalarında attığımız gol sonrasındaki hareketi, yine içerdeki Tekirdağ maçında rakip futbolcu ve taraftarla yakışıksız bir diyaloğa girmesi son derece yanlış ve Kocaelispor’a zarar vericiydi. Futbolun dünyasında bir gün bir yerde yeniden karşılaşmak mümkün, onun için yarını düşünerek hareket etmek gerekir. Sonuçta ektiğini biçiyorsun. Sevgili Umut Serdar Yalçın kardeşim aşırı hırslı, belli bir noktada kendini kontrol edemiyor. Keskin sirke küpüne zarar misali. Umut Beyi tüm camia çok seviyor ve Kocaelispor’a uzun yıllar çok iyi hizmetler vereceğine inanıyor. Hatta Yavuz’dan sonra bu kulübün başkanlığı için en uygun isimlerden biri olduğunu düşünüyor. Böylesi değerli bir adama geçen sezonki o davranışlar hiç yakışmıyor. Kendi açısından sezonu tahlil ettiğinde inanıyorum ki, aynı şeyi düşünecek ve bir daha o tür fevri davranışlarda bulunmayacaktır. Kendi takımının başarısını çok istemek, bunun için hırs olmak iyi bir şeydir de, bunları rakibe saygıyı unutmadan yapmak gerekir.  
Halka, taraftara haksızlık yapılıyor
Çengelköy ile oynanan sezonun son maçında tribünlerde yaklaşık 2 bin kişi vardı. Sezon boyunca ortalama 10 bin kişiye oynayan takım için bu sayıyı hayal kırıklığı veya düşündüğü bulanlar var. Halk takımı son maçında yalnız bıraktı şeklinde yorumlara rastlıyoruz. Kimileri de son maça gelenlerin Kocaelispor’un gerçek taraftarı olduğunu, gelmeyenlerin ise sadece başarıda ortalarda gözüktüğü yorumları yapıyor. Türkiye liglerinde son yıllardaki taraftar ortalamalarına baktığımızda hiçbir iddiası kalmayan bir takımın 2 bin kişiye oynamış olması kesinlikle hayal kırıklığı olarak değerlendirilemez. Birçok takım iddiası olduğu halde 2 bin seyircisi zor bulurken, Kocaelispor ununu eleyip eleğini astığı maçı o kadar kişiye oynuyorsa ortada taraftarın takımı yalnız bırakması gibi bir durum yok demektir. 2 bin kişiyi azımsamamak gerekir. 
DÜŞÜŞÜ İYİ OKUMAK GEREKİR 
Ortalama 10 bin kişiye oynayan takımın, 2 bine düşmesini iyi sorgulamak, okumak gerekir. Türkiye’deki taraftarlık kültüründe öne çıkan faktör tutulan takımın bir amacının olmasıdır. Bu hedef şampiyonluk olur, ligde kalmak olur. Her ikisinde de taraftar hassas davranır ve tribünlere koşar. Kocaelispor son haftaya kadar şampiyonluğu kovaladı ve dolu tribünler önünde oynadı. Tekirdağ’da kaçan şampiyonluğun ardından, son maçın hiçbir önemi kalmamıştı. Başka anlamda takımın, taraftarına ihtiyacı olan bir maç değildi. Bu durum sadece Kocaelispor için değil, Türkiye liglerindeki tüm takımlar için geçerlidir. Milyonlarca taraftarı olan üç büyük takım bile şampiyonluk yarışında havlu attığında boş tribünlere oynar. Türkiye gerçeği budur. 
ÖLÇÜM YAPILACAK ÖRNEK DEĞİL
Bu gerçeği bile bile, örnekleri göre göre Kocaelispor’un Çengelköy maçını 2 bin kişiye oynamasını hayal kırıklığı olarak değerlendirmek, bu tablonun düşündürücü olduğunu iddia etmek, en kötüsü halk takımı terk etti şeklinde bir tespitte bulunmak doğru bir bakış açısı değildir. Bırakın amatör kümeyi, 1.Lig’de hiçbir hedefimizin olmadığı sezonları gözünüzün önünden geçirin. 700-800 biletli seyirciye oynadığımız pek çok maç vardır. Bunları unutmayalım. Sonuç olarak sezonun son maçını 2 bin kişiye oynamayı halk, taraftar takımı terk etti şeklinde değerlendirmek sezon boyunca takımının peşinden giden halka ve taraftara haksızlıktır. Özetle, son maçtaki tribün görüntüsü taraftarın sevdasına dair ölçüm yapılabilecek bir örnek değildir. 
Bu yazı toplam 217 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum