1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Keşke olsaydı ama hazır değil
Keşke olsaydı ama hazır değil

Keşke olsaydı ama hazır değil

Seçimler öncesinde, yeni bir polemik var. Başbakan Erdoğan, yurt dışında yaşayan T. C. Vatandaşlarının 12 Haziran seçimlerinde bulundukları yerlerde oy kullanmasını çok istemişti. Aslında

A+A-

Seçimler öncesinde, yeni bir polemik var. Başbakan Erdoğan, yurt dışında yaşayan T. C. Vatandaşlarının 12 Haziran seçimlerinde bulundukları yerlerde oy kullanmasını çok istemişti.

Aslında küçücük Bulgaristan bunu yapabiliyor. Bulgaristan genel seçimlerinde, Türkiye’de yaşayan ama hâlâ Bulgar vatandaşlığı ve seçmenliği hakkını taşıyan insanlar, bizim şehrimizde bile oy kullanmışlardı. Türkiye bunu neden yapamasın?

Ancak Yüksek Seçim Kurulu, 12 Haziran seçimlerinde de bunun mümkün olamayacağına, yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarının eğer gelebilirlerse, gümrük kapılarında oy verebileceğine hükmetti. Başbakan, Yüksek Seçim Kurulu'nun bu kararına kızdı, köpürdü.

Ama bu iş öyle aceleye getirilecek iş değil. Başlamadan önce mutlaka gerekli fiziki alt yapının hazırlanmış olması gerekiyor. Avrupa'ya yayılmış 3 milyon civarında TC vatandaşı seçmen olduğu hesaplanıyor.

Sadece Almanya'da 1,9 milyon kişi var. Bu ülkede Dışişleri Bakanlığı'na ait 11 bina varmış. Türkiye'de olduğu gibi okulları bu işe tahsis etme şansımız yok. Seçmenin yarısı oy atmaya gelse 11 binaya 1 milyon kişi nasıl sığacak?

Büyük karışıklıklar, şaibeler yaşanır…

Başbakan'ın YSK'nın kararına kızmak yerine, şimdiden çalışmaları başlatarak, en azından dört yıl sonraki genel seçimlerde Avrupa'daki vatandaşlarımızın bulundukları yerlerde oy kullanmalarını sağlayacak alt yapıyı kurdurması gerekiyor.

Linç edilen sivil polis memuru

Gerek televizyonlara yansıyan görüntüler, gerekse dünkü ulusal gazetelerdeki fotoğraflar korkunçtu.

Olay yeri Hakkari Yüksekova. Dört sivil polis memuru, kendilerine verilen talimat üzerine, hakkında kesinleşmiş 4. 5 yıl hapis kararı bulunan bir suçluyu almak için adresine gidiyorlar.

Polislerin kontrolunda yola çıkan suçlu, çevresindeki insanlardan yardım istiyor. Çevredeki kalabalık sivil polislerin etrafını sarıyor. Polisler kendilerini tanıtıyor. Devlet görevlisi olduklarını söylüyorlar. Ama neredeyse bütün ilçe üzerlerine geliyor. Polislerin gözaltına almak istediği suçlu onların elinden alınıyor. Üç sivil polis, öfkeyle üzerlerine gelen grubun içinden sıyrılıp, kaçmayı başarıyor. Ama Aziz İba isimli sivil polis, kalabalığın içinde kalıyor. Tekmeler, yumruklar. Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde, bir polis memuru, açıkça linç edilmek isteniyor.

Yüksekova'daki öfkeli kalabalık, öldüğünü düşünerek Aziz İba'nın çevresinden çekiliyorlar. Olaya müdehale etmek üzere gelen destek emniyet kuvvetleri koma vaziyetteki meslektaşını alıp oradan uzaklaşıyor...

Bu olay herhangi bir terörist gurubun, gerilla faaliyeti içinde herhangi bir yere saldırmasından, pusu kurmasından çok daha vahim. Bütün bir kasaba, açıkça devlete başkaldırıyor.

Bir devlet memurunun düğmesi koparılamaz diye bilirdik. Artık Güneydoğu'da polisler, linç edilebiliyor.

Türkiye'nin gidişatı hakkında akla kötü şeyler getiren tehlikeli bir durum.

Tıp Fakültesi Hastanesi'ni çok beğendim

Geçen gün, bir yakınımızı ziyaret için KOÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'ne gittik. Doğrusu bu kadar düzgün, düzenli ve temiz bir kamu hastanesi göreceğimi hiç tahmin etmiyordum.

KOÜ'nün Umuttepe'deki Tıp Fakültesi Hastanesi'ne, Türkiye'nin her yanından her gün binlerce insan şifa bulmaya gidiyor. Çok büyük bir bina... Gün içinde herhalde binlerce kişi girip çıkıyor. Ama derler ya, merdivenlere, koridorlara “Bal dök yala”.

Görünüşe göre her şey düzenli gidiyor. Hasta odaları tertemiz, çok modern. Hasta yakınlarının bekleme salonları da öyle.

Hem şaşırdım, hem gurur duydum. Belli ki KOÜ Tıp Fakültesi Hastanesi gerçekten çok iyi yönetiliyor.

Bu güzel ortamın içinde bir olumsuz görüntü dikkatimi çekti. Tıp Fakültesi Hastanesi'nin bahçesinde sayısız sokak köpeği gördüm. Hepsinin kulağında küpesi var. Belli ki aşılı, kısırlaştırılmış; belediyenin elinden geçmiş sokak köpekleri. Ama Hastane binası önündeki geniş avluda sürüler halinde dolaşıyorlar. Hastane ortamına uymayan bir görüntü olduğunu düşünüyorum. Tabi bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak hastane yönetiminden çok belediyenin yükümlülüğü…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.