1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Kent için mükemmel oldu
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Kent için mükemmel oldu

A+A-
Türkiye kutuplaştı. İnsanlar birbirlerini sevmiyor. Dahası birbirine tahammül edemiyor, oturup konuşmuyorlar.
Oysa insan “Eşref-i Mahlukat”tır. En kötü bildiğiniz insanın bile iyi tarafları vardır. Oturup konuşmak, tanışmak, gerekiyorsa tartışmak gerekir.  İnsanlar birbirlerine uzak durdukça düşmanlık artar. 
…………
Övünmek için yazmıyorum; bu konuda tevazu da göstermeyeceğim. Bu kentte aslında iki kutup gibi duran AK Parti ile CHP arasında, iki taraftan da pekçok kişi ile görüşebilen, tartışabilen, iki tarafta da pekçok kişinin saygısını kazanmış ender insanlardan biriyim. 
Hem AK Parti, hem CHP içinde beni sevmeyen pekçok insan var. Elbette her iki partide benim de sevmediğim, mecbur kalıp konuşurken içimi sıkan insanlar var.. Ama iki tarafta da önemli insanları tanıyorum. 
Çok iyi biliyorum ki, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, iyi insandır. Size göre, bize göre hataları, yanlışları olabilir. Karaosmanoğlu biraz kincidir. Ama sinsi değildir. İnsana saygı gösterir. 
Yine Büyükşehir’de Genel Sekreter Tahir Büyükakın, bu kent için gerçekten fedakarca çalışan, hep pozitif düşünen, üstelik herkesi dinlemeye açık değerli bir insandır. Tahir Büyükakın, iyi insandır.
CHP’lileri tanıyorum; İl Başkanı Cengiz Sarıbay parti için de bu kent için de şanstır. Sarıbay, hiçbir şeye veya kimseye körü körüne muhalefet yapmaz. Uyumlu adamdır. Herkesle oturup kalkabilir, herkesle anlaşabilir. Bazı AK Partililer düşman gibi görebilirler. Ama CHP’li milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri bu kentin kötülüğünü isteyen, tek misyonları kavga etmek olan insanlar değillerdir.
Oturup, konuşmaları gerekiyordu. En azından birbirlerini tanımaları gerekiyordu. Başkan Karaosmanoğlu CHP’lileri geçen cuma akşamı Antikkapı’ya davet etti.  Gittiler. Antikkapı’daki toplantı, basına kapalıydı. Genel Sekreter Büyükakın, yemeğin ardından yarım saatlik bir sunum yapmış. Ağırlıklı olarak Metro projesinden bahsetmiş. CHP’lilerden destek istemiş. CHP’liler de söz almışlar. Fikirlerini söylemişler. Büyükşehir yöneticileri not almış.
Toplantının ertesi günü CHP’lileri aradım. Toplantı ile ilgili izlenimlerini sordum. Hepsi, samimiyetle çok memnundu. AK Partililerle konuşmadım. Ama eminim onlar da memnundur.
Böyle bir toplantının yapılması halinde, iki tarafın da birbirini seveceğinden, iki tarafın da birbirleri ile ilgili önyargıları büyük oranda aşacağından emindim. Tam da düşündüğüm gibi olmuş. 
Hiç kuşkusuz, örneğin Haydar Akar’la İbrahim Karaosmanoğlu; ya da Tahsin Tarhan ile Tahir Büyükakın kanka olacak, bundan böyle her yere birlikte gidip gelecek değiller. Ama birbirlerini tanıdılar. İki taraf da birbirinin insan olduğunu, oturulup konuşulabileceğini, üstelik iki taraf da birbirinin bu kent için bir şeyler yapmak istediğini gördü, anladı. 
Bu kent için, kentin geleceği için çok önemli bir kazançtır. Eminim ki bu toplantının ardından Başkan Karaosmanoğlu  gece evine gittiğinde, “Ben neden 2004’den buyana böyle bir toplantıyı hiç yapmadım” diye kendi kendisine hayıflanmıştır. 
Cuma akşamı Antikkapı’da CHP’li konuklara, çorba, mantarlı bonfile ve tatlı ikram edilmiş. Toplantı hakkında bilgi aldığım bir CHP’li arkadaşım, “Tam anlamıyla bir iftar yemeğiydi” dedi. Umuyor, diliyor ve bu şehrin bir insanı olarak ısrarla talep ediyorum ki, ilimizde bu toplantılar belli periyotlarda- ama ayda bir, ama üç ayda bir, ama yılda bir-tekrarlanır. Bu kent dünyada hoşgörü kentidir. Barış kentidir. Bu kentte birbirimizle konuşmalıyız. Medeni insanlar gibi tartışmalıyız. Hepsinden ötesi, birbirimizi tanımalıyız. Çok derdimiz, çok sorunumuz var. Birbirimizle didişerek değil, el ele vererek, birbirimize destek olarak çözebiliriz. Bu bağlamda, cuma günü gerçekleşen ve ilk olan Büyükşehir-CHP buluşmasını bu kentin geleceği yolunda atılmış çok önemli bir adım olarak nitelendiriyorum. Kabul ederlerse, bir sonraki toplantıya evsahipliği bile yapabilirim. Yılda bir kez de, Antikkapı yerine, bir balıkçı lokantasında buluşup,  çok daha samimi ve rahat ortamda toplanıp kent sorunlarını tartışmalarını da tavsiye ederim. 

*Tarhan ve Akar’ın tespitleri
Cuma akşamı Antikkapı’da gerçekleşen “Büyükşehir-CHP” toplantısı ile ilgili içeriden bazı bilgiler aldım. Toplantıya katılan CHP’lilerin hepsi, Başkan Karaosmanoğlu’nun evsahipliğinden, Genel Sekreter Büyükakın’ın sunumundan ve konulara hakimiyetinden etkilenmişler. 
Bu toplantıda CHP’liler de çok önemli saptamalarda bulunmuşlar. Örneğin Haydar Akar, kendilerine sunulan  Kartepe  köprülü kavşak projesi ile ilgili bir eksik saptamış, söylemiş. Büyükşehir yöneticileri “Biz bunu düşünmemiştik, haklısınız” diyerek not almışlar. 
Yine Haydar Akar toplantıda şöyle demiş:
“-Bu kent Türkiye’nin yükünü taşıyor. Kişi başına en fazla vergiyi ödüyor. Türkiye sanayiinin çevreyi kirletme yükünü omuzluyor. Limanların, ithalatın, ihracatın bütün sıkıntılarını sırtlıyor. Bu kentin sorunlarının tamamını, yerel bütçe ile çözemeyiz. Devlet Türkiye’nin öbür illerinde önemli yatırımlar yapıyor. Birlikte bastıralım. AK Partili milletvekilleri hükümeti sıkıştırsın. Biz de destek verelim. Merkezi hükümet bütçesiyle bu şehirde büyük projelerin hayata geçirilmesi için çalışalım.”
Çok doğru bir tespit. Zaten Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu’nun da böyle düşündüğünü biliyorum. Öyle sanıyorum ki, çok yakın bir zamanda Bakan Fikri Işık öncülük edecek, Kocaeli’nin 11 milletvekili de bir araya gelip, kent sorunlarını tartışacak. Bizim ilimizin sorunlarının çözümüne artık yerel bütçeler, Büyükşehir yetmez. Devletin işin içine girmesi lazım. Özellikle Karayolları’nın çıkarttığı engelleri aşacak, siyasi irade lazım. 
Yine aynı toplantıda Büyükşehir yöneticileri sürekli olarak önümüzdeki yıllarda kent nüfusunun ne kadar artacağından söz edip, ihtiyaçları ifade ederlerken Tahsin Tarhan söz almış. Malum, Tarhan 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde CHP’nin Büyükşehir adayı, Karaosmanoğlu’nun rakibiydi. Seçimi açık farkla kaybetti ama, bu seçim döneminde Kocaeli’ye çok çalışmıştı. Tarhan şunları söylemiş:
“-Hep, bu şehrin nüfusunun nasıl artacağından, bu nüfusa nasıl hizmet götürüleceğinden söz ediliyor. Aslında, yerel yönetimlerin, bu şehrin nüfusunun bu kadar hızlı artmasını önleyecek tedbirleri de düşünmesi lazım. Çok çarpık sanayileşme, çok çarpık kentleşme var. Şehrin her yeri limanlar,  lojistik depoları, yeni fabrikalarla doluyor. Bunları bir şekilde dondurmak lazım.” 
Tarhan,  Türkiye’de ve dünyada, Kocaeli ölçeğinde olup da, toplu taşıma işinde yerel yönetimin payının en düşük olduğu kentin bu kent olduğunu anlatmış. Metro tartışılırken,  banliyö trenin unutulmaması gerektiğini söylemiş. Bunlar da önemli saptamalar olarak kayıtlara geçmiştir diye umuyorum.

*Gece karanlığında önünüze çıkan dilenci
Bu konuda pekçok okurumdan şikayet geldi. Özellikle akşam hava karardıktan sonra. Belki tam şehir merkezinde değil. Biraz daha kenar mahallelerde. Çok fazla dilenen insan var. Bunların önemli bir kısmı belli ki Suriyeli göçmen.. Özellikle kadınlar çok korkuyorlar.
Düşünün gece karanlığı.. Tenha bir bölgede işinden çıkmış bir kadın evine gidiyor. Birden bire karşısına bir dilenci çıkıyor. Esmer, kara kuru.. Avucunu açmış, para istiyor.. Bu olaylar şehrin pekçok bölgesinde çok sık yaşanıyor. Sıkıntı var. İnsanlar korkuyorlar.. Özellikle kadınlar, önlerine çıkan dilenciden kurtulmak için hemen üç beş kuruş para çıkartıp veriyorlar. Bu tablo, kentin önemli bir sorunu haline gelmeye başladı. Mutlaka önlem almak gerekiyor. 

*Koalisyon gibi değil mi?
64 üncü Cumhuriyet Hükümetinin bir toplantısını izlerken görüntüye takıldım. Başbakan Davutoğlu, tek tek Bakanlar ile tokalaşıyor. 
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş var.. Saadet Partisi Genel Başkanı oldu. Sonra HAS Parti’yi kurdu. İzmit’teki bir mitingini izlemiştim. Herkesten, bütün liderlerden daha sert şekilde AK Parti’yi, Erdoğan’ı eleştiriyordu. 
Sonra, aynı hükümette yine Devlet Bakanı Tuğrul Türkeş var. Başbakan’la el sıkışıyor. Tuğrul Türkeş, MHP’de Genel Başkan Yardımcısıyken AK Parti hükümetlerini en sert eleştiren siyasetçilerden biri değil miydi?
Aynı hükümette Süleyman Soylu var.. Çalışma Bakanı.. Bir dönem DP Genel Başkanı olarak AK Parti hükümetleri için söylemediğini bırakmıyordu. 
AK Partililer “Bizi koalisyonlara mahkum etmeyin” dediler. Halktan tek başına iktidar istediler. Soylu, Kurtulmuş, Türkeş.. Bu 64 üncü hükümet aslında biraz koalisyon gibi değil mi?.. Muhafazakar var, liberal var, milliyetçi var.. Bu hükümetin içinde sadece solcular, sosyal demokratlar yok..

*İşi bitince kaldırmak lazım
Aslında şehirlerarası karayolları üzerindeki köprülerin kenarlarına, araç sürücülerinin dikkatini dağıtıp, tehlikeye neden olacak afiş, pankartlar asmak yasak. Ama  bizim Büyükşehir Belediyemiz yıllardır bu yasağı deliyor ve  artık biz de alıştık. 
Aynı işi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi de yapıyor. İstanbul’da dikkat edin. Günü geçmiş bir duyuru pankartı göremezsiniz. Bizim burada kalıyor. Tam gazetenin yeni binası önünde bir yaya köprüsü var. Gözüme batıyor..Büyükşehir Belediyesi 3 Aralık Dünya Sakatlar Günü nedeniyle bir pankart asmıştı. 3 Aralık geçti, etkinlik yapıldı. Dün 6 Aralık’tı. Belki dün akşam kaldırılmıştır diye ihtiyatlı davranıyorum. Ama bugün hala duruyorsa, pankart üzerindeki etkinliğin üzerinden 5 gün geçmiş olacak. 
Böyle bir kentte, karayolu üzerindeki köprülere böylesi pankartlar asıyorsanız, hiç değilse işi bittiğinde, günü geçtiğinde kaldırmak lazım.. Kent halkına karşı ayıp oluyor.
*Haklıyız, anladık artık konuşmasak
24 Kasım günü sabahı Türk hava sahasına tecavüz eden, bütün uyarılara rağmen küstahlığını sürdüren Rus uçağını, Türkiye’nin daha önceden açıkladığı angajman kurallarına uygun olarak jetlerimiz düşürdü. Elbette bir Rus uçağını düşürmüş olmak, dünyayı ve bölgeyi sarsan bir olaydı. Rusya çok sert tepki gösterdi, hala Putin ve Rus basını adeta savaş tamtamları çalıyor. 
Türkiye, bütün dünyaya bu olayın hesabını verdi. Kayıtlar açıldı. Rus uçağının Türk hava sahasını ihlal ettiği, Türk tarafının 5 dakika içinde 10 kez uyardığı açıkça görülüyor. Yani, haklıyız. Ya da en azından kimse haksız olduğumuzu söyleyemez. 
Olayın bizim açımızdan bitmiş olması lazım. Ama hafta sonunda çeşitli toplantılara katılan Cumhurbaşkanı ve Başbakan yaptıkları konuşmanın büyük bölümünde hala Rus uçağını düşürmek konusunda ne kadar haklı olduğumuzu anlatmaya çalıştılar. Konunun bizim açımızdan kapanmış olması lazım. Biz, Rusya ambargoyu uzatırsa kışın nereden doğalgaz buluruz buna bakalım. Rus ambargosunun olası olumsuz etkilerine çareler arayalım. Ama hem Türk halkı, hem dünya kamuoyu, 24 Kasım’daki uçak düşürme olayının nasıl geliştiğini gayet iyi biliyor. Defalarca her seviyede bu konuyu anlattık. Hala her toplantıda Rus uçağının nasıl düşürüldüğünü anlatmanın bence bir anlamı kalmadı.
Bu yazı toplam 549 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.