1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. Kocaelili gençlerden “Yerli Twitter”
Kocaelili gençlerden “Yerli Twitter”

Kocaelili gençlerden “Yerli Twitter”

Twitter’ın rakibi yüzde yüz 100 yerli; “Freelyshout”

A+A-
Kocaelili gençler Ertan Aktaş meslek lisesi, Yasin Ersoy ilkokul mezunu. Yerli sosyal ağ “freelyshout”u Aktaş'ın küçük odasında kurdular. 320 bin üyeleri var. Üniversite diploması engeline takıldıkları için bakanlık desteği alamıyorlar.  
Ertan Aktaş ve Yasin Ersoy... Biri 31 diğeri de 26 yaşında. Kocaeli’de, Gebze'de yaşıyorlar. Dostlukları çocukluk yıllarına uzanıyor. Ortak özellikleri bilgisayara olan merakları. Bu, onları iş ortaklığına kadar sürükledi. Onlar, Türkiye’nin ilk yerli sosyal paylaşım sitesi ‘özgürce haykır’ın kurucuları. Siteye ingilizce versiyonu 'Freelyshout' adresinden de girmek mümkün. 
Twitter’ın aksine güncel konular, siyasi polemikler yok. Onlara göre, üyeler çoğunlukla günlük hayatlarında olup biteni paylaşmak ya da sosyal sorumluluk projeleri ile ödev için siteyi kullanıyorlar.

 

KÜÇÜK BİR ODADAN 320 BİN ÜYEYE
Onlar, kendi yağıyla kavrulan ailelerden geliyorlar. Düzenli bir gelirleri yok, parça başı işler yaparak para kazanıyorlar. 
Nereye gitseler, taşınabilir bilgisayarları da yanlarında. Hayatları, bilgisayar…
Yerli sosyal medya fikri ilk kez bu küçücük odada konuşuldu. Burası Ertan’ın yatak odası. Bir yatak bir masa sığabiliyor sadece. İki arkadaş kafa kafaya verdiler ve el birliğiyle çalışmalara koyuldular. Önce görev paylaşımı yapılması gerekiyordu. Bir üçüncü kişi yoktu yanlarında. Koca bir ekibin yapabileceği görevleri üstlenmek zorunda kaldılar. Ertan tasarımı; Yasin de yazılımı aldı. 
ÇOCUKLUKTAN BERİ MERAKLI 
Ertan’a göre onlar konsantre bir ekip. Şöyle anlatıyor; “Çocukluktan bu yana meraklıydım bilgisayarlara. İlk web sitemi 1997'de yaptım. O zamanlar bilgisayar yok bizde. İnternet cafe’ye giderdim. İnsanlar oyun oynarken ben sitem için uğraşırdım. Yaklaşık 6-7 saat geçirirdim. Benim bilgisayarım da ayrıydı. Mecbur kalmadıkça işletmeci o koltuğu kimseye vermezdi. Ben meslek lisesi mezunuyum. Bilgisayar okumak çok istedim ama puanı yüksekti. Metal işleri mezunuyum. Askerden sonra kurslara gittim. Üniversite diplomam yok ama tasarım konusunda her şeyi biliyorum. Sadece 3dmax ve autocat dışında. Geri kalan tüm programlara hakimim. Kodlama ve web tasarım konusunda çok iyiyim. Yasin, yazılımda çok iyi. Böyle olunca, çok kişinin yapabileceğini biz ikimiz çıkardık. Paslaşa paslaşa ekip oluşturduk. Biz konsantre bir ekibiz.”
GECE GÜNDÜZ ÇALIŞTILAR 
Gecelerini gündüzlerine kattılar. En sonunda 2013'te yayına girdiler. Sitenin şu anda 320 bin üyesi var.  Global dijital istatistikler raporuna göre, Türkiye’de internet kullanım oranı, tüm nüfusa oranla yüzde 45. 35 milyonun üzerinde internet kullanıcısı var. En çok kullanılan sosyal medya platformu Facebook. Onu, yüzde 72’lik oranla Twitter takip ediyor. Gençleri kurduğu yerli sosyal paylaşım sitesinin kullanıcı sayısı azımsanacak gibi değil ama yine de devede kulak kalıyor. Çok yaygın değil. Bilinirlik oranı düşük. İkili, bunun nedenini tanıtım bütçelerinin olmamasına bağlıyorlar.
AMERİKA’DA OLSAYDIK… 
Gençler, konuşmalarına şöyle devam ediyor: “Yeteri kadar duyuru yapamıyoruz. Kimse ilgilenmedi. Sosyal sorumluluğun adı var bu ülkede, kendisi yok. Kimse önemsemiyor. Hâlbuki her şeyiyle yerli bir ağ kurduk. Biz bir yere kadar getirdik. Ama buradan sonra ilerleyemiyoruz. Birilerinin bize destek olması gerektiğini düşünüyoruz. Sunucu alt yapımızı güçlendirmek istiyoruz. Şu anda  2 server var, bizim bunu 22’ye çıkarmamız lazım. Uygulamaya çıkmak istiyoruz bir de… Bu proje başka bir ülkede örneğin ABD’de olsaydı; mobil uygulamalara başlamıştık. Ülkelere şube açıyorduk.”
BAKANLIKTA HAYAL KIRIKLIĞI 
Tanıtım bütçeleri yok. İstanbul, Samsun ve Trabzon’da yaşayan kullanıcılar gönüllü olarak sitenin işlerini paylaşmış durumda. Kimi reklam verenlerle toplantılara katılıyor. Kimi de blog yazılarını yazıyor. Gençlerin en büyük derdi, büyüyememek, tanınmamak. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na başvurduklarını ama yaşadıklarının tam bir hayal kırıklığı olduğunu ifade ediyorlar.
ÜNİVERSİTE MEZUNU DEĞİLLER DİYE 
Gençler, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Bakanlıkla iki kez görüştük. Bakanlık, bize maddi destek sağlayamayacaklarını söyledi. Tübitak’ın tekno girişim yerine başvurmamızı istediler. Ama oraya başvurmak için, dört yıllık üniversite mezunu olmak lazım. Ben lise mezunuyum, Yasin de ilkokul. Üniversite mezunu olmanız lazım. Destek bulamadık. Biz hayallerimiz gerçekleştirdik, bundan sonraki amacımız büyümek. Ama bu ülkede üniversite mezunu değilsen hayal kuramazsın, proje geliştiremezsin deniliyor.”
YÜZDE 100 İLK YERLİ AĞ
Gençler iddialı. Türkiye’de her şeyiyle yerli, ilk sosyal ağı kendilerinin kurduklarını söylüyor. "Daha önce de oldu ama bizimki gibi değildi" diyorlar.
“Biz şimdi Freelyshout’ı kurana kadar çok yerli sosyal paylaşım sitesi oldu aslında... Hatta sanırım 5-6 tane vardı. Ama popülerleşmeden çekildiler ve e-ticaret sitesi oldular. Onlar hazır script kullandılar. Bazıları bu yüzden çöktü. Altyapı olarak bunu kullanıyorlardı. Biz niye yapmıyoruz dedik. Ben tasarımları, Yasin de alt yapı veri tabanını oluşturdu. Düşüncemiz şuydu: Hem Türkiye’den çıksın hem de hazır script kullanmasın. Biz sıfırdan yaptık bunu. Ben şu anda gururla söylüyorum. Her şeyiyle yüzde 100 bize ait.” Mobil uygulamaları yok. Kısa vadede çözülmesi gereken sorunlardan biri bu. Kullanıcılar, tarayıcıdan girmek zorunda.
TWİTTER’DAN FARKI
İngilizce adı ‘freelyshout’ Türkçe ‘özgürcehaykır’. Bu ismi bulmak kolay olmadı. Tam 3 ay boyunca kafa patlatmak zorunda kaldılar. İsmin global olması ve domain’in kullanılmaması aşılması gereken iki önemli eşik. Özgürce haykır platformunda 140 karakter sınırlaması yok. Dileyen dilediği kadar yazabiliyor. Bu, ikiliye göre bir özgürlük.
GLOBAL ARAMA MOTORU 
Yasin Ersoy’a göre en büyük farkları, sosyal sorumluk ve araştırmalara destek sağlamaları: “Bizde global çapta arama motoru var. Einstein diye aradığınızda nokta atışı sonuca ulaşıyorsunuz. Google’daki gibi bir milyon çıkmaz. Sosyal sorumluluk anlamında da kan, organ arama, bağışlar bizim hassas olduğumuz konular. Örneğin deprem olduğunda kullanıcılar şuna ihtiyaç var çağrısı yapabildiler. Bizde, profillerde kan grubu belirtme var. İnsanlara diyoruz ki, kan grubunu belirt. ‘Bir gün senin de ihtiyacın olabilir.’ Bizde sistem şöyle çalışıyor. Diyelim ki ben, A Rh + kan aradığımda bana en yakın konumdaki A Rh + kan grubuna ait kişiye bildirim gidiyor. Bu bizim için çok ayrıcalıklı bir özellik.”
Burada favorilere eklemek yok. Tebrik etme var. Terminoloji alışık olduğumuzdan biraz farklı. Twitlere; shout deniyor. Yeniden yayımlamak da reshout.
ERİŞİM YASAĞIYLA YÜZLER GÜLÜYOR
Son bir yıl içinde Twitter’a iki defa erişim mahkeme kararıyla engellendi. Bu iki durumda da Ertan Aktaş ile Yasin Ersoy’un değmeyin keyfine. Erişim yasağı, onların işine yarıyor. Twitter’e giremeyenlerin adresi 'Özgürce haykır' oluyor. Bu da kullanıcı sayısını artırıyor.
TWITTER YASAĞI, YÜZÜNÜ GÜLDÜRDÜ 
2014 yılının 20 Mart’ında gelen ve yaklaşık iki haftalık yasak, 70 bin yeni kullanıcı gelmesini sağladı. Bu seferki yasağın kısa sürmesinden olsa gerek gelen kullanıcı sayısı 4281.  Yasin Ersoy, sosyal medyanın kötü çocuk ilân edilmesine anlam vermekte zorlanıyor: “Sosyal medya üzerinden kişilere açılan soruşturmalar bana kalırsa çocukça. Klavye cesareti diye bir şey var. Bir anlık olay. Niye bunun peşine düşülür ki? Niye bir insanın geleceğini karartırsın ki? Ben sosyal medyanın kötü çocuk olmadığını düşünüyorum”
Bu haber toplam 1222 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.