• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli -7 °C

KOTO’ya İzmitli sahip çıkmalı

İsmet ÇİĞİT

Kocaeli Ticaret ve Sanayi Odası. Yani KOTO.. Bu şehrin en önemli, en büyük, iyi yönetilirse, en etkili ve güçlü sivil toplum örgütü.

Aslında “Dağ fare doğurdu” şeklinde değerlendirilebilecek olan FETÖ operasyonunda, hem KOTO Yönetim Kurulu Başkanı, hem Meclis Başkanı sanık olarak yer aldılar. Başkan Özdağ, muhtemelen yarın gelip, teslim olacak. KOTO Yönetim Kurulu Başkanı ile, Meclis Başkanı’nın bu soruşturmadan aklanıp çıkacaklarını tahmin ediyorum. Ama her şekilde, KOTO çok yıpranmış olacak.

KOTO’da bir yıl sonra, 2017 yılı haziran ayında yeni seçim dönemine girilecek. Şimdiden bazı çevreler KOTO için harekete geçtiler. Artık bu kuruma İzmitliler, İzmit esnafları sahip çıkmalıdır.

Her dönem, falanca cemaat ile, filanca tarikat KOTO’yu ele geçirmek için çalışıyor. Tarikat ve cemaatlerle birlikte, “Rizeliler” ile “Trabzonlular” yarış ediyorlar.

Oda bu kentin odası ama, Kocaelililer, İzmitliler ortalıkta gözükmüyor. Sadece piyon oluyorlar. 

Şimdiden, seçimlere bir yıl kala bu kentin insanları harekete geçmelidir. Siyasi görüş farkı aranmadan, AK Partilisi, CHP’lisi, MHP’lisi diğer siyasi görüşteki insanlar, İzmit, Derince, Kartepe, Gölcük, Başiskele esnafları kendi aralarında örgütlenmelidir.

Geçen dönem Fuat Biçici aday olarak çıkmıştı. Çok geç kalmıştı. Buna rağmen önemli yol almış, bazı komitelerin seçiminde Fuat Biçici listesi belirleyici olmuştu. Bir yıl sonraki seçimlerde, sağlam bir Başkan adayı, çevresinde düzgün bir yapılanma ile KOTO’da bu kentin gerçek sahipleri yönetime gelebilir. KOTO’nun İzmitlilerin elinde olması, bu kentin bütün esnafları için çok önemli bir kazanç olacaktır.

Bu kurumu artık tarikatlardan, cemaatlerden, Trabzonlu-Rizeli çekişmelerinden kurtarmamız gerekir. Siyasi partilerin il başkanları, İzmit ilçe Başkanları bir araya gelsinler. Ortak bir isim belirlesinler.. Şimdiden çalışmaya başlansın. Çok kaliteli bir KOTO Meclisi listesi oluşturulsun..

Önümüzdeki yıl hala KOTO için cemaatler tarikatlar yarışırsa, emin olun bu kent çok büyük kayıplar yaşayacaktır. FETÖ operasyonundan kimse tutuklanmamış olsa bile, bu soruşturma ve bunca gürültüden sonra, KOTO’nun mevcut yönetim yapısının artık itibarı kalmamıştır.

Sadece gözdağı mıydı?

İlimizdeki FETÖ operasyonu, bağıra bağıra geldi.  Herkes,  bu aralar düğmeye basılacağını, birilerinin toplanacağını biliyordu. İster “Paralel Yapı” deyin, ister Hizmet, Gülen Cemaati, FETÖ Terör örgütü. Adını nasıl isterseniz öyle koyun. 

Bu yapının,  17-25 Aralık 2013 olayları öncesinde Türkiye’de en kuvvetli olduğu illerden biri, bizim ilimizdi. Adliye’de, Emniyet’te, Milli Eğitim’de, çok ağırlıklı olmak üzere, bütün kent bürokrasisinde bu yapının sözü geçer, borusu öterdi.

Belediyeler, belediye bürokratları bu yapıdan sorulurdu. Ticaret bu yapının elindeydi. Yerel basınla iyi ilişkiler kurmak konusunda çok titiz davrandıkları da bilinir. Uzun süre bu kentte bu yapının haberi olmadan, bilgisi ve onayı olmadan ticarette para kazanmak bile adeta imkansızdı.

Sonunda düğmeye basıldı, 60’tan fazla insan gözaltına alındı. Bu insanlar, iki gün polis nezaretinde kaldılar. Yıpratıldılar. İtibarsızlaştırıldılar.

Ama elde çok fazla somut delil de yoktu. Nitekim, beklendiği gibi serbest kaldılar. Polisteki gözaltı süreci boyunca, hiç birine kötü muamele yapıldığını sanmıyorum. Ama bu insanlar ister istemez kendilerini ezilmiş hissettiler.

Sonuçta, elde var sıfır.  KOTO Başkanı Özdağ için de yasal manada çok fazla bir şey yapılabileceğini sanmıyorum. Ama bu operasyonla büyük bir gözdağı verildi. Hala bu kentin bürokrasisinde, belediyelerin yönetimlerinde bu yapının neferi olmuş, bu yapıya bağlılığı nedeniyle bugün bulunduğu mevkiye gelmiş pekçok insan var. Herkes biliyor, tanıyor. Son operasyonun, bu insanlara bir gözdağı olduğunu düşünüyorum. Bu kadar gürültüden sonra işin bu denli fos çıkmasını, başka türlü izah edemiyorum.

DP Kongresine kaç kişi gelir

Bugün Demokrat Parti’nin (DP) İl Kongresi yapılıyor. Demokrat Parti, 1950’de Türkiye’de çok partili demokrasiye geçilmesinden sonra, ülkeyi yöneten parti. 1960 sonrası, Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi ile devam etti. Adnan Menderes, Süleyman Demirel gibi çok önemli liderler yarattı.

DP misyonunun ilimizden yetişen pekçok önemli ismi de var. Milletvekili oldular, Bakan, Belediye Başkanı, Genel Müdür oldular. Ama Türkiye’de her şey gibi siyasette çabuk eskiyor. Bugün, DP sadece tabelalarda kaldı. Merak ediyorum, bugün Muhasebeciler Odası binasındaki DP il kongresine acaba kaç kişi gelecek.  Umutsuz bir siyasi çırpınış için, kaç kişi DP yönetimde görev almayı kabul edecek?..

DP ile ilgili bu tablo, bu ülkede iktidara gelmiş ANAP, DSP gibi partiler için de geçerlidir. Bu nedenle “Ne oldum “ değil, “Ne olacağım” demek önemlidir. 1950’erin rakipsiz iktidar partisi, bugün bu hallerde. Bugünküler yarın nasıl olacak?

Dolu, Kartepe’yi çok kötü vurdu

Cuma günü  İzmit’te henüz yağmur başlamamıştı. Saat 15.00’den sonra, Kartepe bölgesinde hava karardı. Derken bir dolu başladı ki, her halde böylesi pek görülmemiştir.

Gerçek manada ceviz büyüklüğünde buzlar düştü gökyüzünden. Meyve ağaçları büyük hasar gördü. Henüz kirazların hepsi toplanmamıştı. Elma, armut, ceviz ağaçları. Kartepe’nin zenginliği olan bu ağaçlardaki meyveler büyük zarar gördüler. 

Dolu, Kartepe bölgesinin adeta kaderi haline geldi. Geçtiğimiz yıllarda da bu zamanlar benzer dolu yağışları olmuştu. Bu defaki, belki de en büyüğüydü. Arabaların kaportası ezildi. Camları kırılacaktı. Kartepeli üreticinin dolu zararı konusunda mutlaka bir şeyler yapılmalı. Geçtiğimiz yıllardaki benzer hadiselerde de üretici zarar görmüş, zararı tam olarak karşılanamamıştı. Bu mevsimde tam meyveler olgunlaşıp, sebzeler topraktan boy göstermeye başlarken yağan bu tür dolunun tahribatı gerçekten büyük oluyor. 

Ramazan öncesi kapanış

Mübarek Ramazan bu gece başlıyor. Bizim “Kızılderili Çetesi” her ayın ilk Salı akşamı toplanır, bir yerde yemek yeriz. Bu hafta Salı akşamı, “Ramazan öncesi son buluşma” olduğu için önemliydi. Artık sonbahar sezonu başlayana kadar bu toplantılar yapılmaz.

Metin Karan’ın bir işi vardı, gelemedi. Ahmet Kobak ile Ahmet Küçükörs, Salı akşamı beni gazeteden aldılar. Yeni, farklı bir yere götüreceklerini söylediler. D-100’ün sıkışık itiş kakış trafiği içinde Kirazlıyalı’yı geçtik. Hereke’ye gelmeden önce Küçükörs sahile indirdi arabayı.

Mobidik Restaurant diye, denizin üzerinde bir balık lokantasına geldik. Ben ilk kez gidiyordum. Geniş bir otoparkı, aile için ayrı, bekarlar için ayrı bölümleri var. Denizin hemen kıyısında. Alt tarafta kayalar üzerinde amatör balıkçılar olta atıyorlar. Kalabalıktı. Çok güzel bir kapanış yaptık.

SAHİLDEN DÖNÜŞ

Ahmet Küçükörs o bölgeyi iyi bilir. İzmit’e dönüşte, neredeyse D-100’e hiç çıkmadık. Yarımca sahilinden girdi.. Mükemmel.. Sonra, Tütünçiftlik’e girdik. “Birer tane de bira içelim” oldu. Tütünçiftlik ışıl ışıl.. Buradan da D-100’e çıkmadan, sahilden devam ediyoruz. Derince Harikalar Sahili üzerinden geçtik. 60 Evler’i görünce şaşırdım. Mükemmel binalar yapılmış. Işıl ışıl 60 Evler. Her halde İzmit Körfezi’nin en mutena, en güzel bölgelerinden biri olmuş. Zaten 60 Evler bölgesinde konut fiyatları da dudak uçuklatan rakamlara ulaşmış.

Buradan da Şirintepe mevkiinden İzmit sahiline girdik. Plajyolu bölgesi, yine ışık ışıl. İnsanlar sahilde dolaşıyor. Ama, Plajyolu çıkışında, bölgedeki arıtma tesisinden kaynaklanan çok ağır lağım kokusunu hissettik. O bölgedeki insanlar bu koku içinde nasıl yaşıyorlar?. Ya sıcakları bastırdıkça, korkarım o arıtma tesisinden kaynaklanan konu, Cumhuriyet Mahallesi’ni perişan edecek. Mutlaka önlem almak lazım.

Evet, geçen Salı Ramazan karşılamasını yaptık. Ramazan boyunca biz de dinleneceğiz. Bayram ertesi, Mobidik’i tavsiye ederim. Biz de bayram ertesi yeni yerler keşfettikçe, size anlatırım. 

Elektrik kesintileri yine sıklaşıyor

İzmit, elektrik kesintilerinden çok çekmişti. Son bir yıl içinde bu konuda olumlu gelişmeler yaşandı. Kış aylarında önceki yıllara oranla elektrik kesintileri azalmış, arıza olduğu zaman onarım süresi kısalmıştı.

Henüz yaz sıcakları tam olarak başlamadı. Ama İzmit şehir merkezinde yine sık sık elektrikler kesiliyor. Sedaş’ın çıkıp, “Klimalar devreye girdi” ya da “Leylekler telleri koparttı” diyecek hali yok. Belli ki bir sıkıntı var.  İzmit’te arka arkaya uzun süreli elektrik kesintileri oluyor. Sedaş kesintiler hakkında cep telefonlarına mesaj atıyor, bu iyi de neden elektrik kesiliyor.

Soğuk havalarda elektrik kesildiğinde, ısıtma sistemleri durur. En fazla üşürsünüz. Ama sıcaklarda elektrik kesilince, buzdolapları, derin dondurucular devre dışında kalır. Yiyecekler bozulur. Çok ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar.

Yazın henüz başlangıcında, elektriğin verdiği sinyaller kötü. Umarım İzmit, önümüzdeki sıcak günlerde böyle sık sık elektrik kesintileri ile karşılaşmaz.

“Çocukları bırakın camide oynasın”

Ramazan ayı öncesi Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, önemli açıklamalar yapmış. Diyanet İşleri Başkanı’nın bugüne kadar yaptığı kimi siyaset kokan açıklamalarına üzülmüş ve sinirlenmiştim. Ama Prof.Görmez, bu kez gerçekten önemli bir uyarı yapmış, “Teravih namazlarına çocuklarınızla gelin. Bırakın, çocuklar caminin içinde isterse koşsun, isterse oynasın.  Camide, onların hafızasında kötü iz bırakacak davranışta bulunmayın” demiş.

Prof.Görmez’in bu uyarısını okuyunca, çocukluğumda yaşadığım bir olayı hatırladım. Yaz aylarında Değirmendere’ye giderdik. İlkokul çağında çocuktum. Değirmendere Yalı Camii’nde açılan Yaz Kuran Kursuna, rahmetli babaannem kendi elleriyle beni götürüp kaydettirmişti. Kuran Kursu’na başladım. O zamanlar, erkeklerde uzun saç moda. Benim de yazın saçlarım sapsarı olurdu. Hazır okul tatile girmiş,  bırakır, uzatırdım.

Kuran Kursu’na 3-4 gün devam ettim. Cami imamı  “Yarın saçını kes öyle gel. Ya da bir daha gelme” dedi. Çocuk aklı. Kesmedim saçımı. Bir daha da Kuran Kursu’na devam etmedim. Bu nedenle Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in “Bırakın camide çocukla koştursun, oynasın” uyarısını çok haklı ve yerinde buluyorum. 

Çok sabah uykusuz kalmıştık

1970’li yıllar.. Lise çağlarındayım.. Senede birkaç kez, sabaha karşı saat 04.00-05.00 gibi uyanmak için saatler kurulurdu. Şimdilerde pekçok genç bunu NBA maçlarını izlemek için yapıyor. Biz, Muhammet Ali’nin boks maçlarına kalkardık.

Rahmetli babam uyandırırdı. Siyah beyaz TRT ekranında  “Kelebek gibi uçan, arı gibi sokan” Muhammet Ali’yi izlerdik. Bırakın bir Türk sporcusu gibi izlemeyi. Yakın bir akrabamız, evimizden biriymiş gibi taraf tutarak izlerdik O’nun maçlarını.

Sanılanın aksine Afrika değil, İrlanda kökenli Amerikalı’ydı. Asıl adı Casius Clay..20 yaşında Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu olduktan sonra, Müslümanlığı seçtiğini ilan etti. ABD’nin Vietnam savaşına isyan etti. Askerliği reddetti. Dünya Şampiyonluğu bu nedenle elinden alındı. 

Barış yanlısı,  ırkçılık karşıtı, Müslüman bir Dünya Ağır Sıklet Boks şampiyonu. Her maçını izlemek çok büyük bir keyifti. 74 yaşında hayatını kaybetmiş. Dün sabahın acı haberiydi. Ringde çok adam dövmüş olmasına rağmen, cennete gittiğini düşünüyorum.

 

Bu yazı toplam 3073 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37