1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. KORONAVİRÜS VE YETİŞ
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

KORONAVİRÜS VE YETİŞ

A+A-

Yetiş, ailemizin parçası haline gelen köpeğimizdir. Samanlı dağları sırtlarında, İzmit’ e 25 km. mesafede bir orman köyündeki evimizin bahçesinde yaşıyor. Ailemizin parçası olabilmeyi kendisi başardı. Her aile ferdi ile bağ kuracak pozisyonu buldu ve uyguluyor. Kimlerle boğuşacağını, oyun oynayacağını, dokunarak yetinileceğini biliyor. Doğal yaşama şartlarını ve özgürlüğü çok seviyor. Zincire bağlı olmayı sevmiyor. Özgür kalmasını sağlayacak tepkiler gösteriyor. Tepkilerini katlanılamaz düzeye taşıyarak serbest bırakılmasını sağlıyor. Aşıları veya başka bir nedenle şehre götürüldüğünde kent yaşamına katlanamıyor. Ne yapacağını şaşırıyor, tepki vermez, yemek yemez hale geliyor. Yeniden köye dönmesini sağlıyor ve bahçenin her yerini dolaşarak, hoplayıp, zıplayarak sevincini yaşıyor.

KORONAVİRÜSÜN YETİŞE ETKİSİ

Ailemizin işleri ve iş yerleri İzmit’ te olduğu için köyde yetişle sürekli kalma imkanımız bulunmuyor. Ertesi güne de yetecek yiyeceğini bırakarak, muhakkak gün aşırı köye uğrayarak yetişin ihtiyaçlarını karşılıyoruz.. Hafta sonlarında, tatillerde veya koşulların imkan verdiği her durumda köyde kalıp, yetişle ve bahçeyle uğraşmayı seviyoruz. Koronavirüs nedeniyle 65 yaş üstü için zorunlu olmadıkça sokağa çıkma sınırlamasının uygulanmaya başladığında köyde bulunuyordum. Sokağa çıkma sınırlamasına bütün aile uyduk ve ben köyde kalmış oldum. İhtiyaçlarımı çocuklarım karşılandığı için kişisel bir sorun yaşamıyordum. Sürekli kalmamamıza alışkın olan yetiş benim sürekli kalıyor olmama sevindi. Kendince hareketleriyle bunu belli etmeye çalıştı. Önceleri bahçe kapısına yaklaştığımda gideceğimi sandığı için üzüntüsünü bir şekilde göstermeye çalışırdı. Sürekli kalıyor olmamı hemen benimsedi ve bahçe kapışına yaklaşsam dahi gidemezsin der gibi hareketler sergilemeye başladı.

YETİŞİN PAYLAŞMA ÇABASI

Verilenle yetinen, bağlılığını, ilgisini, sevgisini hiç eksiltmeyen hayvanlarla iletişimin, etkileşimin sadece hareketleriyle sınırlı olmadığını hayvan severler yakından bilirler. Sizi anlayamasalar bile yaşadıklarınızı, sevincinizi ve üzüntünüzü paylaştıklarını bir şekilde hissettirirler. Kendi hareketlerini sizin bulunduğumuz durumla özdeşleştirirler. Yetişin yaptıkları bunları hissetmemi sağladığı için, hareketlerinden sorduğu sorulara cevap vermeye çalıştım. Sanki, annem diye seven, yiyecek veren, oyunlar oynayan eşin neden gelemiyor diye soruyor gibiydi. Çok istemesine rağmen gelemiyor dedim. Neden diye sorar gibi dikkatlice baktı. O da benim gibi yaşlı, yaşlılar için uygulanan sokağa çıkma sınırlamasına uyuyor dedim. Sokağa çıkmak sınırlamasıyla, köye gelinmesine neden engel olunur der gibi bakışını yoğunlaştırdı. Koronavirüsün etkisini, sebep olabileceği zararları, anlatmaya çalışsam da anlayamayacağını bilmeme rağmen anlatmaya çalıştım.

YETİŞİN İNSANLARI ANLAMAKTA YETERSİZ KALMASI

İnsanlar, bütün canlılardan daha çok biliyor, uygulamalar yapabiliyor ve doğadan sonuna kadar yararlanabiliyor olmalarına rağmen doğaya zarar verip, doğal dengeyi bozabiliyorlar dedim. En güçlü olabilmek tutkularının önlenemez olduğunu, kendi ülkeleri dışındakilere, hatta kendilerine itiraz eden kendi ülkesinin insanlarına karşı da acımasız olabildiklerini anlatmaya çalıştım. Hükmedebilmek adına, doğal değişimi, gelişimi, kapsayıcılığı, eşitliği, demokratikliği, çoğulculuğu görmemezlikten gelebildiklerini de anlattım. Karşılaşılan covit-19 virüsünün de, karşılaşabilecek olduklarımızın da, insan gelişiminin, değişiminin ve özgürlüğünün doğal sürdürülebilirliğe taşınamamasının neden olduğuna vurgu yaptım. İnsanın, hırsının, gücünün, tahribatının, ortak, demokratik, saydam, objektif kurumsallığa ulaştırılamamasının ürettiği sorunlardan söz ettim. Tedavisini ve aşısını bulabileceğimizi ancak, birlikteliğimize, değişime, gelişime, demokrasiye, özgürlüğe, dayanışmaya, çevreye duyarlılığımızı, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyamadığımız için en az zararla atlatmamızı sağlayacak tedbirlere başvurduğumuzu tekrarladım. Yetiş, anlatmaya çalıştıklarımı anlamadı. İletişim devrimini başarmış, bilişim teknolojilerini her alanda etkin hale getirmiş, çalışmayı, üretmeyi, yarışmayı, başarmayı küreselleştirmiş insanlığın düştüğü, çaresizliğe, sefalete ve zavallılığa anlam veremedi. Kendisini ülkesine, kentine, mahallesine, evine, evindeki odasına kilitleyen halini, nasıl paylaşacağını bilemedi. Kendi dünyasında karşılığı olmadığı için hareketleriyle anlatamadı. Hissettiklerimizi paylaşmak istediğini belli etmeye çalışsa da birlikte kalıyor olmamıza sevindiğini gizleyemedi.

Bu yazı toplam 1171 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.