1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. KIYMETLİ MALI OLAN BAĞIRMAZ
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

KIYMETLİ MALI OLAN BAĞIRMAZ

A+A-

Bizler bugün çok şeyin fiyatını biliyoruz fakat hiçbir şeyin değerini bilmiyoruz. Çünkü kaybettiğimizin ne olduğunu bilmediğimiz için bulduğumuzu da anlayamıyoruz. Akil insanlardan biri diyor ki “Para ile satın alamayacağınız şeylerinizi asla kaybetmeyiniz”. Ahlak, dostluk, dürüstlük ve mertlik gibi hasletler bir yerlerde satılmıyor. Çünkü bunların marketi yok bunların imalathanesi insanın kendisi. Allah adil bizleri yaratırken tertemiz güzel huylarla donatılmış bir şekilde yaratıyor. Bizler zamanla o temizlikleri o güzellikleri kirletmeye ve yok etmeye başlıyoruz.
O yaratılıştan verilen güzelliklerimizi ufak menfaatler karşısında zaman, zaman kendi elimizle satıyoruz. Hayat bir imtihan sahası fakat bu imtihanda herkesin soruları farklı sorular ne kadar farklı olsa da hayatın içinde aslında cevapları da verilmiş bize sadece bu cevapları hayat kağıdına yazmak kalıyor. Hepimiz hayatımızı sürdürmemiz için bir işle uğraşıyoruz kimimiz ticaret kimimiz siyaset kimimiz işçi kimimiz çiftçi kimimiz memur vs. yani herkes kendine göre bir işle iştigal ediyor.
Yaptığı işte herkes tabii ki başarılı olmakta istiyor. Fakat başarının sadece parada mevkide veya itibarda olduğunu zannediyor. Aslında başarı insanın vicdanının rahat olacak bir şekilde yaşamasıdır. Hayat cambazların ip üzerinde yürümesine benziyor bilirsiniz cambazlar ipte yürürken dengelerini sağlamak için ellerine birde uzun bir çubuk alırlar. Bizlerde hayat yolunda ilerlerken beyin ve kalp dengesini iyi kurabilirsek kazasız belasız bu yolda yürüyebiliriz demek ki.
Beynimizi bilgi kalbimizi de sevgiyle doldurmadığımız sürece hayat dengesini tutturmamız çok zor. En önemli insani hasletlerimizden biride vicdan ve cüzdan dengesini iyi kurmamızdır.
Bakın bugün sizlere yaşanmış bir olayı arz edeyim. Londra’da ki bir caminin yeni atanan imamı şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman aynı şoföre rastlıyormuş. Bir gün bilet alırken şoför yanlışlıkla imama yirmi kuruş fazla vermiş imam yerine oturduğunda parasını sayarken yirmi kuruş fazla verildiğini fark etmiş kendi kendine o anda düşünmüş. Yirmi kuruşu şoföre geri versem mi acaba diye? Ama içinden bir ses diyormuş ki yahu çok küçük bir para ve şoförün zaten umurunda da değil otobüs şirketine yirmi kuruş ne yapar ki demiş.
Bu parayı Allah’tan gelen bir hediye gibi düşünmüş fakat ineceği durağa gelince imam fikrini değiştirip şoförün yanına gitmiş yirmi kuruşu şoföre uzatarak paranın üstünü fazla verdiniz demiş. Şoför gülümsemiş ve demiş ki “Siz caminin yeni imamısınız değil mi? Aslında uzun zamandır sizi ziyaret etmek istiyordum İslam’ı öğrenmek için ve bilerek size fazla para verdim nasıl davranacağınızı görmek istedim” demiş. İmam arabadan inerken neredeyse bacaklarını hissetmiyormuş yere yığılacakmışçasına bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış. Gözlerinden yaşlar dökülerek ellerini gökyüzüne açmış ve demiş ki “Allah’ım az daha dinimi yirmi kuruşa satıyordum”.
İşte dedik ya hayat bir imtihandır diye nasıl ki okulda öğretmenlerimiz bizleri ani sözlü imtihanına kaldırıp not veriyorlarsa hayat imtihanında da böyle ani sözlüler olabiliyor bazen. Eğer beynimiz ve kalbimizi iyi şeylerle beslediysek bu ani sorulara cevap vermemiz çok kolay olacaktır. Bakmayın insanların çoğunun yüksek sesle ben şöyle dürüst adamım ben böyle delikanlı adamım benim kalbim temiz dediklerine. Böyle ani imtihanlar da ne yaptıklarına bir bakmak lazım.
Siz hiç sarrafın bağırdığını duydunuz mu? Kıymetli malı olan bağırmaz domatesçi, zerzevatçı, bağırır ama kuyumcu bağırmaz eskici bağırır ama antikacı bağırmaz düşünen bağırmaz çünkü insan bağırırken düşünemez. Konuşurken sesinizi değil sözünüzü yükseltin. İnsanlara duyuran bir tarzda değil doyuran bir tarzda konuşun. Bakın hayatınızda vereceğiniz her kararın bir sorumluluğu var unutmayın. Çünkü kararlar kibrit gibidir ya çorbanızı ısıtır ya da evinizi yakarsınız. Çünkü büyük yangınlar küçük kıvılcımlardan çıkar derler. Dedik ya hayat bir kararlar manzumesidir. Duyguların başka aklın bambaşka bir şey söylüyorsa karar vermekte acele etme. Çünkü duygularınız zaman, zaman sizi yanıltıyor olabilir. Bu günlükte bu kadarla yetinelim. Herkese iyi pazarlar…

Bu yazı toplam 1400 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum