1. YAZARLAR

  2. Adem TURGUT

  3. Kimse gazetecilere hakaret edemez
Adem TURGUT

Adem TURGUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Kimse gazetecilere hakaret edemez

A+A-

Bizim sektör bir tuhaf oldu, gazetecilerin bir başka gazeteci için –özür dileyerek meselenin ciddiyeti anlaşılsın diye yazıyorum- “kaltak”, “piç”, “it- köpek” diye yazdığı bir dönemden geçiyoruz.

Gazeteci haber koklayıp- kovaladığı kadar kelimelere de hükmeden kişidir. Kelimelerle edebi olarak dans edebiliyor, yazdıklarınıza estetik katabiliyorsanız gazetecisiniz. Kelimelere hakaret, küfür ve şiddet yüklemek sizi daha iyi gazeteci yapmıyor.

Sadece kalitenizi gösterirsiniz, mesleki çıtayı düşürürsünüz.

Daha kötüsü var, gazeteciler bu lümpen- etikdışı tavrın içinde kaybolunca başkaları da gazeteciye hakaret etmeyi kendinde hak buluyor, “şerefsiz” diyebiliyor.

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki eleştiri- cevap hakkı gibi kavramların tamamı hakaret üzerinden şekillendiriliyor.

***

Son dönemde yaşadıklarımızı tekrar yazmak istemem. Ama medyanın genel olarak doğru tepki vermesiyle her şey normalleşir gibi oldu. Tam ortalık duruldu derken bu hafta içinde de bir başka mesele patlak verdi.

5 Ekim Cumartesi günü Bizimyaka Gazetesinde Semrel Aşçı ve Galip Ataman’ın kaleminden Memur-Sen Kocaeli İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Kocaeli Şube Başkanı Şahin Yaşlık’ı eleştiren yazı ve haberler yer aldı. Olabilir ve bence Yaşlık’ın cevap hakkı da var. Ancak hakaret etme hakkı yok.

Yaşlık, Semrel Aşçı’yı gecenin bir saatinde arayıp “Bayan bayanlığını bilecek. Bana sesini yükseltmeyecek. Şerefsizsiniz” diyerek hakaret etmiş. Galip Ataman'ı da kendince aşağılamış.

***

Galip Hoca için bir parantez açmak isterim; 2005 yılında 6 ay kadar aynı gazetede çalıştık. Yan yana masalarda oturduk. Hocam A yazdıysa ben Z demişimdir. Hayata bakışımızda ciddi farklılıklar var. Ancak mesleki olarak o bana sevgisinde ben de ona saygımda hiç kusur etmedik.

Araştırmacı gazetecilikte üstüne tanımam…

Kalemimin iyi olduğunu düşünürüm ama benden çok daha temiz bir yazım dili olan gazetecilerden biri de Galip Hocadır.

Hadi bunları geçtim, mesleki birikim ve yaşına saygı duyuyorum.

***

Mesleğe- meslektaşa dönük bu hakaretlere sessiz kalmak olmaz. Üstelik dana yeni ve kötü bir örnek varken kadınları aşağılayan ifadelere sessiz kalmak olmaz.

Meslek örgütümüz Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti bu meselede de gereğini yaptı ve bir kınama yayınladı.

“Eleştirisel bir haber nedeniyle, ilimizde günlük yayın yapan Bizim Yaka Kocaeli Gazetesi ve bu gazetenin yöneticileriyle alakalı fütursuzca hakaretler yağdıran Memur-Sen Kocaeli İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Kocaeli Şube Başkanı Şahin Yaşlık, Gazetenin Genel Koordinatörü Semrel Aşçı’yı geç saatte arayarak, ev ortamında olduğunu bile bile telefonda tartışmış, tartışmanın sonunda ise kendisine ‘Bayan bayanlığını bilecek. Bana sesini yükseltmeyecek. Şerefsizsiniz’ diye hitap etmiştir.  Gazete’nin yazarlarından Galip Ataman’a da aynı şekilde hakaretler etmiştir. Bir eğitimciye, bir sendikacıya yakışmayan bu davranışından dolayı Memur-Sen Kocaeli İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Kocaeli Şube Başkanı Şahin Yaşlık’ı kınıyor, bu tür davranışların tekrarının yaşanmamasını diliyoruz.”

Ama yetmez.

Sadece cemiyetin kınaması yetmez.

Bize de görev düşüyor.

Sadece iki hafta önce “Gazetecilik Üslubu ve Meselenin Doğruları” başlığı ile bir yazı yazıp şunları söylemiştim:

“Hayatım boyunca sesimin tonunu yükseltmedim. Onun yerine saygın kelimelere derin anlamlar yükledim… Saygılı olmak ve seviyeyi korumayı meslek camiamız içinde de hep uyguladım. Gazeteciliğini severim, sevmem mesleğe emek vermiş herkesin önünde ceketimin düğmesini iliklerim. Aksi bir davranışımı da kimse söyleyemez, çünkü yapmadım, yapmayacağım…”

Bir cümle eksik bu yazıda… “Yapılmasına da sessiz kalmayacağım” cümlesini de oraya ekleyelim.

Öyleyse benim de durduğum yer anlaşılsın:  Kadınlara- kadın gazetecilere yapılan hakaretleri- aşağılayıcı sözleri kınıyorum. Meslek büyüklerine yapılan hakaretleri kınıyorum. Asla kabul edilemez.

Yaşlık’ı şiddetle kınıyorum. Kendisine çeki düzen versin. Hiç kimsenin böyle şeyler söyleme hakkı yok.

***

Bu vesileyle iki meslektaşıma geçmiş olsun diyorum ve tekraren yazıyorum:

Bu satırların yazarından hiç kimseye karşı böyle bir üslup görmeyeceksiniz. Benden farklı düşünebilir, beni eleştirebilir. Tersi, ben bir başkasından farklı düşünüp onu eleştirebilirim ama asla hakaret etmeyeceğim. Edene de sessiz kalmayacağım.

Böyle biline…

Bu yazı toplam 1903 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum