• BIST 83.067
  • Altın 146,397
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli 1 °C

KENTLERDE KAYBOLMAK....

Zümrüt SEVİNÇ
Kentler ; insanların en çok değişime uğradıkları
yeryüzü mekanları,
Tüm tezat  enerjilerin bir toplamı,
Uzakların cazibesi.
Bazılarımız içinse bir yaşam felsefesi.
Buna rağmen terkedilişi bir türlü gerçekleşemeyen
kocaman bir orman.
Akımların, trendlerin, renkli yaşamların özeti.
Kalabalık,kirlilik, trafik de ana fikri...
Biz Dante misali hep o karanlık orman içinde;
yaşadıklarımıza ve gördüklerimize hayret ederek
yol almayı sürdürüyoruz.
Bir yandan da zihin, beden,ruh üçgenimizde, sayısız 
yaşam felsefesini takip ederek,
Çılgın kalabalıktan, stresten uzağa taşıyacak, bizi arındırıp
rahatlatacak yaşamların peşine düşüyoruz.
Hep tekrarlanan ''Küçük  bir kasabada yaşasam, yada toprak 
kokulu bir köye sığınsam ''' sadece sözlerde kalan bir ütopyadır.
Salaş kıyafetlerle üniversite yıllarımızda keyif aldığımız, kahkahalar
attığımız zevklerimizi çoktan rafa kaldırmışken;
İnandığımız pek çok doğru değişmişken; bizim kaçışlarımız
sadece kısa sürelidir.
Şehrin  terkedilişi, arkada bırakılışı kolay gerçekleşmez.
Çünkü giydiklerimizden, okuduklarımızdan, inandıklarımıza varıncaya
kadar hayatımızın odağına oturtmuşuzdur.
Ve her gün kendine özgü doğasıyla, hatta gizemiyle karşımıza çıkan
senaryoyu kurulmuş gibi oynarız.
Bu büyük ormandan kopamamışken; herşeyi sadece özlemekle kalıyoruz.
Yakalayamadığımız , sıcaklığını hissedemediğimiz aşkların, dostlukların,
tatlı yürek çırpıntılarının hikayesini yeniden yazabilme ihtimalini düşünüyoruz.
Yasemin kokulu parfümler kullanıp, saksıda çiçekler yetiştirmekle yetiniyoruz.
Bu da bir nevi meydan okuyuş belki de...
O kocaman kentlerde yalnızlaşmanın, kalabalıklarda kaybolmanın bedelini ağır
ödüyoruz.
Ancak yaşarken yine de o karmaşayla var oluyoruz ve yeniden bu mücadeleden
keyif almaya başlıyoruz.
Şehrin o dayanılmaz çekiciliği bir duvar ressamı tarafından yeniden renklendirilirken;
Biz  meydan okumanın, hareketin zamanıdır şimdi diye hızla ilerliyoruz.
Çünkü kaçacak başka bir yerimiz yok.....
de birşeyler yazan bir kağıt çıkar ve merakla açar okur. Kağıtta aynen şu yazılıdır. Bizim Osmanlı’da adettir. “ Herkes yediğinden başkasına ikram eder.”İşte sana Osmanlının ince ve zarif cevabı.
                 Yine Osmanlı padişahlarından biri Merzifonlu olan veziri  memleketine giderken ona derki .Oğlum madem memleketin olan Merzifon’a gidiyorsun.Sizin oranın eşekleri meşhurdur.Çok iyi yük çeker ve uysaldırlar.Gelirken bize iki tane getirde sarayda kullanalım der. Vezir memleketine gider. Fakat dönüşünde ısmarlanan eşekleri almayı unutur. Eyvah ben şimdi ne yapıcam padişaha ne cevap vericem diye üzülür. Tabii Padişah birgün veziri yanına çağırır. Huzura girince unuttuğunu çaktırmadan söylemek için  “eyvahlar olsun Padişahım kusura bakmayın ama sizi görünce eşekler aklıma geldi der”. Padişah vezirin bu sözünden  sonra önce biraz bozulur. Ama ince bir cevapla hemen işi kurtarır.  “Olsun vezirim eşeklerin yerine sen geldin ya yeter” der. 
                Ve yine padişahın birinin çok güzel koşan bir atı varmış. Bu atını da her yerde şöyle güzel koşuyor.Böyle şaha kalkıyor diye hep meth edermiş. Günlerden bir gün atını halkına göstermek için at yarışı düzenlenmesini söylemiş. Tellallar dört bir yana haber salarlar ve at  yarışı düzenlenir. Yarış günü gelir çatar. Atlar yarışa başlar. Yarış başlar başlamasına da ne hikmetse Padişahın atı hep gerilerde kalır. Yarış neredeyse bitecek Padişahın atı yine geriler de koşarken Veziri padişaha dönerek “padişahım hani atınız çok güzel koşuyordu. Ne oldu?” deyince. Padişah hemen ince bir nüktedanlıkla“ama vezirim öyle deme şu mübarek ata bir bak. Bütün atları önüne katmış, onları nasıl koşturuyor” der.  
               İşte buradan da anlaşılacağı üzere bu ince zekalılık, böyle güzel cevaplar verebilmek cahil ve sıradan insanların işi mi hiç. İşte Osmanlı böyle insanlarla altı yüz sene dünya hakimiyetini elinde bulundurdu. Herkese iyi pazarlar…
Bu yazı toplam 374 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37