1. YAZARLAR

  2. Didem KÖSEOĞLU

  3. Kimin umurunda…
Didem KÖSEOĞLU

Didem KÖSEOĞLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Kimin umurunda…

A+A-

Sorunun küresel, mücadelenin ulusal olduğu zor günlerden geçiyoruz.

Bugüne kadar dünya insanlarının başına gelen; afetler, savaşlar, hastalıklar vs. hep bölgeseldi.

Bu nedenle dünyanın bir yerinde feryat edenin sesi, bizlere ya ulaşamıyor ya da çok uzaktan bir esinti gibi geliyordu.

Yaşananın ne olduğunu tam manasıyla bilmiyorduk.

Ya tahmin ediyor ya da görmezden geliyorduk.

Lakin artık tüm dünyanın ortak bir sorunu var; Covid-19 virüsü.

Aynı acıları, aynı kayıpları, aynı mücadeleleri…

***

Yaşanan hiçbir şeyin tesadüfi olduğuna inanmıyorum.

Dünya bir sır ağı, her olayın bir nedeninin olduğunu düşünüyorum.

Umarım işin sonunda yaşanan her şeyden ders çıkarmış olabiliriz.

Çünkü bir Şaman öğretisine göre; “Ders sen öğrenene kadar devam eder” der.

Dünyanın içinde bulunduğu bu hal, tekrar tekrar öğrenilecek bir ders değil.

Bu gerçeği unutmadan bu zor günleri yaşamalıyız.

***

Peki, ben bu dersten neler öğrendim? 

Öncelikle Marx’ın her meseleyi kapitalizme ve paraya getirmesinin nedenini çok iyi anladım.

Gerçekten de kapitalizm çökmeye mahkum, beyinleri uyuşturan son kullanma tarihi yaklaşan bir sistem gerçeğine aydım.  

Ne zaman mı; almak istediğim kumaş pantolonun indirime girmiş olmasına rağmen almaktan vazgeçtiğim an.

Çünkü artık ne önemi vardı ki.

Ben düşündükçe, giydikçe, gezdikçe dünya vardı, ben olmayınca dünya yoktu.

O yüzden pantolonun ne anlamı vardı.

İşte tam da bunu fark edince anladım.

Ayakkabı alsam ne olacaktı, onu giyip gezebileceğim ne bir yol ne de gideceğim bir kafe kalmıştı.

Telefonumun yüz okuma özelliğinin olması, yüzümde maske varken ne anlam ifade edebilirdi.

Kilo almışım ya da dayatılan güzellik kalıplarına uygunmuşum, bir odanın içine kapatıldığımda kim bunu görebilirdi.

Bireysel bir dünya nasıl olabilirdi, dezenfektanımı ve maskemi diğer insanlarla paylaşmasam bu virüsten ne kadar korunabilirdim.

Tek kendime bakmam yetmez, tüm insanların da hijyeninden ve beslenmesinden sorumlu olduğumun gerçeğini görmesem kendime nasıl insanım diyebilirdim ki…

Sözün özü, kapitalizmin öğretileri artık kimsenin umurunda değil.

Bu virüs belki de insanları değil, insanların kendileri için çizdiği anlamsız yolu öldürüyordur.

Tüm bunlardan sonra sadeliğin asaletini öğretiyordur.

Az olan her şeyin ne kadar kıymetli olduğunu.

Misal tertemiz evinde kitap okumak ya da film izlemek ne kadar da kıymetliymiş.

Akşam herkesle birlikte hazırlanan mis gibi ve besin değeri yüksek tencere yemekleriyle sofraya oturmak ne kadar da doyurucuymuş.

Fast foodlarda sunulan hamburgerlerin, pizzaların kilo aldırmaktan başka bir işe yaramadığı ne kadar da doğruymuş.

Bütün mesele kendi yoğurdunu mayalamakta, kendi ekmeğini pişirmekteymiş.

Her şeyin az olduğu dönemlerde ailelerimizin yaşantıları tam olarak böyle değil miydi?

Anneannemin köy evinin verdiği sağlık, hangi lüks sitenin dairesinde verilebilirmiş ki.

***

Doğaya verdiğimiz zarardan vazgeçmeliyiz.

Bakın Venedik’in o leş kokan sularında şimdi balıklar yüzüyor.

Doğa ve insan bir arada yaşamayı öğrenmeli.

Azaltmalıyız birçok şeyi…

Teknolojiyi, tüketimi, ben merkezciliği-bireyselliği bize ait olmayan sonradan öğretilen ne varsa azaltmalıyız.

Bir bahar günü sokakta rahatça yürümenin ya da bir dostunla içtiğin kahvenin verdiği tadın mutluluğunu değiştirmemeliyiz hiçbir şeye.

Asıl mesele tertemizce nefes alabilmekmiş.

Bu olunca her şey zaten arkasından geliyormuş.

İyi temennilerde bulunmaktan başka elden bir şey gelmiyor.

Umarım bu kötü ve zor günler hızlı bir şekilde geçer ve biz dersimizi bir defada öğrenmiş oluruz.

 

Haftanın Mottosu

Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiçbir şey bizim değil.

(Necip Fazıl Kısakürek)

Bu yazı toplam 1417 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.