1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Kimse gazete okumuyor
Kimse gazete okumuyor

Kimse gazete okumuyor

Bir haftalık tatili  bitirdim. Aslında bugün işbaşı yapacaktım. Ama cumartesi günü Kocaelispor’un yeni stattaki ilk maçını oynayacak olması, benim tatili kısa kesip dönmeme neden oldu.

A+A-

Üç günlük tatilimi, her zamanki gibi KKTC’nin Girne kentinde geçirdim. Akdeniz’in çorba kadar sıcak suyuna girdim. güneş altında yattım. Konakladığım tesis gerçekten mükemmeldi. Ancak ilk kez bu yıl tatilde, hiç kimsenin elinde gazete göremedim.

Ben gittiğim her yerde, hem Türkiye’nin ulusal gazetelerini, hem de gittiğim bölgedeki yerel gazeteleri mutlaka alıp okumaya alışığım. ABD’de bile hergün Hürriyet bulup okumuştum. Hele KKTC’de bütün ulusal gazeteleri hergün bulmak mümkündü. Geçen pazartesi sabahı, Sabiha Gökçen’den Girne’ye uçmadan önce, THY’nin standında Cumhuriyet ve Sözcü hariç, her gün iktidarı destekleyen ve artık neredeyse bayilerde hiç satılmayan gazeteler bedava dağıtılıyordu. Ben Pegasus ile uçtuğum için THY’nin bedava dağıttığı gazetelerden de alamadım. KKTC’de  kaldığım otelde hiç gazete görmedim.

Eskiden plajda, kumsalda hemen herkesin elinde gazeteler olurdu. Gazetesini okuyup bitiren, yanında getirdiği kitabını açar, güneşin altında okurdu. Bu kez, bir kişiyi bile okurken görmedim. Herkesin elinde android telefon. Sürekli ellerindeki telefonla oynuyorlar.

Poker masalarına oturdum. Yine insanların elinde internet bağlantılı cep telefonları. Kimse gazete okumuyor, kimse kitap okumuyor. Doğrusu çok şaşırdım ve üzüldüm.

MAÇI BEKLEMENİN NE ÖNEMİ VAR?

Gerçekten hayal kırıklığına uğradım. Bir gazetenin ne kadar büyük emeklerle hazırlandığını bilen biri olarak, gazetenin bu denli gündemden kalkmış olduğunu görmek beni şaşırttı. Giderken ve gelirken, uçakta da gazete okuyan yoktu.

Okur cep telefonuna bu kadar kilitlenmiş, kağıt gazete bu denli gözden düşmüşken, mükemmel bir gazete hazırlamak için daha ne kadar fedakarlık gösterebilirsiniz.

Dün gazetede Kocaelispor’un Bafra maçının ertesi güne konulup, konulmayacağı tartışıldı. 40 yıldan beri bir Kocaelispor maçının bu gazetede ertesi gün haber olarak kullanılmadığını bilmem. Gece saat 21.00’de maç başlamış, 23.00'da bitmiştir, yine ertesi güne maçın haberi detaylı olarak verilmiştir. Hiç unutmam, Lizbon’da Türkiye saati ile 23.00’de maç başlamıştı. Bu maçı bile bekleyip, ertesi günkü gazeteye kullandık.

Kuşkusuz o dönemlerde gazetenin kendi tesislerimizde, İzmit’ti basılıyor olması avantajdı. Bir de biliyorduk ki, 8-10 bin okur saat kaçta çıkarsa çıksın bu gazeteyi bekliyordu. Ertesi gün sırf bu gazete ne manşet atmış bunu görmek için gazete alıyordu.

…………

Bugün öyle değil. Zaten gazete İstanbul’da basılıyor. Gazeteyi basan matbaanın sözleşmesinde belli bir saate kadar baskıya hazır gazeteyi gönderme zorunluluğu var.

Bir de zaten gazete okunmuyor, Pazar günleri hiç okunmuyor. Bütün yerel gazetelerin tirajları Pazar günü daha da düşüyor. Zaten bu kentte hala bayide satılan tek gazete ÖZGÜR KOCAELİ. Ama Pazar günleri bu gazetenin de okuru çok az.

O nedenle, dün Kocaelispor maçını beklemedik. Pazar günkü gazeteye koyamadık. Bugünkü gazetenin spor sayfasında maçın haberini göreceksiniz. Ben de dün tatilimi sonlandırdım, gelip cumartesi gecesi maçının izlenimlerini bugüne yazdım. Kocaelispor’un İzmit’teki gece maçlarını ertesi günkü gazetelerde kullanamayacağımız için şimdiden özür diliyorum.

Bu kararı almak -Kocaelispor maçını ertesi güne vermeme kararı- benim için gerçekten çok zordu. Ama inanın, artık çok fazla şeyin önemi olmadığını düşünüyorum. Ben hala internet bağlantılı telefon kullanmıyorum. Hala haberler için gazete okumayı tercih ediyorum. Ama kaç kişi kaldı böyle?..

GİDEREK EKSİLİYORUZ

Bir de değerli okurlar, sık sık size anlattığım gibi, huzurlu değilim. Ben her tatile gittiğimde dönüşümde birkaç arkadaşım ayrılmış oluyor. Bu gazetede çocuk yaşta işe başlayan, adeta elimizde büyüyen, çok sevdiğim ve değer verdiğim Ayşegül Kalaycı için de benim yokluğumda işten çıkarma kararı alınmış. Öğrenince içimden bir şey koptu. Ama bazı şeyleri, bu mesleğin özelliklerini, Ayşegül gibi yetişmiş bir elemanın önemini birilerine anlatamıyorsunuz. Uğraşacak, didinecek, kavga edecek gücü de artık kendimde bulamıyorum. Burada bulunduğum süre içinde elimden gelenin en iyisini yapmak için mücadelemi vereceğim. Ama artık daha ne kadar buralardayız, bunu da emin olun kestiremiyorum.

Aslında Ayşegül Kalaycı giderken biz hepimiz, yani gazetedeki eski ekibin son kalıntıları, birlikte eyvallah deyip gitmeliydik. Ama hala insanın içi buna el vermiyor. Elimizde doğup büyüyen bir ÖZGÜR KOCAELİ’yi ilk terk eden kaptan ve tayfalar olmak bize yakışmaz diye düşünüyorum. Ama birileri çıkıp; “İsmet Çiğit sen ne diyorsun?” diye halimizi sormazsa veya “İsmet Çiğit artık sen de fazla oldun. Hadi çek git” demezse, buradaki varlığımızı daha çok uzun süre devam ettirmekte hayli zorlanabiliriz.

……………..

Sevgili okurlar, tatilden aslında güzel anılarla döndüm. Eşimle baş başa üç günlük Girne tatili bile bana bir yılın yorgunluğunu unutturdu. Aslında bugün size tatildeki komik anılarla dolu çok gırgır bir yazı yazabilir, okurken gülmenizi sağlayabilirdim. Ama içinde bulunduğumuz şartlarda böyle bir yazı içimden gelmedi. Sizin de içinizi sıktıysam, gerçekten özür dilerim.

Yarından itibaren, henüz kestiremediğim bir süre daha buradayım. Umarım yarınki yazımda size Kocaelispor’un maçıyla ilgili güzel yazılar yazabilirim. Kendinize iyi bakın. Bu gazeteye, sizin gazeteniz ÖZGÜR KOCAELİ’ye her koşulda sahip çıkın. Çünkü bu gazete hala bir kent için gerekli ve önemli diye düşünüyorum.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.