• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli 18 °C

Köseköy kavşağı taşıyamıyor

İsmet ÇİĞİT

 

Trafik günümüzde bir ilim. Yolları, köprüleri, kavşakları inşa etmek nasıl bir mühendislik dalıysa, nerede ne yapılacağını, nasıl yapılacağını belirleyen bir trafik mühendisliği dalı da bulunuyor. Hatta KOÜ’de bir Trafik Mühendisliği Bölümü açılması da bir süredir tartışılıyor.
Trafik mühendisliği dalında herkesin çok iyi bildiği (2x2=4) kadar  belirgin bir kural var.. Bir yol üzerinde, aynı yönde yeni kavşaklar yapar, yolu zaman zaman kesen trafik ışıklarını kaldırırsanız, o yolda trafik akışı hızlanacağı için, yaptığınız yeni kavaktan sonraki bölümde trafik yükü de artar. 
Son yıllarda D-100 İzmit Geçişi üzerinde çok fazla iş yapıldı. Aslında iyi işler yapıldı. Ama yavaş yapılıyor, eksik yapılıyor. Çok büyük paralar harcanarak yapılan işlerin ardından, bir yerde sorun bitiyor ama az ileride daha büyük sıkıntı ortaya çakıyor. Bizim ilimizde bu işleri çok iyi bildiğini, her şeyi mükemmel yaptığını sananlar var. Ama “yavaş” insanlar. Çekilen sıkıntının büyüklüğünü anlayamıyorlar.
D-100 üzerinde, önce Kandıra Kavşağı’ndaki Akçakoca Köprüsü yapıldı. Kandıra Kavşağı’nda D-100 kesiliyordu, büyük sıkıntı yaşanıyordu. Akçakoca Köprüsü ile bu sorunlar aşıldı. Ankara yönüne gidişte daha sonra Symbol önündeki Sakıp Sabancı Köprülü Kavşağı yapıldı. Hoş bu iki köprülü kavşak arasında hala Yahya Kaptan Kavşağı’ndaki yaya geçişi için kırmızı ışık duruyor ama ikinci köprülü kavşağın da bitmesiyle, D-100’ün bu kesiminde özellikle Ankara’ya gidiş yönü hayli hızlandı. 
Bu kadar büyük yatırımlar yapılmışken, hala D-100 üzerinde Yahya Kaptan Kavşağı’nda bir yaya üst veya alt geçidinin bulunmuyor olmasının hiçbir izahı yoktur. Ne yazık ki, ilimizdeki yetkililere ben hala bu gerçeği anlatamadım. 
Neyse, D-100 üzerinde iki büyük köprülü kavşak yapıldı, bitti. Özellikle Ankara yönüne trafik akışı hızlandı. Ama şimdi, bu hızlanan ve daha da yoğunlaşan trafiğin yükünü Köseköy’deki kavşak taşıyamıyor. Araç trafiği İzmit yönünden oluk gibi geliyor.. Sonra, Köseköy’e yaklaşırken yol daralıyor ve Köseköy ışıklarında uzun süre trafik bekliyor. Büyükşehir Belediyesi, en az 3 yıl önce Köseköy Köprülü Kavşağı Projesi’nden söz etti. En az 1 yıl önce o bölgedeki billboardlara afişleri asıldı. Bana son verilen sözlere göre, en geç bu yılın Temmuz ayında Köseköy Köprülü Kavşağı izin kazma vurulacaktı. Bugün, Ağustos’un ilk günü. Ortada hiçbir şey yok. İzmit’ten Ankara yönüne giderken,  askeri kışla mevkiindeki demiryolu köprüsüne geldiğinizde yol daralıyor ve sıkışıyor. Köseköy’ü geçene kadar perişan oluyorsunuz. 
Köseköy Köprüyü Kavşağı inşaatının şimdiye kadar çoktan başlaması gerekirdi. Üstelik, bu kavşakla bağlantılı olarak yapımı bitmek üzere olan yeni stadyuma bağlantı yolu yapılacaktı. Bu işler ne zaman başlayacak herhalde bilen vardır da, kente bilgi veren şimdilik yok. Ama bu gidişle, Köseköy Kavşağı’ndaki sıkıntı her geçen gün artacak. Askeriye önünde demiryolunun üzerinden geçen köprü de zincirleme kazalar olacak. Biz işimizi yapalım, sayın yetkilileri bir kez daha durumu hatırlatmış olalım. 

Çok güzel gelişme 

15 Temmuz gecesi çok büyük bir bela ile karşı karşıya kaldık. Çok insan can verdi. Devlet yara aldı. Ama çok önemli kazanımlarımız da oldu.
Siyasetteki sert üslup, kavga ve düşmanlık söylemleri giderek yumuşuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine yönelik hakaret içiren sözlerle ilgili açılmış bütün davaları geri çekiyor. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, önemli ve yumuşak mesajlar veriyor. Türkiye, keşke siyasetteki bu yumuşama üslubuna, böyle bir musibeti görmeden erişebilseydi. Ama bu bile büyük bir kazanç. Cumhurbaşkanı ile CHP’nin her konuda aynı şekilde düşünmesi, her konuda birlikte hareket etmesi elbette düşünülemez. Ama öyle görünüyor ki, en azından bir süre o kavga ve hakaret üslubu ortadan kalkacak. Ülke menfaatleriyle ilgili önemli konularda bazı ara formüller bulunabilecek. Bu gelişmeler görürsünüz Türkiye’nin önünü açacak. Demokrasimizin 5 Temmuz önceki haline göre çok daha hızlı ilerlemesini, gelişmesini sağlayacak. Bu açıdan ben gerçekten çok umutluyum. 

Son tarih 7 Ağustos

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan CNN Türk ve NTV kanallarına cep telefonu ile bağlandı, halkı darbeye karşı direnmek için meydanlara davet etti.
O geceden itibaren Demokrasi Nöbeti adı verilen toplantılar her gece, her il ve ilçede devam ediyor. Ama elbette bir normalleşme de lazım. Bu konuda yeni bir formül var. 7 Ağustos Pazar günü İstanbul’da çok büyük bir miting planlanıyor. Bu mitinge hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem CHP ve MHP liderleri, Türkiye’nin en ünlü sanatçıları, sporcuları katılsın diye düşünülüyor. 7 Ağustos’ta İstanbul’daki büyük mitingle birlikte,  Demokrasi Nöbeti toplantılarının sonlanması, Erdoğan’ın halka, “Tamam artık geceleri evinize dönebilirsiniz” demesi bekleniyor. 8 Ağustos’tan itibaren de normalleşe hedefleniyor.
Artık bu işin zamanı gelmişti. Böyle görkemli bir demokrasi mitingi ile bu iş taçlanırsa, gerçekten mükemmel olur. 

İdam konusunda gaza gelmemeli 
15 Temmuz’da darbeye kalkışanlara en çok kızan kim; ben ondan bin kat fazla kızıyorum. 
15 Temmuz girişimi sonrası Türkiye’yi yalnız bırakan, bu darbe girişimine inanmamak için kıvırtan Avrupalılara en çok kızan kim; ben yüz kat fazla kızıyorum. 
Ancak Türkiye’nin 2004 yılında büyük biz uzlaşma ile kaldırdığı idam cezasının yeniden geri getirilmesi konusundaki çığlıkları da anlamakta çok zorlanıyorum. 
Türkiye idam cezasını, üstelik Abdullah Öcalan gibi büyük bir caniyi ele geçirdikten sonra kaldırmıştı. Bundan ilk yararlanan bölücü ve cani örgütün elebaşı olmuştu. Bu toplum, o dönemde bunu içine sindirdi. Şimdi, “İdam geri gelsin” diye bağırmanın hiçbir manası yok. Türk adaletinin ne kadar yanlış kararlar verebildiğini bu günlerde çok daha iyi görebiliyoruz. Ergenekon’dan, Balyoz’dan içeri atılanlara, yanlışlar ortaya çıkınca tazminat ödeniyor. İdam cezasının infazından sonra tazminat yok. Çağdaş dünyada, demokraside devletin insanları öldürerek cezalandırması gibi bir şey yok. İdam’ı geri getirirsek, Türkiye’ye çok gerilere götürürüz. Hak edenler en ağır cezayı çeksin. Ömür boyu sürüm sürüm sürünsün. Ama idam başka bir şey. Türkiye’nin bu konuyu çok sakin düşünmesi ve değerlendirmesi gerekiyor.

KEV Sorunu çözülmeli
3. Lig’e yükselen Kocaelispor için zor bir sezon başlamak üzere. Bu arada hükümet, çok geniş kapsamlı bir vergi ve sigorta affı çıkartıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her fırsatta ilimizdeki partililerine, “Bana İzmit’te 150 milyon TL’lik stat yaptırdınız. Şehrin takımını kurtaramadınız” diye sitem ettiği biliniyor. 
Şimdi tam zamanı, Kocaelispor’u vergi borçlarından kurtarabilir, düze çıkartabilir, 3 sezon sonra Süper Lig’e yükseltebiliriz. Tabii KEV konusunu çözmek gerekiyor.
Sefa Sirmen’in başına gelenlerden sonra, KEV’de sorumluluklara Av. Zeynel Başlak vekalet ediyor. Geçen gün sohbet imkanı buldum. Başlak’ın hem KEV sorununu çözecek hem Kocaelispor’u kurtaracak formülleri var. Görüşmeye, pazarlığa, hazır ve bu sorunu çözmekte kararlı. Özellikle Başkan İbrahim Karaosmanoğlu, bu konuda devreye girip, Başlak’la görüşerek bir taşla birkaç kuş vurabilir. Şimdi tam zamanı. Vakit kaybetmemek gerekiyor.  

Bu yazı toplam 3483 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37