1. YAZARLAR

  2. Cemalettin Öztürk

  3. Koronavirüs ile ilgili 'bilgi kirliliği' ve Dr. Mehmet Öz'ün anlattıkları
Cemalettin Öztürk

Cemalettin Öztürk

Yazarın Tüm Yazıları >

Koronavirüs ile ilgili 'bilgi kirliliği' ve Dr. Mehmet Öz'ün anlattıkları

A+A-

Türkiye, 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan Gölcük Depremi’ne kadar “deprem uzmanı” nedir bilmiyorduk...
Depremden sonra, deprem uzmanları çoğaldı...
Televizyon ekranına çıkan sözde deprem uzmanları felaket senaryoları anlatıyor...
Biri başka konuşuyor diğeri başka konuşuyordu...
Vatandaş kime inanacağını bilemez hale gelmişti... İnsanların aklı karışıyor, korkuları artıyordu...
Bir daha bu kadar yıkıcı bir deprem olacak mı olmayacak mı konusunda ciddi boyuttu bir bilgi kirliliği vardı...”

Benzer bilgi kirliliğini, bugün dünyayı etkisi altına alan korona virüs mikrobu ile ilgili görüş belirten çok sayıda uzman da yapıyor!  

*

Evet, konu ciddi...

Dünya, henüz bilmediğimiz bir virüsün etkisinde...
Aralık 2019’da Çin’de görüldü...
Küresel bir hal alarak hızla yayıldı...
200 civarı ülke şimdi korona virüs belasıyla mücadele ediyor...
Aralık ayından bu yana geçen 4 aylık süreçte 20 bin insan hayatını kaybetti...
Ölümler her gün katlanarak sürüyor...

*

Türkiye, koronavirüs salgını ile ilgili en ciddi önlem alan ülkeler arasında bulunuyor...

İlk vaka ile 10 Mart’ta tanıştık...
O tarihten itibaren ciddi önlemler aldık ve almaya da devam ediyoruz.
Her geçen gün önlemlerimizi de artırıyoruz...
Okulları 30 Nisan tarihine kadar tatil edildi, 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız için sokağa çıkma yasağı getirildi, çalışma dünyasında esnek çalışma uygulaması başladı, zorunlu ihtiyaçlar dışında evde çıkmama uygulaması getirildi...
Ölümler çok sayıda ülkede binleri aşarken ülkemizde dün itibariyle 59 kişi...
Hasta sayımız ise 2 bin 500...
Ve bu sayı her geçen gün artıyor...

*
Tablo bu şekilde...

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, vaka sayısı ve hayatlarını kaybedenlerin sayısını her gün düzenli olarak kamuoyu ile paylaşıyor...

*

Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulu’nun anlattıklarını harfiyen uygulamanın dışında başka bir şey yapmamamız gerektiğini söylemek isterim...
Lütfen ‘bana bir şey olmaz’ diyerek salgını hafife almayalım...
Tedbirimizi en iyi şekilde aldığımız zaman bu virüsten de korkmamak gerekir...

*
Mesleğim gereği salgın ile ilgili okurlarımızı doğru bilgilendirmek gibi çok ciddi bir sorumluluğumuz var...

Her meslektaşımızın da bu duygu ile hareket etmesi kaçınılmaz bir gerçek...
Toplumu tedirgin edecek yalan yanlış anlatımlardan ve bilgi kirliliğinden kaçınmalıyız... 

 Küresel bir salgın haline gelen virüs ile ilgili çok yazılar okuyorum. Yurt dışındaki ünlü bilim insanlarının yazılarını okuyorum ve takip ediyorum...
Yazılarını ve makalelerini düzenli takip ettiğim bilim insanlarından biri de Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan Türk bilim
adamı Prof. Dr. MEHMET ÖZ...
Amerika Birleşik Devletlerinde ve dünyada en çok güvenilen, söylediklerine itibar edilen bilim insanların başında gelen Mehmet Öz, aynı zamanda televizyonlarda sağlık programları yapıyor...
Ünlü kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz, korona virüs salgının ortaya çıkmasından sonra sıkça yazılar, makaleler yazıyor...
Makalelerini çok beğeniyorum...
Toplumu korkutmuyor, önlem almaya yönlendiriyor...
Müthiş aydınlatıcı bilgiler veriyor...
Türeyen korona virüsle yaşamamız gerektiğini söylüyor. Ama nasıl yenmemiz gerektiğini de anlatıyor...

İşte Mehmet Öz’ün kaleme aldığı makale...
Yeni tip korona virüse ne kadar geç yakalanırsak o kadar iyi. Aşısı bulunsa bile mutasyona(değişim) her uğradığında aşı işlevini kaybedecek. Grip aşıları da öyledir. Sizi sadece geçmiş senelerin grip virüslerinden korur. Yenilerinden değil. Yani tam koruma sağlamaz.
Tam koruma her zaman bağışıklık sisteminizdir. Sadede gelirsem, dediğim gibi hepimiz bu virüse yakalanacağız. Hatta belki birçoğumuz yakalandı bile ama fark etmedi.
Ve hatta hastalığı da atlattı. Vücudu virüsle yaşamaya çoktan alıştı ya da virüs o vücutta yaşayamadı ve başka konaklara geçti. Virüslere karşı vücut direncini güçlendirmek ve bağışıklık sistemini güçlendirmek kaçınılmaz bir gerçek.
Bağışıklık sistemi güçlendirmek için şunları yapmalısınız:   

Spor ve hareket...
Sonrası beslenme. Özellikle meyve sebzeler ile daha spesifik şeyler, mesela sarımsak, yoğurt, kefir, yeşil çay...
Besin takviyeleri olarak özellikle C vitamini, çinko, beta glukanlar (1,3 ve 1,6) ve kara mürver ekstresi... Meyve sebze takviyeler eğer kendinize de dikkat ederseniz bu kışı atlatmanızı sağlayabilir. Çünkü bağışıklık sistemini çok dirençli hale getiriyorlar.
Kendinizi karantinaya alın...
Virüsle en geç temas edenler en şanslıları olacak.
Hijyen.
Olabildiğince temizliğe dikkat edin...
7 saat her gece düzenli uyku mühim.
Her gün yarım saat kadar egzersiz yapmaya çalışın. Soluduğunuz havanın kalitesini de artırın. Havanın kuru olması, soğuk algınlığına neden olan virüslerin çoğalması için ideal bir ortam. Onun için nemlendiricileri kullansanız iyi olur...
El sıkışmayın. Yüzünüze lütfen dokunmayın. Korona virüsler birçok yüzeyde bir haftadan fazla yaşayabilir.
El yıkama süresini 3 kata çıkarın lütfen.
20 saniye kadar vakit gerekiyor. Bir de özellikle el parmaklarını da temizleyin.
En az yüzde 60 alkol içeren el dezenfektanlarını kullanabilirsiniz aynı zamanda.

Yüzeyleri de güzel dezenfekte edin...
Alkollü maddeleri kullanmaya çalışın. Temizlediğiniz zaman 3 dakika kadar vakit verin kurusun.


Bir de unutmayın ilaçlar...
Reçeteli ve reçetesiz ilaçlar da mühim. Onları da evde bulundurmamız gerekiyor.
Bağışıklık sistemini güçlendirmek için, her türlü mikropla savaşmak için önemli.
Turunçlar ve böğürtlen gibi vitaminleri yüksek olan meyve ve yeşil yapraklı sebze
yemek bu ara çok mühim olur.

Grip aşısı olun. Nisan ayına kadar olabilirsiniz. Mevsimsel semptomlar Kovid-19 ile karışmasın diye hiç olmazsa grip aşısı olun...”

*

Mehmet Öz’ün koronavirüs için alınması gereken önlem ve tedbirleri böyle sıralıyor...
Bu öğütlere uyarsak korona virüse yakalanma riskimiz sıfırlanacak...
Lütfen bilgi kirliliğine itibar etmeyin fakat önleminizi almak içinde titiz davranın...
Her şey sizin kendi elinizde...

Bu yazı toplam 1722 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.