• BIST 107.206
  • Altın 143,247
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli 21 °C

Kocaeli’de yaşam kalitesi ne durumda

İsmet ÇİĞİT
Dün de bu sütunlarda yazdım. Bu şehre gerçekten aşığım.. Bizim şehrimizin dünya coğrafyasında en güzel, en özel yerde kurulu olduğunu, Allah’ın bu kente çok cömert davrandığını düşünüyorum. 
İyi de, bu kadar özel bir coğrafyada, bu kadar güzel bir bölgede kurulu bu kentte insanlar için yaşam kalitesi ne durumda. Ben özellikle son birkaç yıldan beri bizim şehrimizde yaşam kalitesinin gerilediğini, insanların mutlu olmadığını, bu güzel kentte yaşayan bizlerin çok fazla zorluklarla karşı karşıya bulunduğumuzu tekrarlamaktan bıktım. 
Çok alışveriş merkezimiz var. Çok fabrikamız var. Ama bu şehirde spor yok. Futbol, voleybol, basketbol yok. Bu şehirde belki yaşamlarının çok büyük bölümünü ibadetle geçiren insanlar için aradıkları sosyal, kültürel her şey var ama, geri kalanlar için hiçbir şey yok. Giderek de bu kentte yaşamak daha tatsız, daha zevksiz hala geliyor.
………….
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) devletin resmi kurumu. Her yıl ülkemizdeki 81 vilayette  “Yaşam endeksi” araştırması yapıyor.  TÜİK, insan yaşamının kalitesi açısından önemli 41 özel başlık belirlemiş. Her kentte bunları insanlara sorarak araştırma yapıyor. Kocaeli’nin Türkiye Yaşam endeksi araştırmasındaki yeri her geçen yıl biraz daha aşağılana iniyor. 
TÜİK’in resmi internet sitesine girdim. 2015 yılı ile ilgili  Yaşam Endeksi araştırmasının sonuçları yayınlanmış. Kocaeli 23 ncü sırada gözüküyor.  Türkiye’de kişi başına en çok vergi ödeyen kent burası. Büyükşehir Belediyesi bütçesinin kişi başına en yüksek olduğu il burası.  Doğası, turizm için gerekli değerleri açısından en zengin, en güzel kent burası. Ama  “Yaşam Endeksi”nde biz 23 ncü sıradayız. 
TÜİK araştırmasından site bazı bilgiler vereceğim:
En önemli araştırma yaşam endeksi araştırması. Buna göre,  Türkiye’de insanların en mutlu yaşadığı kent Isparta. İkinci sırada Sakarya, 3 ncü sırada Bolu geliyor. Yaşam standartlarının en düşük olduğu son sıradaki üç il ise Muş, Mardin ve Ağrı. 
TÜİK aynı araştırmanın alt gruplarına da bakmış. Bunları da anlatayım:
KONUT ENDEKSİ: İnsanların ne kadar sağlıklı ve konforlu konutlarda yaşadığı araştırılmış.  1)Sakarya, 2)Sinop, 3)- Bolu. 
İlk iki endekste görüyorsunuz. Komşumuz Sakarya, mutlu yaşamak konusunda her alanda bizi fersah fersah geçmeye başladı. Bundan 15 yıl önce böyle miydi? 
ÇALIŞMA HAYATI: İnsanların çalıştıkları işyerlerinde ne kadar mutlu, ne kadar güvende oldukları dikkate alınarak yapılan araştırma. Sıralama şöyle:1)-Zonguldak, 2)-Bilecik, 3)-Kütahya. 
SAĞLIK ENDEKSİ- İnsanların bulundukları kentlerde kaliteli sağlık hizmetine ulaşması dikkate alınarak hazırlanmış.  En iyi durumdaki üç il: 1)-Isparta, 2)-Bolu, 3)-Rize.. Sözde en fazla özel hastane bizde. Ama sağlık endeksinde bile ilk üçte yokuz.
EĞİTİM ENDEKSİ: Bizim şehrimizde eğitim de çökmüştü. Bu yıl biraz toparlanıyoruz. Ama bu endekste de ilk üçte yokuz.  Tunceli birinci, Isparta ikinci, Amasya üçüncü çıkmış. 
ÇEVRE ENDEKSİ: Haksızlık etmeyelim. Çok ağaç dikildi. Çok park yapıldı. İzmit Körfezi temizlendi. Ama  TÜİK’in çevre endeksinde de ilk üçte adamız yok.  1)-Kastamonu, 2)-Karabük,  3)-Bilecik
GÜVENLİK ENDEKSİ: İnsanların yaşadıkları kentte kendilerini ne kadar güvende hissettikleri araştırılmış. Sıralama şöyle: 1)-Artvin, 2)-Sinop, 3)-Gümüşhane. 
SİVİL KATILIM: İşte nihayet.. TÜİK araştırmasında ilimizin ilk üç içinde yer aldığı yegane kalem bu. İnsanların yaşadıkları kentte seslerini ne kadar iyi duyurabildiklerini, yönetime ne kadar katılabildiklerini ölçen bir çalışma. Koşu Sakarya birinci, biz Kocaeli olarak ikinciyiz. Üçüncü il Sivas. 
ALTYAPI ERİŞİMİ: TÜİK, insanların yaşadıkları kentte alt yapı hizmetlerinden ne kadar memnun olduklarını da araştırmış. Sonuç büyük illeri gösteriyor: 1)-İstanbul, 2)-İzmir, 3)-Ankara. 
SOSYAŞ YAŞAM: Her halde bizim ilimizin en geride olduğu konu başlığı budur. Sosyal yaşam memnuniyeti ve canlılığı açısından 1 nci İstanbul, 2 nci  Uşak, 3 ncü Bolu sıralanıyor. Bu alanda Uşak ki bizim üstümüzde daha da bir şey demiyorum. 
YAŞAM MEMNUNİYETİ: TÜİK insanlara, yaşadıkları kentte ne kadar mutlu olduklarını sormuş.  Bu ülkenin en mutlu insanları Sinop’ta yaşayanlar.  Afyon ikinci, Bayburt üçüncü. Bu araştırmada son üç sıradaki iller ise Tunceli, Osmaniye ve Diyarbakır. 
………….
Tablo bu.. Kendi kendimi nasıl teselli ettim biliyor musunuz; “Tamam, Kocaeli’nin bu araştırmalarda adı yok. Ama Bursa, Eskişehir, Kayseri, Konya gibi iller de yok” dedim. Sinop, Isparta,  Sakarya, Bolu gibi iller mutluluk açısından ön plana çıkmaya başlamışlar. 
TÜİK araştırmasının sonuçları bence çapıcıdır. Bir kent büyüdükçe, göç aldıkça, kalabalıklaştıkça o kentteki yaşam kalitesi düşüyor. Bizim güzel şehrimiz de bu sorunu çok açık biçimde yaşıyor ve bu kentte yaşam kalitesi giderek düşüyor.  

Büyükşehir otobüsleri hangi hatlara girecek?
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi 2016 yılını “Toplu taşımada çağ atlama dönemi” ilan etmişti. Şehrimizin her yerinde toplu taşıma ile ilgili ciddi sıkıntılar var. Kocaeli genelinde, Büyükşehir Belediyesi’nin toplu taşıma içindeki payı çok düşük. Kooperatifler tepki gösterdikçe, Büyükşehir Belediyesi pekçok hattan otobüslerini çekmiş, toplu taşıma işini neredeyse tamamen  özel kooperatiflere bırakmıştı. Büyükşehir Belediyesi malum deniz taşımacılığını da yapamadı. 
Şimdi Büyükşehir yeni satın aldığı doğalgazlı büyük; konforlu otobüslerle il genelinde toplu taşıma işine ağırlık koymaya hazırlanıyor. 1 Şubat’tan itibaren Büyükşehir Belediyesi’nin yeni otobüsleri çeşitli hatlarda yolcu taşımaya başlayacak. Ancak hangi hatta kaç tane belediye otobüsünün çalışacağı henüz açıklanmadı. Bu arada bazı hatlarda minibüs kooperatifleri Büyükşehir otobüslerini kendilerinin çalıştırmasını, belediyeye kira ödemesini önerdiler. Bu konuda da pazarlıkların devam ettiği konuşuluyor. 
Bu konuda kooperatifler çok duyarlı. Çünkü Belediye otobüslerinin hatlara girmesi, kooperatiflerin pazar payını düşürecek. Bu nedenle de kooperatifler ile Belediye arasında şu sıralar çok sıkı pazarlık var. Büyükşehir yetkililerinin 1 Şubat’tan itibaren hangi hatta kaç yeni Belediye otobüsünün çalışacağını bugünlerde açıklaması bekleniyor. Yeni, doğalgazlı büyük ve konforlu otobüsler özellikle İzmit-Karamürsel, İzmit-Gebze gibi uzun hatlarda çalışacak gibi görünüyor. Ama bu şehirde hemen hemen her hatta Belediye otobüsüne ihtiyaç ve talep var. 
1 Şubat’ta belediye otobüsleri ile yeni dönem başladıktan sonra, umalım ki Belediye geri adım atmasın, kooperatiflerin, minibüsçülerin tepkilerinde korkup otobüslerini geri çekmesin. Çünkü bir hatta Büyükşehir Otobüsleri girer de, bir süre sonra buradan çekilirse, sıkıntı daha da büyük hale geliyor.
Keşke Büyükşehir Belediyesi, zaten tıklım tıklım olan karayollarına yeni büyük otobüsler koymaktansa, hiç değilse şu İzmit-Gölcük; İzmit-Karamürsel hattında ekonomik deniz taşıtları ve düzgün bir yönetimle deniz taşımacılığı işini oturtabilseydi. Ama görünen o ki, artık İzmit Körfezi’nde deniz taşımacılığından söz edilemeyecek. 

Eski eşya toplamaktansa yeni örüp göndermek 
Geçenlerde de yazdım. Şu sıralar önüne gelen  “Bayırbucak Türklerine yardım “Güneydoğu’da terörle mücadele eden güvenlik güçlerine yardım”, “Üşüyen yoksullara yardım”, “Suriyeli gariban göçmenlere yardım”  kampanyaları düzenliyor.
Bu işin ölçüsü kaçtı gibi geliyor bana. Üstelik hiçbir denetimi de yok. Genellikle eski, yıpranmış giysiler toplanıyor, bunlar yardım diye gönderiliyor. Biraz onur kırıcı oluyor. 
Oysa farklı yöntemler geliştirenler de var. Misal, Derince Kaymakamlığı..  Derince Kaymakamı Mesut Yıldırım, Kaymakamlık bütçesinden sadece 7 bin TL civarında harcama yaparak 2 bin adet kalın yün yumağı ve yeteri miktarda örgü şişi aldırmış. Derince’de 420 gönüllü ev hanımı bulup, yün yumakları ile örgü şişlerini bunlara teslim etmiş. Gönüllü hanımlar, evlerinde atkı ve bere örüyorlar.
Benzer bir uygulama Gölcük’te bir grup ev hanımı tarafından başlatıldı. Ev hanımları kendi imkanları ile yünleri, şişleri almışlar. Evlerinde rengarenk eldiven, atkı ve bereler örüyorlar.  Gölcüklü hanımlar ördükleri yün atkı, bere ve eldivenleri Güneydoğu Anadolu’ya güvenlik güçlerine gönderecekler. Derince Kaymakamlığı ise,  420 gönüllü hanımın ördüğü atkı ve bereleri ilçedeki ihtiyaç sahiplerine dağıtmış. 
Kampanya dediğiniz böyle olmalı. Yeni eşyalar üretiliyor. İhtiyaç sahiplerine yeni atkılar, bereler,  eldivenler gönderiliyor. Öyle eskimiş, yıpranmış, kimi insanların evlerinden atmak istediği eşyalarla değil, gerçek manada kışlık yeni giysilerle hayır işi yapılıyor. 
Bu olayı tek merkezden yönetip, bu şekilde sürdürmek en iyisi değil mi?
Aydınlatmadan çok şikayet var
Ben bizzat görmedim, tanık olmadım. Akşamları saat 17.00 gibi eve kendimi atıyor, bir daha da pek dışarı çıkıp, çarşıya inmiyorum. Ama son günlerde bütün tanıdıklarım İzmit şehir merkezinin karanlığından söz ediyor. Özellikle Yürüyüş Yolunun büyük kısmında geceleri lambaların hiç biri yanmıyormuş.
Şu karlı günlerde İzmitliler gece yürüyüş yoluna çıkıp yürümeyi pek sever. Ama her yer karanlıkmış. Şehir merkezinde Yürüyüş Yolu’nun aydınlatma işi Sedaş’ın sorumluluğunda değil. Belediyelerin işi. Vatandaş olarak her ay çok yüklü elektrik parası ödüyoruz. Bu paranın içinden Büyükşehir Belediyesi de önemli miktarda vergi payı alıyor. 
İzmit gibi bir şehirde Yürüyüş Yolu gibi insanların gece de dolaştığı bir bölgenin karalık olması kabul edilemez. Büyükşehir Belediyesi’nin bu aydınlatma işine biraz ciddiyet göstermesi bekleniyor.
Benim güzel Mine Hocam 
İzmit Lisesi tarihinin öyle sanıyorum ki en popüler, hocalar için en zor,  en  şamatacı sınıfı,  1973-76 yılları döneminde, benim de mensuplarından biri olduğum  6 Fen B sınıfıydı. Sınıfta çok çalışkan, çok zeki arkadaşlar vardı. Bunlar genellikle kız öğrencilerdi. 
6 Fen-B’de çok başarısız öğrenci hiç hatırlamıyorum. Ama çok “Fırlama” denen türden öğrenci vardı. Yıllardır birlikte çalıştığımız Metin Karan ile ben de bu sınıfın mensuplarıydık. Öğretmenlerimizin çoğu çok tecrübeli,  deneyimli ve bizim annemiz-babamız yaşındaki insanlardı. Edebiyat’ta Altan Hoca, İngilizce de Korsan Ekrem, bedende İsmail Hoca, Kimya’da Perihan Hoca, Fizik’te Fatma Hoca, Güner Hoca, Matematik’te Mustafa Hoca gibi. 
6 ncı sınıfta, ders yılı başında ilk kez Felsefe dersi göreceğiz. Öğretmenlik mesleğine yeni başlayan,  daha ilk kez derse girecek çok genç bir hocanın geleceğini öğrendik.  Mine Hoca’ymış. Kızlık soyadıyla Mine Büget derse geldi. Gerçekten çok genç-sınıftaki kaşarlanmış öğrencilerden en fazla 5-6 yaş büyük-  tam anlamıyla  “Çıtır” denecek türden, çok hoş, zarif bir hanım. Belli ki, derse gelmeden önce 6 Fen-B’nin nasıl bir bela topluluğu olduğunu öğrenmiş. Sınıfa, ilk dersine bir çatık kaşla, bir otorite gösterisi ile girdi, hepimizi öyle bir hizaya soktu ki, o Hababam Sınıfı’nda kimse çıt çıkartamadı. Mine Hoca bir süre böyle devam etti. Yılların deneyimli hocalarından korkmuyor, her türlü gırgırı yapıyorduk da, Mine Hoca’nın dersinde hepimiz süt dökmüş kediye dönüyorduk. Ama çok geçmeden anladık. O’nun o sert görünümün altında, çok narin, çok romantik, çok insan sevgisiyle dolu bir yüreği vardı. Sınıfta birkaç küçük şaka oldu. Mine Hoca bizimle birlikte güldü. Ders yılının ilk yarısı tamamlanmadan, o çok sert, çok otoriter, hepimizi korkutan Mine Hoca bizden biri oluvermişti.
Biz okuldan mezun olduk. Üniversitelere, hayata dağıldık. Felsefe dersi her halde haftada bir saat falandı. Ama Lise’den unutamadığımız hocalar listesinin ilk sıralarında Mine Hoca hep yer almıştı. Sonraki yıllarda yine İzmit Lisesi’nde bize en çok kan kusturan hocalardan biri olan İsmail Düzyol ile evlendiler. Aslında bizim Hababam sınıfı 6 Fen B, okulda “Hangi hoca ile kim yakışır” tartışmaları yaparken, hep Mine Büget ile İsmail Düzyol’u birbirine yakıştırırdık. 
Mine Hoca da, İsmail Hoca da daha sonra kariyer yaptılar, İzmit Lisesi’nden Üniversite’ye geçip, akademisyen oldular. Geçen gün,  gazeteye Mine Düzyol’un 65 yaşından kanser nedeniyle vefat haberini yazdık. 1970’li yıllar, İzmit Lisesi’nde 6 Fen B, Mine Büget’in Felsefe hocası olarak ilk derse girişi ve o dersteki otoritesi film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Mine Hocam’a Allah’tan rahmet, İsmail Hocam’a başsağlığı ve sabır diliyorum. 

20 TL’ye takdir, 10 TL’ye teşekkür 
Ülkemizde sahtekarlığın bini bir para oldu. Her şeyin sahtesi yapılabiliyor, ortalık dolandırıcılardan geçilmiyor.
Geçen cuma günü ilkokul, ortaokul ve liselerde yarı yıl karneleri dağıtıldı. Urfa’da polis, bir ihbar üzerine bir internet kafeye baskın yapmış. İnternet kafe sahibi,  gözaltına alınmış. Suçu,  öğrenciler için sahte takdirname ve teşekkür belgesi hazırlamak. Bu kafede hazırlanan sahte takdirnameler 20 TL’den, teşekkür belgeleri 10 TL’den evine göğsünü gere gere gitmek isteyen öğrencilere satılıyormuş.. 
Velilerin,  çocukların eve getirdiği takdirname ve teşekkür belgelerini de iyi incelemeleri gerekir. Artık hiçbir belgeye, cebimizdeki kağıt paraya bile güvenemez olduk.
Bu yazı toplam 3458 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37