1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kimliksiz kentin, kimliksiz ahalisi
Kimliksiz kentin, kimliksiz ahalisi

Kimliksiz kentin, kimliksiz ahalisi

12 Haziran seçimlerine ramak kalmış olan şu günlerde, İzmit’in ve İzmit’te yaşayan insanlar hakkında bazı analizler yapılmasında yarar var. Bu analizin yapılmasından önce kent kimliği kavram

A+A-

12 Haziran seçimlerine ramak kalmış olan şu günlerde, İzmit’in ve İzmit’te yaşayan insanlar hakkında bazı analizler yapılmasında yarar var.

Bu analizin yapılmasından önce kent kimliği kavramına biraz açıklık getirmek gerekiyor.

Ünlü Fransız yazar ve filozof Andre Malraux, kentlerin cinsel kimliği olduğunu öne sürmüştür.

Malraux’a göre, ışıklar içinde bulunan Paris, pırıldayan mücevherlerini takmış benzersiz bir dişi ve yemyeşil koruluk ve ağaçlara sahip Viyana, yeşil tuvaletini giymiş tam bir dişi kent konumundadır.

Ancak boğa dövüşlerinin yapıldığı Madrid, gangster şehirleri olan Chicago ve New York da tam anlamıyla birer erkek kent konumunda bulunmaktadır.

Bu durumda, İzmit’in cinsel kimliğinin ne olduğu, üzerinde hayli düşünülmesi gereken bir bilmece olarak karşımıza çıkıyor.

İzmit’in eski kimliği, zümrüt yeşili körfezi, dev ıstakozları, teknelere eşlik eden yunus balıkları, hemen herkesin birbirini tanıdığı sosyal ortamı ve arkeolojik geçmişi anımsanacak olursa, İzmit çok güzel bir genç kıza, veya atletik, çok yakışıklı genç bir erkeğe benzetilebilirdi.

Ancak İzmit’in bu özellikleri ve kimliği yok edilip, tam anlamıyla bir sanayi pisliği bölgesine çevrilmesi, canım körfezin çay renkli bir septik çukura dönüşmüş olması ve büyük bir yabancı akınına uğraması, İzmit’in orijinal cinsel kimliğini kaybetmesine neden olmuştur.

Bu durumda ne yazık ki, İzmit, sevimli genç kız niteliğini yitirmiş kaşarlı bir hayat kadını veya kimlik bunalımındaki bir travesti durumuna düşmüştür.

Baksanıza, yürüyüş yolundaki dev çınar ağaçları bile kastre edilmiş, telgraf direği haline getirilerek budanmış ve kuş barınamaz bir hale dönüşmüştür.

Bunun sebebi nedir?

Kuş dışkılarından rahatsız olan lüks cip sahiplerinin keyifleri böyle istemiştir de ondan…

Bu gün artık, siyasetle uğraşıp da, İzmit’in eski ve gerçek kimliğini savunan bir insana rastlamak mümkün değildir.

Bakınız şu seçim tablosuna…

Milletvekili hesapları yapılırken kimin Gürcü, kimin Laz, kimin Gümüşhaneli, kimin Rizeli olduğu ilkel hesapları yapılıp durmakta…

Irkçılığın, ilkelliğin ve beyinsizliğin bundan alası görülemez.

Halbuki insanlarda bölgecilik yerine kent sevgisi, sanat anlayışı, hümanizm, arkeoloji bilgisi, çevrecilik, yurt severlik, bilimsellik gibi çağdaş değerler aransa, kuşkusuz ki her seçim sonrası güzel ülkemiz çağ ve seviye atlayarak yükselecektir.

Meclise ırkçılık güden siyasi çeteler değil, kurdu, kuşu seven, doğaya ve vatanına saygılı, sevgili, toplumu gerçekten yansıtan insanlar girebilseydi keşke…

Ama on yıllardır olmadığı gibi bu dönemde de, bu iyi zihniyet mecliste egemen olamayacak ve sözde Millet Meclisi olarak adlandırılan sistem, belli grupların ve odakların çıkarlarına hizmetten başka bir işe yaramayacaktır.

Kısaca, bundan önce ne oldu ise, bundan sonra da o olacaktır…

İzmit’in kimliğine yeniden dönecek olursak…

Bundan topu topu 10-15 yıl önce Kocaeli Devlet Hastanesi’nin hemen hemen tüm hekimleri toplum tarafından tanınır ve bilinirdi.

Şimdi geliniz de devlet hastanelerinde tanınan bir hekim adı veriniz bakalım…

Bırakınız hekimleri, hastane başhekimleri bile toplum tarafından tanınmamakta ve bilinmemektedir.

İşte yabancılaşma, işte asosyallik, işte kimliksizlik budur…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.