1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Kol kırılır, yen içinde kalır
Kol kırılır, yen içinde kalır

Kol kırılır, yen içinde kalır

Yazıya başlarken, son söyleyeceğimi en baştan söyleyeyim: Hiç rahat değilim. Bildiğim tek mesleği, hayatım boyunca yaptığım tek işi tamamen bırakmayı, hiç etliye sütlüye karışmadan hayatımın son baharını huzur içinde sürdürmeyi çok istiyorum.

A+A-

Hatta bu konudaki kararımı, geçen hafta gazetenin sahiplerine, Recep Haldız’a da açıkça ilettim. Biliyorum, işsiz kaldığımda sürünürüm. Bir emekli maaşına kalırım. Kendime ait bir arabam bile yok. Ama artık yaşlı ve hastayım. Her şeyden çok huzura ihtiyacım var.

……………..

Gazetenin sahibi Haldız’lar iyi insanlar. Anlayışlı insanlar. İyi olsun istiyorlar. Ama bazı siyasi çevreler çok doyumsuz. Kimler olduğunu da çok iyi biliyorum. Gazetenin iç sayfasında bir satırlık bir haber veya röportajı büyütüp, “Haldız’ların gazetesi düşmanlık yapıyor” diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Gazetenin sahiplerini rahatsız ediyorlar. AK Parti içinde hepimizin bildiği oyunlara, iktidar kavgalarına bu gazeteyi, beni, bizi alet etmeye çalışıyorlar.

Herkesin bilmesini isterim ki, bu gazetenin namusu hala benden sorulur. Bu namusu ne kadar koruyabildiğim konusunda şüpheler olabilir. Ama hala ve her şeye rağmen bu kentin, hatta bu ülkenin en namuslu şehir gazetesi ÖZGÜR KOCAELİ Gazetesidir.

Bu gazete içinde benim 40 yıldır birlikte çalıştığım, artık birbirimizi çok yakından tanıdığımız, kardeş gibi olduğumuz arkadaşlarım var. Onların da hepsine ben kefilim. Bir tanesinin arkasından konuşulmasına tahammül edemem, bir tanesinin kılına zarar gelmesine izin veremem.

……….

Bütün bunları geçen hafta kendi içimizde uzun uzun tartıştık. Özellikle Recep Haldız ve Veli Haldız’ın bana olan güvenleri ve saygılarını çok samimi biçimde bir kez daha gördüm, hissettim.

Bu seçim döneminin herkes için özellikle bizim için ve bu gazete için çok zor geçeceğini hep öngördüm. Ama siyasetin, bazı siyasetçilerin bu kadar çirkinleşebileceğini, bu kadar kalleş olabileceğini tahmin etmiyordum. Açık söylüyorum. Ben de kara kaplı deftere bazılarının isimlerini yazdım. Elbet gün gelir, devran döner…

Hele şu 24 Haziran’ı bir geçelim. Doğrusu, 2019 yılı mart ayındaki yerel seçimlere kadar bu mesleğin içinde, bu gazetede yola devam edeceğim konusunda kuşkularım var.

Gazetenin, mesleğin namusundan yeterince fedakarlık yaptık. Daha fazlasını yapamam.

Çok uzun yıllar birlikte çalıştığım arkadaşlarımdan bir kısmının ayrılışı ile ilgili olarak sessiz kaldım. Daha fazlasını kaldıramam. Zaten başka bir ekiple çalışamam.

Benim Haldız’lara olan saygım ve inancım devam ediyor. Onların da bana olan saygısı ve hürmetinin devam ettiğini düşünüyorum.

Ama bilin ki, her şeyi yeri geldiğinde tartışıyoruz. Konuşuyoruz.

Şimdilik, bu kadar bilgi vereyim. Büyüklerimiz ne güzel söylemişler; “Kol kırılır, yen içinde kalır.”

GİRNE GÖZÜMDE TÜTÜYOR

Gerçekten çok yoruldum dostlar. Geçen yılın ikinci yarısında hep hastaydım. Hatta herhalde ölmek üzereydim. Yılın sonunda, aralık ayında büyük bir ameliyat geçirdim. Sağlığım geri geldi, dirildim. Ama hayatımda kısıtlamalar oldu. Son tatilden bu yana -ameliyat dönemini hariç tutuyorum- bir yılı aşkın zaman geçti.

Bu dönem içinde hastalarımla uğraştım. Kardeşim Nahit Çiğit, şu sıralar yeni bir tedavi altında. Hastanede. Daha iyi olacağını, hiç değilse bir süre sonra konuşma yeteneğini yeniden kazanacağını umuyoruz. Annem, evinde oy kullanacak.

Onların işleri var. Yargıda işler, hastanelerde işler, eczanelerde işler var.

Bir de bu seçim ve bu kentteki çirkin siyasetin yükü üzerimize geldi. Gazete ile eskisi kadar ilgilenmiyorum. Metin Karan, Ali Gündoğdu ve diğer güvendiğim arkadaşlar ellerinden gelenin en iyisini yapıyorlar.

Ben kendi yazılarımı, olabildiğince dikkatli -doğrusu pek fazla suya sabuna dokunmadan- yazıyorum. Bayram ertesi, biraz daha hareketli ve keyifli yaşamaya hazırlanıyorum.

Bir yılı aşkın süredir tatil yapmadım.

Bir ayı buldu, balık yemedim…

Benim tatilim, Kıbrıs Girne’dir. Eşim ve çok sevgili bazı dostlarımda 4 gün gider, Akdeniz’in, sevimli Girne’nin tadını çıkartır, bütün yorgunluğumu atar gelirim.

Girne yine gözümde tütüyor biliyor musunuz? Biraz ekonomik açıdan rahatlarsam, seçim sonrası ilk işim Girne’ye bir hafta kaçmak olacak.

……………

Ama herkes çok iyi bilsin ki, bu yaşadığımız, içinden geçtiğimiz sürecin kaydını çok titizlikle tutuyorum. Beni üzenler, rahatsız edenler var. Bu gazetenin sahibi Haldız’ları üzenler, rahatsız edenler var. Üstelik tamamen haksız ve saygısızca bunu yapıyorlar.

Hepsi kayıt altında. Bir gün gelecek, devran dönecek.

Ben de İsmet Çiğit ’sem, bu kentte yaşamaya devam ediyorsam, onlara bu yaptıklarını burularından fitil fitil getireceğim. El mi yaman, bey mi yaman göstereceğim.

Bu dediklerimi emin olun sizlerden başka kimselere de anlatamıyorum. Yine içimi siz değerli okurlara döktüm. Rahatladım. Saygılar, sevgiler. Şimdiden iyi bayramlar.

Bayramda da buradayız efendim, çikolatamız, kolonyamız var. Bekleriz.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.