• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli 15 °C

Kerbelâ ve Ankara katliamı!

M.Zeki CANŞİ
Kerbelâ Olayı, Kerbelâ Savaşı ya da Kerbelâ katliamı, 10 Ekim 680'de (Hicri 10 Muharrem 61), bugünkü Irak sınırları içindeki Kerbelâ şehrinde, İslam Peygamberi Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin bin Ali'ye bağlı küçük bir birlik ile Emevi halifesi I. Yezid'in ordusu arasında cereyan etmiştir.
Yezit ve ordusu, Hz. Hüseyin’e bağlı tüm arkadaşlarını burada acımasızca katletmiştir. Hatta Yezit o kadar ileri gitmiştir ki, Hz. Hüseyin’in başını kesip bir mızrak ucunda teşhir edip bedenini çiğnetecek kadar aşağılamıştır. Bunu yapanlar da sözde Müslüman ve Hz. Muhammed’in ümmeti ve bu toplumun birer fertleri… 
Peki, ne adına? İktidar devşirme adına.
Değerli dostlar 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da meydana gelen katliama baktığımız zaman, o da günümüz Kerbelâ’sı gibi bir şey. İlginçtir, bu katliamı gerçekleştirenler de Müslümanlığı kimseye bırakmayan ve İslam ümmeti olduğu iddiasında bulunan canilerdir ve bunlar, “Cihad” ettiklerine inanıyorlar. Birçok saf Müslümanı da buna inandırabiliyorlar.
İslam tarihinde o kadar çok gayri insani ve pek fena muameleler olmuştur/oluyor ki, utanç verici birer kara leke olarak karşımızda duruyor. 
Örneğin, eski başbakanlardan Sayın merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarını eften-püften sebeplerle darağacında sallandıranlar, Şeyh Saitleri, İskilipli Atıf Hocaları, Seyit Rızaları, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını darağacında sallayanlar da sözde Müslüman ve bu toplumun birer fertleri…
Said-i Nursi Hazretlerini 17 kez zehirlemeye kalkanlar ve 70 küsur yıllık ömrünü zindanlarda geçirmesine sebep olanlar da sözde Müslüman ve bu toplumun birer fertleri…
12 Eylül 1980 darbesiyle 50’den fazla genci idam ettirip, adaleti sağlamak adına bir sağdan, bir soldan astık netekim(!) demek suretiyle zulmünü ifşa eden Kenan Evren de sözde Müslüman ve bu toplumun fertlerinden biri…
Öyle ki, öldürdüğü düşmanının derisini soyup günlerce na’şını ibret-i âlem için meydanlarda sergileyen bir “ata geleneği”nden gelen sözde Müslümanlar da İslam ümmetinden ve bu toplumun birer fertleri…
İstiklal mahkemeleri ile idam ettiği insanlara korku ve dehşet salma niyeti ile darağaçlarında günlerce cesetlerini bekleten bir geçmişten gelenler de  sözde İslam ümmetinden ve bu toplumun birer fertleri…
Öldürdüğü insanın bedeninden kopardığı kulaklarından anahtarlık yapan bir “dünden” gelen insanlar da sözde İslam ümmetinden ve bu toplumun birer fertleri…
Daha dün öldürülen “teröristin” cesedini tankın arkasına bağlayarak sokaklarda çekiştirip teşhir edenler ve buna kayıtsız kalanlar da sözde İslam ümmetinden ve bu toplumun birer fertleri…
Şimdi sorarım size, böylesi kanlı bir geleneği uhdesinde barındıran insanlardan Müslümanca bir tavır, adalet ve asalet beklemek mümkün mü? Özellikle bu Ankara fecaatinden sonra karşılaştığım kimi ehli secde insanların bile “Oh olsun” dediklerine tanık oldum. Böylesi bir vahşeti ırkçılık adına savunabilecek kadar şefkat,  merhamet ve insaftan yoksun Müslümanın gerçek İslam ümmeti olma iddiasına kim inanır? 
Bakınız beyler bayanlar, biz değerlerimize yabancılaştık, İslam’ın ve Kur’an’ın özüne aykırı bir yaşam tarzını kendimize rehber edindik. Para, pul makam, mevki, dernek, vakıf, parti, mezhep ve cemaatlerimiz dinimiz oldu. Bu aidiyetlerimizin dışında kalan din kardeşlerimize bir tas su veremez olduk. Sadece kendi aidiyetimiz arasında paylaşmayı din sandık. İlahi öğretileri tersyüz edip kendimizi buna uyarladık. Dün Hz. Hüseyin’e yapılanları bir Alevi sorunu ve onların acısı gibi gördük; sahiplenmedik. Bu gün de, Ankara’daki mezalimi “hoş” görmeye başladık. Mantık ve mantalite aynı. Aktörler aynı ve aynı kaynaktan besleniyorlar. Ama faillerine sorarsanız: Müslüman!
Eğer biz gerçek manada indirilene (Kur’an’a) iman etmiş olsaydık, O bize: “Muhammedür-resulullahi, vellezinemeahueşiddaualelküffari; ruhemaubeynehum…” Türkçesi: “Muhammed Allah’ın resulüdür. Onunla beraber olanlar, küffar üzerine şiddetli; kendi aralarında merhametlidirler”e inanıp topluma bunu salık verecektik. Ve biz, bu değerlere göre hareket eder ve ehli küfre şecaatimizi gösterirdik. Biz ne yapıyoruz? Tam tersini… Bir takım farkındalıkları esas alarak masum insanlara saldırmayı, ayrıştırma ve çatıştırmayı mubah hale getiriyoruz. Çevremizi de bu sapkın anlayışa inandırmaya çalışıyoruz. Ne adına? Hem de din adına.
Allah bunun hesabını sormayacak mı zannediyoruz? Elbette ki, soracaktır. Hem dünyada ve hem de ûkbada…
Bu yazı toplam 372 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37