1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kendi kendisini tüketen şehir
Kendi kendisini tüketen şehir

Kendi kendisini tüketen şehir

Pazar günü gazetedeydim. Çalıştık. Ana gazeteyi hazırladık, bitirdik. Saat 16. 00’da TFF 2 nci Ligin ilk hafta maçları başladı. Küçük oğlum Emir Çiğit, Kocaelispor hastası. Bu sezon kulüp kapanmadı, tak

A+A-

Pazar günü gazetedeydim. Çalıştık. Ana gazeteyi hazırladık, bitirdik. Saat 16. 00’da TFF 2 nci Ligin ilk hafta maçları başladı.

Küçük oğlum Emir Çiğit, Kocaelispor hastası. Bu sezon kulüp kapanmadı, takım yine lige girdi diye çok sevinmişti. Geçen sezon gazete adına Kocaelispor maçlarını takibe başlamıştı. Pazar günü de tutturdu, Çorum’a gitti.

Saat 16. 00’dan sonra Spor Servisi’ne destek amacıyla maçları takip etmeye başladım. Saat 16. 02’de Çorum’dan ilk golün haberi geldi. 10 dakika sonra, Kocaelispor ikinci golü, yarım saat bitmeden 4 ncü golü yemişti. Çorum’daki maçı izleyen Emir Çiğit, her golden sonra haber vermek için arıyor, her golün ardından sesi biraz daha sönüyordu.

Belli ki Çorum Stadında Kocaelisporlu olarak ezikti. “Bizim genç çocuklar ellerinden geleni yapıyorlar. Ama olmuyor. Çok heyecanlılar. Koskoca Kocaelispor nasıl bu hale geldi. Bizim kentimiz neden bu kulübe hiç sahip çıkmadı” diye isyan ediyordu.

Kocaelispor’un Çorum’daki ilk maçından umudumu kesince, İzmit’te oynanan Körfez FK maçına dikkatimi yönelttim. O maçı izleyen arkadaşlardan sık sık bilgi alıyorum. Kocaelispor’un elindeki bütün futbolcuları bedavaya toplayan, lige “Şampiyonluk” iddiasıyla giren Körfez FK da dökülüyordu. Adıyaman pozisyon buluyor, Körfez FK çimleri yoluyordu.

Maçlar bitti. Gazetenin spor ekini de yaptık, saat 19. 00’dan sonra evin yolunu tuttum.

Hala Balaban’da yazlıktayım. Akşam televizyonda İstanbul Büyükşehir Belediye-G. Saray maçını bir grup dostla televizyondan izliyoruz. İstanbullu bir komşumuz var.

Biliyorum, tamamen laf olsun diye sordu:

“-Ne oldu?. Bugün Kocaelispor ne yaptı?”

“-5-0 yenildi” dedim.

“-Kime yenildi?” diye sordu..

“-Çorumspor’a” dedim..

Döndü, yüzüme baktı..

“-Yuh size “ dedi. “Bütün İzmitlilere, hepinize yuh olsun. Koskoca Kocaelispor’u da bu hale getirdiniz ya, sizden hiçbir şey olmaz.”

Hani normal zamanda İzmitliliğe hakareti, ana avrat sövgü ile eşdeğer tutarım da, bu doğru söz karşısında  ne diyebilirdim?..

Bütün gece, kafamda dolaşıp durdu:

Kocaelispor 5-0 mağlup. Kime? Çorumspor’a.. “Yuh sizin gibi İzmitlilere”

Kaybediyoruz sevgili İzmitliler… Tek tek her şeyimizi kaybediyoruz.

Sahillerimizi, yaşam biçimimizi, tarım arazilerimizi kaybediyoruz.

Bizim olan, alışverişe gittiğimiz zaman oturup sohbet ettiğimiz esnaf dostlarımızı kaybediyoruz.

Kaç tane İzmitli ayakkabıcı, kaç tane İzmitli gömlekçi, kumaşçı kaldı?..

Kaç tane İzmitli kuyumcu, kaç tane İzmitli müteahhit var?..

Son değerlerimizden biriydi Kocaelispor..

Tamam, tarihimizde Kayseri’den 8, Beşiktaş’tan 7 yemişliğimiz var..

Ama günün birinde bu kentin takımının Çorum’dan 5 yiyeceğini aklımızın ucundan geçirebilir miydik?...

Sorumlu kim? Elini taşın altına koyan Sevgili Başkan Orhan Görsen mi?.. Bütün kariyerini yok etmek pahasına bu genç takımın Teknik Direktörlüğünü üstlenen sevgili Ceyhun Güray mı?.. Elbette değil. Kocaelispor formasıyla sahaya çıkan, henüz “Ana kuzusu” 17-18 yaşındaki gençler hiç değil...

Biz kendi değerimizi, kendi gücümüzü bilmiyoruz.

Pazar günü gazetede işe başlamadan önce, kahvaltı için Sahan Lokantası’na gittim. Dört-beş masa birleştirilmiş. 25-30 kadar 8-10 yaşlarında çocuk kahvaltı yapıyorlar.

Üzerlerinde tertemiz Yeşil-Siyah formalar. Masanın en başında, bir zamanlar Kocaelispor’da efsane olmuş Sadun Gemici oturuyor.

Çok düzenli, çok disiplinliler. Sordum, “Kim bunlar?” Sahan’ın garsonu, “Kocaelispor’un minik takımı” dedi. “Bugün antrenman varmış. Bizim patron(Necmi Gidici) kahvaltıya davet etti. Buradan antrenmana gidecekler.”

Duygulandım… Hala Kocaelispor vardı. Hala minik takımı vardı. Üzerlerinde şık, temiz eşofmanlar. Bu 8-10 yaşındaki çocukların 8-10 yaş büyük ağabeyleri de aynı saatlerde Çorum’daydı.

Kimileri, “Böyle rezil olacaksa, Kocaelispor kapansaydı. Lige girmeseydi” diyorlar. Düşünün ki, bir evladınız var. Çok sevdiğiniz, üzerine titrediğiniz bir evlat. Katiller saldırıyor, linç ediyorlar. Evlat, komada. Bitkisel hayata giriyor. Makinelere bağlı. Öldü ölecek. Ama tıbben henüz sağ. Sizden, henüz ölmemiş oğlunuzun organlarını bağışlamasını istiyorlar.

Verir misiniz?.. Allah’tan umudu keser misiniz?.. Orhan Görsen ve arkadaşları, organları alınmak istenen ve kentin rızası da olmadan, kalbi, ciğerleri, gözleri, beyni sökülüp alınan bu kentin evladını, her şeye rağmen yaşatmak istediler.

Yanlış yapmadılar. Takımın ciğerlerini, kalbini, böbreklerini Yunus Pehlivan söküp aldı. Bu organlarla “Yeni bir insan” yaratacağını söyledi. Biyonik adam, Terminatör yaratacaktı. Ama bizim evladımızdan söktüğü organları gitti çöpe attı.

Pazar günü Körfezspor’da, Pehlivan’ın Teknik Direktörü Ahmet Yıldırım’ın kadroya bile almadığı Gökhan Meral, Uğur Daşdemir, Yunus İlgen, Burak Halil Kocaelispor’da olsa, o Kocaelispor Çorum’a 5 atardı.

Pazar günü saat 18. 00’den sonra, maçlar bittiğinde gazetenin alt katına, santrala geldim. Sürekli telefon çalıyordu. İnsanlar, maç sonuçları soruyordu. Belki 2 bin kişi Kocaelispor’un maçını sordu. Bir kişi bile Körfez FK’yı sormadı.

Tüketiyorlar bizi sevgili dostlar. Bir Kocaelispor’umuz vardı, bunun da organlarını söküp, çöpe attılar. Baş kaldıramıyor, bağıramıyor, isyan edemiyoruz. Her şeye rağmen, inat için şu Kocaelispor’u yaşatalım. Hiç değilse biraz kendimize güvenimiz, saygımız olsun.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.