1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Kimse birbirini dinlemiyor ki
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Kimse birbirini dinlemiyor ki

A+A-

Türkiye siyaseti karmakarışık. 2019’a yaklaşırken daha da karışacak, gerilecek.
Ortada çok afaki iddialar var. Karşılıklı suçlamalar var. Hangisi doğru, hangisi yanlış; hangisi gerçek, hangisi sahte bilemiyoruz.
Siyaset bölünmüş, toplum bölünmüş. Artık birbirimizi dinlemiyoruz.
Akşam ana haber bültenlerini takip ettiğimiz TV kanalları farklı. Senin TV’in var, benim TV’im var.
Gazetelerimiz farklı. Biri sadece kendi partisinin, liderinin söylediklerini yazanı, diğeri her gün kendi partisini, liderini suçlayan manşetleri atanları okuyor. Türk insanının köşe yazısı tutkusu vardır. Beğenip beğenmesek de her görüşü okurduk. Artık öyle değil. Kim bizim sevdiğimiz, beğendiğimiz, inandığımız lideri ve tezlerini yazıyorsa, Onu okuyoruz. Karşı fikre kendimizi tamamen kapatmışız.
…………
Liderler konusunda da durum böyle. Ben özellikle salı günleri MHP, AK Parti ve CHP grup toplantılarını arka arkaya, baştan sona izlemeye özen gösteriyorum. Ama çevreme bakıyorum; AK Parti’de Erdoğan kürsüye çıkınca TV’nin sesini açanlar var; tam tersine kanal değiştirenler var.
CHP lideri Kılıçdaroğlu kürsüye çıkınca televizyonun sesini açan, ya da kanal değiştirenler var.
Geçen salı günü Cumhurbaşkanı Erdoğan bana göre çok güzel bir konuşma yaptı. Kafamda Reza Zarrap konusunda bazı soru işaretleri vardı, Cumhurbaşkanı anlatınca bunlar ortadan kalktı. Cumhurbaşkanı’nın konuşmasında çok önemli, çok doğru değerlendirmeler yapıldı.
Daha sonra CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Ankara’da Meclis’te değil ama kadınlar toplantısı için bir salonda yaptığı konuşmayı izledim.
Kılıçdaroğlu’nun yeni belgeler açıklaması bekleniyordu. Öyle olmadı. Ama çarpıcı iddialar ortaya attı, önemli değerlendirmeler yaptı.
Kuşkusuz iki farklı görüşü dinleyince kafanız karışıyor. Ama olsun. Değerlendirme yapabiliyorsunuz. Türkiye’de artık pek çok kişi kendisini farklı siyasi görüşe tamamen kapatmış. Kendi liderine, kendi liderinin söylediklerine koşulsuz inanıyor.
Eskiden köy ve mahalle kahvelerinde siyasi toplantılar, konuşmalar herkes tarafından birlikte dinlenirdi. Şimdi öyle olduğunu hiç sanmıyorum. Hangi köyde, ya da mahallede hangi siyasi görüşü savunan kesim ağırlıktaysa, o siyasi görüşün lideri konuşurken TV açılıyordur.
…………..
Emin olun, kimin ne söylediği çok önemli değil. Çünkü günümüzde tartıştığımız konular çok karmaşık. Hiçbir şey tam doğru değil. Hiçbir şey tam yanlış da değil. Dinlememiz lazım. Öğrenmemiz lazım. Kendi zihin süzgecimizden her şeyi geçirip, kendi doğrumuzu bulmamız lazım.
Birlikte tartışma, yüz yüze tartışma kültürünü geliştirmemiz lazım. Bunu yapamadığımız ve giderek daha keskin şekilde birbirimizden ayrıştığımız sürece hiçbir zaman doğruyu bulamayacak, sürekli kavga halinde kalacağız.

Siyasette çok büyük sürprizlere hazır olun

Artık konumuz hep siyaset. 2019 seçimlerinin havasına çok erken girdik. Ortalıkta kafasının içinde aday adaylığı bulunan o kadar çok kişi var ki, anlatamam. Falanca partiden belediye başkanı adayı olmaya hazırlananlar var. Filanca partiden milletvekili adayı olmaya hazırlananlar var.
“Falanca partiden belediye başkan adayı olurum, yapmazlarsa filanca partiden milletvekilliğine talip olurum” diye düşünenler var.
Geçen gün bir CHP’li arkadaş ile sohbet ediyoruz. İsim vermeyeceğim, yanlış anlaşılır. Ama şöyle tanımlayabilirim: CHP’nin bugünkü örgüt yapısı içinde güçlü ve sözü geçen biri. Öyle sıradan biri değil.
İzmit adayı kim olur, Büyükşehir adayı kim olur falan konuşuyoruz. CHP’de kuşkusuz herkes İzmit’e şartlanmış durumda. Büyükşehir adaylığı için henüz isim bile telaffuz edilemiyor. CHP’li arkadaşım ne dedi biliyor musunuz:
“Bana kalsa, Nevzat Doğan yeniden İzmit adayı olmuyorsa, CHP’den Büyükşehir adaylığını teklif ederim. Doğan’ı beğeniyorum. Kafasında Büyükşehir adaylığı olduğunu, kendisini buna hazır hissettiğini biliyorum. AKP’de Doğan’ı Büyükşehir adayı yapmazlar. CHP’ye gelse, aday göstersek, Büyükşehir’i kazanabiliriz.”
Dondum kaldım. Bir CHP’li yönetici böyle düşünebiliyor.
Elbette olacak iş değil. Nevzat Doğan’ı tanıdığımı sanıyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; AK Parti ilkelerine çok bağlı bir insan. AK Parti’nin özellikle ilimizdeki bazı tavırlarını ve bazı kişileri eleştiriyor olabilir.  İzmit’e tekrar aday olmayacak. İstiyor olabilir ama AK Parti’den Büyükşehir adayı da yapmazlar. Ama buna rağmen, “Büyükşehir adayı gösterileceği” garanti olsa bile, AK Parti’den ayrılıp, CHP’ye geçmez.
Ancak bunlar konuşulabiliyor, düşünülebiliyor. Siyaset bu kadar ilginç ve karmaşık. 2019’a gidilirken, siyasette çok büyük sürprizlere de hazır olmalısınız.

Hala taşeron ihalesi yapılıyor

Cumhurbaşkanı açıkladı. Artık dönüşü yok. Belediyelerdeki, kamu kurumlarındaki taşeron işçileri kadroya alınıyor.
Hizmet alımı ihaleleri, taşeron işçiliği modeli çok önemli bir yaraydı. Bu hükümet döneminde başlamadı. Ama bu hükümet döneminde çok yaygınlaştı. Okullar, hastaneler, belediyeler, bütün kamu kuruluşları, neredeyse bütün işlerini “Hizmet alımı” yöntemiyle müteahhitlere devrettiler. İnsanlar köle gibi çalıştırıldı, müteahhitler parayı götürdü.
Artık bu düzenin sonu gelmiş görünüyor. Bütün müteahhit işçileri, kadrolara, belediye şirketlerine alınıyor. Ama bir yandan da 2018 yılı için “Hizmet alımı” ihaleleri devam ediyor.
Hiç değilse şu yasal düzenleme yürürlüğe girene kadar hizmet alımı ihalelerini durdurmak, işin alacağı şekli beklemek gerekmez mi?

Bu yazı toplam 1348 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum