• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Kocaeli 17 °C

Konuşacak çok mesele var

İsmet ÇİĞİT
*Bu lojistik işi bu şehri çok gerecek
Karar, geçtiğimiz yıllarda Ankara’da alındı. Kocaeli bölgesi, liman ve lojistik üsleri için merkez seçilmişti. Limanlar büyüyecek,  Kartepe bölgesi lojistik merkezi haline gelecek, lojistik merkezleri demiryolu ağları ile örülecekti. 
Çok yazdım, çok bağırdım. Bu kentin zaten büyük sıkıntıları olduğunu,  Kocaeli yıllar önce  “Sanayi kenti” olarak ilan edilirken de yanlış yapıldığını, şimdi liman ve lojistik merkezi yapılmasının yeni bir hata olacağını çok yazmıştım. Bizim ilimizin üstüne yüklenen bu yeni misyon, bu kentte hem kontrolsüz nüfus artışına neden olacak, hem de trafiğini daha içinden çıkılmaz hale getirecekti. Üstelik, yıllardır yerleşim alanı olan bölgelerde kamulaştırmalar yapılacak, insanlar yerlerinden yurtlarından edilecekti.
Aynen böyle oluyor. İzmit Körfezi limanlarıyla Türkiye’nin ithalat-ihracat merkezi oldu. Kartepe bölgesi, Türkiye’de demiryolu bağlantılı lojistik merkezi oluyor. Kartepe ilçesinde yeni demiryolu ağları örülecek. Büyük fabrikalar demiryoluna bağlanacak. Lojistik merkezlerinin içinden trenler geçecek. Türkiye’nin bütün yükü, bütün ithalat ve ihracat ürünleri Kartepe’nin üzerinden geçecek.
Bu nedenle, yeni imar planları yapılıyor. Kartepe ilçcesi Ertuğrul Gazi Mahallesi’nde çok sayıda binanın kamulaştırılması gündemde. Bunlar başlangıç. Bu kadar büyük liman, bu kadar demiryolu bağlantılı  lojistik merkezi ile, bu  şehir çok uğraşacak.. Çok sıkılacak. Çok bunalacak
*Hastane çevresi trafiği
İzmit için gerçekten muhteşem, görkemli yeni bir hastane binası yapılıyor. Kocaeli Devlet Hastanesi’nin yeni binasında kaba inşaat % 90 seviyesine geldi. Planlandığı gibi 29 Ekim’de hastane binası tamamlanmış olacak. 
Kocaeli Devlet Hastanesi’nin yeni binası, mevcut hastane binasının biraz daha doğusunda.  İnönü Caddesi’nin Santral mevkiindeki bitiş noktasında. Hastanenin ana girişi, alt taraftan, KOÜ Anıtpark Yerleşkesi mevkiinden olacak. Çok daha önemlisi Acil Servis girişi. Kocaeli Devlet Hastanesi’nin bugünkü binası da İzmit’in en aktif Acil Servisi’dir. Hiç kuşkusuz yeni hastanenin acili de çok hareketli olacak. Ancak, Acil’e araç giriş çıkışı nasıl yapılacak?.. İnönü Çaddesi’nin Santral kavşağı mevkiinde mutlaka yeni bir trafik düzeni kurmak lazım. Bazı cepler açmak lazım..İzmit’in batısından, ya da doğusundan gelen, yukarıdan Umuttepe yolundan gelen acil hastaların, yeni hastanenin  Acil Servis bölümüne duraksamadan girebilmesi lazım.. Bu konuda planlama ve uygulama şimdilerde başlarsa, ancak hastane açılana kadar bitecektir. Hastane bitip, açıldıktan sonra trafik düzeni kurmaya kalkarsak, yeni ve görkemli hastanenin Acil Servis girişinde, hasta-ya da yaralı- hastaneye giremeden çok insan kaybedebiliriz. 
*Orada olmak lazımdı
1 Mart.. İzmit tarihinde çok acı bir tarihtir. Üsküdar Faciası’nın, büyük bölümü lise öğrencisi yüzlerce gencin hayatını kaybettiği elim olayın yıldönümüdür. 
1 Mart günü Üsküdar Vapuru şehitlerini anmak adına İzmit Lisesi’nde ve İzmit Endüstri Meslek Lisesi’nde bahçede iki okulun mezun dernekleri tarafından birer mütevazı anma düzenleniyor. O dönemde, bu kent için İzmit Lisesi İstanbul Üniversitesi; İzmit Sanat Okulu ise, İstanbul Teknik Üniversitesi kadar önemli. Elit öğrencilerin, bugün hepsi kendi alanında önemli işler yapan gençlerin okuduğu okullar.
İzlider ve İzsander’in okul bahçelerinde düzenlediği anma törenleri birkaç dakikalık bir iş. Bu törenlere katılan, 1 Mart’ın acısını yüreğinde hisseden İzmitli pekçok arkadaşım beni aradı. “Kent yetkililerinden kimse yoktu. Çok ayıp oldu” dediler. 
Oysa orada olmak lazımdı. Milletvekilleri, STK başkanları, KOTO’nun KSO’nun, TMMOB’ye bağlı meslek odalarının başkanları 1 Mart günü İzmit Lisesi ve İzmit Endüstri Meslek Lisesi bahçesinde olmalıydı. Kent kimliği bu tür törenlere katılmakla, acıyı paylaşmakla, bir arada bulunmakla oluşur. Bizim şehrimizde kent kimliği kavramından giderek uzaklaşıyorsak, bu tür törenleri hiç umursamıyor olmamızdandır. 

*Büyük bir arıza mı var yoksa tasarruf mu?
Sayın Valim;
Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım;
Değerli İzmit Belediye Başkanım; 
Kıymetli Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanım… 
Saygıdeğer milletvekilleri..
Ak Parti’nin Sayın İl Başkanı Şemsettin Ceyhan;
Ak Parti’nin Sayın İlçe Başkanı Ali Korkmaz…
Çok değerli kent yöneticilerimiz.. 
Kaçıncıya yazdığımı artık ben de bilmiyorum. Ama çok uzun süreden beri İzmit’in göbeği, Yürüyüş Yolu, Hürriyet ve Cumhuriyet Caddeleri akşamları zifiri karanlık. 
Burası İzmit.. Türkiye’nin en önemli kenti. Kenar mahallelerden söz etmiyorum. Şehrin göbeğinden,  Yürüyüş Yolu güzergahından söz ediyorum. Bu bölgeyi geceleri sadece arabaların farları aydınlatıyor.. Çok ayıp oluyor.. 
Acaba diyorum, bir arıza mı var?.. Şehir merkezlerinin aydınlatması, bildiğim kadarıyla yerel yönetimlerin sorumluluğunda. Neden Yürüyüş Yolunda bir tane bile lamba yanmıyor?.. Yoksa, İzmit şehir merkezi karanlıkta bırakılarak enerji tasarrufu mu yapılıyor.. 
Biri lütfen çıksın söylesin. Neden bu şehrin göbeği karanlık., Neden bu iş düzeltilmiyor?.. Bu şehir, bizler bu kadar mı sahipsiziz?.. Her gün bu gazeteye ortalama 50 kişi telefonla başvurup, bu karanlığı şikayet ediyor. Savaş günlerinin karartma gecelerinde gibiyiz. Lütfen bu sıkıntımızı çözünüz.

*Kemal Köse’nin tespitleri
Kocaeli eski milletvekili Kemal Köse, İzmit’in sorunları konusunda hayli duyarlıdır. Sık sık, kent genelinde de dolaşıp, gözlem yapar. Eskiye dayalı bir dostluğumuz var. İzlenimlerini, kafasına takılanları da benimle paylaşır.
Geçen gün Kemal Köse yine aradı. Sıkıntılı ve öfkeliydi. Valilik binası önünde yapımı devam eden yaya üst geçidi inşaatına takılmış. “Aylardır bu köprü bitirilmedi. Ankara’da 30 gün içinde yüzlerce metre uzunlukta battı-çıktılar yapılıyor. Bizim burada yaya köprüsünün iki ucunda derin çukurlar açılmış. Aylardır öyle duruyor. Ne zaman merdivenler monte edilecek de Köprü açılacak?” Kemal Köse, tramvay yolu inşaatının İzmit’in doğusunda büyük sıkıntı kaynağı olduğunu, bu çalışma yüzünden esnafların büyük kayıplara uğrayacağını da söyledi, “Bu şehirde işler çok yanlış ve yavaş ilerliyor. Ama kimseden ses çıkmıyor. Benim partim de (MHP) kendi içindeki olaylara gömülmüş. Kent sorunlarını takip etmekten tamamen uzaklaştı. Çok üzülüyorum” dedi. 

*Okullarda “Hijyen” sorunu 
Milli Eğitim Bakanlığı uzmanları 2015 yılı idari faaliyet raporunu hazırlayıp, Bakanlığa sunmuşlar. Son yıllarda ülkemizdeki eğitimde okullaşma oranı ciddi biçimde yükseliyor. Çok kaliteli okul binaları yapılıyor. Derslik başına öğrenci sayısı, nüfustaki hızlı artışa rağmen düşüyor. Eğitim kalitesinde de iyileşmeden söz etmek mümkün. Ama raporda önemli bir soruna işaret ediliyor. “Okullarda hijyen durumu kötü” deniliyor. 
Bence, okullardaki hijyen konusu, en az eğitim kalitesi kadar önemlidir. Dikkat edin. Okullara giden çocuklar arasında hastalıklar çok yaygın. Hemen her öğrenci bir ders yılı içinde birkaç kez hastalanıyor. Çünkü okul binaları temiz değil. Tuvaletler yeterince temizlenemiyor. Okul binaları havalandırılamıyor. Neden?.. Çünkü okullarımızda yeterli sayıda hizmetli, müstahdem yok. 
Bizim okul çağında olduğumuz dönemlerde, okullardaki müstahdemler öğretmenler kadar önemliydi. Her gün okul binalarında paspas yapılır, tuvaletlerin temizliğine önem verilirdi. Şimdi, müstahdem yok. Okullardaki hijyen sorununa mutlaka bir çözüm getirmek lazım. Sağlıklı nesiller yetiştirmenin ilk koşulu da bu olsa gerek.

*Cumhurbaşkanı’nı hep böyle konuşsak 
Recep Tayyip Erdoğan, farklı bir Cumhurbaşkanı.. Kendisinden önceki Cumhurbaşkanlarından en önemli farkı, halk tarafından seçilmiş olması. Her konuda çok fazla konuşuyor. Cumhurbaşkanı’nın söylediği her şeye karşı olan, her şeyi eleştiren bir kitle var. Öbür taraftan Cumhurbaşkanı’nın söylediği her şeyi  çok beğenen, adeta Erdoğan’a tapan da bir kitle var.
Cumhurbaşkanı konuştukça, bu iki kitle birbirine giriyor. Meclis kilitleniyor. Siyaset kilitleniyor. Yargı, medya, bütün demokratik kurumlar etkileniyor. Sürekli bir kavga ortamı içinde kalıyoruz. 
Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın farklı bir tarafı da var. Şu sıralar Erdoğan Afrika turunda. Fildişi Sahilleri’nden Gana’ya geçti. Türkiye’nin çevresindeki ülkelerle ticareti alabildiğine zayıflamışken, Cumhurbaşkanı Afrika’da yeni pazarlar arıyor. Yurt dışındaki duruşu, Türkiye’i temsil edişi de kim ne derse desin yakışıyor. Bir karizması var. Keşke Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hep bu yurt dışındaki, özellikle uzak ülkelerdeki haliyle konuşsak, tartışsak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, “Her şeye karışmasa. Bu kadar çok konuşmasa” beklentisi içine girmenin pek bir faydası yok. Belki, O’nun yurt içinde konuştukları üzerinde çok fazla tartışma yaratmamak, her söylediğine cevap vermek gibi bir çaba içine girmemek daha iyi olacaktır. Erdoğan, Türkiye’nin önünü açacak, Türkiye’nin dış ticaret potansiyelini yükseltecek girişimlerin, temasların içinde olsun. Böylesi O’na da ok daha fazla yakışıyor.  

*Ülke gerildikçe Acun kazanıyor 
Türkiye gergin. Türkiye sürekli bir kavga halinde. Toplum hem bölünmüş, hem şaşkın durumda. İnsanların büyük bölümünün, akşamları evde oturup televizyon izlemek dışında bir sosyal aktivitesi yok. Bir de herkes elindeki akıllı telefonlarda sosyal medyada dolaşıp duruyor.
Televizyon kanallarının izlenme oranlarına bakın, ülkenin ruh halini görürsünüz. Televizyonlara verilen reklamların yüzde 80’inin döndüğü “prime time” denilen, akşam saatlerindeki en popüler zaman diliminde Acun Ilıcalı’nın kanalı TV8 hep birinci üstelik giderek diğer kanallarla arayı açıyor.
Ne yapıyor TV8 ?.. Hiç haber programı yok. Siyasi tartışma yok.  Sürekli ve sadece magazin var.. Yılmaz Morgül Survivor’da atlayıp, zıplıyor; Nurella  “Bu Benim Stilim”de ahkam kesiyor. Gergin insanlar, bunalmış toplum, sadece Acun’un TV8 kanalını izleyip, kendilerini rahatlatmaya çalışıyor. Sosyolojik açıdan incelenmesi gereken bir durum.
Bu yazı toplam 650 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37