1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kimin yüzüne tükürmeli
Kimin yüzüne tükürmeli

Kimin yüzüne tükürmeli

Cumhuriyet’teki haberi okuduğumda gülümsemeden yapamadım doğrusu. Aslında, tükürmek ya da sözünü etmek hiç de hoş bir deyim, durum değil. Ne ki, vatandaş zekâsını öylesine pratik kullanmış ki, şaşmamak

A+A-

Cumhuriyet’teki haberi okuduğumda gülümsemeden yapamadım doğrusu. Aslında, tükürmek ya da sözünü etmek hiç de hoş bir deyim, durum değil. Ne ki, vatandaş zekâsını öylesine pratik kullanmış ki, şaşmamak, gülümsememek elde değil.

Olay Bursa’da geçiyor. Bursa’nın en işlek caddelerinden birindeki bir afiş dikkat çekiyor. Afişte bir kadının ve yanında üç çocuğun fotoğrafı var. Afişteki yazı ise şöyle;

“Duyarlı vatandaşlar, bu kadının yüzüne tükürün.”

Açıklaması da var bu görüntü ve yazının. O da şöyle;

“Bu çocukların suçu ne? Çocukları rezil ettin.”

Afişi asan vatandaşı ve üç çocuğunu terk eden bir kadının görüntüsü olduğunu anladınız sanırım. Vatandaş da başkaları gibi yapmamış. Yani, gidip kadını dövmemiş, vurmaya kalkmamış ama bir biçimde de öcünü almaya çalışmış.

Kadının birlikte kaçtığını iddia ettiği kişiye de bir not var afişte. Diyor ki;

“Keser döner sap döner, bir günde hesap döner Cengiz bey.”

Uyarısını da yapıyor vatandaş;

“Sizin fotoğrafınızı koymadım. Allah kimsenin başına vermesin, böyle acı göstermesin.”

Ortada hiç de hoş olmayan bir durum var. Dedim ya, vatandaş da öcünü bu şekilde almış. O afişi görüp de, fotoğraftaki kadının yüzüne kim tükürmüş, kim tükürmemiş bilemeyiz artık ama söylenecek sözlerimiz de yok değil.

Bütün kadınlar kutsaldır. Kutsaldır çünkü, ya annedir, ya da anne olmaya adaydır. Bir belgesel programda, dişi bir hayvanın, kendi içgüdüleriyle yavrularına nasıl sahip çıktığını, yuvasını nasıl korumaya çalıştığını izlerken bile hayranlığımızı saklamıyorsak, bir insan için, bir kadın için, bir anne için daha fazlasını düşünmek zorunda değil miyiz?..

İşin bu yanını bir kenara koyalım isterseniz ve yazımın başlığı olan “kimin yüzüne tükürmeli”yi bir kez daha düşünelim.

Keşke hiç kimsenin tükürmesek, tükürmeseler. Sonuçta, yüzüne tükürülen ya da öyle düşünülen bir canlıdır ve aşağılanmak istemez. Ne ki; adamın biri, küçük bir çocuğun ırzına geçiyor ve taşla kafasını ezip öldürüyorsa, bu adamı cezalandırmanın ötesinde, yüzüne tükürülmeli mi, tükürülmemeli mi?..

Bir insan düşünün ki; yaşam boyu kendisine destek olmuş, iyilik yapmış birine, eline fırsat geçtiği ilk anda dirsek çeviriyor ve kazık atmaya kalkıyorsa, bu kişinin yüzüne tükürmeli mi tükürmemeli mi?..

Bir ülkeyi yönetenler, bilerek ve de isteyerek, kendi ülkelerinin zenginliklerini başkalarına peşkeş çekiyorlarsa, vatandaşları yokluk ve yoksulluk içinde sürünüp dururken, kendileri bir eli yağda, bir eli balda yaşam sürüyorlarsa, yanlarına, yakınlarına çıkar sağlıyorlarsa ve ülkelerinin tüm geleceğinin ipotek altına alınması durumunda kılları bile kıpırdamıyorsa, o ülkeyi yönetenlere ne yapmalı?

O ülkenin başkentinin en işlek caddesine fotoğraflarını asıp, altına hiçbir şey yazmamak yeter mi?..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.