• BIST 89.270
  • Altın 146,800
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Kocaeli 4 °C

Kızılyıldız dosyasının tüm gerçekleri

Hayrettin ALBAYRAK
Kocaelispor Başkanı Bahri Yavuz’un geçen hafta içinde Kızılyıldız Kulübü’ne olan borçla ilgili son bilgileri aktarıp ciddi risk altında olduğumuzu açılaması camiada, şampiyonluk mücadelesi veren takımda haklı olarak bir endişe yarattı. Puan silme ve devamında küme düşürme gibi yaptırımlar söz konusuydu ve bu durum kulübün geleceğini, takımın gidişatını ciddi şekilde tehdit ediyordu. Önce hatırlatma yapalım. Daha önce üç kez puan silme yaptırımıyla karşılaşmıştık. İlki İbrahim Saral dönemindeydi. Bank Asya 1.Lig’deydik ve sezon sonu puan silme yaptırımı gelmişti. Bu takımın durumuna bir etki yapmamıştı. Sonra 2.Lig’deki ilk sezon Sırp futbolculara ödeme yapılamadığı için 6 puanımız silinmiş, lige eksi 6 puanla başlamak zorunda kalmıştık. En son da Orhan Görsen dönemi 3.Lig’deki ilk sezon 3 puanımız silinmişti.

ÖDEMEDİĞİ İÇİN DEĞİL, BİLGİ VERMEDİĞİ İÇİN KIZMIŞTIK   

Hatırlanacaktır Göksen, borcun ödenme süresiyle ilgili bilgi vermemiş, kamuyu 3 puan silindikten sonra gerçeği öğrenmişti. Kendisine ve yönetimine tepki gösterdiğimizde de “Paramız yoktu, ödeyemedik” yanıtı almıştık. Yönetimler zora düşebilir, ödeme için para bulamayabilir.  Bu doğaldır ve daha önemlisi borcu ödemek tek başına yönetimin sorumluluğunda değildir. Borç kulübünse, bu tüm kenti bağlar.  Ve bundan dolayı da borcun miktarı ve ödeme süresiyle ilgili kamuoyunun mutlaka bilgi sahibi olması gerekir. Bu bağlamda Görsen’e borcu zamanında ödemedi diye değil, kamuoyunu önceden bilgilendirmediği için kızmıştık. Borçtan herkesin haberi olur ve günü geldiğinde ödenemezse, kimse tüm faturayı yönetim kuruluna kesmez, kesemez. Ancak zamanında bilgi vermez ve ödemeyi zamanında yapamayıp kulübü yaptırımla karşı karşıya bırakırsan, tek suçlu, sorumlu yönetim olur. 
ANLAŞMANIN İPTALİNDE BELİRLEYİCİ OLMUŞ
Görsen dönemi bunu yaşamıştık. Sözü bugüne, şu Kızılyıldız dosyasına getirelim. İşin bu noktaya nasıl geldiğine daha önceki yazımda kısaca değinmiştim. Ancak rakamlara iyi bakmak ve daha detaylı bir analiz yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Zira kamuoyunda yanlış anlaşılmalar, algılamalar var.   Nebil Uzun ekibi 1 yıl görev yaptı ve bu süreçte 7 ay taksit ödemesi yapılmadı. Yapılan açıklamada Uzun döneminde 2013’ün ekiminden 2014’ün ocak ayına 4 ay üst üste taksit ödemesi yapılmadığı gözüküyor. Bir ay, hadi iki ay gecikme olabilir ama 4 ay uzun bir zaman. Bu kadar değil, şubat ayında bir taksit ödenmiş ve sonrasında yine tık yok. Uzun yönetimi nisan ayındaki kongrede bırakmıştı. Toplamda 7 taksit ödemesi yapılmayan Uzun dönemi yapılan anlaşmanın iptalinde belirleyici olmuş diyebiliriz. 
SORDUĞUMUZDA ÖDÜYORUZ DİYORLARDI  
Orhan Görsen ile ilgili verdiğim örnekte altını çizdiğim gibi. Nebil Uzun yönetimine neden taksitleri ödemediniz diye değil, durumdan kamuoyunu neden haberdar etmediniz diye kızıyorum. Çok iyi hatırlıyorum sıklıkla sorguluyordum bu konuyu köşemde, taksitler yatıyor mu diyordum. Her defasında bana tepki gösterip, ödemelerle ilgili sıkıntı olmadığını söylüyorlardı. Şimdi bakıyoruz 4 ayı üst üst üste olmak üzere 7 ay boş geçirilmiş. Hadi gücünüz yoktu ödeyemediniz, kamuoyuna durumunuzu anlatmak yerine, ödüyoruz diye kandırdınız. Bugün uzun vadeli ödeme anlaşması iptal olmuş, kulüp zora düşmüş, ciddi risk altına girmişse, kimse kusura bakmasın Nebil Uzun döneminin bunda önemli payı var. 

22 MAYIS KONGRESİNİ OLMAMIŞ GÖRMEK DOĞRU DEĞİL 
Gelelim Bahri Yavuz dönemine. Başkan Yavuz açıklamasında 28 Haziran’da göreve geldiklerini ve ağustos ayı itibariyle Kızılyıldız ile bağlantıya geçtiklerini söylüyor. Burada bir itirazım var. Tamam, Yavuz istediği yönetim oluşumuyla bu tarihte göreve geldi ancak 22 Mayıs’taki kongrenin hiç olmamış gibi gösterilmemesi gerekir. Sonuçta Yavuz başkanlık koltuğuna 22 Mayıs’taki kongrede oturdu. Yavuz yönetiminin FIFA dosyalarından, ödenmemiş taksitlerden haberi vardı.  Durumun ciddiyetini göz önüne olarak, bir günün bile önemli olduğu gerçeğiyle göreve başladıkları ilk günlerde Kızıyıldız ile bağlantıya geçmeleri gerekirdi. Mayıstan ağustosa kadar nasıl beklediler, ne beklediler bilemiyorum ve bu durumu anlamakla zorluk çekiyorum.   
MAYISTA GÖREVE GELDİLER, AĞUSTOS AYINI NİYE BEKLEDİLER? 
Son taksit şubatta ödenmiş ve aradan tam 6 ay geçtikten sonra Kızılyıldız ile bağlantıya geçiliyor. Öncesinde zaten 4 ay ödeme yapılmamış, üstüne bir 6 ay daha gelince ne yapsın Kızıylıldız Kulübü, bizim keyfimizi mi bekleyecek. Kim olsa anlaşmayı iptal ederdi. Biri bırakıyorum diye asmış, öbürü yeni geldim diye ilgilenmemiş, ortada 6 aylık süreç çıkmış. Bu sürenin yarısından Nebil Uzun dönemini sorumlu tutuyorsak, diğer 3 ayının muhatabı da Yavuz’dur. İşin kapmasında bu sürecin de etkili olduğu ortada. Bahri Yavuz dönemi biraz erken hareket edilse, üç ay beklenmese sürecin kısalmasıyla birlikte belki de Kızılyıldız ipleri koparmayacaktı. Dolayısıyla anlaşmanın iptalindeki ikinci kırılma noktasında Yavuz yönetiminin kusuru olduğunu düşünüyorum. 

KİM KAÇ TAKSİT ÖDEMİŞE BAKIP SORGULAMA YAPMAK YANLIŞ 
Rakamların yanılgıya düşürdüğü noktaya gelince. Kimileri hangi dönem kaç taksit yatırıldığına bakarak değerlendirme yapmış ve en az ödemeyi yapana fatura çıkarmış. Bu yaklaşım doğru değil. Bahri Yavuz dönemi Kızılyıldız ile bağlantıya geçildiğinde artık yapacak bir şey kalmamış. Dolayısıyla taksit ödemesi gibi bir durum söz konusu değilmiş. Anlaşma devam ediyor olsa mutlaka Yavuz yönetimini aylık taksitleri aksatmadan öderdi.  Başkan Yavuz, ödenmeyen 11 taksiti toptan ödeyip sözleşmenin devam etmesi teklifinde bulunmuş ama kabul edilmemiş.  Yeni bir süreç, yeni bir ek madde anlaşması dönemine girilmiş. Eylül ayı sonunda ek madde taraflarca imzalanmış ve sonrasında Yavuz yönetimimi sözleşme şartları gereği iki ay yani ekim ve kasım aylarının taksit ödemeleri yapmış. Dolayısıyla Yavuz yönetimi 1.5 yıldır görevde olduğu halde sadece 2 taksit ödemesi yapmış mantığıyla olaya bakmak ve sorgulama yapmak yanlış. Sonuç olarak; bir oran verecek olursam benim hesabımla Görsen dönemi yapılan uzun vadeli makul taksit anlaşmasının bozulmasında yüzde 75 Nebil Uzun, yüzde 25 de Bahri Yavuz yönetimi sorumludur. Ancak yanlış anlama, algılama olmasın, bu iki yönetim sadece anlaşmanın bozulmasında rol oynamıştır. Yoksa kulübün geleceğini tehdit eden Kızılyıldız dosyasının asıl suçlusu elbette ki astronomik rakamlara imza atıp kulübün altına dinamit koyan Serhan Gürkan’dır. Allah göstermesin bu dosya yüzünden Kocaelispor her hangi bir yaptırımla karşı karşıya kalırsa, bunun tüm vebali Gürkan’ındır.
Bu yazı toplam 305 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37