1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Komşu yapıyor da bizde neden olmaz?
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Komşu yapıyor da bizde neden olmaz?

A+A-
2002’den sonraki her genel ve yerel seçim öncesi, bu içerikte bir yazı yazdığımı, bu yazıların hiç işe yaramadığını biliyorum. Ama özgürlüklere, demokrasiye çok büyük saygısı ve bağlılığı olan bir yurttaş olarak inatla yazmaya devam ediyorum. 
Bizim ülkemizde her genel ve yerel seçim önemlidir. Kimileri için “hayat-memat” meselesidir. Demokrasimiz yetersiz, eksikli; hukuk sistemimiz çarpık; ekonomik ilişkiler abuk olduğu için, seçimlerden çıkacak sonuçları  kimi insanlar kendileri için hayatın sonu veya başlangıcı olarak görürler. 
İktidarlara göbekten bağlı olanlar vardır. Bütün hayatını, geleceğini, mevcut iktidarların-yerel seçimlerse mevcut başkanların- gidişine, mensubu oldukları siyasi hareketin iktidara gelişine bağlamış olanlar vardır. Oysa, demokrasinin yerleştiği, insanlığın her açıdan geliştiği ülkelerde, seçimler ülkedeki bütün vatandaşlar için formalitedir. Bu nedenle, Avrupa ülkelerinde seçime katılma oranları yüzde 60’ı geçmez. Bu ülkelerde seçimlerden çıkan sonuçlar, ülke vatandaşlarının hiç birinin hayatını etkilemez, geleceğini karatmaz ya da aydınlatmaz. 
………..
Bizim ülkemizdeki demokrasinin pek çok eksiği, pek çok ayıbı var. Genel seçimlerde % 10’luk ülke barajının hala devam ediyor olması, çok büyük ayıptır. Yüzde 10’luk ülke barajı devam ederken, 7 Haziran’da toplam oyların yüzde 1’ini bile alamamış 15 kadar partinin hala 1 Kasım seçimlerine giriyor olması demokrasi üzerinde bir yük ve bir abukluktur. 
Siyasi partilerin hiç birinin ön seçim yapmıyor olması; halkın önüne seçecekleri adayların listesini parti genel merkezinin koyuyor olması, demokrasinin ruhuna tamamen aykırıdır. 
Ülke barajı ve ön seçim mecburiyeti nispeten teknik konulardır. Anayasa değişikliği gerektirir. Ülke barajını ve ön seçim ayıbını kendilerinde haklı gerekçeler bularak savunanların bulunması da normaldir. Ama bizim demokrasimizin, yasalarla, Anayasa ile hiç alakası olmayan, sırf halka saygısızlıkla izah edilebilecek inatlaşma nedeniyle uygulanmayan bir eksiği var ki, bunu vatandaşların içine sindiriyor olmasını ben kabul edemiyorum.
………….
Bizim ülkemizde erken seçim 1 Kasım’da yapılacak. Komşumuz Yunanistan’da ise,  önümüzdeki pazar günü, 20 Eylül’de erken seçim var. Yunanistan’da son genel seçimi Radikal Sol Koalisyon(SYRIZA)  kazanmıştı. Lideri Aleksis Çipras, halka içine düşünen ekonomik krizden çıkış için çok önemli ve radikal sözler vermişti.  SYRIZA’yı Yunan halkı iktidara getirdi. Ama Çipras, Başbakan olduktan sonra, halka vaat ettiklerini pratikte uygulamanın imkansız olduğunu gördü. Avrupa Birliği’ne kafa tutan Çipras, arkasındaki halk desteğine rağmen tavizler vermek, önüne konan kredi anlaşmasını imzalamak zorunda kaldı. Bunun üzerine partisinde isyan çıktı. Çipras’ın partisinden milletvekilleri istifa ettiler. Başbakan erken seçim kararı almak zorunda kaldı. 
Yunanistan, Türkiye ile kıyaslandığında çok küçük bir ülke. Bir ay içinde erken seçime gidebiliyorlar. Pazar günü yapılacak seçim öncesi, iki büyük partinin liderleri; Radikal Sol Koalisyon SYRIZA adına Aleksis Çiras; Yeni Demokrasi Partisi (ND) adına  Evangelos  Meymerakis, geçen gece ülkenin en çok izlenen televizyon kanalında birlikte halkın önüne çıktılar. 
Televizyon kanalı, iki liderin stüdyoya girişlerini bile canlı yayınladı. Çipras, ceketini omzuna atmış, kravatsız, sade bir solcu lider edasıyla; Meymerakis son derece şık, ciddi, takım elbiseli ve kravatlı görüntüsü ile stüdyoya girdiler. İki lider, saatlerce ülkenin her sorununu tartıştı. Yunanistan hala batık. Büyük bir kriz var, insanlar çırpınıyor. İki lider, seçimi kazanmaları halinde ne yapacaklarını, karşı karşıya geldikleri programda anlattı. Yunan halkı da, kimisi çayını, kimisi birasını içerek evinde liderleri izledi. 
……….
Bizim ülkemizde seçimler çok önemseniyor. Siyasi partiler, liderleri çok farklı vaatler, programlar ortaya koyuyorlar. Ama hepsi ayrı ayrı televizyonlara, gazetelere röportaj veriyorlar. 
Türkiye’de 1 Kasım seçimleri öncesi Meclis’teki 4 siyasi partinin liderlerinin, halkın önüne birlikte çıkması gerekmez mi?.. 
Televizyon kanalı fark etmez. İster TRT’de, ister yandaş medyada, ister muhalif medyada çıksınlar. Böyle bir programı kimin yöneteceği de fark etmez. İster Ahmet Hakan, ister Mehmet Barlas, ister  Oğuz Haksever, ister Uğur Dündar olsun.. 
Bir araya gelsinler. Birbirlerinin gözlerinin içine baka baka, halkın önünde tartışsınlar. Vücut dillerini görelim. Birbirlerine davranış biçimlerini görelim. Kimler sorulara kaçamak yanıt veriyor, kimler halkı ikna edecek vaatlerde bulunuyor, görelim. Seçmen olarak tercihimizi, oyumuzu isteyen liderlerin tamamını birlikte gördüğümüz zaman daha sağlıklı verebiliriz. Ama özellikle AKP, demokrasilerde seçim öncesinin en önemli unsurlarından biri olan böyle bir toplantıyı kabul etmiyor.
……..
Oysa, yapılsa, eminim ki, Ahmet Davutoğlu, halkın önünde özellikle Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’ye karşı çok belirgin bir üstünlük kuracaktır. Belki Demirtaş ile başa çıkamaz. Ama Başbakan Davutoğlu, henüz terörü nasıl önleyecekleri konusunda bile doğru dürüst bir  söylem geliştiremeyen CHP ve MHP liderlerine karşı  her alanda üstünlük kurabilir. 
Bırakın liderleri, bizim demokrasimizde siyasi partilerin 2 nci, 3 ncü adamları bile bir araya gelip, birlikte halkın önüne çıkmıyorlar. Çıkamıyorlar. 
Komşu Yunanistan ve bütün gerçek demokrasi ülkelerinde bu yapılırken, Türkiye’de liderlerin seçim öncesi halkın önüne birlikte çıkmamaları, demokrasi ayıbı olmanın ötesinde halka karşı, bu ülkenin insanlarına karşı çok büyük saygısızlık değil midir?..Her lider, kendi yandaşı olduğu, ya da yayın süresinden belli bir zamanı para ödeyerek aldığı kanallarda tek başına kendisine gaz veren  kişilerle röportaj yapacak. Halk da karar verecek. Oysa birlikte görmemiz lazım. Mukayese edebilmemiz lazım. Gerekirse böyle bir toplantıda kavga çıksın. Kimin yumruğu daha güçlü, bun da görmemiz lazım. Demokrasilerde seçimler, liderlerin birlikte çıktıkları televizyon programlarında kazanılır ya da kaybedilir. Bizim demokrasimizin en önemli eksiklerinden biri, halkın liderleri bir arada görme hakkından yoksun bırakılıyor olmasıdır. 
Bu yazı toplam 315 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum