• BIST 96.636
  • Altın 144,667
  • Dolar 3,5715
  • Euro 4,0214
  • Kocaeli 16 °C

Kimi tuttuysam kaybetti

İsmet ÇİĞİT

Bu kentteki her türlü sosyal, toplumsal olayla yakından ilgiliyim. Hem işim bu; hem de bu kentin gerçek sevdalısıyım.

Geride kalan hafta sonunda önemli kongreler vardı. Muhasebeciler Odası kongresi, ilgi alanımın tamamen dışında. Adaylarla görüşmelerimiz oldu. Ama Muhasebeciler Odası kongresinde şu kazansın ya da bu kaybetsin diye, kalbimden geçirdiğim kimse yoktu. Seçim sonunda seçime giren 4 gruptan hiç birinin çoğunluk sağlayamayacağını öngörüyordum. Nitekim öyle oldu.

Cumartesi günü yapılan KEV ve pazar günü yapılan KYÖD kongrelerinde ise, şahsen açıkça taraf oldum. KEV kongresinde Sefa Sirmen’in kaybetmesini, Bahri Yavuz’un kazanmasını istedim. Benim derdim, KEV değil, Kocaelispor.. Ama Bahri Yavuz ile birlikte ben de yenildim.

Pazar günü de KYÖD kongresinde genç aday Kahraman Yüce’nin listesini gönülden destekledim. Seçim sonucunu yakından takip ettim. Kahraman Yüce’yi, diğer aday Mehmet Toker’den daha çok tanıyan biri değilim. Ama bu şehirde artık bazı kurumlarda genç kuşakların yönetime gelmesini istiyorum.

KEV’de de, KYÖD’de de “Eski tüfekler” gençleri yenmeyi başardı. İyi mi oldu?. Bence hayır.. Hem KEV, hem KYÖD bu kentte, yerel siyasetin muhalefet kanadında elde kalmış belki de son kurumlar. AK Parti’ye bakın. Sürekli yenileniyorlar. Gençleşiyorlar.  Ama muhalif gözüken, CHP’ye yakın gözüken kurumlarda bir statükoculuk almış başını gidiyor. Köşe başlarını tutanlar, ellerindeki hiçbir şeyi gençlere devretmiyorlar.

KYÖD kongresinde seçim sonucu 4 oy farkla alındı. Kongreye gelmeyen, oy kullanmayan 300 civarında üye var. Pazar günü keyiflerini bozmak istememişler. Eminim, kongreye gelip oy kullanmayan 300’e yakın KYÖD üyesinin çok büyük bölümü, kongreye gelip oy kullansa, genç aday Kahraman Yüce’nin listesine oy verirdi.

KEV’de Sefa Sirmen, KYÖD’de Mehmet Toker seçimi kazanmak için çok çalıştılar. Rakipleri olan gençler, bu tür seçimlerle ilgili stratejileri, hilelerini bilen insanlar değildi.  Toker ekibi KYÖD’de kendilerine oy verecek herkesi sandığa getirdi. Sonuçta da 4 oy farkla seçimi kazandı.

Ben hafta sonunun yenileniyim. Hiç böyle olmazdı. Genellikle kalbimin istediği, desteklediğim adaylar kazanırdı. Sonuç itibariyle ben kaybetmiş görünüyorum. Dilerim zaman beni yanıltır. Ama kongrelerde ortaya çıkan sonuçlarla, asıl kaybedenlerin KEV ve KYÖD olduğunu düşünüyorum. Bu kent için çok önemli bu iki kurum yok olup giderse, suçlu ben olmayacağım.

Sirmen’le karşılıklı günah çıkarttık

Bu KEV kongresi işine belki de gereğinden fazla bulaştım. Dün bu sütunlarda kongre ile ilgili bir değerlendirme yazısı yazdım, Sefa Sirmen’in  “Ben oyumu Bahri Yavuz’a vereceğim” diye deklare ettiğim için beni nasıl üyelikten attığını da anlattım.

Her hafta pazartesi günleri Sefa Sirmen’i mutlaka telefonla arar,  “İyi haftalar” dilerim. Tanzer Ünal’ın isteği üzerine KEV’den çıkartılmam çok ağrıma gitmişti. Dün aramamaya karar verdim. Saat 10.00 gibi, Sefa Sirmen gazeteye geldi.

Zaten Sirmen’i Sirmen yapan da bu özelliğidir. Başkaları hakkında yazı yazarsınız, hakaret eder. Sizi bir yerlere şikayet eder. Sirmen öyle değil. Zaten aramızda özel bir hukuk da vardır.  Birbirimizi öyle kolay silip atamayız. Sirmen dün gazeteye geldi. Beni KEV üyeliğinden çıkartışının gerekçelerini anlattı. “Tanzer’e yalvardım. Kongreden sonra yapalım. Biz iki oyla kaybetmeyiz dedim” diye anlattı. “Cuma sabaha yazı eline geçmeden önce seni ben telefonla aradım. Üyelikten çıkarttığımızı benden öğrenmeni istedim. Hayatımda yaptığım en zor telefon konuşması oldu” dedi. Çok uzun yıllar birlikte çalıştık. Sirmen çok zeki adamdır. “Yapacağını yapar, sonra gönlünü alır”. Bu konuda çok ustadır. Ama Sirmen’le birbirimize karşı hep samimi olmuşuzdur. Dün sabahki konuşmayla O’na karşı olan kızgınlığım törpüledi.

Sirmen, daha çok Hayrettin’e (Albayrak) derdini anlattı. “Beni Kocaelispor düşmanı gibi göstermeyin. Bu vakfı öyle elimin tersi ile silip atmam. Kocaelispor için ne yapmam gerekiyorsa yaparım” dedi. Bana döndü;

“-Bakan Işık’la samimiyetin var. Konuş Onunla.  Kocaelispor için KEV’in yerini değerlendireceğine sana söz versin, ben üzerime düşeni hemen yaparım” dedi.

Bu konuyu çok fazla uzatmak ve KEV konusunun içinde daha fazla yer almak istemiyorum. Sirmen’in dün sabah o yazının üzerine kalkıp gelmesi, gerçekten büyük bir olgunluktu. Ama kafamın içindeki bütün soru işaretlerinin kalktığını da söyleyemem.

 AK Parti’nin en güçlü olduğu dönem

Böyle bir siyasi tablo için çok haklı gerekçeler var mı, bilemem. Ama görünen o ki, 2002 sonundan beri iktidarda bulunan AK Parti ve özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan siyaseten en güçlü oldukları dönemden geçiyor.

Pazar günü Binali Yıldırım Başbakanlığındaki 65 nci Cumhuriyet hükümeti için güven oylaması yapıldı. AK Parti’nin Meclis Başkanı dışında, 316 milletvekili vardı. Güven oylamasında sadece bir fire verildi, 315 oy çıktı. Bu önemli bir durum. Genel Başkan ve Başbakan değişmesine, Bakanlar, parti yöneticileri yer değiştirmesine rağmen, AK Parti grubu birlik ve beraberlik içinde sımsıkı duruyor.

Pazar akşamı İstanbul’da “Fetih şöleni” düzenlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gösterilen ilgiyi, hiçbir mazeret veya bahane ile küçültemezsiniz. İnsanlar Yenikapı’ya aktı. Erdoğan’ı adeta bağrına bastı. Görünen o ki, Recep Tayyip Erdoğan’ın çok istediği “Başkanlık Sistemi”ne geçişi önlemek  pek mümkün değil..

ÖNCE MECLİS DENENECEKTİR

AK Parti, bundan böyle Başkanlık Sistemi’ne,  Anayasa değişikliğine çok daha fazla kilitlenecektir. İlk sınav, elbette Meclis’te verilecek.

Pazar günü de açıkça görüldü ki, AK Parti’nin Meclis’te 315 oyu var. Anayasa değişikliğinde de fire olmaz. Eğer,  özellikle MHP’den 15 milletvekilinin daha oyu alınır, 330’a ulaşılırsa, Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliğini referanduma götürecektir. Anayasa değişikliğinin Meclis’ten referanduma gerek kalmayacak 367 oyla geçebilmesi mümkün değil.

330’un altında kalınırsa, değişiklik gündemden kalkacak. Ama Erdoğan kararlı. Böyle bir durumda da şu sıralar siyasetteki büyük popülaritesini kullanıp, ülkeyi erken genel seçime götürecektir.

Haziran ayında Anayasa değişikliği teklifi Meclis’e gelir. 330 geçilirse, sonbaharda referandum olur.

Anayasa değişikliği Meclis’te 330’u bulamazsa, sonbaharda erken seçim olur.

Her şekilde siyaseten çok sıcak, çok hareketli bir yaz var önümüzde. Yine her şekilde, sonbaharda da ya referandum sandığı, ya erken seçim sandığı gelecek demektir. İstanbul Yenikapı’daki Fetih Mitinginde ortaya çıkan tablo, öyle sanıyorum ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu milletten istediği yetkileri alabileceğine olan kanaatini daha da arttırmıştır.

Trafik sıkıştıkça, Suriyeli dilenci sayısı da artıyor

İzmit’in her köşesinde trafik sorunu var. D-100 tıkalı, Eski Gölcük Yolu tıkalı. Şehir içindeki ana caddeler, kavşaklar tıkalı.  Araçlar, özellikle trafik ışıklarında yığılıyor, uzun kuyruklar oluşturuyorlar.

İzmit’te trafik sıkıştıkça, Suriyeli dilenci sayısı da artıyor. Arabaların önlerine kendilerini atıyorlar. Ellerinde bilgisayar çıktısı kağıtlar; kimisinde “Karnımız aç” yazıyor büyük harflerle. Çoğunda, “Suriyeliyiz. Allah rızası için sadaka” yazısını okuyorsunuz.

Her defasında içim parçalanıyor. Küçücük çocuklar.. Gencecik kızlar. Genellikle de onları kullanıyorlar. Ama yardım konusunda hangi birine yetişeceksiniz. Birine para verseniz, arkadan beş tane daha geliyor.

Suriyeli mülteci vakası, İzmit’te giderek yeniden sorun haline geliyor. Sayıları bir ara azalmıştı. Şimdi her yerde onlar var. Çarşıda esnaf, özellikle lokantalar çok rahatsız. Bu insanlar nerede yatıyor, nerede kalkıyorlar?.. Kaç tanesi kayıt altında?. Bilmiyoruz.  Ama ciddi bir sorunumuz var. Suriye sınırına bu kadar uzak olmamıza rağmen, çevremizdeki bütün diğer illerden çok daha fazla Suriyeli mültecinin bizim ilimizde ortalıkta dolaştığını söyleyebiliriz.

Gidin Eskişehir’e, gidin Bursa’ya, gidin Adapazarı’na.. Böyle bir tablo yok. Giderek,  Suriyeli mülteci sayısı açısından Gaziantep, Hatay, Kilis duruma geliyoruz. Yazın bu sıkıntı daha da artabilir. Bir şekilde çözüm bulmak gerekiyor. İnsan, o zavallıların hali karşısında da gerçekten kendisini kötü hissediyor.

Geri dönüşüm kutularını temiz tutmak çok önemli

Bizim şehrimizin önünde çok ciddi bir “Çöp imha” ve geri dönüşüm sorunu var. İzaydaş’ın yönetimindeki Katı Atık Bertaraf Tesisinin ömrü doluyor. Artık geniş bir araziyi çevirip, kentin çöplerini vahşi depolama yöntemiyle saklama devri bitti. İki yıl içinde bizim şehrimizin yeni bir Çöp imha tesisi kurması gerekiyor. Siyasi tedirginlikler yüzünden bu konuda korkarım geç kalıyoruz.

Yeni çöp imha tesisleri yapmak kadar, geri dönüşüme uygun çöpleri ayırmak da son derece önemli. İzmit Belediyesi’nin bu konuda samimi gayretleri var. Ama hem vatandaş olarak bizler, hem yerel yönetimler bu konuda çok daha dikkatli olmalıdır.

Ben, Alikahya bölgesinde 500’den fazla konutun bulunduğu bir sitede yaşıyorum. İzmit Belediyesi, özellikle bu tür büyük siteler içinde geri dönüşüm için çöp kutuları koydu. Eşim de bu konuda çok hassastır. Atık yağlar için, atık kağıt ve ambalajlar için, cam, metal atıklar için ayrı ayrı kutular var. Bizim evden de benden ötürü bir hayli cam şişe çöp çıkar. Eşim, bütün geri kazanılabilir çöpleri ayrı ayrı topluyor. Ayrı torbalara koyuyor. Hiç üşenmeden bunları yüklenip, geri dönüşüm kutularının bulunduğu bölgeye götürüyor.

Geçen gün yüklenip götürdüğü boş şişeleri eve geri getirdi. “Ne oldu” dedim.  “Cam şişelerin atıldığı çöp kutusu, normal çöplerle doldurulmuş. Şişeleri koyacak yer yoktu. Ben de atmadım, geri getirdim” dedi.

Bu geri dönüşüme uygun çöplerle ilgili kutuları arttırmalıyız. Üstelik halka, bu kutulara sadece geri dönüşüme uygun çöpleri (pil, kağıt, metal, plastik, cam gibi)  atmak gerektiğini öğretmeliyiz. Her yerde normal çöpler için konteynerler var. normal çöpler konteynerlere atılır, geri dönüşüme uygun çöpler özel kutulara bırakılır. Ülkenin, kentin kaybı çok büyük. Geri dönüşüm konusunda Avrupa ülkelerinin çok gerisindeyiz. Zaten bu konuda bilinçli insan sayısı az. Bir de bu insanlar ayırdıkları çöpleri atacak yer bulamazlarsa, gerçekten çok yazık olur.

 

Bu yazı toplam 2389 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37