1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kot farkı!
Kot farkı!

Kot farkı!

12 Haziran seçimlerine doğru geri sayım sürüyor. Siyasi partilerin milletvekili adayları harıl harıl çalışıyor. Aslına bakarsanız, halk adaylara oy vermiyor. Adayları siyasi partilerin genel

A+A-

12 Haziran seçimlerine doğru geri sayım sürüyor. Siyasi partilerin milletvekili adayları harıl harıl çalışıyor.

Aslına bakarsanız, halk adaylara oy vermiyor.

Adayları siyasi partilerin genel başkanları belirliyor.

Ve aslında seçim o gün yapılmış oluyor.

Halka, dayatma bir liste sunuluyor.

Siyasi partilerin belirlediği aday listeleri halkın oyuna sunulurken, düpedüz bir dayatma yapılıyor.

İletişimin bu kadar yaygın olmadığı dönemlerde, siyasi partilerin milletvekili aday listeleri daha büyük önem taşıyordu.

Düşünün. Tek kanallı bir televizyondan başka ne var?

Şimdiki gibi, onlarca kanal, yüzlerce radyo yok.

Asıl önemlisi, internet yok.

Milletvekili adayları şu mahalle senin, şu köy benim, dolaşıp dururlardı. Siyasetin nabzı kahvehanelerde, caddelerde atardı.

Şimdi öyle mi?

Televizyon artık her yerde var.

Kuruyemişçiye giriyorsunuz, televizyon açık.

Kasaba giriyorsunuz, televizyon açık…

Ve her an, “Bir son dakika gelişmesi” anonsu.

Siyasi partilerin genel başkanlarının yurt gezileri, anında, canlı yayınlarla ekrana geliyor.

Biri beş dakika önce Kırşehir’den öbürüne yüklenmişse, öbürü Uşak’tan, Yozgat’tan yapıştırıyor cevabı.

İletişimin bu denli hızlı olması, seçim yarışında bütün gözleri liderlerin üzerine çeviriyor, milletvekillerinin çalışmaları, formaliteden öteye gitmiyor.

Buna rağmen adaylar hiç bozuntuya vermeden, seçilmeleri halinde yapacaklarını anlatmaya devam ediyor. Onlar da biliyor ki, seçilmesi halinde sadece el kaldıracaklar…

Tabii bu çizginin dışında adaylar da var.

Örneğin AKP Kocaeli Milletvekili ve 2 nci sıra adayı Fikri Işık…

Fikri Bey’i yakından tanırım. Dost insandır, dürüst insandır.

Heyecanlıdır…

Örneğin, AKP İl Başkanlığına seçildiği günlerde, Milli Eğitimin bir ihalesi yapılırken, ihale salonunu basmıştı. Bu baskını abes bulduğumdan, bu sütunlarda kendisi için “Başkomiser Fikri” başlığıyla bir yazı yazmış, bir siyasi parti il başkanının, bir devlet ihalesine baskın yapmasının çok yanlış olduğunu dile getirmiştim.

Başkomiser Fikri, AKP’deki yüksek sadakat prensibiyle Milletvekili oldu.

Hakkıydı…

Milletvekili olarak da sürekli göz doldurdu.

Çünkü gözden uzak değildi.

Gözden uzak olan, gönülden de uzak olur. Fikri Bey, göze de, gönüllere de yakın oldu.

Konulara da vakıf…

Örneğin geçen gün gazeteyi ziyarete geldiğinde, Bekirpaşa bölgesindeki okulların durumundan, yeni okul yatırımlarından söz ederken, Yenişehir Mahallesindeki Mimar Sinan İlköğretim Okulu’nun 2. 200 öğrencisiyle artık kilitlenmiş olduğunu, yakınlardaki okulun bir an önce bitirilmesi gerektiğini söyledim.

Fikri Bey, hemen atıldı.

Mimar Sinan İlköğretim Okulu için yeni bir proje üzerinde çalıştıklarını, kot farkını değerlendirerek farklı bir çalışma yapacaklarını söyledi.

Vay canına!

Bir milletvekili, Allah’ın Bekirpaşa’sındaki garip okulun kot farkını biliyor.

Hem de bu vekil, yaşamının büyük bölümünü Hereke’de, son 5 yılını Ankara’da geçirmiş olduğu halde.

Yüzüne karşı bir şey söylemedim, ama Fikri Bey’i huzurlarınızda tebrik etmek istiyorum.

İktidar milletvekillerinin alınan kararlarda muktedir olamasalar bile, konulara vakıf olmaları insanın gönlünü okşuyor.

Diyeceksiniz ki, bu methiyenin ardından 12 Haziran’da AKP’ye oy mu vereceksin?

Maalesef hayır.

AKP zihniyeti ile aramda 90 derecelik kot farkı bulunuyor.

Ama, AKP’ye oy verecekler, Fikri Bey’i gönül rahatlığıyla tercih edebilirler.

Bu haber toplam 1061 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.