1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. Koalisyoncular, koalisyon hükümetini kurmalıdır
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

Koalisyoncular, koalisyon hükümetini kurmalıdır

A+A-
Milletimiz, AK partisine muhalefet görevi vermiştir. AK Partisi milletin verdiği karara uymalıdır. Hiçbir şarta bağlı olarak hükümet ortağı olmamalıdır, koalisyona girmemelidir. 63. Hükümeti, seçimden önce, AK partisine karşı bir araya gelen CHP, MHP, HDP kurmalıdır.   AK partisi de muhalefet görevini hakkıyla yaparak, tüm siyasi partilere ders vermelidir.
Siyaset, ülkeye, millete ve insanlığa hizmet gayesi için yapılan çok önemli bir işlevdir. AK partisi yerel ve genelde çok önemli hizmetler yaptığını ehli vicdan olan insanlar inkâr etmez, edemez. Yapılan olumlu hizmetleri görmemek için küçük hataları ve sistemden kaynaklanan bazı engellerin aşılamamasını abartılı bir şekilde öne çıkartarak, ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarını bozmaya çalışmak, iktidar partisini yıpratmak için yapılan aldatıcı siyaset, ülkenin ve milletin yararına değildir.
Üzülerek ifade edelim ki, 07 –Haziran-2015 seçimlerin de halkımızın %60'ı hizmete destek vermemiştir. 13 yılda aldığı hizmetleri unuturcasına siyasi vefasızlık yapmıştır. AK partisi iktidardan düşsün düşüncesiyle, muhalefet yapan siyasi partilerin, aydın ve yazarların, dıştaki şer güçlerin telkinlerine aldanan milletimiz AK partisini muhalefete bırakmıştır.  AK partisi; kurulacak yeni koalisyon hükümetinin hayırlı işlerine motor, yanlış işlerine fren olmak suretiyle, dış şer güçlerin müdahalelerine karşı, ülkemiz ve milletimiz adına, milli bir duruşun ve yapıcı muhalefetin nasıl yapılması gerektiğini milletimize, muhalefet partilerine ve bütün dünyaya onurlu ve vakarlı bir şekilde göstermelidir.
Önümüzdeki günlerde anayasa gereği sayın cumhurbaşkanımız yeni hükümetin kurulması için, birinci parti olan AK partisine hükümeti kurma yetkisini verecektir. AK partisi siyasi tecrübesiyle ve milletin kararına saygılı bir şekilde hükümet kurma görevini iade etmelidir.
 
 
1973 seçimlerinde AP birinci CHP ikinci MSP üçüncü olmuştur. Sayın Süleyman Demirel MSP'yi özelikle merhum Erbakan Hocayı milletin gözünden düşürmek için  "Millet bana muhalefet görevi vermiştir" diyerek CHP, MSP koalisyonun kurulmasına yol vererek MSP' lilere yeşil komünist dedirtmiştir.  AK partisi vatan millet menfaatini düşünerek HDP ile koalisyon hükümeti kurmamalıdır.
Erbakan hocanın milletlin menfaati için CHP ile kurduğu koalisyon hükümetinden dolayı, partisinden bir grup milletvekili ayrılarak Erbakan hocayı zor duruma bırakmışlardı. Kıbrıs barış harekâtının mimarı Erbakan olduğunu bütün dünya âlem bildiği halde, yapılan genel seçimlerde, içteki ve dıştaki bazı şer güç odakları, merhum Bülent Ecevit'i haksız bir şekilde Kıbrıs fatihi ilan ederek, kasıtlı bir şekilde Erbakan hocayı ve parti mensuplarını yeşil komünistlikle itham ederek, CHP'yi birinci parti yaptılar.    
1995 seçimlerinde RP'si birinci olunca iç ve dış şer güçler, mealen hepsi bir ağızdan birinci olabilirsin ama sana hükümet kurdurmayız dediklerinde, Merhum Erbakan Hoca " Bizde kahvemizi içer, milletle birlikte oynanacak siyasi tiyatroyu seyrederiz" demişti. Ama velâkin o günün bazı siyasetçileri efendim hükümet kurmaktan kaçınırsak, millet bize birinci parti oldunuz hükümeti kuramadınız gibi cümlelerle ve iktidar hevesiyle, Erbakan Hocayı ikna ederek, Refah-yol hükümetinin kurulmasına vesile oldular.  
Hocanın muhalefete kalarak güçleneceğini anlayan şer güçler, Erbakan Hocayı iktidara taşıyarak yıpratmak için DYP ile koalisyon hükümeti kurulmasının önünü açtılar. Erbakan hocanın siyasi dehası bilgisi ve tecrübesiyle iktidarda başarılı olunca, Erbakan hocaya muhalif olanlar, kendi tabirleriyle beşli çeteyi devreye sokarak, koalisyon ortağı olan DYP'yi parçalayarak ve 28 Şubat-1998 post modern darbe ile Refah-yol iktidarına son vererek, ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarın bozdular.
 
 Özetlemeye çalıştığım bu iki siyasi olaylardan ve naklettiğim bu iki cümleden, AK partisi çok dikkatli bir şekilde ders çıkararak muhalefet görevini yapmalı ve koalisyoncuları milletle doğrudan yüzleştirerek milletin dikkatini çekmelidir. AK partisi muhalefette bırakıldığına göre,  hükümeti, CHP, MHP, HDP kurmalı ve AK partisine karşı söyledikleriyle yüzleşmelidirler. AK partisi dışında hiçbir parti koalisyon hükümeti kurmaktan kaçmamalıdır.   Bu üç partinin koalisyon hükümeti kurmaları hususunda, AK partisi siyasi baskı yapmalıdır.
Yeni anayasanın yapılmasına engel olan koalisyon güçleri hükümet kurmaya mecburdurlar. Milletin iradesine saygısızlık yapamazlar. Ülkenin ve milletin milli menfaatlerine uygun hizmet etmeye mahkûmdurlar. Koalisyondan kaçarak milletin verdiği sorumluluktan kurtulamazlar. AK partisinin hizmetlerini yeterli görmeyenler, destek verdikleri partilerden hizmet alabilmeleri için koalisyonculara baskı yapmalıdırlar.
Büyük bir aşkla koalisyon hükümeti isteyenler, yeni anayasanın yapılmasında, dış politika da, kazanılmış haklar konusunda, siyasi ve ekonomik istikrarın devamı için ne yapacaklarını merakla bekliyoruz. Ayrıca; faiz, enflasyon, döviz, borsa ve yatırım da, hava alanları boğaz geçişleri, köprüler, oto yollar, nükleer santraller, çözüm sureci, yerli otomobil, yerli savaş uçağı ve diğer milli projelerin bitirilmesi ve daha ileriye geçmeleri hususundaki icraatlarını millette göstermelidirler.
Geçmişte AK partisine destek veren Kürtler, milliyetçiler, siyasi kin ve hasetlik uğruna Yeni anayasaya destek vermeyen, milli ittifakçılar Türkiye genelindeki sandığa gitmeyen bir kısım muhafazakârlar, milliyetçiler, saadet partililer, yeni anayasa yapılmasına engel olduklarından dolayı vicdanen rahat mıdırlar?  Birçok zorluklara rağmen kazanılan manevi değerlerin, yeni anayasa ile teminat altına alınmasına engel oldukları için mutlu mudurlar?  Ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarını bozarak, İslam dünyasının mazlumlarına yapılan yardımlara engel olmak isteyen hain şer güçlerin ekmeğine yağ sürerek nasıl bir vebal altına girdiklerini hissedebiliyorlar mı?
 
AK partisinin iktidarından rahatsız olan şer güçlerin telkinlerine alet olmak algı operasyonlarına boyun eğmek, ülkenin istikrarını bozmaya çalışan üst aklın vagonunu binmek, AK partisinin iktidar olmaması için, HDP'nin seçim barajını aşması hususunda yapılan çalışmalara ses çıkarmayan muhafazakârlar, milliyetçiler, saadet partililer nasıl bir siyasi tuzağın içine düştüklerini anlayabildiler mi.? Hiç kimse milleti aldatmasın Kürt seçmeni HDP'ye tehditle oy vermiyor verilen oyların ekseriyeti Kürt milliyetçileri, sol ve ateist birlikteliği, aşiret bağlılığı, PKK'nın terörist tehdidi, iç ve dış desteklerle rey verilmektedir.
AK partisine oy veren Kürtler, baskılara aldırmadığı halde, batıda ve doğuda HDP oy veren Kürtler neden baskılara boyun eğiyorlar. Böyle bir anlayış bana inandırıcı gelmiyor. Bu iş tamamıyla bir algı operasyonu meydana getirmek suretiyle Kürt seçmenleri mağdur göstermekten ibarettir.  Bir tarafta tehdit operasyonu kılıfıyla, diğer taraftan Saadet partisine oy vermek manevi bir sorumluluktur telkinleriyle, koalisyon ortaklarının değirmenini su taşımaktadırlar. En acısı da AK partisinin iktidarına engel olmanın cihad olduğunu söyleyecek kadar milli görüş ilkelerinden uzaklaşan bir grubun türetilmesidir? Siyasi hırs ve hasetlik uğruna, AK partisine muhalefet ederek yeni anayasanın yapılmasına engel olmak mahşeri vicdanlarda yer bulamayacağını düşünemeyenlere Yüce Allah şuur versin.  
  AK partisine karşı, dış şer güçlerle birlikte aynı cepheden muhalefet etmenin nelere mal olacağını düşünmeden "AK partisi gitsin bu iş bitsin" demenin kimlere yaradığını anlayamayacak kadar basiretsiz, milli ve manevi değerlerin özüne nüfuz edemeyecek kadar şuursuz olan insanlar, ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarına katkı sağlayamazlar.
Bu yazı toplam 385 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum