• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Kocaeli 21 °C

KÖRFEZ GEÇİŞ KÖPRÜSÜ’NE ERBAKAN İSMİ VERİLSİN!

M.Zeki CANŞİ
28 Şubat 1997 süreci, her yıl hafızalarda tazeleniyor. Her 28 Şubat yaklaştığında, bu süreçte mağdur olan, itilip kakılan ve siyaset sahnesinden silinme tehlikesiyle karşı karşıya kalan insanların çektikleri çileler, zulümler ve insanlık dışı muameleler bir fil şeridi gibi gözler önüne geliyor. Tabi, bunun en bariz ve başat mağduru hiç kuşku yok ki, eski başbakanlarımızdan merhum Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN’dır.

28 Şubat sürecinin o ceberut yapısının özellikle de mütedeyyin insanların ensesinde boza pişirdiği süreç, öncelikle merhum Erbakan’ı birinci derecede hedef tahtasına koydu. Ne gariptir ki, ölümü de 28 Şubata iki gün kala gerçekleşti ve her 28 Şubat süreci ile birlikte kendisi de gündeme gelmekte ve kendisine rahmet okuyan insanlarını sayısında hızlı bir artış göze çarpmaktadır. Buna mukabil, kendisine karşı olanların ise, esamesi bile okunmuyor.

Değerli dostlar, 28 Şubat vesilesiyle zaman zaman gündeme getiriyorum. Bendeniz de 28 Şubat mağduru kardeşlerinizden biriyim. Evet, öyle abartılacak ve mağduriyet edebiyatı yapılacak kadar vahim bir durum ile karşı karşıya gelmedik ama, zamanın sivil toplum örgütünün başkanı olmam hasebiyle, zamanın Yargıtay cumhuriyet baş savcısı Nuh Mete YÜKSEL’în emri ile ev ve işyerlerimiz eş zamanlı ve eşgüdümlü olarak uzun namlulu silahlarla mücehhez bordo bereli askerlerce baskına uğrandı, kitaplarımıza el konuldu ve mesnetsiz bir takım ithamlarla itibarsızlaştırma hareketlerinin muhatabı olduk. İstibdat yönetimlerin ne demek olduğunu, ötekileştirmenin ve itibarsızlaştırmanın ne anlama geldiğini en iyi anlayanlardan biriyim.

İkna odalarının kurulduğu, başörtüsü zulmünün ayyuka çıktığı, Kur’an kurslarının eften-püften gerekçelerle baskına uğradığı, buna mukabil -cambaza bak, cambaza- misali hortumculuğun yaygınlaştığı ve devlet bankalarının bu kılıf altında içinin boşaltıldığı ve böylelikle 50 milyar dolar mazlum halkın parasının iç edildiği olağanüstü bir dönemi yaşıyorduk. Dolayısıyla, bizlerin de aynı hastalığa düçar olmamak için azami gayreti göstermemiz gerektiğini buradan ifade etmeden geçemeyeceğimi söylemek istiyorum.

Bu konu, o kadar girift bir konu ki, buraya sığdırmak mümkün değil. Bildiğiniz gibi geçen hafta bir operasyon geçirdim ve hasta yatağımda bu günün yazısını yazmak zorunda kaldım. Onun için fazla detaya girmeden bir teklifimi sizlerle paylaşarak konuyu kapatacağım.

Değerli dostlar, Erbakan ismi seversiniz sevmezsiniz, ömrü çilelerle dolu, -kayıp trilyon- yaftasıyla iftiralara maruz kalmış, tek gayesi ülkesini güçlendirmek olan, buna bağlı olarak maddi ve manevi kalkınmayı önceleyen, davası için her şeyi yapabilen, dik duran, her türlü zulme karşı dava arkadaşlarını arbededen uzak tutmayı beceren, pes etmeyen, sabır damlacıklarıyla bu günün okyanusunu oluşturmayı başarabilen, her türlü zulme rağmen isyan etmeyen nezaket ve nezahetiyle düşmanlarını bile kıskandıran, nüktedan yapısıyla zalimlerin alay konusu olmuşsa bile, aslında gıpta ile bakılan nev-i şahsına münhasır kıymetli bir zat idi Erbakan… Eğer günümüz Müslümanları okyanustan ummanlara doğru rahat bir biçimde kulaç atabiliyorlarsa, bu, onun sabırla ve inatla okyanuslara akıttığı o mana yüklü damlacıkların ürünüdür!

Erbakan isminin yaşatılması ve bir takım fiziksel objelere isminin verilmesi bence daha ziyade o objelere değer katar; kendisine değil. Ama bir hatırlanmadır, ahde vefadır ve bir insaniyet örneği olmakla beraber, bu vefayı gösterenlere artı katma değer yükler; değerlerini düşürmez. Geçen hafta sosyal medyadaki hesabımda da paylaştım. Şimdi buradan o önerimi yetkili ve etkililerin dikkatlerine sunmak istiyorum. Saygıdeğer büyükler:

Körfez Geçiş Köprüsüne Başbakan Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN ismini verelim. O, bunun çok fazlasını hak ediyor. Çok daha büyük projelerimiz var. Onlara da yaşayan devlet büyüklerimizin isimleri pekâlâ verilebilir. Hiç değilse, 28 Şubatın 1000 yıl süreceğini ifade edenlere tatlı bir hatırlatma(!) olması açısından böylesi bir jest önem taşır. Ne olursunuz gelin bunu yapalım, kendisine çok görmeyelim. Sayın cumhurbaşkanım, bu görev öncelikle size düşmekte. Bir emriniz kâfi!

T E Ş E K K Ü R

Geçen hafta Kocaeli VM Medikal Park Hastanesinde geçirmiş olduğum bir operasyonla sağlığıma kavuşmada etkin rol alan KBB uzmanı Op. Dr. Korhan Asal’a, Anestezi Doktoru Muhanne Bereketoğlu’na, Ameliyathane hemşiresi Zeliha Yermibeşlioğlu’na, Ameliyathane personeli Gökmen AYGÜN’e, Servis hemşire ve elemanlarına, bana yakın ilgi ve alakasını esirgemeyen hastane müdürlerinden Ziya Baştopçu kardeşime ve Kocaeli VM MEDİKAL PARK Hastanesi’nin saygın yöneticilerine şükranlarımı arz ediyorum.

Bu yazı toplam 717 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37